20:10   SPORCULARA 1050 ADET FORMA DAĞıTıLDı   19:45   CHP’DE 4 GÜNDE TOPLANAN IMZA SAYıSı   19:30   YEŞILBOĞAZ:“1/5000’ LIK NAZıM İMAR PLANı YENIDEN REVIZE EDILECEK”   12:44   CHP’DE KURULTAY IÇIN TOPLANAN IMZA SAYıSı BELLI OLDU   04:03   11. GÖNÜLLÜ EVI ATATÜRK MAHALLESINDE   03:33   CAMILERE HIZMET DEVAM EDIYOR    03:02   KıBRıS AÇıKLARıNDA FACIA   01:04   BÜYÜKŞEHIR’DEN 5 BIN 200 KM’LIK YOL AĞı   00:32   OHAL SAAT 24.00 ITIBARıYLA KALKTı   01:18   YEŞILBOĞAZ: BAYRAĞı DAHA İLERI TAŞıYACAĞıZ   01:09   MERSIN BAROSU İLE MESIAD ÇOCUKLAR İÇIN EL ELE VERDI   21:25   CHP’DE İKINCI GÜNDE TOPLANAN IMZA SAYıSı BELLI OLDU   15:14   ŞERIFE ARıCı YıLDıZ: "ÜLKEMIZI KAOTIK GÜNLER BEKLIYOR"   21:23   CHP’DE DEĞIŞIM VE UMUT KURULTAYı IÇIN ILK GÜN TOPLANAN IMZA SAYıSı   15:37   STAJYER AVUKATLARA TBB’DE EĞITIM   15:32   MILLETVEKILI ALI MAHIR BAŞARıR’DAN ÇOCUK GEBELIĞI HAKKıNDA SORU ÖNERGESI   15:29   OTOGAR-OTOBAN BAĞLANTı YOLU’NDA ASFALT ÇALıŞMALARı BAŞLADı   15:26   HAYVAN PARKı’NıN YENI MISAFIRLERI; LEMURLAR   15:14   YASA KABUL EDILDI: İRLANDA DÜNYADA FOSIL YAKıT YATıRıMLARıNı TAMAMEN ÇEKEN İLK ÜLKE OLDU   15:10   ETEKTEN RAHATSıZ OLAN BIR YOLCU NEDENIYLE OTOBÜS KARAKOLA ÇEKILDI  
 
     
 
 
image

Okunma : 190  Tarih : 3.7.2018 2  E-Mail : bilgi@mersinerji.com

 
Metehan  ÖZKÜN

Yerimizde Sayarken

Milli ve siyasi kavramların çoğu zaman, çıkarlar doğrultusunda yeniden anlamlaştırılmaya veya niteliksizleştirilmeye çalışıldığı bu süreçte bazı soruları sormadan, cevaplamadan geçmemek lazım. Kavramların içini boşaltmaya çalışmak veya farklı bir anlam kazandırmaya çalışmak hangi mantığın ve ya amacın ürünüdür? Mesela; Laiklik kavramına ne kadar farklı bir anlam yükleyebilirsiniz? Ya da Ulusalcılığa? Peki Faşizme? Ve dahası… Siyaset; sistematik çizgisinden çıkıp, kişisel amaç ve ihtiraslar için kullanılan bir araç haline dönüştüğü zaman; politika yapıcılar, politik duruş ve eylem yetilerini yitirmeye başlamaktadır. Ortaya çıkan bu kaos ise; kavramların yine aynı çıkar(lar) doğrultusunda nitelendirilmesine veya içinin boşaltılmasına fırsat vermektedir.
Geçmişe baktığımızda, Milli Mücadele döneminden itibaren ülkedeki modernleşme ve aydınlanma çabaları bir grup güruh tarafından devamlı baltalanmaya çalışılmıştır. Bu grup; asla vazgeçmediği taktiklerini (yalan, iftira, işbirliği, olayları çarpıtma, halkı aldatma gibi…) büyük bir iştahla uygulamaya koymuştur. Bu karanlık çabalar; Atatürk’e ağza alınmayacak iftira ve hakaretlerle başlar, daha sonra Milli Mücadele’mizi vatana ihanet olarak görürler (ki bu görenler İngiliz mandası olmayı kabul edenlerin ta kendileri), bakarlar bu iş böyle olmayacak “başka bir yol üretmek lazım” deyip ve bu sefer devrimlerimize saldırmaya başlarlar. Laikliği dinsizlikle, Cumhuriyet’i şeytan işi olmakla, Alfabe Devrimi için halkı cahil bırakmakla, şapka devrimi için “asılan âlimler” yalanları ile bir ülkenin ve milletin altını oymaya başlarlar… Bu karanlık sevdalılarının yalanları bitmez.
İşin en aciz tarafı ise; günümüze baktığımızda bu hurafelerin ve iftiraların hâlâ kullanılıyor olması. Birbirlerinin kulaklarına üflediklerini bilgi olarak kabul edenler, cehaletin baş mimarlarıdır. Bu yüzden gerçekleri öğrenmek isteyenler; önce sorgular sonra araştırır. Gerçek bilgiye ulaşma çabası da insanı aydınlatır ve bu gerçeğin peşinde koşan insanlara “aydın” unvanı verilir. Gerçi bu ülkede aydınlar malum güruhun kendi değimiyle “anarşik” oldukları için yine yaranamazlar kimseye. Bu yalanların birçoğuna aydın tarihçilerimiz eserlerinde belgelerle tek tek cevap veriyor, cilt cilt yazıyor fakat yalanlar bitmek bilmiyor. Çünkü kendi yalanlarına en önce kendileri inanmışlar. İşte en büyük tehlike! Ve diğer bir özellikleri ise yalanlarının bölünerek çoğalıyor olması, çünkü hayal dünyalarında sınır yok.
Bu zat-ı muhteremler; İskilipli Atıf’ın “Şapka Risalesi”nden dolayı asıldığı yalanını söylerler ama bu davadan beraat edip, vatana ihanet suçundan asıldığını söylemezler. Hamidiye Zırhlısı’nın Rize’yi bombalattığı yalanını söylerler ama Rize’nin Potomya Ulu Cami İmamı Hafız Şaban Hoca’nın ve Muhtar Yakup’un liderlik ettiği ayaklanmayı hatta Botaniye Jandarma Karakolu’nu basıp altı jandarmayı esir aldığını ve dahası Muhtar Yakup’un akrabası Peçeli Mehmet’in halkı “Ey ahali Ankara ihtilâl içindedir. Mustafa Kemal üç yerinden yaralandı. İsmet Paşa ortadan kaldırıldı. Dindar paşalarımız hükümeti ellerinden aldılar. Şeriat kurtarılıyor. Korkulacak bir şey kalmamıştır” yalan beyanında bulunarak halkı ayaklanmaya teşvik ettiğini söylemezler!
Harf Devrimi ile bir gecede halkın cahil kaldığı hurafesini yayarlar ama o dönemde halkın sadece erkeklerde %7’sinin, kadınlarda %0.4’ünün okur yazar olduğunu ve Harf Devrimi’nden sonra 7 yıl içinde bu oranın %23’e çıktığını söylemezler! 1932’de Atatürk’ün ezanı yasakladığı yalanını söylerler ama ezanın yasaklanmadığını aksine halkın anlayabileceği şekilde Türkçe okutulduğunu ve bu vesileyle Türkçenin en büyük makama kadar yükseldiği söylemezler!
Milli Mücadele döneminde camilerin ahır yapıldığı yalanını büyük bir iştahla söylerler fakat 1950-60 arası yol yapmak için 54 camiyi, Saraçhane Mescidi (Mimar Ayas Mescidi)’ni, Karagöz Mescidi ile tarihi medreseleri, çeşmeleri ve mektepleri yıktıranları ağızlarına bile almazlar! Bunun gibi saymakla bitmeyecek bir çok hurafeler, yalanlar…
Yıl 2018 ve aynı iddialar devam ediyor hatta üstüne yenileri ekleniyor. Bu şuursuzlukta olanların ve bu yolda ilerleyenlerin de yazının başında bahsettiğim gibi milli ve siyasi kavramlara yalanlarıyla farklı anlamlar kazandırmak istemeleri normal olsa gerek! Bu açıdan baktığımızda Atatürk’e ve Kemalistlere düşman olmaları da çok normal; çünkü cehaleti en büyük düşman bellemiş bir toplum emperyalistler ve uşakları için asla iyi bir seçenek değildir.
Başka bir açıdan baktığımızda ise; bir ülkenin temel taşının eğitim olduğu hemen hemen tüm toplumlar tarafından vurgulanır. Bizde ise sürekli kısa vadelerde değişkenlik gösteren bir eğitim sistemi mevcut. Bu negatif eğimin ilk mimarları ise; zamanında Köy Enstitülerini “komünist yuvası” diye kapattıranlar; altını kazanlardır. Çünkü dünyada bir benzeri görülmeyen, tüm işleyişi ile bize ait olan ve teorik, pratik alanda maksimum başarı elde edilen bir sistemin yok olması lazımdı. Kırsaldaki halk bilinçleniyordu. Tarımda, hayvancılıkta, kültür ve sanatta, edebiyatta kendisini geliştiriyor, ilmin önemini daha çok kavrıyordu. Oysa halk cahil bırakılmalıydı. Fazla bilgi fazla ilim hatta bilim emperyal emelleri olan ve karşıdevrimi arzulayanlar için büyük tehlikeydi. Ve o eğitim kurumlarında yetişen yüzlerce genç, ülkenin aydınlık yüzleri “ahlâksız anarşikler” olarak toplumda yer buluyordu.
Bakınız şu an mücadele ettiğimiz cehalet sahipleri ve vatan hainleri o dönemde nefret tohumları ekenlerdir. O dönemin işbirlikçileri ve emperyalist uşaklarıdır! Defalarca vurgulanan bu emperyalizmin besin kaynağı cehalettir, çoğu zaman din olgusunu ve din istismarcılarını da kullanır, kumpasla-oyunla çıkamadığı işten kan dökerek çıkmaya çalışır, halkın cahil kalmasının yanında “aç” olması da lazımdır. Çünkü istediği canavarı ancak bu şekilde yaratabilir. 1919’dan günümüze kadar gerçek vatanseverler olarak bunlarla mücadele ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Her olayı Amerika’ya bağlayan yüzeysel siyasetçiler gibi olmasa da emperyalizmin içinde barındırdıkları birçok kapının ardında karşımıza çıkıyor.
Dünya gelişmekte; çağdaş ve uygar toplumların hedefi ilim ve bilimi kullanarak daha yaşanılabilir bir dünyaya hizmet etmek iken biz 2018 yılında halâ kavramları tartışıyoruz. Daha doğrusu bunları tartışmamız isteniyor. Toplum içinde sürekli bir fikir çatışmasına maruz kalıyoruz. Algımızın kontrol edilmesi ve yönlendirilmesine izin verdiğimiz sürece de asla üreten ve uygarlaşmayı amaçlamış bir toplum seviyesine gelemeyeceğiz. Çünkü bugün bile merak ettiğimiz ve sorguladığımız başlıca konu “Sakız çiğnemek orucu bozar mı?!” Orucu en önce ne bozar biliyor musun güzel kardeşim; ihanet bozar, kötü niyet bozar, kalbin karası bozar, insanları ayrıştırmak bozar, bir milleti sırtından vurmak bozar, yalan ve hurafelerin bozar… Bunların yanında 3 kuruşluk sakızın lafı bile olmaz!




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 








 
  FLAŞ HABER
 
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 

 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
mersinerji.com © Copyright 2017-2018 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA