24 Temmuz 2026 Cuma

16:09   REMZI ÇAYıR’DAN, MUHSIN YAZıCıOĞLU SORUŞTURMASıNA ILIŞKIN AÇıKLAMA: "BU IŞIN PEŞINDEYIZ, BU IŞI BıRAKMAYACAĞıZ"   16:05   GAZETECILER CEMIYETI BAŞKANı NAZMI BILGIN: "ÖZGÜR BASıN DEMOKRASININ TEMEL DIREĞIDIR"   15:35   CHP’LI ÖZKAN YENI KITABıNı ÖZGÜR ÖZEL’E HEDIYE ETTI   15:33   SUSUZ BELEDIYE BAŞKANı OĞUZ YANTEMUR VE BELEDIYE MECLIS ÜYELERI CHP’DEN ISTIFA ETTI   15:32   DEVLET BAHÇELI: “CHP’DEN AYRıLACAK MILLETVEKILI ORANıNDA HAZINE YARDıMı YENI PARTIYE AKTARıLMALı”   13:31   ANAYASA MAHKEMESI’NDEN SIVAS KATLIAMı KARARı: YAŞAM HAKKıNıN USUL BOYUTU IHLAL EDILDI   13:30   IRAK BAŞBAKANı ZEYDI, WASHINGTON’ıN ARDıNDAN TAHRAN’A GIDIYOR   13:29   CHP’LI DENIZ DEMIR: "KıLıÇDAROĞLU’NA ATFEDILEREK DOLAŞıMA SOKULAN; ’3 YıL BEKLEDIK, PARTIMIZI GERI ALDıK. 3 YıL DAHA BEKLERIZ, BÖLÜNEN OYLARıMıZı GERI ALıRıZ’ IFADESI TAMAMEN ASıLSıZDıR"   13:29   DIYARBAKıR’DA 685 KIŞI CHP’DEN ISTIFA ETTI   09:32   SIYASET DÜNYASıNDA DEPREM: ODUNPAZARı’NDA 22 MECLIS ÜYESI İSTIFA ETTI!   09:30   KÜRESEL ISıNMAYA KARŞı DEV HAMLE: MERSIN METAN GAZıNı ENERJIYE DÖNÜŞTÜRÜYOR!   08:37   HES DEVRINE SERT TEPKI: ’KAMU VARLıKLARı GÜNÜ KURTARMAK İÇIN SATıLAMAZ!’   16:57   ÇANKAYA BELEDIYESI BAŞKAN VEKILLIĞI’NE HALDUN GÜLER SEÇILDI   16:56   GAZETECI ALICAN ULUDAĞ SERBEST BıRAKıLDı   15:39   KıLıÇDAROĞLU’NDAN YENI PARTIYE ILIŞKIN ILK DEĞERLENDIRME: “AYRıLANLAR HAKKıNDA OLUMSUZ YORUM YAPMAYACAĞıZ"   15:37   TBMM BAŞKANı KURTULMUŞ, SIYASI PARTI TURUNU TAMAMLADıKTAN SONRA AÇıKLAMA YAPACAK   15:35   ADALET BAKANı GÜRLEK AÇıKLADı: ANKARA’DAKI HELIKOPTER KAZASıNDA PILOT EMEKLI ALBAY YAŞAMıNı YITIRDI   15:33   GÖREVDEN ALıNAN CHP AKSARAY İL BAŞKANı ÖZDEMIR PARTI BINASıNDAN AYRıLDı   13:25   ÖRSAN ÖYMEN ÖLÜMÜNÜN 39. YıLıNDA ANıLDı: "GERÇEĞIN PEŞINDEN GITMEYI GAZETECILIĞIN VAZGEÇILMEZ ILKESI OLARAK GÖRDÜ"   13:23   DERVIŞOĞLU’NDAN KURTULMUŞ’A: "AĞZıNA KADAR GAFLET DOLU BU DÜZENLEME FIKRINI, TÜRK MILLETININ MI, İMRALı’NıN Mı ONAYıNA SUNACAKSıNıZ?"  
 
     
   

CHP’nin "Emeklilerin Onurlu Yaşam Hakkı Buluşması"... SSK emeklisi Hasan Şenses: 35 yıllık çalışmanın sonucunda emekli oldum ama sefalet ve çaresizlik dolu bir yaşam bizi bekliyor


Harita topoğrafı SSK emeklisi Hasan Şenses, "Emekli olmadan önce, ’emekli olduğumda rahat ve huzurlu bir yaşamım olacak’ ümidi varken; 35 yıllık çalışmanın sonucunda emekli oldum ama sonrası sefalet ve çaresizlik dolu bir yaşam bizi bekliyor" dedi. 33 yıl PTT’de posta dağıtıcısı olarak çalışan emekli Yaşar Bayın ise "Ömrümü gram gram Ankara sokaklarında posta dağıtarak gençliğimi heba etmişken, şimdi emekliliğimde kapıdan müşteri bekliyorum ki iki bardak çay satayım da akşama üç ekmek götüreyim. Ben bundan utanıyorum. Hicap duyuyorum" ifadesini kullandı.

 

Tarih : 16 Ocak 2026 Cuma 16:49   Okunma : 691

CHP’nin "Söz Emeklilerin" sloganıyla gerçekleştirdiği "Emeklilerin Onurlu Yaşam Hakkı Buluşması", Kocatepe Kültür Merkezi'nde düzenlendi. 

Yazıcı: "Emeklilikte bu şekilde yaşamak istemiyorum, insan gibi yaşamak istiyorum"

Emeklilerin söz aldığı etkinlikte konuşan temizlik işçiliğinden emekli Huriye Yazıcı, emekli aylığının 16 bin 800 lira olduğunu belirterek "Ben emeklilikte bu durumları yaşamak istemiyorum. İnsan gibi yaşamak istiyorum. 16 bin 800 lira aylık alıyorum ve şu anda 20 bin lira olan maaşımızın normal şartlar üzerine yükselmesini istiyoruz. Bu şekilde yaşamak istemiyorum. Diğer arkadaşlarımız gibi sokaklarda, arabaların içinde ölmek istemiyorum. Evim kira, 16 bin lirayı eve mi vereyim, kendim mi yaşayayım? Tek başıma bir hayat mücadelesi sürüyorum. İnsan gibi yaşamak bizimde hakkımız" diye konuştu.

Ev İşi Sendikaları adına da konuştuğunu söyleyen Yazıcı, "Ev işçisi yapmak kötü bir şey değil fakat insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca muamele görmek istiyoruz. Başkaları tarafından hor görülmek istemiyoruz" dedi.

Şenses: "Huzurlu bir yaşam olacak ümidiyle 35 yıllık çalışmanın sonucunda emekli oldum ama sefalet ve çaresizlik dolu bir yaşam bizi bekliyor"

Harita topoğrafı SSK emeklisi Hasan Şenses de otobüs, metro ve dolmuşa binmeden gidebilecek mesafelerdeki yerlere gitmeleri gerektiğini, aksi takdirde borçlanmak durumunda kaldıklarına değinerek "Bayramların gelmesini eskiden heyecanla beklerken artık bayramların gelmesini istemez duruma geldik, çünkü bayramlar zorunlu bu masraflar getiriyor. Gelecek akraba, eş ve dostlar ağırlamak, az çok onlara bir şeyler ikram etmek gerekiyor. Bu maaşlarla imkansız. İmkansız bir duruma düşüyoruz" dedi.

Bayramlarda Ankara'da aynı zamanda akraba ziyaretlerine gitmek gerektiğini söyleyen Şenses, şöyle konuştu:

"Bir hediye almak gerekiyor. Almasak da olmaz. Bu maaşlarla bayramlar sevinç değil içinden çıkılmaz bir durum yaratıyor. Eğer ki bu bayramlar sevinç değil de hüzünlü geçiriyorsa ülke olarak zor durumda olduğunun göstergesidir. Parklar sadece zorunlu, tek sosyalleşebildiğimiz alanlar olarak kaldı. Emekli olmadan önce, 'emekli olduğumda rahat ve huzurlu bir yaşamım olacak' ümidi varken; 35 yıllık çalışmanın sonucunda emekli oldum ama sonrası sefalet ve çaresizlik dolu bir yaşam bizi bekliyor. 3-4 yıldır da gitgide gün gün daha kötüye gidiyoruz. Son yıllarda karamsar olmaya başladım. İyiye gideceğine dair de bir ümit görmüyorum. Tek bir yol kalıyor. Emeklilerin, emekçilerin birleşik mücadelesi kalıyor. Başka da bir yolu yok. Bizlere destek veren herkese teşekkürler ediyorum. Bu kara düzene itirazımız var. İtiraz etmeye devam edeceğiz."

Bayın: "Oğlumun aldığı dört yıllık ayakkabıyı giyerken eşimle sokağa çıkıyorum, mağazaların önünden geçemiyoruz"

33 yıl PTT’de posta dağıtıcısı olarak çalışan emekli Yaşar Bayın ise şimdi çay ocağı işlettiğini belirterek "Benden önce yapılan iki tane konuşma beni biraz mahcup etti. Ücretimi, maaşımı söylemek istiyordum ama muhtemelen onlar bana kızacaklar. 16 bin liranın yanında, 20 bin liranın yanında 33 sene dokuz ay kamuda hizmet, posta dağıtıcılığı yaparak 20 kilo, 30 kilo yükü gram gram sırtımıza eriterek geçirdiğimiz ömrümüze 20 ayda askerliği iade edersek 35 sene üç ay yaptığımız hizmetin karşılığını aldığım 24 bin 951 liradan utanıyorum" dedi.

Bayın, dört çocuk babası olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

"Pazar günü torunum Ömer Ali gelecek ziyaretime. Çileği çok seviyor ama kilosu 250-300 lira. Bazı yerde ise 500 lira. İki tane çikolatayı pazartesi gününden beri taşıyorum. Yemin billah söylüyorum. Bu riyakarlık değil, şaka değil. Çileği nereden alayım ben? Bari çocuk elimize baktığında bunları vereyim. Bundan utanıyorum. Utanmayalım mı? Utanmazın utanmadığı yerde utanmak da bize düştü. Bundan da mı utanmayalım? Bu ayağımdaki ayakkabıyı 4 yıl önce oğlum aldı. O zaman diyor ki 'babama her yıl ayakkabı alıyorum.' Oysa ki 4 yıl geçti. Bir dahasını ben isteyemiyorum. Kendim de alamıyorum. Dört yıllık ayakkabıyı giyiyorum. Bu dört yıllık ayakkabıyı giyerken eşimle sokağa çıkıyorum. Hanımefendiler var, beyefendiler var... Mağazaların önünden geçemiyoruz. Eşimden utanıyorum, kafamı yere eğiyorum. Utanmayayım mı? O da bana bakamıyor yüzüme. 40 yıllık hayat arkadaşım gözüme bakamıyor. Başımın öne eğik olduğunu görmekten imtina ediyor, haya ediyor. Yüzüme bakamıyor, utanıyor benden. Utanmayalım mı?

Umudun bittiği yerde güneş yeniden doğar. Bizim umudumuz bitmedi. Bu halime bakıp, kilolu halimi görüp de sakın ha emekli iyi falan diye zannetmeyin. Aman ha gözünüz seveyim. Beynime embol attı, felç geçirdim. Daha sonra tedavi olduk, ayağa kalktık. Daha sonra üst damarım değişti, bypass oldum. Daha sonra şeker hastası oldum. Başka hastalıklar da var da hepsini söylemeyeyim. 13 tane hap ve bir tane insülin kullanıyorum. Bu beden ne yapsın? Sağ olsun ki Mansur Başkan emeklinin ilaç farkını ödüyor. Gerçi ben o haktan faydalanmıyorum. Zira ben hala çalışıyorum. Ek iş yapıyorum, çay ocağı işletiyorum, çay satıyorum. Ömrümü gram gram Ankara sokaklarında posta dağıtarak gençliğimi heba etmişken şimdi şu anda da emekliliğimi, torunumu evde beklerken kapıdan müşteri bekliyorum ki iki bardak çay satayım da akşama üç ekmek götüreyim. Ben bundan utanıyorum. Hicap duyuyorum. Bu kara düzene, bu yoksulluk düzene, bu zengin topraklarının fakir çocuklarını yaratma düzenine dur demeyelim mi? Sayın Genel Başkanım görüyorsunuz 16 bin 400 lirayla emeklilerin sesi bu kadar çıkıyor. Gerisi size kalmış. Biz sizin yanınızdayız. Siz de bizim yanımızda olun."

Kalender: "Biz emekliler dertlerimizin çözümünü bizi bu hale getirenlerden bekliyoruz"

DİSK Dev Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender, "Biz emekliler, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yurttaşı olmakla övünüyoruz" diyerek, emeklilerin farklı geçmişlere, inançlara ve siyasi tercihlere sahip olsalar da ortak noktalarının insanca yaşama isteği olduğunu söyledi. Kalender, "Bütün bu farklılıkların yanında bir tek ortak yanımız var: İnsanca yaşamak isteyen insanlarız" dedi.

Emeklilerin aylıklarının daha cebe girmeden enflasyon karşısında eridiğini belirten Kalender, "Aylıklarımız daha cebimize girmeden AKP’nin TÜİK eliyle yarattığı enflasyon tarafından cebimizden çalınıyor. Sağlık ve sosyal güvenlik bizim için olumsuz bir dert haline geldi. Biz emekliler bütün bu olumsuzlukları biliyor, yaşıyor ve yine de önemli yanlışlar yapıyoruz. AKP yasalarının bizi koruyacağını sanıyoruz. Oysa bu yasaları emeklileri devletin üzerinde yük, kambur olarak görenler yapıyor. Biz emekliler dertlerimizin çözümünü bizi bu hale getirenlerden bekliyoruz. Değerli kardeşlerim, biz emekliler önce bu yanılgılardan kurtulmalıyız" ifadelerini kullandı.

Konuşmasında örgütlenmenin önemini vurgulayan Kalender, "Yüzlerce, binlerce, milyonlarca örgütlü emekli yenilmez bir güçtür. Tek ses, tek yürek halinde örgütlenmeliyiz. Örgütlenmek; ne olduğumuzu, ne yaptığımızı ve ne yapmamız gerektiğini öğrenmek demektir. Emekliler olarak diyoruz ki, istikametimiz hak, hukuk, adalet ve demokrasidir" dedi.

Ergen: "5510 sayılı yasa, emekliler açısından bir karşı-devrim yasasıdır"

Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekilleriyle birlikte sokaklarda omuz omuza mücadele ettiklerini belirterek, bu durumu "vicdanlı bir duruş" olarak nitelendirdi. Emeklilik hakkının sınıf mücadelesinin ve emek sınıfının en önemli kazanımlarından biri olduğunu vurgulayan Ergen, neoliberal kapitalist sistemin emeklilik hakkını sınırlandırmaya yönelik uygulamalarına karşı durulması gerektiğini ifade etti. Ergen, şöyle konuştu: 

"Bugün AKP–MHP ittifakının, kimi çatlak seslere rağmen emeklilere reva gördüğü sefalet ve zulüm, iktidarın karakterini açıkça tarif etmektedir. Hiç kimse bize 'kaynak yok' masalları anlatmasın. Gerçek budur. 5510 sayılı yasa, emekliler açısından bir karşı-devrim yasasıdır. Bu yasayı toptan kaldırmak ve yerine sosyal tarafların uzlaşısıyla yeni bir emeklilik yasası çıkarmak için etkin biçimde çalışmalıyız.

Alternatif bir yasa teklifi hazırlanması için talimat verilmesini bekliyoruz. Yeni düzenlemede emekli aylıklarının alt sınırlarının 20, 25, 30, 40 bin TL gibi kademelendirilmesini, çalışan bir emeklinin en düşük aylığının bir aylık memur maaşıyla ilişkilendirilmesini teknik olarak ele alalım. Bu konuda yapılacak ciddi bir teknik çalışma, ekonomik sorunlarımızın çözümüne önemli katkı sağlayacaktır. Emekli aylıklarının yalnızca asgari ücretle kıyaslanarak tartışılması doğru değildir. Elbette asgari ücret çok düşüktür ve ortalama ücret asgari ücret seviyesine çekilmiştir. Bu nedenle asgari ücretin yükseltilmesini de hep birlikte talep etmeliyiz."

Hürkardeş: "Bu kara düzen mutlaka değişmelidir"

2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarını eleştirerek, hükümet tarafından tek yanlı olarak dayatıldığını ifade ettiği maaş zamlarını kabul etmediklerini söyledi. Toplu sözleşmeli sendika hakkı talep ettiklerini belirten Hürkardeş, "Emekliler dilenci değildir. Sadaka istemiyoruz" dedi.

Maaş ve ücretlerden yıllar boyunca kesilen primlerin karşılığında insanca yaşanabilecek bir gelir istediklerini vurgulayan Hürkardeş, şu ifadeleri kullandı:

"Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil midir? Artık yeter. Bıçak kemiğe dayandı. Dertlerimiz birikti. Hükümet, emeklilerin direnişini görmezden gelmekten derhal vazgeçmelidir. Devlet bütçesi ve Maliye Hazinesi, milyar dolarlarını bir avuç holding patronu, tefeci, banker ve yandaş müdahaleleri için değil; milyonlarca yoksul emekli için aşan bir dönemdedir.

Hepimizin bildiği gibi asgari ücret ve gereken zamlar artık bir kirayı dahi karşılamaz oldu, karşılamıyor. Bugün açlık sınırının 30 bin lira, yoksulluk sınırının 100 bin lira olduğu bir ortamda yaşamaktayız. Bunun ortalamasını aldığımızda açlık ve yoksulluk sınırında yaşayan 70-75 milyon insan aç, susuz, eziyet düzeninde yaşamaktadır.

Bu kara düzen mutlaka değişmelidir. Ancak bunu değiştirecek olan biz emeklileriz. Buradan bizi yöneten iktidara sesleniyoruz: Geç kalmadan artık yapamıyorsunuz, yönetemiyorsunuz. Bırakın, getirin sandığı. Getirin ki sandığı bu emekliler demokratik yollardan, namuslu oylarıyla size sandıkta ders verecek, sizi oradan uzaklaştıracaktır."

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA