6 Mayıs 2026 Çarşamba

23:55   KADIR ÖZCAN’DAN 6 MAYıS MESAJı: “ÜÇ FIDAN’ıN İDEALLERI YOLUMUZU AYDıNLATıYOR!”   23:48   ERCAN MUTLUAY’DAN 6 MAYıS MESAJı: “DENIZLERIN RUHU TAM BAĞıMSıZ TÜRKIYE İDEALIYLE YAŞıYOR”   23:45   6 MAYıS’ıN SÖNMEYEN ATEŞI: MUSTAFA KEKLIK’TEN "ÜÇ FIDAN" MESAJı!   23:22   HASAN TÜZÜN: DOĞANŞEHIR’DEKI KAZA HEPIMIZI DERINDEN ÜZDÜ   22:22   AKDENIZ’DEN DÜNYA PAZARıNA ÇıKARTMA: AKİB NISAN’DA REKOR KıRDı!   22:20   TARSUS’TA DEV ORGANIZASYON: ER MEYDANı TITREDI! 455 PEHLIVAN ARASıNDAN O İSIM ŞAMPIYON OLDU   20:01   ADANA’DA ÇOCUKLARıN GÖZÜNDEN ŞEHIR SANATA DÖNÜŞTÜ: MIMARLAR ODASı YARıŞMASı SONUÇLANDı!   09:30   MERSIN’DE MINIK ELLERIN DEV SANATı: ÇOCUK KAMPÜSLERI GELECEĞIN SANATÇıLARıNı YETIŞTIRIYOR!   06:56   SEMIH PALAMUT’TAN SERT ENFLASYON ÇıKıŞı: ’LIMAN ŞEHRINDE REFAH DEĞIL, GEÇIM DERDI VAR!’   01:03   TARSUS’TA BÜYÜK DEĞIŞIM BAŞLADı: BAŞKAN ALI BOLTAÇ’TAN 5 BIN KIŞILIK MÜJDE VE DEV DESTEK PAKETI!   01:01   BAŞKAN YıLDıZ’DAN EZBER BOZAN AÇıKLAMALAR: ‘BIR KURUŞ USULSÜZLÜK YOK!’   11:06   ÇEŞMELI-KıZKALESI ARASı 18 DAKIKAYA DÜŞÜYOR! DR. LEVENT UYSAL MÜJDEYI VERDI   10:52   TÜRK BASKETBOLUNDA ‘ALTYAPı’ ALARMı! MSK KOORDINATÖRÜ NAMıK YAZLAR’DAN AVRUPA ÖRNEĞI: ’KENDIMIZI YENILEMELIYIZ’   10:50   MEHMET ŞIMŞEK’TEN ‘VARLıK BARıŞı’ VE ‘LÜKS YAŞAM’ ÇıKıŞı: 16 BIN KIŞI RADARDA!   10:28   MILYONLARCA ÇALıŞAN VE EMEKLI BU ÇAĞRıYı BEKLIYOR: ASGARI ÜCRET VE EMEKLI MAAŞLARıNA GÜNCELLEME TALEBI!   09:32   MERSIN’DE YENI KAZANÇ KAPıSı: SILIFKE’DE İLK HASAT BAŞLADı, ÜRETICIYE ALTERNATIF GELIR MÜJDESI!   01:23   AVRUPA’DA TÜRK AMBARGOSU! ÖZGÜR ÖZEL’DEN ŞAMPIYON VAKıFBANK VE ECZACıBAŞı’NA GURUR DOLU MESAJ   01:17   AVRUPA’DA TÜRK FINALI GURURU: ŞAMPIYON VAKıFBANK’A CUMHURBAŞKANı ERDOĞAN’DAN TEBRIK MESAJı!   23:59   İSTANBUL’DA TÜRK FINALI GURURU: DEV KUPAYı VAKıFBANK MÜZESINE GÖTÜRDÜ!   16:38   CHP’DE ‘ÖZKAN YALıM’ KARARı: YÜKSEK DISIPLIN KURULU OLAĞANÜSTÜ TOPLANDı, İHRAÇ KARARı ÇıKTı!  
 
     
 
 
image

Okunma : 1611  Tarih : 2.07.2019  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

İNSAN YAKANLARI UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM

  Aşağıdaki yazıyı, 07.07.2011 tarihinde yazmıştım. Yarın, “O günden bu yana değişen bir şey var mı?” sorusunun yanıtını siz verin artık.
  2 Temmuz 1993 günü Sivas-Madımak Oteli'nde yapılan katliamın üzerinden 18 yıl, anma yıl dönümünün üzerinden 5 gün geçmesine karşın bu konudaki yazımı özellikle bugün yazıyorum.
  SİVAS'TA NARA YAKILAN" canların acısı yüreğimizde o günkü kadar sıcak ve anılarına olan saygımız, her gün biraz daha büyüyerek sürüyor.
  UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ.
  Katliamın yıl dönümündeki anma etkinliklerine izin verilmemesi nedeniyle, herhangi bir kurum veya yetkiliden konu ile ilgili bir açıklama yapılmasını 5 gün boyunca bekledim.
  "Sizin babanız yakıldı mı?" diye soran, babası yakılmış bir evladın feryadına kulak verecek ve yanlıştan dönülmesini sağlayacak yetkili bir insan, bir baba aradım. Anma etkinlikleri üzerindeki yasaklamayı kaldıracak makamlarda bulunanların çocuklarının, eşlerinin, çevrelerindeki insanlardan hiç değilse bir kaçının tepki koymasını bekledim.
  Ortadoğu ülkelerinde peş peşe gelen halk hareketleri nedeniyle o ülkelerin yöneticilerine her fırsatta akıl veren yöneticilerimizin bu konuda en kısa zamanda doyurucu ve özür dolu bir açıklama yapmasını boşuna beklemişim.
  Meğer söylemekle yapmak farklı şeylermiş. Meğer yakmak serbest anmak yasakmış. Eminim ki; anma etkinliklerini önlemek için gösterilen önlemlerin onda biri yakma girişiminden önce gösterilseydi öylesine utanç verici bir olay yaşanmazdı.
  Orda yakılan insanlar, anma etkinliklerine izin verilmemesiyle ve kendilerini yakan insanlarla aynı yerde adlarının bulunmasıyla her gün yanmaktadırlar her halde.
  Madımak Oteli'nde yaşanan olaylar tam anlamıyla vahşettir, insanlık dışıdır, ahlak dışıdır, mantık dışıdır. Aklı başında olan veya aklının başında olduğuna inanan herkes tarafından da kınanmalıdır. Olay ne kadar korkunçsa olayı kınamamak, kınamak isteyenlere izin vermemek, engellemeye çalışmak da o kadar korkunçtur çünkü.
  Din tüccarları tarafından tertiplenen bu olayın toplumsal tepkiyle de demokratik hakla da uzaktan yakından ilgisi yoktur. Dini kötü emellerine alet etmeye çalışan bir kaç simsarın öncülüğünde yapılan bir olay da değildir.
  Organize bir takım kişiler tarafından tertiplenen bu olayın; haksızlığa baş kaldırmanın sembolü olan Pir Sultan Abdal'ın, gönül gözüyle gerçekleri görebilmenin en büyük örneklerinden olan Aşık Veysel'in ve onlarca aydının ilinde yapılması daha da ilginçtir.
  Neymiş halk dini ve toplumsal değerlerine sahip çıkmış. Hadi canım sen de. İnsan olan insan yakar mı?
  Çocukluk yıllarımda, yakın köyümüzde bir adam tarla anlaşmazlığı üzerinden öldürülünce babam bizlere, "İnsana canı verenin de o canı alanın da Allah olduğunu, insan öldürmenin Allah'a karşı gelmenin bir türü olduğunu" anlayabileceğimiz bir dille anlatmıştı.
  Her katliamdan sonra o sözleri anımsarım. Yaşama hakkına saygıyı öğretmenin ailede başladığını da.
  "Bir Delinin Hatıra Defteri" adlı oyunda; bir adam çöplerden topladığı ekmek artıklarını yerken başka bir adam gelip payına ortak olmaya kalkınca onun kafasını ısırmaya kalkıyor ve bunu gözlemleyen deli kendi kendine "Adam adamı yer mi demeyin, aç kalınca yer" diyor.
  Belki adam adamı aç kalınca yer ama insan olan insan yakmaz. İnsan olduğuna inanan bir takım insan kılıklı zavallının orman yaktığını ve can yaktığını biliyoruz ancak insan yakanını ilk kez Madımak Oteli'nde gördük.
  Utanıyorum. İnsan yakanlarla aynı fizyolojik özelliklerde olduğum için utanıyorum.
  İnsan yakanlarla yakılan insanların adlarının aynı statüde gösterilmesinden utanıyorum.
  İnsan yakmanın serbest yanan insanları anmanın yasak olduğu izlenimini veren uygulamalardan utanıyorum.
  Bir insan, bir eğitimci, bir baba, bir vatandaş olarak, Mustafa Kemal ATATÜRK ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarının kurduğu bir ülkede, Pir Sultan Abdal'ın ve Aşık Veysel'in yetiştiği şehirde 21. yüzyılda insan yakılmasından utanıyorum.
  En çok da bize bu vahşeti yaşatan insanlık dışı, insan kılıklı zavallı yaratıklarla aynı ülkede, aynı dünyada yaşamaktan utanıyorum.
  2 Temmuz 1993 yazdığım bir şiirin bir dörtlüğünde "Ağzı salyalı baktılar/Yobaz bir çakmak çaktılar/Aydınlarımı yaktılar/Pir Sultan'ımın şehrinde" diye yazmıştım.
  Pir Sultan Abdal'ın haksızlığa isyan ateşi yaktığı bir şehirde, her yönüyle karanlık yaratıklar tarafından bedenleri yakılan canları unutmadım, unutamadım, unutturmamak için elimden ne geliyorsa yapmayı sürdüreceğim.
  Aldığımız her nefeste hissettiğimiz o canların bedenleri yanarken içimiz yandı, yanıyor yanacak da.
  Kendilerinden önce giden aydınlık fikirli herkese bizlerden selam götürdüğüne inandığım o canları unutmayalım, unutturmayalım.

  Vatan şairi Nazım Hikmet'e de selamımızı götürdüğüne inandığın canlarımıza Nazım Hikmet'in kaleminden "Ben yanmasam/Sen yanmasan/Biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?" diyelim ama onları her zaman, her koşulda olduğu gibi unutmadığımız gibi unutmayalım, unutturmayalım.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA