08:19   KADıN EMEKÇILER MERSIN ÇOCUK FESTIVALI’NDE    03:02   CHP ILÇE BAŞKANı ÖLDÜRÜLDÜ!    02:42   MEZITLI’NIN MINIKLERI, TÜRKIYE’NIN RENKLERINI SERGILEDI   01:58   MÜZIĞIN AMIRAL GEMISI MERSIN’E ÇıKARMA YAPACAK   01:21   BAŞKAN 23 NISANı KARAHACıLı KÖYÜNDE KUTLADı   00:28   MERSIN BAROSU 9 MAYıS’TA SURUÇ KATLIAMı DAVASıNA KATıLACAK “SURUÇ DAVASıNıN BEKÇISIYIZ”   00:21   BAŞKAN SEÇER SEVGI EVINDEKI ÇOCUKLARı UNUTMADı   00:15   YEŞILBOĞAZ: “ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARı İLKESI BIRINCIL ÖNCELIK OLMALıDıR”   00:06   MEZITLI’DE 23 NISAN ŞENLIĞI COŞKUSU    23:56   SOLOTÜRK’TEN NEFES KESEN GÖSTERI   23:38   BAŞKAN SEÇER KOLTUĞUNU MINIK İDIL’E DEVRETTI   16:41   BU UTANÇ TABLOSUNDAN KURTULMALIYIZ!   13:20   MINIK KADER BAŞKAN OLDU   10:38   BU FUARDA İŞ VAR   10:23   MINIK BAŞKANLARDAN ILK TALIMAT   09:47   CHP’DEN ALTERNATIF KUTLAMA; YAŞASıN 23 NISAN,YAŞASıN CUMHURIYET   06:01   MGC BAŞKANı DEMIRTAŞ’TAN 23 NISAN KUTLAMA MESAJı   05:46   YENIŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı ABDULLAH ÖZYIĞIT’DEN 23 NISAN MESAJı   05:35   BAŞKAN TARHAN’A 23 NISAN ZIYARETI   01:01   ERCIK’TEN KUTLAMA MESAJı  
 
     
 
 
image

Okunma : 224  Tarih : 12.2.2019  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan  Kara.

ÖZGECAN ASLAN

Aşağıdaki yazıyı, Özgecan Aslan aramızdan ayrıldıktan 4 gün sonra yazmıştım. Olduğu gibi -tekrar- yayınlıyorum)
  Özge’nin sözcük anlamının, tıpkı cenazesini kaldıran insanlar gibi çok olduğunu görünce sizlerle de paylaşmadan geçemeyeceğim.
  Özgenin anlamı, 6 şıkta toplandığı için ben de numaralandırarak yazacağım.
1- İyi, güzel.
2- Güzel sever.
3- Şakacı, cana yakın, sıcakkanlı.
4- Başka, yabancı, el.
5- Yürekli, gözü pek.
6- İki dağ arasındaki dereciklerin birleştiği yer, derenin başlangıcı.
  Özge’nin arkasına bir de “can” eklenince daha büyük bir anlam taşıyor elbette.
  İlk 5 şıkka göre Özgecan; “İyi, güzel, güzel sever, şakacı, cana yakın, sıcakkanlı, başka, yabancı, el, yürekli, gözü pek”  bir can demek olurken 6. şıkka göre “İki dağ arasındaki dereciklerin birleştiği yer, derenin başlangıcı” anlamını pekiştirircesine bir derenin yatağında bulunan cesediyle, coşkun ırmaklar gibi bir insan kitlesini peşine takarak bir bakıma; sapıkça düşüncelerin pisliğini silip süpürecek  bir derenin başlangıcı oldu.
  Yaşarken hiç tanımadığım halde giderken “Hepimizin kızı olmayı” fazlasıyla hak eden ve hepimizin yüreğini dağlayan Özgecan, toprağa verildiği gün çok garip şeyler de oldu
  Gencecik bir kızımız, aklı kasıklarında olan 3 sapık tarafından önce hunharca öldürülüp sonra cesedi yakılarak bir dereye atılıyor. 
  Hepimizin şiddetle kınamamız gereken böyle bir olaydan sonra, tam da kızımız toprağa verilirken;  -sözüm ona- milletvekili aday adayı olan pek çok değerli(!) insanın, “selden kütük kapma” mantığıyla, gün boyu “Sevgililer Günü” kutlama mesajları yayınlamasına ne denir ki?

  Kendi payıma ben; bir erkek, bir insan, bir eğitimci, bir şair, bir yazar, bir baba olarak insanlığımdan, daha doğrusu o yaratıklarla aynı fiziksel özellikleri taşıdığım için önce utandım, sonra fazla bir şey söyleyecek gücüm kalmadığı için “Yazıklar olsun!” diyebildim.       
   ÖZGECAN ASLAN’IN ARDINDAN
  (Ağaşıdaki yazıyı da, bir yıl önce yazmıştım. O günden bu yana, fazla bir şey değişmediği için, o yazıyı da tekrar yayınlıyorum)
  
Özgecan Aslan, aramızdan ayrılalı 3 yıl oldu.
  Üç yılda, Özgecan Aslan adına; tesisler, salonlar, parklar başta olmak üzere pek çok açılış ve anma etkinliği yapıldı.
  Şu anda, bir mucize olsa ve Özgecan Aslan dirilse; acaba “Bu yapılanlar için herkese teşekkür ederim” mi der? Yoksa “Keşke, bu yaptıklarınızın yerine; taciz, tecavüz ve şiddetin kökünü kazıyacak önlemler alsaydınız” mı der?
  Bebek-çocuk, kız-erkek, genç-yaşlı, bekar-evli-hamile olduğuna bakmaksızın; istismar, taciz, tecavüz ve şiddete maruz kalan onlarca insanı düşününce, belki de “Keşke dirilmeseydim” veya “Bu toplumu, ayağa kaldırmaya ve bu toplumda yaşayanların aklını başına getirmeye, benim başıma gelenler bile yetersiz kalmış” derdi.
  Sahi, Özgecan Aslan dirilse; ne söyler veya ne yapardı?
  “İyi ki dirildim” demeyeceğini biliyorum ama ne diyeceğini ve ne yapacağını bilemiyorum.
  Neler diyebileceğini, hepimiz –az, çok- biliyoruz aslında. Ancak, Özgecan Aslan’ın öğretmenlerinden Orhan Aldanmaz kadar bilemeyiz.
  Aynı zamanda kızımın da öğretmeni olan Orhan Aldanmaz; Özgecan Aslan ile ilgili köşe yazımı okuyunca, aşağıdaki yorumu yapmış çünkü:
  Sevgili Özgecan, benim öğrencimdi. Üniversite tercihlerini birlikte yapmıştık.
  Israrla, ”Psikoloji okuyacağım” diye tutturmuştu.  Bu bölümü, neden bu kadar çok istediğini sorduğumda cevabı ilginçti. “Toplumda psikolojisi bozuk, tedaviye ihtiyacı olan bir sürü hasta insan var. Onları tedavi edebilmek için gönüllü çalışmak istiyorum hocam” demişti.
  Meleğim, bir piskopata kurban gitti maalesef. 
  Mekanın cennet olsun güzel kızım.
  Özgecan Aslan’ın ilkokul öğretmeni, Nermin Yanıt ise “İlkokulda benim öğrencimdi. Özgecan’ım, meleğim, Mekanı cennet olsun” diye yazabilmiş.
  Öğrencisinin acısını yaşamış biri olarak “Başka, ne yazabilir ki?” diye düşündüm.
  Öğrenci acısı, evlat acısı gibi. İnsanın kanı çekilip nefesi daralıyor. Hem hiçbir şey söyleyemiyor hem de hiçbir şey duymak istemiyor insan.
  Kaybedilen can, Özgecan Aslan olunca, yaşanan acıyı anlatmak için; çok şey söylese de hiçbir şey söylememiş kadar az kalıyordur bence.
  Bir insanı, hiç birimiz; ailesi, öğretmenleri, dostları ve arkadaşları kadar iyi tanıyamayız ve onlar kadar çok sevemeyiz. Bu nedenle, Özgecan Aslan’ın ardında bıraktığı acı; en çok ailesine, öğretmenlerine, dostlarına ve arkadaşlarına yansımıştır.
  Ancak, yaşarken çoğumuzun tanımadığı Özgecan Aslan, aramızdan ayrılırken “Hepimizin Kızı” olarak uğurlandığı için; hepimiz benzer acılar yaşadık.
  Keşke, bu acının ardından; benzer olayların yeniden yaşanmaması için gerekli önlemler alınsaydı.
  Sevgili Özgecan, öğretmenine  “Toplumda psikolojisi bozuk, tedaviye ihtiyacı olan bir sürü hasta insan var. Onları tedavi edebilmek için gönüllü çalışmak istiyorum hocam” demiş ya, keşke; yetkililer,  Özgecan Aslan’ın, o sözünü, vasiyeti kabul ederek gerekli adımları atsaydı.
    O adımlar, atılmadığı veya atılan adımlar yetersiz kaldığı için; istismar, taciz, tecavüz ve şiddet olayları önlenemedi ve artarak sürüyor.
  Toplum olarak gerekli önlemler, en erken zamanda alınıp uygulanmazsa; Sevgili Özgecan Aslan’ın, mekanında rahat etmediğine inanıyorum.
  Özgecan Aslan’ aklıma düştükçe “Acaba, kesilmiş bilekleri ve yanmış bedeniyle uğurladığımız Özgecan Aslan’ın; bizden umudu kesilmiş ve yüreği hala yanıyor mudur?” diye düşünmekten kendimi alamıyorum çünkü.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 








 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 

 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA