9 Haziran 2024 Pazar

01:13   ALI KOÇ VE AZIZ YıLDıRıM 6 YıL SONRA CANLı YAYıNDA BIR ARAYA GELDI   21:37   TÜRKIYE`NIN IKINCI ASTRONOTU ATASEVER, DÜNYAYA DÖNDÜ   21:03   İZMIR`DE TİP ÜYELERINDEN ASGARI ÜCRET ÇAĞRıSı: "TEMMUZ`DA ARA ZAM, INSANCA YAŞAM"   20:57   CHP`LI TANRıKULU`NDAN ESKI ERGANI BELEDIYE BAŞKANı KARTALMıŞ`ıN GÖZALTıNA ALıNMASıNA TEPKI   20:52   ÖZGÜR ÖZEL, BULGARISTAN`DA YAPıLACAK SEÇIMLERDE OY HAKKı BULUNAN TÜRKIYE CUMHURIYETI VATANDAŞLARıNı SANDıĞA GITMEYE DAVET ETTI   20:49   ALI KOÇ`TAN AZIZ YıLDıRıM`A ÇAĞRı: "FENERBAHÇE`NIN MENFAATI IÇIN HER ŞEYI SINEYE ÇEKMEYE RAZıYıM"   20:11   ÖZGÜR ÖZEL`DEN TARIHI KENTLER BIRLIĞI BAŞKANLıĞı`NA SEÇILEN MANSUR YAVAŞ`A TEBRIK   19:27   CHP GENEL BAŞKANı ÖZEL`DEN İZMIR`DE BAŞKANLAR ZIRVESI   18:59   ÖZGÜR ÖZEL`DEN ‘ASGARI ÜCRET` RESTI: "KIMSE ASGARI ÜCRETI GÜNCELLEMEMEYI DÜŞÜNMESIN"   18:18   AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇIMLERI TAMAMLANıYOR. ANKETLERE GÖRE, AŞıRı SAĞ PARTILERDEKI YÜKSELIŞ DIKKATI ÇEKIYOR   17:47   BELDIBI HALKı TEPKILI: "ATATÜRK PARKı, PARK OLARAK KORUNMALı"   17:31   TÜRKIYE`NIN IKINCI ASTRONOTU ATASEVER UZAY YOLUNDA   17:26   VELI AĞBABA`DAN ERDOĞAN`A: "FAKIR FUKARA SENIN GIBI SPONSOR BULAMıYOR. FAKIR FUKARANıN REMZI`SI YOK, YURT DıŞıNDA NASıL OKUTACAK?   17:13   CHP GENEL BAŞKANı ÖZGÜR ÖZEL: ``AKP`YE OY VEREN SEÇMENIN BILE YÜZDE 82`SI BU EĞITIM SISTEMINDEN RAHATSıZ``   16:31   TARIHI KENTLER BIRLIĞI BAŞKANı MANSUR YAVAŞ OLDU   16:28   ERDOĞAN: DEZENFLASYON SÜRECINE GIRIYORUZ   16:25   LÖSEV`IN MUTLU ET PAKETLERI ANKARALı AILELERE ULAŞTıRıLDı   15:56   MÜFREDATı GERI ÇEKIN PLATFORMU: `` ÇOCUKLARıMıZı 11 HAZIRAN`DA OKULA GÖNDERMEYECEĞIZ``   15:37   YKS`NIN BIRINCI OTURUMU TYT`YE GIREN ADAYLAR, MATEMATIK SORULARıNıN ZORLUĞUNA DIKKATI ÇEKTI   15:30   D-8 ORTAK BILDIRISI: ABD`YI FILISTIN`IN BM`YE TAM ÜYELIĞI KONUSUNDAKI VETOSUNU KALDıRMAYA ÇAĞıRıYORUZ  
 
     
 
 
image

Okunma : 2406  Tarih : 29.10.2020  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

CUMHURİYET BAYRAMINI, KUTLAYAMAZKEN

                     CUMHURİYET BAYRAMINI KUTLAYAMAZKEN
  Aşağıdaki yazıyı, 30.10.2011 tarihinde –Van Depremi nedeniyle; Cumhuriyet Bayramını, coşkuyla kutlayamadığımız günün ardından- yazmıştım.
  Koronavirüse karşı -normal yaşamda- gerekli kurallara uyamadığımız halde, Cumhuriyet Bayramında ülke olarak uyulacak olunmasının ardından, o yazıdaki 89ları, 97 yaparak yeniden yayınlıyorum)
  Cumhuriyet Bayramı bence de kutlanmamalıydı. Depremde ölen insanlardan dolayı değil de her türlü zorluğa karşın Kurtuluş Savaşı verenlerin ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların  huzuruna çıkmaktan utandığımız için kutlamamalıydık.
  Kurtuluş Savaşı verenlerin anılarına sahip çıkamadığımız, cumhuriyeti kuranların hamlelerine ayak uyduramadığımız, kemiklerinin her gün biraz daha sızlamasına neden olduğumuz şehitlerin anılarına saygı duyarak bakabilecek yüzümüz ve  bayramı kutlarken dik tutacak başımız olmadığı için utanarak kutlamamalıydık değil mi?
  Cumhuriyet kurulalı  97 yıl oldu. Bu 97 yılda farklı zamanlarda farklı partiler iktidara geldi. Altmıştan fazla hükümet kuruldu. Onlarca farklı insan başbakanlık yaptı. Onlarca deprem yaşandı. Hatta Marmara depreminden sonra geçici olarak başlayan ancak sonradan kalıcı hale getirilen “Deprem Vergisi” yürürlüğe konuldu.
  Tüm bunlara karşın deprem bölgesinde bulunan ülkemizde oluşan her depremde önce devlet binaları yıkılıyorsa, onlarca insanımız ölüyorsa, yağmurlar normalden biraz fazla yağınca sel felaketlerine çözüm bulunamıyorsa hangi yüzle bayram kutlayacaktık ki?
  Bayram törenleri bu yüzden iptal edilmiş olsaydı inanın en büyük destekçisi ben olurdum.
  Devleti yönetenler duygularıyla değil mantıklarıyla hareket etmek zorundadır.
  Devlet organları insan vücudundaki organlar gibidir. Bir organımız acı çekerken diğer organımızın çalışmasını durdurmak yerine daha verimli çalışmasını sağlamaya çalışmıyor muyuz?
  Nasıl ki gözleri görmeyen bir insana “Madem ki gözlerini kaybetmiş kulakları da duymasın” diyerek yaklaşmıyorsak ve yaşama başka yollardan sarılmasını sağlamak için canla başla çalışıyorsak yurttaşlarımızın bir kısmı yaşamını yitirince duygusallığa kapılarak bayram törenlerini iptal etmemeliydik. Hele bu bayram Cumhuriyet Bayramı olunca…  
  Cumhuriyeti biz mi kurduk ki kutlama törenlerini iptal edebiliyoruz?
  Bayram kutlama töreni haklı bir gerekçeyle ertelenebilir hatta kutlama törenine katılmayabiliriz de ama iptal etme hakkımızın olmadığını düşünüyorum.
  Biliyorsunuz ki TBMM, oluk oluk şehit kanı akarken kuruldu. Her gün binlerce şehit verirken çalışmalarını fikirlerin kıyasıya çatıştığı ortamlarda sürdürdü.
  Kurtuluş savaşı veren insanlar bir yandan kaybettikleri arkadaşları için gözyaşı dökerken diğer yandan kazandığı başarıların coşkusunu yaşayarak savaşmadı mı? Bir yandan kaybettikleri arkadaşları için akmaya hazır gözyaşlarını içine akıtırken diğer yandan kalan arkadaşlarının acılarını azaltmak için türküler söylemedi mi?
  Türkiye Cumhuriyeti, ülkemizin topraklarındaki şehit kanlarının tam anlamıyla kurumadığı bir ortamda büyük çoşkuyla kuruldu.
  Her Cumhuriyet Bayramı kutlanırken özellikle Kurtuluş Savaşı şehitlerinin yakınları acılarını unutarak vatanının kurtuluşunda katkısı olan bir yakını olduğu için göğsü kabararak kutlamalara katıldı. Halaya gider gibi ölüme giden şehidinin veya gazisinin acısını duymak yerine geride bıraktığı onurlu vatan sevgisinin izleriyle mutlu oldu.  
  Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri de mezarının yerini bile bilmediğimiz dedem olduğu için o duyguyu çok iyi bilenlerden biriyim. Her Cumhuriyet Bayramı kutlamasında her zaman ve her koşulda bizi korumaya hazır bir dedem olduğunu hissederdim ama bu yıl kutlanmasına izin verilmeyen bayram nedeniyle ilk kez dedemin artık canlı olmadığını kabul ettim. Ölümsüzlüğüne inandığım şehitlerimiz bugün öldürüldüler çünkü.
  Cumhuriyet Bayramı törenleri; Cumhuriyeti kurmanın sevincini yaşamanın yanında yalnızca bir eğlence töreni değil şehitlerin anısına duyulan saygı töreni, çoğunun yakınları tarafından bile bilinmeyen  mezarlarına yapılan bir mezar ziyaretidir. Yurdumuzun en büyük bayramı olduğu gibi gelecek kuşaklara vatan sevgisinin, minnet duygusunun, özgür ve duyarlı insan olmasının en kolay aşılanacağı törenlerdir de…
  Elbette hepimiz Yunus Emre gibi “Yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz” ama bu bizim bayram kutlamamıza engel olmamalıydı.  Bir yandan yaralarını sarmak için çabaladığımız insanların acılarını paylaşarak azaltırken diğer yandan bayram kutlamamızın sevincini paylaşarak mutluluklarımızı da paylaşmalıydık, paylaşabilmeliydik.
  Türkiye Cumhuriyeti; olağan üstü zor koşullarda 7 düvele karşı verilen ve kazanılan bir Kurtuluş Savaşı sonrasında harabeye dönmüş bir ülkede çok büyük bir coşkuyla kuruldu. Koşullar ne olursa olsun 97 yıl sonra da aynı coşkuyla kutlamalıydık. Gerekirse kutlama törenini erteleyerek de olsa kesinlikle aynı coşkuyla kutlamalıydık. Kutlayamıyorsak başka söze gerek var mı? Bize yazıklar olsun!
  Kuruluş coşkusuyla kutlayacağımız bayramlarda buluşmak üzere Cumhuriyet Bayramınızı kutlu olsun.

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2024 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA