BABACAN, DEVA PARTÝSÝ`NÝN “KÜLTÜREL ATILIM EYLEM PLANI"NI AÇIKLADI: "KÜRTÇE ÞARKILARLA TÜRKÇE ÞARKILAR AYNI SAHNELERDE, AYNI ÝMKANLARLA SÖYLENECEK"


Tarih : 24 Ekim 2022 Pazartesi 14:39

Demokrasi ve Atýlým (DEVA) Partisi Genel Baþkaný Ali Babacan, partisinin “Kültürel Atýlým Eylem Planý”ný açýkladý. Babacan, “Hiçbir sanatsal, kültürel aktivite yapýldýðý dil nedeniyle iptal edilmeyecek. Kürtçe þarkýlarla Türkçe þarkýlar, Zazaca þarkýlar, Arapça þarkýlar, ayný sahnelerde, ayný imkanlarla söylenecek” dedi. Babacan, AKP Grup Baþkanvekili Mahir Ünal`ýn, “Kültür devrimi olarak Cumhuriyet; bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi hasýlý bütün düþünme setlerimizi yok etmiþtir” açýklamasýyla ilgili “Son 4-5 yýlýn kötü yönetiminin oluþturduðu olumsuz havayý, alýnan yanlýþ kararlarýn, bu yasakçý zihniyetin oluþturduðu düþünce kýsýrlýðýný hiç kimse Cumhuriyet`e yüklemesin, hiç kimse kendi suçunun, vizyonsuzluðunun, dar bakýþýnýn oluþturduðu bu özgüvenini yitirmiþ iklimin suçunun geçmiþ 100 seneye yüklemesin” diye konuþtu.

Demokrasi ve Atýlým (DEVA) Partisi Genel Baþkaný Ali Babacan, partisinin “Kültürel Atýlým Eylem Planý”ný açýkladý. Babacan, “Hiçbir sanatsal, kültürel aktivite yapýldýðý dil nedeniyle iptal edilmeyecek. Kürtçe þarkýlarla Türkçe þarkýlar, Zazaca þarkýlar, Arapça þarkýlar, ayný sahnelerde, ayný imkanlarla söylenecek” dedi. Babacan, AKP Grup Baþkanvekili Mahir Ünal`ýn, “Kültür devrimi olarak Cumhuriyet; bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi hasýlý bütün düþünme setlerimizi yok etmiþtir” açýklamasýyla ilgili “Son 4-5 yýlýn kötü yönetiminin oluþturduðu olumsuz havayý, alýnan yanlýþ kararlarýn, bu yasakçý zihniyetin oluþturduðu düþünce kýsýrlýðýný hiç kimse Cumhuriyet`e yüklemesin, hiç kimse kendi suçunun, vizyonsuzluðunun, dar bakýþýnýn oluþturduðu bu özgüvenini yitirmiþ iklimin suçunun geçmiþ 100 seneye yüklemesin” diye konuþtu.

DEVA Partisi Genel Baþkaný Ali Babacan, partisinin genel merkezinde bugün 15`inci eylem planý olan “Kültürel Atýlým Eylem Planý”ný açýkladý. Babacan, þunlarý söyledi:

“Yola çýktýðýmýz ilk gün taahhüt ettiðimiz gibi, biz, siyasete yeni gelenekler kazandýran bir parti olduk. DEVA Partisi ile beraber artýk Türkiye`de siyaset hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak demiþtim. Her alanda ne yapacaðýmýzý, nasýl yapacaðýmýzý, ne zaman yapacaðýmýzý açýk açýk söylüyoruz. Sorumluluðu daha iktidara gelmeden hissediyoruz ve çok detaylý eylem planlarýyla karþýnýza çýkýyoruz. Ýþte bugün 15`inci eylem planýmýzla karþýnýzdayýz. Sandýk günü, sonuçlarýn açýklanmasýyla, özgür ve zengin bir Türkiye hayalimize uyanacaðýz. Kilitli kalmýþ, týkanmýþ tüm çarklarýn dönmesiyle potansiyelini açýða çýkarmýþ bir Türkiye`yi göreceðiz.

“HER ÝKTÝDARA GELEN, KENDÝ KÜLTÜREL ÝKTÝDARINI YARATMA ÇABASINA GÝRÝÞTÝ. HA BUNU BECEREMEDÝK DÝYE ÝLAN EDENLERÝ DE ÞÝMDÝ GÖRÜYORUZ”

Ýþte elimde, kültür ve sanat alanýnda neler yapacaðýmýzý, takvimiyle bütçesiyle detaylandýrdýðýmýz eylem planýmýz. Ülkemiz için hayýrlý olsun. Öyle bir alan ki kültür sanat ne ele avuca gelen bir iþ yapýldý bugüne kadar ne de ileriye doðru iyi bir planlama programlama yapýlabildi. Ýlk defa biz bunu bugün Türkiye`ye kazandýrýyoruz. Türkiye`de maalesef onlarca yýldýr, kültür ve sanat alaný siyasi iktidarlar tarafýndan suistimal edildi, baskýlandý. Ýktidardakiler bu alaný hep kendi siyasi fikirlerine göre þekillendirilmeye çalýþtý. Her iktidara gelen, kendi kültürel iktidarýný yaratma çabasýna giriþti. Ha bunu beceremedik diye ilan edenleri de þimdi görüyoruz. Hani bazen ‘Yapamadýk, piþmanýz hata ettik` diyorlar, bu alanda itiraf ettiklerini görüyoruz.

“BASKICI, SANSÜRCÜ, OTORÝTER ZÝHNÝYETÝ BÝTÝRMEK ZORUNDAYIZ”

Kültür ve sanatýn özgürlüðünü, evrenselliðini reddeden bu anlayýþ yerinde saymamýza, hatta gerilememize sebep oldu. Buradaki en temel sorunumuz da her zaman söylediðim gibi ‘zihniyet` sorunu. O yüzden biz, sadece iktidar deðiþimini deðil, zihniyet deðiþimini de hedefliyoruz. Baskýcý, sansürcü, otoriter zihniyeti bitirmek zorundayýz. ‘Demokrat zihniyetin` inþasý ile kültür ve sanat alanýnda da güçlenmek zorundayýz. Bireylerin özgür olduðu, vatandaþlara her alanda yaratýcýlýklarýnýn geliþtirilmesi için imkanlarýn saðlandýðý bir yönetim anlayýþýndan bahsediyorum burada.

Sansürün olmadýðý, konuþmanýn yasaklanmadýðý, ülkemizdeki tüm dillerin korunduðu bir zihniyetten bahsediyorum. Kültürel mirasýmýzýn talan edilmesinin önüne geçecek bir zihniyet. Sanatçýlarýmýzýn gerekli desteklerle yükseltildiði bir zihniyet. Eylem planýmýzý, tüm plan ve programlarýmýz gibi özgürlükçü bir anlayýþla hazýrladýk. Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki demokrasinin iyi iþlemediði, özgürlüklerin baský altýnda olduðu ülkeler hiçbir alanda ilerleyeme saðlanamýyor. Demokrasi iþlemeyince, yoksulluk artýyor. Demokrasi iþlemeyince, hukuksuzluk artýyor. Demokrasi iþlemeyince, eðitim kötüleþiyor. Demokrasi iþlemeyince gençler ülkeden kaçýyor. Demokrasi iþlemeyince toplum nefes alamýyor. Nefes borumuz týkanýyor.

“NAZIM HÝKMET`Ý BU TOPRAKLARDAN GÖNDERENLER ÞÝÝRLERÝNÝ SÝLEBÝLDÝ MÝ”

Nefes alanlarýmýzdan en önemlisi de sanat ve kültür. Orasý da týkanýyor. Tarihimizin çeþitli dönemlerinde sanatçýlara parmak sallayan çok siyasetçiler oldu. Yasaklanan kasetler, ucube denen eserler, engellenen sanatçýlar; çok oldu. Peki ne oldu? Necip Fazýl`ý tutuklayanlar, yazdýklarýný unutturabildi mi? ‘Öz yurdunda garipsin, öz vatanýnda parya` sözlerini unutturabildi mi? Nazým Hikmet`i bu topraklardan gönderenler þiirlerini silebildi mi? ‘Yaþamak bir aðaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeþçesine` dizelerini bize unutturabildiler mi? Ahmet Kaya`yý sürgüne yollayanlar þarkýlarýný dillerden söküp alabildi mi? ‘Artýk susma yorgun demokrat`ý hafýzalarýmýzdan sökebildi mi? Bülent Ersoy`u yasaklayanlar, bize onun sesini unutturabildi mi? Sezen Aksu`nun dilini keseceðini söyleyenler, Minik Serçe`nin kalbimizdeki yerini zedeleyebildi mi? Halide Edip`i sürgünler susturabildi mi?

“KÝMSEYE ‘BUNU SÖYLEYEBÝLÝRSÝN, BUNU SÖYLEYEMEZSÝN` DEMEYECEÐÝZ. KEYFÝ SANSÜR UYGULAMALARINA SON VERECEÐÝZ”

Þimdi, bugün engellenen konserlere; sözü kesilen sanatçýlara bakýn. Hiçbirini silmeye gücü yetmeyecek kimsenin. Hep diyoruz ya, ‘sözün gücü` diye. Biz söze, gücünü iade edeceðiz arkadaþlar þiirlerle, þarkýlarla, türkülerle, tiyatroyla, sinemayla kavga eden anlayýþa son vereceðiz. Sanatý ve sanatçýlarý engelleyen yönetim anlayýþýna son vereceðiz. Kimseye ‘Bunu söyleyebilirsin, bunu söyleyemezsin` demeyeceðiz. Keyfi sansür uygulamalarýna son vereceðiz. DEVA kadrolarý yönetimde olduðu müddetçe hiçbir sanatçý ‘Bugün sahnede hangi þakayý yaparsam gözaltýna alýnýrým, hangi mesajý verirsem linç edilirim, kimle dalga geçersem baþýma bir iþ gelir` diye düþünmeyecek. DEVA, devletin sanatçýlara gösterdiði sopayý kýrýp atacak. DEVA iktidarý, hiç kimsenin, kendisinden olmayan sanatçýlara sopa göstermesine müsaade etmeyecek. Biz sanat üretimine destek olacaðýz arkadaþlar.

“SON BÜTÇEYE BAKARSANIZ, KÜLTÜR VE TURÝZM BAKANLIÐI`NA AYRILAN PAY, BÝNDE 4. YANLIÞ DUYMADINIZ, SADECE AMA SADECE BÝNDE 4”

Sanatçýlarýmýza da insan onuruna yaraþýr hayat sürmelerini saðlayacak sosyal güvenlik sistemini oluþturacaðýz. Þu son bütçeye bakarsanýz, Kültür ve Turizm Bakanlýðý`na ayrýlan pay, binde 4. Yanlýþ duymadýnýz, sadece ama sadece binde 4. Üstelik bu ‘turizm` ile birlikte. Öncelikle bu kaynaklarý artýracaðýz. Kültür ve sanatýn bütçedeki payýný çoðaltacaðýz. Verilen mali destekler için de ölçülebilir, nesnel, þeffaf ilkeler belirleyeceðiz.

“FESTÝVAL VE KONSER GÝBÝ KÜLTÜREL ETKÝNLÝKLERÝN KEYFÝ KARARLARLA, SUDAN SEBEPLERLE ENGELLENMESÝNE DUR DÝYECEÐÝZ”

Hatýrlarsýnýz, 2011`de Ýstanbul, Avrupa Kültür Baþkentliði yaptý. Yýldýzýmýzýn parladýðý yýllarda, dünyaca ünlü sanatçýlar ülkemize gelirlerdi. Madonna`yý, Metallica`yý, Rammstein`ý, Roger Waters`ý, Rihanna`yý, U2`yu ve çok sayýda müzisyeni kendi ülkemizde dinledik. Þimdi kendi sanatçýlarýmýzý bile dinleyemiyoruz. ‘Orada söyleyemezsin, buraya gidemezsin` diyerek konserleri festivalleri yasaklayan bir iktidar var. Festival ve konser gibi kültürel etkinliklerin keyfi kararlarla, sudan sebeplerle engellenmesine dur diyeceðiz.

“18-25 YAÞ ARASINDAKÝ GENÇLERÝN KONSER, FESTÝVAL, SERGÝ GÝBÝ HER TÜRLÜ KÜLTÜR-SANAT ETKÝNLÝKLERÝNE KATILIMLARINI SAÐLAMAK ÝÇÝN ‘KÜLTÜR KART` UYGULAMASINI HAYATA GEÇÝRECEÐÝZ”

 Öte yandan, gayet iyi biliyorum ki, bu hayat pahalýlýðýnda genç arkadaþlarýmýz konserlere, tiyatrolara, müzelere gitmeyi akýllarýndan dahi geçiremiyorlar. Eskiden festivallere, yaþadýklarý þehirler dýþýndaki konserlere giden gençler artýk yasaklanmayan bir etkinlik bulmakta güçlük çekiyorlar, bulsalar bile bilet parasýný geçin, yol parasýný bile karþýlayamýyorlar. Ama inþallah ilk 6 ayda kriz iklimini sildiðimizde, gençlerimiz de þöyle rahat bir nefes alacak. Hatta 18-25 yaþ arasýndaki gençlerin konser, festival, sergi gibi her türlü kültür-sanat etkinliklerine katýlýmlarýný saðlamak için ‘Kültür Kart` uygulamasýný hayata geçireceðiz.

“ÇOK SAYIDA MEDENÝYETE EV SAHÝPLÝÐÝ YAPMIÞ OLAN HASANKEYF, BETONA GÖMÜLDÜ”

Türkiye, tarihi ve coðrafyasýyla, doðal olarak kültürel zenginliðe sahip bir ülke. Sayýsýz medeniyetlere ev sahipliði yapmýþ topraklarda yaþýyoruz. Dünya arkeoloji çalýþmalarýnýn hepsinde Türkiye gözbebeði olarak görülüyor. Ancak sahip olduðumuz doðal kültür zenginliðine, rant ve çýkarlar uðruna, zararlar veriliyor. Pek çok kültürel miras, restorasyon adý altýnda katlediliyor. Tarihimizin, büyük projeler altýnda yok olduðunu izliyoruz. Ýþte en yakýn örnek Hasankeyf…Biliyorsunuz, tarihi on binlerce yýl öncesine dayanan, yeryüzündeki en eski yerleþim alanlarýndan biri olan, çok sayýda medeniyete ev sahipliði yapmýþ olan Hasankeyf, betona gömüldü. Þimdi de bir diðer kültürel mirasýmýz olan Peribacalarý yol çalýþmasý sebebiyle tahrip ediliyor.

“KÜLTÜR MÝRASININ KORUNMASI AMACIYLA, VAR OLAN MEVZUATI, KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI YÖNÜNDE GÜNCELLEYECEÐÝZ”

Bir Hasankeyf faciasý daha yaþamaya tahammülümüz yok. Tarihi eser ve anýt vasfý taþýyan kültürel miras yapýlarýmýzýn daha etkin korunmasýný ve gelecek nesillere aktarýlmasýný saðlayacaðýz. Biz, kültür varlýklarýmýzý ve tarihi birikimimizi koruyup, sonraki nesillere çevre ve doða zenginliklerimizle birlikte aktarmayý hedefliyoruz. Projelendirilmiþ ya da henüz planlama aþamasýnda olan baraj, yol, köprü ve altyapý çalýþma alanlarýnda yer alan kültür mirasýnýn korunmasý amacýyla, var olan mevzuatý, kültür varlýklarýnýn korunmasý yönünde güncelleyeceðiz.

“ÇOK KÜLTÜRLÜLÜÐÜMÜZÜN ZENGÝNLÝK OLDUÐU BÝLÝNCÝYLE, BU DÝLLERÝN KORUNMASI VE BU DÝLLERDE KÜLTÜREL VE SANATSAL ÜRETÝM YAPILMASI ÝÇÝN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERECEÐÝZ”

Söylemekten mutluluk duyduðum bir baþka projemiz ‘Plato Kentler`, rantýn henüz tarumar edemediði birbirinden güzel þehirlerimiz var. ‘Plato Kentler` statüsüne alacaðýmýz bu kentlerimizin özellikli bölgelerini belirleyerek, yerel yönetimlerle iþ birliði içinde plato haline getireceðiz. Böylece yerel kalkýnmaya sinema sektörünün katkýsýný artýracaðýz. Sayýsýz kültürel grubun, sayýsýz dilin ev sahibiydi bu topraklar, bildiðiniz gibi UNESCO`nun ‘Tehlike Altýndaki Diller Atlasý`nda Türkiye`deki 18 dilin de yaþadýðý topraklar. Dil, mirastýr. Bu topraklardaki tüm dilleri yaþatmak bizim boynumuzun borcudur. Çok kültürlülüðümüzün zenginlik olduðu bilinciyle, bu dillerin korunmasý ve bu dillerde kültürel ve sanatsal üretim yapýlmasý için her türlü çabayý göstereceðiz.

“KÜRTÇE ÞARKILARLA TÜRKÇE ÞARKILAR, ZAZACA ÞARKILAR, ARAPÇA ÞARKILAR, AYNI SAHNELERDE, AYNI ÝMKANLARLA SÖYLENECEK VE HEP BERABER ZEVKLE DÝNLEYECEÐÝZ”

DEVA Partisi olduðu müddetçe hiçbir sanatsal, kültürel aktivite yapýldýðý dil nedeniyle iptal edilmeyecek. Burayý daha da açýk konuþayým; Kürtçe þarkýlarla Türkçe þarkýlar, Zazaca þarkýlar, Arapça þarkýlar, ayný sahnelerde, ayný imkanlarla söylenecek ve hep beraber zevkle dinleyeceðiz, eþlik edeceðiz.

“TÜRKÝYE`YÝ AVRUPA SAHNELERÝNE GERÝ DÖNDÜRECEÐÝZ”

Her ne kadar iktidar kültür sanat alanýný desteklemese de ülkemizde uluslararasý baþarýlar kazanan pek çok sanatçý var. Nobel ödüllü yazarýmýz, Cannes ödüllü yönetmenimiz var. Hatta Eurovision ödüllü þarkýcýlarýmýz var. Evet Eurovision. Hatýrlayýn 97`de Þebnem Paker ve Grup Etnik üçüncü olmuþtu. 2010`da Manga grubu ikinci olmuþtu. Ve hepimizin aklýna kazýndýðý þovuyla 2003`te Sertab Erener birinci olmuþtu. Deðerli arkadaþlar, biz Eurovision`u önemsiyoruz. Sertab Erener`in ‘Everyway that I can` dediði gibi, biz de her türlü çabayý gösterip yeniden Eurovision`a katýlacaðýz. Yani kýsacasý, Türkiye`yi Avrupa sahnelerine geri döndüreceðiz. Yine ekrana baþýna oturup, Türkiye`ye verilen oylarý heyecanla izleyeceðiz.

“KÜLTÜR ELÇÝLERÝ` PROGRAMINI BAÞLATACAÐIZ”

Biz, her daldan sanatçýmýzý, uluslararasý platformlara taþýmak için azami gayreti göstereceðiz. Uluslararasý platformlarda ülkemizin temsil edilmesi çok önemli. Bu sebeple kültürel diplomasiye de önem veriyoruz. Türkiye`nin hikayesini dünyaya anlatmak için yola çýkacaðýz. Kültür ve sanat alanýnda yaptýðý çalýþmalarla öne çýkan ve kendi alanýnda önemli katkýlarda bulunmuþ isimlerin, uluslararasý kamuoyunda bizi temsil etmesi amacýyla ‘Kültür Elçileri` programýný baþlatacaðýz.

Ben eylem planýmýzýn genel hatlarýný sizlerle paylaþtým. Eylem planýmýz oldukça kapsamlý plan. Politikalarýmýzýn hedefinde ‘Özgür, eþit ve yaygýn kültür-sanat yaþamýyla kalkýnan bir Türkiye` var. Ýnanýyorum ki, kültür ve sanat alanýnda gerçekleþtireceðimiz atýlým; özgür, zengin ve mutlu Türkiye hayalimize bizi daha da yaklaþtýracak.”

Babacan, bir gazetecinin AKP Grup Baþkanvekili Mahir Ünal`ýn “Maalesef bir kültür devrimi olarak Cumhuriyet; bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi hasýlý bütün düþünme setlerimizi yok etmiþtir” sözlerini hatýrlatmasý üzerine þu yanýtý verdi:

“SON 4-5 YILIN KÖTÜ YÖNETÝMÝNÝN OLUÞTURDUÐU OLUMSUZ HAVAYI, ALINAN YANLIÞ KARARLARI HÝÇ KÝMSE CUMHURÝYETE YÜKLEMESÝN”

“Sorunuzla ilgili deðerlendirmeler hala geçerli mi acaba yoksa piþman olup sözlerini geri almýþ mý bu arkadaþ onu bilemiyorum, deðerlendirmek lazým. Türkiye yakýn tarihiyle, uzak tarihiyle çok zengin bir kültüre sahip. Türkiye dünyaya açýk bir ülke, gençlerimiz dünyaya açýk olmak istiyor. Ama ýsrarla inatla, Türkiye`yi dünyadan koparmaya çalýþan, Türkiye`ye kendi ideolojisiyle, kendi düþündüðü bir nesil yetiþtirmeyle, kendi düþündüðü bir tornadan her vatandaþý geçirmeye dönük bir zihniyet söz konusu. Bu deðerlendirmelerin bizim için kýymeti yok… Son 4-5 yýlýn kötü yönetiminin oluþturduðu olumsuz havayý, alýnan yanlýþ kararlarýn, bu yasakçý zihniyetin oluþturduðu düþünce kýsýrlýðýný hiç kimse Cumhuriyet`e yüklemesin, hiç kimse kendi suçunun, vizyonsuzluðunun, dar bakýþýnýn oluþturduðu bu özgüvenini yitirmiþ iklimin suçunu geçmiþ 100 seneye yüklemesin.”

"ANAYASA DEÐÝÞÝKLÝÐÝ DERKEN SON DAKÝKADA ÞAPKADAN HANGÝ TAVÞANI ÇIKARTMAYI DÜÞÜNÜYORLAR ONU BÝLEMÝYORUZ"

Babacan, CHP Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu`nun baþörtüsü teklifine Cumhurbaþkaný Recep Tayyip Erdoðan`ýn referandum ile karþýlýk vermesi üzerine sorulan soruyu þöyle yanýtladý:

“Sayýn Erdoðan kutuplaþtýrmayý çok seviyor, tam arayýp bulamadýðý bir fýrsat, benden misinin, ondan mýsýn? Referandum nedir evet, hayýr. Hadi bu konuyu da evet hayýra götürelim. Bu tamamen kutuplaþtýrýcý zihniyetin bir eseri. Anayasa deðiþikliði için uzlaþma olursa referanduma gerek yok. Meclis`te 400 milletvekili desteklediði zaman Anayasa deðiþikliði gerçekleþiyor. Anayasa deðiþikliði derken zihinlerin arkasýnda ne var, son dakikada þapkadan hangi tavþaný çýkartmayý düþünüyorlar onu da bilemiyoruz. Güven olmadýðý için ne yapmaya çalýþtýklarýný bilemiyoruz. Somut olarak ortaya koysunlar… Sadece mesele baþörtüsü mü yoksa onun ötesinde baþka meseleleri de araya karýþtýrýp tekrar Türkiye`yi kutuplaþtýran, ikiye bölen bir yola mý doðru götürmek istiyorlar, bir görelim.”


Okunma : 523

Etiketler :



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapýlan yorumlarda IP Bilgileriniz kayýt altýna alýnmaktadýr..!


 



ANASAYFA
HABER ARÞÝVÝ


KÜNYE


ÝLETÝÞÝM
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM

mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm haklarý saklýdýr.
Ýzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayýnlanamaz, kopyalanamaz, kullanýlamaz.

URA MEDYA