18:51   BÜYÜKŞEHIR’DEN SIVRISINEK VE LARVAYA KARŞı YOĞUN MÜCADELE   18:39   CHP GENEL BAŞKAN YARDıMCıSı SEYIT TORUN’DAN TARSUS İLÇE ÖRGÜTÜNE ZIYARET   18:17   AKDENIZ BELEDIYE BAŞKANı GÜLTAK, YEŞILÇIMEN MAHALLESINI ZIYARET ETTI   18:04   MEZITLI’DE 3. TAZIYE EVI AÇıLDı   17:50   BÜYÜKŞEHIR KADıN BASKETBOL TAKıMı 17.HAFTAYı GALIBIYETLE KAPATTı   17:28   İL BINASıNDA İLK TOPLANTı SATıCı ILE YAPıLDı   11:04   AKDENIZ BELEDIYESI, SOKAK HAYVANLARı İÇIN YUVA YAPıYOR   01:11   GENEL BAŞKAN YARDıMCıSı SEYIT TORUN’DAN BAŞKAN TARHAN’A ZIYARET   23:34   BÜYÜKŞEHIR, HALK KART’ıN ŞUBAT AYı TUTARLARıNı HESAPLARA YATıRDı   23:12   MERYAD BAŞKANı COŞKUN DOĞMUŞ, “HOCALı KATLIAMıNı UNUTMADıK”   22:57   CHP’LI TORUN: BAŞKANLARıMıZ ENGELLEMELERE RAĞMEN ÇALıŞıYOR   22:23   AKDENIZ BELEDIYESI PERSONELINE “DOĞRUDAN TEMIN VE İHALE KANUNU EĞITIMI”   21:59   ÇUKUROVA BASKETBOL’DA HEDEF, HATAY BELEDIYESPOR   21:14   CHP’LI TORUN BAŞKAN BOZDOĞAN’ı ZIYARET ETTI.   18:33   BÜYÜKŞEHIR EL UZATTı KÜÇÜKASLAN AILESININ ÜSTÜNDEKI ‘KARADUMANLAR’ DAĞıLDı   18:26    KANSER TEDAVISI GÖREN 10 YAŞıNDAKI BERKAY’ıN POLIS OLMA HAYALI GERÇEK OLDU!   18:15   MEZITLI’NIN KADıNLARı ÇIÇEK ÜRETIYOR   17:39   CHP’LI ALI MAHIR BAŞARıR: “İKTIDARıN ADALETSIZLIĞI BOZYAZıLı ÇIFTÇILERIMIZI DE SEFALETE SÜRÜKLÜYOR”   16:37   TÜRKIYE BAROLAR BIRLIĞI’NDEN HOCALı AÇıKLAMASı: SORUMLULARıNDAN YARGı ÖNÜNDE HESAP SORULMALı   16:28   SEVGI İLE KARŞıLANAN BAŞKAN SEÇER’DEN YOĞUN SILIFKE MESAISI  
 
     
 
 
image

Okunma : 1114  Tarih : 21.01.2021  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan  Kara.

Yılanın Başı, Küçükken Ezilir

  "YILANIN BAŞI, KÜÇÜKKEN EZİLİR"
  Haftaya başlayacak olan Yarıyıl Tatili nedeniyle, yazıma "Sağlık çalışanlarından sonra, öğretmenler ve öğrenciler başta olmak üzere, risk grubunda bulunan herkese, yeteri kadar aşılama yapılmadan ve beklenen düşüş oranı sağlanmadan -15 Şubat'ta- yüz yüze eğitime kesinlikle  geçilmemelidir" diye başlamak ve bu konuda ayrıntılı bir yazı yazmak istiyordum.
  Ancak, Ankara'nın göbeğinde, birkaç gün önce; aynı gün, aynı yöntem ve birkaç saat arayla yapılan üç saldırı olayı, gündeme "Ağır Misafir gibi" oturunca, Yüz Yüze Eğitime geçme konusuna, başka bir yazımda değinmeye karar verdim.
  Bildiğiniz gibi; Gelecek Partisi genel başkan yardımcısı Sayın Selçuk Özdağ, Yeniçağ Gazetesi Ankara temsilcisi Sayın Orhan Uğuroğlu ve KRT Televizyonu temsilcisi de olan gazeteci yazar Sayın Afşin Hatipoğlu'na, evlerinin önünde saldırı yapıldı.
   Kendilerine geçmiş olsun dileklerimi -bir kez daha- iletiyor, saldırganları kınıyorum.
  Saldırganların tamamı, bir an önce yakalanıp yargı önünde hesap vermelidir. Bu ve benzeri suçlar cezasız kalırsa arkasından yeni saldırılar gelebilir çünkü.
  Saldırganların bir kısmı bulundu. Yakalananlardan ikisi tutuklandı. Diğerleri, birkaç saat sonra, denetimli olarak serbest bırakıldı. Aranan zanlılar da var.
  Saldırılardan birkaç saat sonra, sosyal medya hesabıma;
  "Saldırının hemen ardından açıklama yapan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcı Sayın Selçuk Özdağ, saldırı ile ilgili; Sayın  Devlet Bahçeli'nin azmettirici olduğunu ima etti ve ülkücü gençliği, tahriklere kapılmamaya çağırdı.
  Keşke, o tür bir açıklama yapmadan önce, Emniyet Teşkilatının toplayacağı bilgi, bulgu ile Cumhuriyet Savcısının başlatacağı soruşturmayı bekleseydi." diye yazmıştım.
  Çünkü ben, bu olayları, ülkemizi karıştırmak amacıyla tertiplenen bir iç çatışmanın işaret fişeği olarak görüyorum.
  O nedenle "Bir siyasi partinin genel başkan yardımcısı ile iki gazeteci yazar ve medya organı temsilcisine, birkaç saat ara ile saldırı yapan yılanların başı, büyümeden ezilmelidir." diye düşünüyorum.
  Olaydan sonra, 12 Eylül öncesinde yaşanan kanlı olayları, en az benim kadar bildiğini sandığım politikacıların, polemik kokan söylemlerini duyunca, çok üzüldüm.
  Saldırıdan sonra açıklama yapan Milliyetçi Hareket Partisi genel başkan yardımcısı Sayın Semih Yalçın'ın "Bizim mahallenin delisi çoktur" diye açıklama yapmasını, o kadar deneyimli bir politikacıya yakıştıramadım.
  Aynı partinin genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin "Milliyetçi Hareket Partisi ve ülkücülere iftira edildiği" yönündeki açıklamasını duyunca da, aklıma; Hrant Dink cinayetinden sonra, İstanbul Emniyet Müdürü ile başbakanın, birbiriyle çelişen sözleri geldi.
  O zaman; İstanbul Emniyet Müdürü, cinayeti “Birkaç gencin, milliyetçi duyguları sonucu işlenmiş olabileceğini" söylerken başbakanımız “Hrant Dink’i öldürenler, beni de öldürmek isteyebilir” anlamını çıkarabileceğimiz bir açıklama yapmıştı çünkü.
  Bu iki olay bile; devlet insanları ve siyasi parti temsilcilerinin -ayak üstü açıklamalar yapmak yerine- birbirleriyle çelişmeyen açıklamalar yapması gerektiğini, bir kez daha  gösterdi.
  Terör, yalnızca demokrasimiz için değil hepimizin yaşam hakkı için en büyük tehlikedir ve bu ülke, terörden kaynaklı çok acı çekti.
  Neredeyse, takvimdeki herhangi bir tarihten; birkaç gün önce veya sonra, önemli birinin teröre kurban oluşunun yıl dönümüdür. Örneğin; birkaç gün önce Bahriye Üçok'u andık. Birkaç gün sonra da Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okan'ı anacağız.
  Bu ülkede, Ana Muhalefet Partisi genel başkanına -farklı zamanlarda- yumruk atıldı, pusu kuruldu, linç girişiminde bulunuldu, tehdit mesajları yollandı. Önüne, mermi bırakıldı.
  Başka bir ülkede, böyle bir olay olsaydı; hiç değilse, siyasi parti liderleri ortak bir tepki koyar. Oysa bizim ülkemizde, saldırgana "Kahraman" gözüyle bakanlar bile oldu.
  Soruşturmayı yürüten savcılara dönük eleştiri, tehdit ve küfür yüklü söylemlere diyecek söz bulamıyorum.
   Her seçimden önce ve her terör saldırısından sonra -siyasi parti liderleri başta olmak üzere- sorumluluk taşıyan herkese "Toplumun gerilmesine neden olacak sözler söylemek yerine, demokrasi kültürümüzün gelişmesine katkı verecek konuşmalar yapın" diyerek neredeyse yalvarıyorum ama sesimi duyanların sayısı, bir elin parmağı kadar bile olmuyor.
  Ben, aynı gün yapılan son saldırıların -kimilerinin söylediği gibi- Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü Hareket tarafından organize edildiğine inanmıyorum.
  Saldırıya uğrayanların üçü de, eski ülkücü olduğu için olaya "Davadan döneni, pişman etmeye yönelik bir iç hesaplaşma" havası verildiğini sanıyorum.
  O nedenle; yukarıda da söylediğim gibi "Bu olayları, ülkemizi karıştırmak amacıyla tertiplenen bir iç çatışmanın işaret fişeği olarak görüyorum." ve "Yılanın başının, küçükken ezilmesini" bekliyorum.

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 









 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 


 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2021 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA