29 Temmuz 2026 Çarşamba

12:58   MUĞLA’DA ORMAN YANGıNı ALEVLERI SARDı: FETHIYE-ANTALYA KARA YOLU ULAŞıMA KAPATıLDı, EVLER BOŞALTıLıYOR!   12:20   SINEM DEDETAŞ NEDEN GÖZALTıNA ALıNDı? ÜSKÜDAR BELEDIYESI OPERASYONUNA İBB VE DILEK İMAMOĞLU’NDAN SERT TEPKI   12:05   MERSIN’DE İLAÇLAMADA DIJITAL DEVRIM: HAŞERE MÜCADELESI ARTıK ANLıK TAKIP EDILIYOR!   11:40   PROF. DR. MEHMET HABERAL CHP’DEN İSTIFA ETTI! SERT SÖZLERLE VEDA: "BUTLANLA YÖNETILIYOR"   11:29   BACAĞıNı KAYBETMEK ÜZEREYDI! MERSIN’DE MUCIZE OPERASYONLA HAYATA TUTUNDU   06:46   İKI İLÇE BELEDIYE BAŞKANı CHP’DEN İSTIFA EDEREK YENİ PARTI’YE GEÇTI!   16:36   YENİ PARTI YDK TOPLANTıSı YAPıLDı   16:36   MANISA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı DUTLULU, CHP’DEN ISTIFA ETTI   16:35   DORUK MADENCILIK IŞÇILERI, ÇALıŞMA VE SOSYAL GÜVENLIK BAKANLıĞı ÖNÜNDE: "PERŞEMBE GÜNÜNE KADAR GELIŞME OLMAZSA FARKLı AKSIYONLAR ALACAĞıZ"   16:34   TGC: GAZETECILIK FAALIYETININ SORUŞTURMA KONUSU HALINE GETIRILMESI KABUL EDILEMEZ   16:33   HATAY’DA CHP’LI ÜÇ MERKEZ ILÇE BAŞKANı VE YÖNETIMI PARTILERINDEN ISTIFA ETTI   15:39   RıZA AKPOLAT: “ÖZGÜR ÖZEL YENI BIR YOL AÇMıŞTıR. BU YOLDA YÜRÜYEN TÜM DOSTLARA SELAM OLSUN”   15:38   CHP YOZGAT İL BAŞKANLıĞı GÖREVINDEN ALıNAN YAŞAR: “YOLUMUZA DAHA GÜÇLÜ DEVAM EDECEĞIZ”    15:36   RıZA AKPOLAT: “‘CHP’NIN 38. KURULTAYı’YLA ILGILI KONUŞ, ÇıK’ DENILDI"   15:34   MECLIS’TE YENI OTURMA DÜZENI BELLI OLDU: CHP’LILER DEM ILE MHP ARASıNDA OTURACAK   15:32   TÜLAY HATIMOĞULLARı: "ÇERÇEVE YASADAN BEKLENTIMIZ BUGÜNÜN GEÇIŞINI DÜZENLERKEN YARıNıN DEMOKRATIK DÜZENINI GÜVENCEYE ALMAKTıR"   14:25   YENİ PARTI MILLETVEKILLERI KAPALı GRUP TOPLANTıSı ÖNCESINDE KONUŞTU: "PARTIMIZ BARıŞ, HUZUR, DEMOKRASI, HUKUK DEVLETI GETIRSIN"   14:25   YENİ PARTI KAPALı GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: “YENİ PARTI KURULUŞUNU TAMAMLAMıŞTıR”   14:24   ERZIN BELEDIYE BAŞKANı ELMASOĞLU CHP’DEN ISTIFA ETTI   13:24   KARABAĞLAR BELEDIYE BAŞKANı HELIL KıNAY, CHP’DEN ISTIFA ETTIĞINI AÇıKLADı  
 
     
 
 
image

Okunma : 1848  Tarih : 2.07.2019  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

İNSAN YAKANLARI UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM

  Aşağıdaki yazıyı, 07.07.2011 tarihinde yazmıştım. Yarın, “O günden bu yana değişen bir şey var mı?” sorusunun yanıtını siz verin artık.
  2 Temmuz 1993 günü Sivas-Madımak Oteli'nde yapılan katliamın üzerinden 18 yıl, anma yıl dönümünün üzerinden 5 gün geçmesine karşın bu konudaki yazımı özellikle bugün yazıyorum.
  SİVAS'TA NARA YAKILAN" canların acısı yüreğimizde o günkü kadar sıcak ve anılarına olan saygımız, her gün biraz daha büyüyerek sürüyor.
  UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ.
  Katliamın yıl dönümündeki anma etkinliklerine izin verilmemesi nedeniyle, herhangi bir kurum veya yetkiliden konu ile ilgili bir açıklama yapılmasını 5 gün boyunca bekledim.
  "Sizin babanız yakıldı mı?" diye soran, babası yakılmış bir evladın feryadına kulak verecek ve yanlıştan dönülmesini sağlayacak yetkili bir insan, bir baba aradım. Anma etkinlikleri üzerindeki yasaklamayı kaldıracak makamlarda bulunanların çocuklarının, eşlerinin, çevrelerindeki insanlardan hiç değilse bir kaçının tepki koymasını bekledim.
  Ortadoğu ülkelerinde peş peşe gelen halk hareketleri nedeniyle o ülkelerin yöneticilerine her fırsatta akıl veren yöneticilerimizin bu konuda en kısa zamanda doyurucu ve özür dolu bir açıklama yapmasını boşuna beklemişim.
  Meğer söylemekle yapmak farklı şeylermiş. Meğer yakmak serbest anmak yasakmış. Eminim ki; anma etkinliklerini önlemek için gösterilen önlemlerin onda biri yakma girişiminden önce gösterilseydi öylesine utanç verici bir olay yaşanmazdı.
  Orda yakılan insanlar, anma etkinliklerine izin verilmemesiyle ve kendilerini yakan insanlarla aynı yerde adlarının bulunmasıyla her gün yanmaktadırlar her halde.
  Madımak Oteli'nde yaşanan olaylar tam anlamıyla vahşettir, insanlık dışıdır, ahlak dışıdır, mantık dışıdır. Aklı başında olan veya aklının başında olduğuna inanan herkes tarafından da kınanmalıdır. Olay ne kadar korkunçsa olayı kınamamak, kınamak isteyenlere izin vermemek, engellemeye çalışmak da o kadar korkunçtur çünkü.
  Din tüccarları tarafından tertiplenen bu olayın toplumsal tepkiyle de demokratik hakla da uzaktan yakından ilgisi yoktur. Dini kötü emellerine alet etmeye çalışan bir kaç simsarın öncülüğünde yapılan bir olay da değildir.
  Organize bir takım kişiler tarafından tertiplenen bu olayın; haksızlığa baş kaldırmanın sembolü olan Pir Sultan Abdal'ın, gönül gözüyle gerçekleri görebilmenin en büyük örneklerinden olan Aşık Veysel'in ve onlarca aydının ilinde yapılması daha da ilginçtir.
  Neymiş halk dini ve toplumsal değerlerine sahip çıkmış. Hadi canım sen de. İnsan olan insan yakar mı?
  Çocukluk yıllarımda, yakın köyümüzde bir adam tarla anlaşmazlığı üzerinden öldürülünce babam bizlere, "İnsana canı verenin de o canı alanın da Allah olduğunu, insan öldürmenin Allah'a karşı gelmenin bir türü olduğunu" anlayabileceğimiz bir dille anlatmıştı.
  Her katliamdan sonra o sözleri anımsarım. Yaşama hakkına saygıyı öğretmenin ailede başladığını da.
  "Bir Delinin Hatıra Defteri" adlı oyunda; bir adam çöplerden topladığı ekmek artıklarını yerken başka bir adam gelip payına ortak olmaya kalkınca onun kafasını ısırmaya kalkıyor ve bunu gözlemleyen deli kendi kendine "Adam adamı yer mi demeyin, aç kalınca yer" diyor.
  Belki adam adamı aç kalınca yer ama insan olan insan yakmaz. İnsan olduğuna inanan bir takım insan kılıklı zavallının orman yaktığını ve can yaktığını biliyoruz ancak insan yakanını ilk kez Madımak Oteli'nde gördük.
  Utanıyorum. İnsan yakanlarla aynı fizyolojik özelliklerde olduğum için utanıyorum.
  İnsan yakanlarla yakılan insanların adlarının aynı statüde gösterilmesinden utanıyorum.
  İnsan yakmanın serbest yanan insanları anmanın yasak olduğu izlenimini veren uygulamalardan utanıyorum.
  Bir insan, bir eğitimci, bir baba, bir vatandaş olarak, Mustafa Kemal ATATÜRK ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarının kurduğu bir ülkede, Pir Sultan Abdal'ın ve Aşık Veysel'in yetiştiği şehirde 21. yüzyılda insan yakılmasından utanıyorum.
  En çok da bize bu vahşeti yaşatan insanlık dışı, insan kılıklı zavallı yaratıklarla aynı ülkede, aynı dünyada yaşamaktan utanıyorum.
  2 Temmuz 1993 yazdığım bir şiirin bir dörtlüğünde "Ağzı salyalı baktılar/Yobaz bir çakmak çaktılar/Aydınlarımı yaktılar/Pir Sultan'ımın şehrinde" diye yazmıştım.
  Pir Sultan Abdal'ın haksızlığa isyan ateşi yaktığı bir şehirde, her yönüyle karanlık yaratıklar tarafından bedenleri yakılan canları unutmadım, unutamadım, unutturmamak için elimden ne geliyorsa yapmayı sürdüreceğim.
  Aldığımız her nefeste hissettiğimiz o canların bedenleri yanarken içimiz yandı, yanıyor yanacak da.
  Kendilerinden önce giden aydınlık fikirli herkese bizlerden selam götürdüğüne inandığım o canları unutmayalım, unutturmayalım.

  Vatan şairi Nazım Hikmet'e de selamımızı götürdüğüne inandığın canlarımıza Nazım Hikmet'in kaleminden "Ben yanmasam/Sen yanmasan/Biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?" diyelim ama onları her zaman, her koşulda olduğu gibi unutmadığımız gibi unutmayalım, unutturmayalım.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA