KILIÇDAROÐLU: 20 YILDIR GÖREV YAPIYORLAR, ÝKTÝDARLAR. BANA ÇIKIP BÝRÝNÝZ SÖYLEYÝN, ‘DEVLET ÞU FABRÝKAYI YAPTI` DEYÝN. BÝR FABRÝKA ÝSMÝ SÖYLEYEMEZSÝNÝZ


Tarih : 19 Ekim 2022 Çarþamba 17:30

CHP Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu, Osmaniye`de, “20 yýldýr görev yapýyorlar, iktidarlar. 20 yýlda bu ülkenin öðrenci yurdu sorunu çözülemez mi? Bana çýkýp biriniz söyleyin, ‘Devlet þu fabrikayý yaptý` deyin. Bir fabrika ismi söyleyemezsiniz, bir fabrika ismi. Hani sosyal devlettik biz. Hani iþsize iþ bulacaktýk, iþsizliði bitirecektik? Her birinizin düþünmeye ihtiyacý var” diye konuþtu. Kýlýçdaroðlu, “Ýnsanoðlu 1 milyon yýlda tekerliði keþfetmiþ. Þimdi her saniyede birden fazla buluþ var. Biz bunun neresindeyiz? En diplerindeyiz. Yeni bir ekonomi anlayýþýna, yeni bir politikaya, yeni bir sanayileþmeye ihtiyacýmýz var” dedi.

CHP Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu, Osmaniye`de, “20 yýldýr görev yapýyorlar, iktidarlar. 20 yýlda bu ülkenin öðrenci yurdu sorunu çözülemez mi? Bana çýkýp biriniz söyleyin, ‘Devlet þu fabrikayý yaptý` deyin. Bir fabrika ismi söyleyemezsiniz, bir fabrika ismi. Hani sosyal devlettik biz. Hani iþsize iþ bulacaktýk, iþsizliði bitirecektik? Her birinizin düþünmeye ihtiyacý var” diye konuþtu. Kýlýçdaroðlu, “Ýnsanoðlu 1 milyon yýlda tekerliði keþfetmiþ. Þimdi her saniyede birden fazla buluþ var. Biz bunun neresindeyiz? En diplerindeyiz. Yeni bir ekonomi anlayýþýna, yeni bir politikaya, yeni bir sanayileþmeye ihtiyacýmýz var” dedi.

Kemal Kýlýçdaroðlu, bugün Osmaniye`de sivil toplu kuruluþlarýnýn temsilcileri, muhtarlar ve kanaat önderiyle bir araya geldi. Kýlýçdaroðlu, burada yaptýðý konuþmada þunlarý söyledi:

“Umuyorum güzel ve keyifli bir toplantý yapacaðýz. Bir miting yapmýyoruz, sizinle oturup konuþacaðýz. Memleketin nereye gittiðini siz de görüyorsunuz be de görüyorum. Giderek artan sorunlarýmýz var; siz de yaþýyorsunuz, ben de yaþýyorum. Evlatlarýnýz var, iþ bulamýyorlar; siz yaþýyorsunuz, ben de görüyorum. O zaman bir çýkýþa ihtiyacýmýz var. Var olan sorunlarý çözmeye ihtiyacýmýz var. Bunu çözmek için de gerçekten ülkeye hizmet etmeyi her þeyin önüne taþýyan bir siyasal anlayýþa ihtiyacýmýz var. Yani cebini doldurmak için iktidar olmaya, deðil halkýn cebi dolsun diye mücadele eden insanlara ihtiyacýmýz var.

“HÝÇBÝR ANNE ÇOCUÐUNU YATAÐA AÇ YATIRIYOR MU, YATIRMIYOR MU? SÝYASETÝN KONUSU BUDUR”

Toplumu kamplaþtýrdýlar, siz görüyorsunuz. Ýnanç üzerinden siyaset yapýlýyor, görüyorsunuz. Yaþam tarzý üzerinden siyaset yapýyorlar, siz görüyorsunuz. Kimlikler üzerinden siyaset yapýlýyor, görüyorsunuz. Allah aþkýna, eðer kim, kimlik üzerinden, inanç üzerinden siyaset yapýyorsa ülkenin sorunlarýyla ilgilenmiyor demektir. Herkesin inancý benim baþýmýn üstüne, herkesin kimliði benim baþýmýn üstüne, herkesin yaþam tarzý benim baþýmýn üstüne. Peki siyasetin görevi ne? Siyasetin görevi; millet memnun mu, deðil mi? Ýþi gücü var mý? Tarlada çalýþtýysa, etkiyse ürünün karþýlýðýný alýyor mu, almýyor mu? Sanayi çalýþýyor mu, çarklar dönüyor mu? Ýþsizlik bitti mi? Hiçbir anne çocuðunu yataða aç yatýrýyor mu, yatýrmýyor mu? Siyasetin konusu budur.

“TÜRKÝYE`NÝN HIZLA BÜYÜMESÝ LAZIM, BÖLGESÝNDE ÖNDER OLMASI LAZIM, GÜÇLÜ OLMASI LAZIM”

Türkiye, buradan çýktý, yeniden raya oturmasý lazým. Yüzyýlý bitirdik deðerli Osmaniyeli kardeþlerim. 1923, 99`uncu yýldayýz. Önümüzdeki yýl 2023 olacak. Yüz yýl. Yüz yýlýn içine baktýðýmýz zaman büyük sýkýntýlar yaþadýk ama þimdi ikinci yüz yýla güçlü bir iradeyle çýkmamýz lazým. Türkiye`nin hýzla büyümesi lazým, bölgesinde önder olmasý lazým, güçlü olmasý lazým. Sözü dinlenen bir ülke olmasý lazým. Eðer bunu yapamazsak sorunlarýmýzý çözemeyiz.

“SURÝYELÝLER BURAYA NÝYE GELDÝ VE SURÝYELÝLER BURADAN NASIL GÝDECEK”

Lider olmanýn yolu, üretmekten geçer. Lider olmanýn yolu, çalýþmaktan geçer. Lider olmanýn yolu, kiþi baþýna milli geliri artýrmaktan geçer. Lider olmanýn yolu, istihdam yaratmaktan geçer. Eðer milyonlarca kiþi gelmiþ, bizim bu kadar iþsizimiz varken onlar da bizim bir þekliyle yanýmýzda duruyorsa, yani sýðýnmacýlardan söz ediyorum, Suriyelilerden söz ediyorum ve onlara da aþ, iþ veriyoruz, soru þu: Suriyeliler buraya niye geldi ve Suriyeliler buradan nasýl gidecek? Bu sorunun cevabýný siyasal iktidarýn, devleti yönetenlerin vermesi lazým. Bu sorunun cevabýný vermiyorsa sizin onlara artýk oy verme hakkýnýz yoktur arkadaþlar; bakýn bu kadar açýk, net söylüyorum.

Ben, kendi insanýmýn önce karnýný doyurmak zorundayým. Benim insaným önce doymuþ olacak, iþ bulmuþ olacak. Bu olmadýðý takdirde sorunumuz artar. Büyük kentlerin gettolarý var, gettolarý oluþur. Bir anlamda orada yaþayan insanlar, toplumdan kopuk bir þekilde hayatlarýný sürdürürler. Onlar, zaman zaman toplum açýsýndan ciddi sorunlara kaynaklýk ederler.

“TÜRKÝYE CUMHURÝYETÝ DEVLETÝ, KONYA`DAN KÜÇÜK OLAN HOLLANDA`NIN YILLIK TARIM ÜRÜNÜ ÝHRACATININ NEDEN ONDA BÝRÝNÝ ANCAK YAPABÝLÝYOR”

Çiftçilerden baþlayayým. Osmaniye, biliyorum fýstýk üretimde Türkiye birincisi, gayet güzel. Üretiyor, evet güzel, kazanýyor, kazansýn, daha fazla kazansýn, daha fazla ihracat yapsýn. Onun dýþýnda pamuk, buðday ekenlerimiz var. Hayvancýlýk yapanlarýmýz var. Bir soru; koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti, Konya`dan küçük olan Hollanda`nýn yýllýk tarým ürünü ihracatýnýn neden onda birini ancak yapabiliyor? Neden Konya`dan küçük bir devlet tarýmda Türkiye`yi üçe, dörde katlýyor? Sebep ne? Toprak mý? Bizde daha fazla. Güneþ mi?  Daha fazla. Ýnsanýmýz mý? Daha fazla. Neden biz üretemiyoruz? Neden ihraç edemiyoruz? Neden hep dýþarýdan geliyor? Hayvan dýþarýdan geliyor; buðday, arpa, yem dýþarýdan geliyor. Neden? Hadi petrolü anladýk, yok, güzel. Hadi doðal gazý da anladýk, yok, o da güzel. Peki diðerleri neden dýþarýdan geliyor? Hangi gerekçeyle dýþarýdan geliyor?

“ÇÝFTÇÝNÝN FAÝZÝNÝ SIFIRLAYACAÐIZ”

Çiftçiyi topraða küstürürseniz her þey dýþarýdan gelir. Çiftçiyi topraða küstüremezsiniz. Pandemi bize neyi gösterdi? Tarým, stratejik sektörüdür. Bütün dünyada tarým stratejik sektördür. Birisinin karný doymazsa o ülkede huzur olmaz. Herkesin karnýnýn doymasý lazým. Nasýl doyacak? Çiftçi üretecek. Çiftçiyi topraða küstürürsen ne olacak? Sorun çýkacak. Yolu nedir? Söyleyeyim; Allah nasip eder, Millet Ýttifaký olarak iktidara geldiðimizde, çiftçilerin tarým kredi veya bankalardan aldýklarý kredilerin faizlerini sýfýrlayacaðýz. Hiç endiþe etmeyin. Zaten doðru dürüst gelir elde edemiyor. Mazotun, gübrenin, ilacýn fiyatý, baktýðýn zaman zaten dünyanýn parasýný ödüyor. Bir çiftçi bankadan niye kredi alýr? Ýmkaný olsa hiç kredi almayacak zaten. Dolayýsýyla faizleri sileceksin, yeni bir sayfa baþlatacaksýn. Çiftçi rahatlayacak, çiftçi kardeþim rahat bir nefes alacak. En azýndan bankalara faiz ödemeyecek. Kim faize karþý? Sýfýrlarsan doðrudur, faize karþýsýn. Çiftçinin faizini sýfýrlayacaðýz.

“YÜKSEK FAÝZ BELASINDAN ESNAF VE ÇÝFTÇÝYÝ KURTARACAÐIZ”

Ýki; esnaf da var ayný þekilde. Esnaf ve çiftçi, bir toplumun orta direðidir. Yani toplumu ayakta tutan en önemli iki alandýr, esnaf ve çiftçi. Ýkisi üretmezse, ikisi kazanmazsa ülkenin huzura çýkma þansý yoktur. Esnafýn da ister bankalardan ister Esnaf Kefalet Kooperatifleri`nden aldýklarý kredilerin faizlerini sýfýrlayacaðýz. Bakýn, burada Millet Ýttifaký`ndan arkadaþlarýmýz da var, CHP`nin Genel Baþkaný olarak ben gayet açýk ve net ifade ediyorum; bu yüksek faiz belasýndan esnaf ve çiftçiyi kurtaracaðýz.

Adý Ziraat Bankasý ama doðru dürüst çiftçiye kredi açmýyor. Halk Bankasý, esnaf bankasýdýr aslýnda, esnaf için kuruldu. Havza bazlý tarým planlamasý yapýlacak. Ne demek havza bazlý tarým planlamasý? Burada fýstýk mý ekiliyor, tamam, diyeceðiz ki bu bölge fýstýk ekecek, bu bölgede herkes üretecek, herkes kazanacak. Konya Ovasý mý? Ne ekilecek, buðday ekilecek. Bir baþka yer, pamuk ekilecek. Bir baþka yer, afyon ekilecek. Bir baþka yer; üzüm, asmalar, fidanlar… Bir baþka yer, Erzurum ve çevresi, ‘özel ekonomi bölgesi` diye orayý düþünüyoruz. Hayvancýlýk ve hayvan ürünleri merkezi olacak orasý. Sadece Erzurum deðil, Erzurum ve çevresini ele alarak onu deðerlendireceðiz.

“ÇUKUROVA`DA ÇÝFTÇÝ ÇOK MEMNUN DEÐÝL”

Bu bölge, bu kadar verimli topraklar varken tarým açýsýndan þaha kalkmak zorunda. Çukurova, romanlara girdi Çukurova, dünya biliyor Çukurova`yý ama Çukurova`da çiftçi çok memnun deðil, memnun etmemiz lazým. Çiftçi burada üretecek, üretmesi lazým. Havza bazlý planlamayý yaptýktan sonra þunu söyleyeceksiniz; sen buðday mý ekiyorsun, fýstýk mý ekiyorsun, ‘gayet güzel, maliyetin ne?` Dönüm maliyeti bulunacak. Dönümün maliyetini, çaðýrýrsýnýz Ziraat Odalarý Birliði`ni, dersiniz ki dönüm maliyeti budur. Üzerine makul bir kâr koyarsýnýz, bir taban fiyat olur. Hiçbir çiftçi, ektiði ürün dolayýsýyla asla zarar etmeyecek. Planlý olmak kaydýyla hiçbir çiftçi, havza bazlý planlamada asla zarar etmeyecek. Maliyeti var mý? Var. Ýster mazot ister diðerleri, maliyet ne olursa olsun, ne kadar artarsa artsýn o yüzü çiftçinin sýrtýna yýkmayacaðýz. Maliyeti bulacaksýn, üstüne çiftçinin makul kârýný koyacaksýn, diyeceksin ki ‘taban fiyat budur`. Çiftçi ne ekeceðini bilecek, kaçtan da satacaðýný bilecek. Böylece çiftçinin devlet, garantörü olacak.

“TARSÝM`Ý ÇÝFTÇÝNÝN DOSTU NASIL YAPABÝLÝRÝZ, HANGÝ DÜZENLEMELERÝ YAPMAMIZ GEREKÝR, ONLARI YAPACAÐIZ”

TARSÝM dolayýsýyla büyük sýkýntýlar var. Özellikle miras yoluyla parçalanan yerler var. TARSÝM`i yeniden ele alacaðýz, çaðýracaðýz ziraat odalarýný, çiftçi birliklerini, bu TARSÝM`i çiftçinin dostu nasýl yapabiliriz, hangi düzenlemeleri yapmamýz gerekir, onlarý yapacaðýz. Tarým Kanunu`nun 21`inci maddesi var, 2006 yýlýnda çýkan bir kanun var. Bu yýl, 2022`de çiftçiye 134 milyar lira yardým yapýlmasý lazým, kanun göre yapýlmasý lazým. Þu ana kadar yapýlmadý, yapýlan 30-35 milyar. Türkiye`de eken, üreten çiftçinin 100 milyarlýk bir alacaðý var, var olan hükümetten. Kanunun 21`inci maddesi diyor ki ‘Çiftçiye her yýl milli gelirin en az yüzde 1`i oranýnda destek verilir` diyor. ‘Verilebilir` deðil, ‘verilir` diyor. Veriliyorsa vereceksin ama vermediler, bu da ciddi bir sorun olarak karþýmýzda duruyor.

“ÇÝFTÇÝYE ÖTV`SÝZ VE KDV`SÝZ MAZOT VERÝLECEK, ÇÝFTÇÝ KIRMIZ MAZOTLA TANIÞACAK”

Ayrýca çiftçinin traktörü, yani tarýmda kullandýðý araçlar, çiftçinin hayvaný asla ve asla icra dosyalarýna konu olmayacak. Hiçbir icra memuru, gelip çiftçinin traktörünü alýp götüremeyecek. Ekecek ki borcunu ödesin. Traktörünü alýrsan, hayvanýný elinden alýrsan nasýl üretecek bu insan, nasýl borcunu ödeyecek? Bu düzenlemeyi yapacaðýz. Ayrýca çiftçiler için kýrmýzý mazot uygulamasý düþünüyoruz. Yani KDV`siz ve ÖTV`siz mazot verilecek çiftçiye. Diyeceksiniz ki KDV`siz ve ÖTV`siz mazot kimlere veriliyor? Yatý olan, güzel bir yatýnýz varsa, denizde güzel gezmek istiyorsanýz, tatile gitmek istiyorsanýz, adalara gitmek istiyorsanýz, komþu ülkelere gidip gezmek istiyorsanýz, deniz yoluyla yatýnýz varsa giderseniz. Yata mazot, ÖTV`siz ve KDV`siz verilir. Ya çiftçiye? Çiftçi herhalde traktörüyle turistik gezi yapmýyor. Tarlaya gidiyor; üretecek, ekecek. Hadi diyelim ki mazot çok pahalý oldu, þehirde yaþayan arabasýna binmez, belediye otobüsüne biner, metroya biner ama çiftçi tarlasýný sürmek zorundadýr. Çiftçiye ÖTV`siz ve KDV`siz mazot verilecek, çiftçi kýrmýz mazotla tanýþacak.

Çiftçilerin kullandýðý elektriðin faturasý…Þanlýurfa`ya gittim, çiftçiler en çok kuyudan su çekiyorlar, elektrik faturasý ödüyorlar, çok yüksek bir fatura. Onlara þunu söyledim; ‘Þanlýurfa`nýn büyükþehir belediye baþkanlýðýný verin, önümüzdeki seçimlerde Þanlýurfa`da bütün çiftçilere elektriði bedava vereceðiz`. Bu sözü verdim. Allah`ýn güneþi, bedava. Yapacaðýn paneller. Kooperatif kurduracaðýz çiftçilere. Dedi ya birisi, ‘Elinden tutan mý var, yap` diye. Yapýyoruz hem de gayet güzel. Küçük bir ilçede yapýyor, çiftçilere de bedava vereceðiz, görsünler diye. Çiftçilere kooperatif kuracaðýz, her türlü finansal desteði saðlayacaðýz. 2,5 milyon dekar taþlýk arazi var. Panelleri koyduðunuz zaman büyük bir enerji elde ediyorsunuz. Çiftçiye bedava veriyorsunuz, çiftçi ayrýca elektrikten de gelir elde edecek. Önce söyledim Þanlýurfa, arkasýndan Erzurum, bütün Türkiye`de bunu yapacaðýz. Yani çiftçi evinde kullandýðý elektrikle köyünde kullandýðý elektrik için de herhangi bir para ödemeyecek. Bunun altyapýsýný hazýrlýyoruz.

“KÖYLERÝMÝZDE NASIL DEVLETÝN BÝR GÖREVLÝSÝ, BÝR ÝMAM VARSA AYNI ÞEKÝLDE VETERÝNER, ZÝRAAT MÜHENDÝSÝ, ZÝRAAT TEKNÝKERÝ OLACAK; KAMU GÖREVLÝSÝ OLARAK BUNLAR OLACAKLAR”

Köylerimizde nasýl devletin bir görevlisi, bir imam varsa ayný þekilde bütün tarým yapýlan yerlerde, hayvancýlýk yapýlýyorsa veteriner, toprakla uðraþýlýyorsa ziraat mühendisi, ziraat teknikeri olacak; kamu görevlisi olarak bunlar olacaklar. Dolayýsýyla hayvanlarýn aþýlarý zamanýnda yapýlacak, hastalýklarýyla uðraþýlacak, çiftçi için hangisi uygunsan o ürünün ekilmesi için imkan verilecek.

“BÜTÜN KADINLARIN VE GENÇLERÝN SOSYAL GÜVENLÝK PRÝMÝNÝ DEVLET ÖDEYECEK”

Köyler boþalýyor, sizler de görüyorsunuz. Gençler durmuyor köylerde. Bir düþüncemiz daha var; köylerdeki bütün kadýnlarýn ve gençlerin sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek, köyde kaldýðý ve üretim yaptýðý sürece primini devlet ödeyecek.

Çiftçi kardeþimi bakýn, tarlaya küstürmedik, topraða küstürmedik, ahýra küstürmedik. Üretiyor, kazanýyor, alýn terinin karþýlýðýný alýyor. Ürününü rahatlýkla satýyor, pazarlayabiliyor. Hiç kimse aç ve açýkta deðil. Çiftçinin de kazanabileceði bir ortamý mutlaka hayata geçireceðiz.

“MUHTARLARI GÜÇLENDÝRMEMÝZ LAZIM”

Muhtarlara ‘demokrasinin temel taþý` dememizin temel nedeni; bu topraklarda yapýlan ilk seçim, 1833 yýlýnda Kastamonu`nun Taþköprü ilçesinde yapýlan bir muhtarlýk seçimidir. O nedenle muhtarlar ‘demokrasinin temel taþý` olarak adlandýrýlýrlar, ben de öyle adlandýrýyorum. Muhtarlarý güçlendirmemiz lazým. Halkýn oyuyla gelen, seçilen muhtarýn güçlendirilmesi lazým. Eðer muhtarlýk kurumunu güçlendirirseniz demokrasiyi de güçlendirmiþ olursunuz. Ben, ‘Muhtarlara birer yardýmcý personel vereceðiz` dediðim zaman kýyamet kopmuþtu. Niye kopuyor? Muhtarýn da izin alýp, bir yere gidip tatil yapmaya ihtiyacý yok mudur? Bu kadar iþsiz varken niye olmasýn? KPSS sýnavýna girer, gelir bir kiþi olur. Muhtar deðiþir, baþka bir muhtar gelir, bütün o bürokratik iþlerimi o arkadaþýmýz gelir, ona anlatýr. Muhtarlýðýn ayrýca bir bütçesi de olmasý lazým. Emlak vergisini kim topluyor? Belediye baþkaný topluyor. Yüzde 1`ini verseniz ne olur? Çünkü muhtar, vatandaþýn en rahat ulaþtýðý kiþidir. Bir vatandaþ geldi dedi ki ‘Kýzým, oðlum Adana`da sýnav kazandý ama otobüs parasý bile bulamýyoruz`. Muhtar diyecek ki ‘Al kardeþim, otobüs biletini alýyorum, git gel` diyecek. Sosyal yardýmlar muhtarlar aracýlýðýyla yapýlacak. Muhtar bilir kimin fakir olup olmadýðýný, en iyi muhtar bilir.

“BÜTÜNCÜL BÝR MUHTARLIK KANUNU YOK”

Bütüncül bir Muhtarlýk Kanunu yok, muhtar kardeþlerim. 82 deðiþik kanunda, 354 maddede muhtar adý geçer. 354 maddede muhtar adý geçer, hiçbir muhtar bunu bilemez. Ben de bilmiyordum, muhtarlýk için çalýþma yaparken bunu tespit ettik. Sizin baðýmsýz bir Muhtarlýk Kanunu`na ihtiyacýnýz var. Elimizin altýnda duruyor. Sizin birleþik oy pusulanýz yok. Bu, aslýdan kamunun size önem vermediðini de gösterir. Birleþik oy pusulanýzýn olmasý lazým. Bu, muhtarlýk kurumuna devleti yönetenlerin verdiði önem anlamýna gelir.

“MUHTARLIÐI KANUN, BÝR KAMU KURUMU OLARAK TANIMLAMIYOR”

Muhtarlýðý kanun, bir kamu kurumu olarak tanýmlamýyor. Belediye muhtarlýkla beraber ortak bir proje yapamaz, çünkü suç iþler. Oysa halkýn seçtiði bir kiþi ve onun temsil ettiði kurum, bir kamu kurumudur. Kamu kurumu olarak tanýmlanmasý lazým. Muhtar kardeþlerim, bakýyorlar belediye meclisi bir karar aldý, vatandaþ gelip soruyor, ‘Muhtarým bu nedir`; muhtar, haklý olarak ‘Benim haberim yok` diyor. Kendi mahallesiyle ilgili belediye meclisi bir karar alacaksa oraya mutlaka bir muhtar davet edilmeli ve muhtar o toplantýya katýlmalý, söz ve karar sahibi olmalý. Türkiye Muhtarlar Birliði kurulmalý, Türkiye Belediyeler Birliði var, Türkiye Muhtarlar Birliði`nin de kurulmasý lazým.

“BAYRAK VE VATAN BÝZÝM KIRMIZI ÇÝZGÝDÝR”

Milliyetçi duygunun çok güçlü olduðunu biliyorum Osmaniye`de. Aslýnda her birimiz milliyetçiyiz, bizim altý okumuzdan birisi de milliyetçiliktir. Vataný ve bayraðý ile sorunu olmayan herkesin benim baþýmýn üstünde yeri var. Kim olursa olsun, hangi görüþten olursa olsun her insana saygý duyarým, yeter ki bayraðý ve vatanýyla sorunu olmasýn. Bayrak ve vatan, bizim kýrmýzý çizgidir. Onun altýný özenle çizmek isterim.

Allah nasip eder, iktidar olduðumuzda, bu þanlý ordumuzun elinden alýp Katar`a verilen Tank Palet Fabrikasý`ný bir hafta içinde alacaðýz ve onu tekrar þanlý ordumuza vereceðiz. Bizim milliyetçiliðimiz sözde milliyetçilik deðildir, özünde milliyetçiyizdir biz, yürekten milliyetçiyizdir. Nasýl olur da Avrupa`nýn en büyük tank palet fabrikalarýndan birisini alacaksýn, Katar`a vereceksin. Hangi gerekçeyle verdin? Benim dýþýmda itiraz eden var mý? O zaman niye oy veriyorsunuz? Kusura bakmayýn, ben de bu soruyu size sormak zorundayým.

“BÜTÜN HASTANELERÝMÝZÝ ALIP YENÝDEN ORDUMUZA VERECEÐÝZ”

Ýki; hastanesi olmayan hiçbir ordu yok. En büyüðünden en küçüðüne kadar her ordunun mutlaka hastanesi ve askeri tabibi var. Bizim ordumuzun ne hastanesi kaldý ne de doktoru. Allah nasip eder, iktidar olduðumuzda, ordunun elinden alýnan bütün hastanelerimizi alýp yeniden ordumuza vereceðiz. Sivil bir doktor terörle mücadelede eksi 30-35 derecede gidip göreve yapmaz ama askeri hekim gider; onun görevi o, iþi o. Þu soruyu sorun; hangi gerekçeyle ordunun elinden hastaneler alýndý? Bu soruyu defalarca sordum, cevap alamadým. Milletvekilleri geliyor buraya, onlara sorun.

“SÜLEYMAN ÞAH TÜRBESÝ TEKRAR O TOPRAKLARA GÝDECEK VE ORADA BÝZÝM BAYRAÐIMIZ DALGALANACAK”

Üç; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez kendi topraklarýmýzdan bayraðý indirdik ve Süleyman Þah Türbesi`ni kaçýrdýk. Ne için? Hani bunlar milliyetçiydi, vatanseverdi? Bir karýþ topraðýmýz için gerekirse biz canýmýzý vermeye hazýrýz, bir karýþ toprak için. Allah nasip eder, iktidar olduðumuzda, göreceksiniz Süleyman Þah Türbesi tekrar o topraklara gidecek ve orada bizim bayraðýmýz dalgalanacak, hiç kimsenin endiþesi olmasýn. Yapamýyorlar, yapacaðýz.

“HANGÝ EMPERYAL GÜÇ O CÜMLEYÝ ORAYA ÝLAVE ETTÝRDÝ”

Belki merak ediyorsunuzdur; Kýlýçdaroðlu ve CHP, neden Suriye tezkeresine ‘hayýr` dedi? Size gelip derler büyük ihtimalle, ‘Zaten bunlar terör örgütüyle beraberler, o nedenle terör örgütünü destekliyorlar, o neden bu tezkereye de hayýr dediler`. Size gerçeði söyleyeyim; kendi topraklarýnda yabancý bir askerin postalýný isteyen bir arkadaþýmýz var mý? Yok. Biz de istemedik zaten, o nedenle ‘hayýr` dedik. Siz tezkereye, ‘Terörle mücadele konusunda hükümet isterse, Cumhurbaþkaný isterse yabancý askerleri davet edebilir`… Ne demek ‘yabancý askerleri davet edebilir?` Sordum hem Bahçeli`ye hem Erdoðan`a sordum; ‘Hangi yabancý ülkenin askerini terörle mücadele konusunda Türkiye`ye davet edeceksiniz?` Þu ana kadar hiçbir cevap yok. Siz de sorun. Terörle mücadeleyse polisi, askeri yapýyor zaten. Siz dýþarýnda getireceksiniz. Kim o tezkereye o cümleyi ilave ettirdi? Hangi emperyal güç o cümleyi oraya ilave ettirdi?  Biz, gerçekten bayraðýný seven, vataný için mücadele eden bir gelenekten geliyoruz. Kuvayý Milliyeciyiz biz, Kuvayý Milliye mücadelesi verilirken dýþarýnda asker mi geldi?

“BANA ÇIKIP BÝRÝNÝZ SÖYLEYÝN, ‘DEVLET ÞU FABRÝKAYI YAPTI` DEYÝN. BÝR FABRÝKA ÝSMÝ SÖYLEMEZSÝNÝZ”

Bize güvenmenizi istiyorum. 20 yýldýr görev yapýyorlar, iktidarlar. 20 yýlda bu ülkenin öðrenci yurdu sorunu çözülemez mi? Bana çýkýp biriniz söyleyin, ‘Devlet þu fabrikayý yaptý` deyin. Bir fabrika ismi söyleyemezsiniz, bir fabrika ismi. Hani sosyal devlettik biz. Hani iþsize iþ bulacaktýk, iþsizliði bitirecektik. Her birinizin düþünmeye ihtiyacý var, benim de düþünmeye ihtiyacým var. Bu toplantýnýn önemi nedir? Kanaat önderi olmak sýradan bir olay deðildir. Sizi kanaat önderi yapan, toplumun kendisidir. Çünkü size inanýr ve güvenir. O nedenle kanaat önderleri olarak oturup düþünmeniz lazým. Türkiye`nin buradan çýkmasý lazým. Biz, üreten Türkiye ile güçlenmek istiyoruz. Çiftçisi de üretecek; fabrikada, sanayicisi de üretecek. Üniversitedeki hoca bilgi üretecek.

“YENÝ BÝR EKONOMÝ ANLAYIÞINA, YENÝ BÝR POLÝTÝKAYA, YENÝ BÝR SANAYÝLEÞMEYE ÝHTÝYACIMIZ VAR”

Ýnsanoðlu 1 milyon yýlda tekerliði keþfetmiþ. Þimdi her saniyede birden fazla buluþ var. Biz bunun neresindeyiz? En diplerindeyiz. Yeni bir ekonomi anlayýþýna, yeni bir politikaya, yeni bir sanayileþmeye ihtiyacýmýz var. Güneydoðu Anadolu`nun yarýsý kadar olan bir devlet, yani Tayvan, nüfusu 23 milyon, 580 milyar dolar milli geliri var. Yýllýk ihracatý 500 milyar dolar, bizi ikiye katlýyor. Güneydoðu Anadolu`nun yarýsý kadar olan bir devlet. Çip üretiyor. Biz neresindeyiz? Politikacýlar bir gelecek ufku çiziyor mu? Yeni bir anlayýþa ihtiyacýmýz var.

“AKILCILIKTAN ÇIKARDIÐINIZDA BÝR POLÝTÝKAYI, ÜLKEYE ZARAR VERÝR”

En geç iki yýl içinde bütün Suriyeli kardeþlerimizi kendi ülkelerine göndereceðiz. Buna da kýzýyorlar, ‘Nasýl göndereceksiniz` diye. Göndereceðiz, ýrkçýlýk yapmadan göndereceðiz, Türkiye`nin itibarýný koruyarak göndereceðiz. Avrupa Birliði`nin bütün büyükelçileriyle de konuþtum. Meseleye akýlcý bakmamýz lazým. Akýlcýlýktan çýkardýðýnýzda bir politikayý, ülkeye zarar verir.

Birazdan buraya oturacaðým, 15-20 soru alacaðým. Rahatlýkla sorabilirsiniz, ‘Acaba bu soruya Genel Baþkan üzülür mü…` Üzülmem, rahatlýkla sorabilirsiniz. ‘Acaba bu soru da Genel Baþkan`a sorulur mu?` Niye sorulmasýn, rahatlýkla sorabilirsiniz. Sorduðunuz her soruya büyük bir samimiyetle cevap vereceðim. Klasik politikacýlarýn yaptýðý gibi top çevirmeyeceðim. Alttan mý gireyim, üstten mi gireyim falan deðil. Siz açýk, net soracaksýnýz, ben de açýk ve net cevap vereceðim. Ülkenin mihenk taþýný sizler oluþturuyorsunuz, geleceðini de sizler oluþturuyorsunuz. Ülkenin gençleri umutsuz, herkes yurt dýþýna gitmek istiyor, niye yurt dýþýna gitmek istiyor?

“DAHA FAZLA KÝRLÝ BÝR ORTAMI TÜRKÝYE ÇEKEMEZ, TÜRKÝYE`NÝN TEMÝZLENMESÝ VE AKLANMASI LAZIM”

Dünyanýn bir numaralý üniversitesine gittim, MIT`ye, Amerika`da. Çok sayýda bilim insanýmýz var orada, çalýþýyorlar. Bazýlarý Türkiye`den ayrýlmýþ gitmiþ oraya, yeni buluþlara imza atýyorlar. Dolayýsýyla size büyük görev düþüyor seçimlerde. Sadece bir þey istiyorum; sandýða gittiðiniz zaman elinizi vicdanýnýza koyun, sesini dinleyin öyle oy kullanýn. ‘Ýlla CHP`ye verin` demiyorum, vicdanýnýzýn sesini, ülkenizi, evlatlarýnýzý düþünün, ondan sonra gidin hangi partiye istiyorsanýz oy kullanýn. Daha fazla kirli bir ortamý Türkiye çekemez, Türkiye`nin temizlenmesi ve aklanmasý lazým. Düzgün, ahlaklý bir siyasetin mutlaka gelmesi lazým. Bu gelmediði takdirde mümkün deðil.  

Hiç endiþe etmeyin, tüyü bitmemiþ yetimin hakkýný yiyenden o paralarý alacaðým, burunlarýndan fitil fitil getireceðim. Hiç endiþe etmeyin. Kim üretiyorsa, kim kazanýyorsa baþým üstüne. Hangi partiden olursa olsun ama, tüyü bitmemiþ yetimin hakkýný yiyorsa ona gereðini yapacaðýz.”


Okunma : 950

Etiketler :



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapýlan yorumlarda IP Bilgileriniz kayýt altýna alýnmaktadýr..!


 



ANASAYFA
HABER ARÞÝVÝ


KÜNYE


ÝLETÝÞÝM
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM

mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm haklarý saklýdýr.
Ýzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayýnlanamaz, kopyalanamaz, kullanýlamaz.

URA MEDYA