7 Ağustos 2026 Cuma

08:05   SILIVRI’DEN DUYGULANDıRAN MESAJ: TAYFUN KAHRAMAN’DAN KıZı VERA’YA YÜREK BURKAN DOĞUM GÜNÜ MEKTUBU!   23:59   SILIVRI’DEN ÖZGÜRLÜĞE: AVCıLAR BELEDIYE BAŞKANı ÇAYKARA TAHLIYE OLDU! İŞTE DAVA DOSYASıNDAKI SON DURUM   16:06   TÜRKIYE VE 7 ÜLKE, İSRAIL’IN GAZZE’DEKI SALDıRıLARıNı KıNADı   16:05   ÇAĞLAYAN’DA IFADE VEREN GAZETECI ERTUĞRUL ÖZKÖK: CUMHURBAŞKANıNA HAKARET, ASLA AKLıMıN UCUNDAN DAHI GEÇMEYECEK BIR ŞEY   16:04   DERVIŞOĞLU, 16 AĞUSTOS’TA BALıKESIR KUVAYı MILLIYE MEYDANı’NDA YAPıLACAK "BAYRAK KALDıRıYORUM" MITINGE ÇAĞRıDA BULUNDU   16:02   ERDOĞAN, BAHÇELI’YI KABUL ETTI   16:01   DEM PARTI SÖZCÜSÜ DOĞAN’DAN "ÇERÇEVE YASA" TEKLIFI DEĞERLENDIRMESI: "BÜTÜN SORUNLARı ÇÖZEN NIHAI BIR DÜZENLEME DEĞIL, BIR BAŞLANGıÇ"   16:01   AHMET ÖZER’DEN "ÇERÇEVE YASA" YORUMU: "BU DÜZENLEME BIR SON DEĞIL, YENI BIR BAŞLANGıÇTıR”   13:57   DEM PARTI MERSIN MILLETVEKILI AV. ALI BOZAN, BAKAN YUMAKLı’YA SORDU: "MERSIN’IN YANGıNLARA KARŞı HAZıRLıK KAPASITESI NE DÜZEYDE"   13:53   ÜMIT ÖZDAĞ’DAN "ÇERÇEVE YASA" TEPKISI: "ŞU ANDA CEZAEVLERINDE BULUNAN ADLI MAHKUMLARıN SUÇU NE, YETERINCE ADAM ÖLDÜRMEMELERI MI?"   13:52   ADALET BAKANı GÜRLEK, UĞUR MUMCU’NUN AILESIYLE GÖRÜŞTÜ   13:50   ÖZGÜR ÖZEL’DEN, ER ŞEHIT YAKıNLARı VE ER GAZILERIN EYLEMINE DESTEK ZIYARETI   13:49   MALATYALı KAYıSı ÜRETICISI MALIYET VE DÜŞÜK FIYAT KıSKACıNDA: “KAYıSıNıN SAHIBI YOK”   13:48   ADALET BAKANı AKıN GÜRLEK’TEN "ÇERÇEVE YASA" AÇıKLAMASı: "HEDEFIMIZ; GÜVENLIĞIN, HUZURUN VE KARDEŞLIĞIN KALıCı OLDUĞU GÜÇLÜ BIR TÜRKIYE’DIR"   10:18   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN AILELERI RAHATLATAN MODEL: GÜLÜMSE ALZHEIMER YAŞAM MERKEZI’NE NASıL BAŞVURULUR?   10:15   ÜSKÜDAR’DA KOLTUK SAHIBINI BULDU! GÖREVDEN UZAKLAŞTıRıLAN SINEM DEDETAŞ’TAN İLK AÇıKLAMA: ’EN GÜZEL CEVAP...’   10:10   MEZITLI BELEDIYESI ARAÇ FILOSUNU GÜÇLENDIRDI: HIZMET HıZı İKI KATıNA ÇıKACAK   06:28   TUZLA’DA TRANSFER DEPREMI! ÖZGÜR ÇELIK’TEN ŞOK İDDIA: ’40 MILYARLıK VURGUNA KıLıF Mı ARANıYOR?’   21:39   AKDENIZ BELEDIYE MECLISI’NDEKI GERGINLIĞE CHP’DEN İLK TEPKI! SEMIH PALAMUT ŞEFFAFLıK VURGUSU YAPTı   14:21   DEM PARTI’NIN "ÇERÇEVE YASA" TOPLANTıSı SÜRÜYOR.... BAKıRHAN: "DEĞERLENDIRIYORUZ, IÇERIDE BAKACAĞıZ"  
 
     
   

Kurtuluş Parkı’nda açlık grevindeki madencilere eşlerinden destek: "Eşime bir şey olsa çocuklarımın vebalini kim ödeyecek?"


Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’nda sürdürdükleri açlık grevlerine devam ediyor. İşçilerin eşleri ve çocukları da alana gelerek destekte bulundu. Maden işçisinin eşi, "Bu soğukta kim ister ya buraya gelmeyi? Kim ister açlık grevine girmeyi? Benim eşime burada bir şey olsa benim çocuklarımın vebalini kim ödeyecek? Benim eşim Ramazan’ın 15’inde yarısında ücretsiz izne çıkarıldı, 12 gündür de burada. Gelince hemen işe girebilecek mi, giremeyecek mi? Parasını alabilecek mi? Belli değil. Ben bir eş olarak bana bunu düşündürmek zorunda olanları kınıyorum. Yazıklar olsun, yazıklar olsun" diye konuştu.

 

Tarih : 23 Nisan 2026 Perşembe 17:56   Okunma : 1245

Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’nda haklarını talep ederek sürdürdükleri açlık grevlerine devam ediyor. Açlık grevinin 4. gününde, işçilerin eşleri ve çocukları da alana gelerek destek verdi.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan işçi eşleri, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak dert yandı. Eşine destek olmak için geldiğini belirten madenci eşi, şöyle konuştu:

"Televizyonda izleyenlere özellikle sesleniyorum, yaşadıklarımız şaka veya bir film değil. Bizler yıllardır bu işkencenin içerisindeyiz, biz yıllardır bu hayatı yaşıyoruz, artık son bulsun istiyoruz. Bizler aylardır evimize ekmek, aş alamayan, faturalarımızı, kiralarımızı ödeyemeyen insanlarız. Bizler artık sesimiz duyulsun istiyoruz, bu artık son bulsun. Artık bıçak kemiğe dayandı, bize alacağımızı, haklarımızı versinler. Ondan sonra Sabahattin Yıldız ne yaparsa yapmasını istiyoruz çünkü kendisi bizim başımıza gönüllü, isteyerek geldi. Bizim şirketimizi gönüllü ve isteyerek aldı. Ben size buradan soruyorum, bir insan gönüllü girdiği yere, bilerek aldığı yere neden bu işkenceyi yapar? Bizler aylardır maaşlarımızı alamıyoruz. İçeride birikmiş tazminatlarımız, haklarımız, mesailerimiz, bayram paralarımız hepsi var ama elimizde 5 kuruş paramız yok. Bizler yardıma gittiğimiz yerden yeri geldi, elimiz boş dönüyoruz çünkü kimse artık bize inanmak istemiyor ya da sürekli bu durumun içerisinde olduğumuz için millet bize yardım etmekten de sıkıldı. Faturalamalarımızı ödemekte zorluk çekiyoruz. Ben bir arkadaşımın kirasını ödeyemediği için evden çıkarıldığını biliyorum. Buradaki insanlara yazık günah değil mi? Nerede görülmüş bu kadar işçiye zulüm edildiği?

"İşçiden, madenciden tasarruf edildiği nerede görülmüş?"

Biz bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndayız. Bayramı kutlamak gerekirken biz çocuklarımızı aldık, eşlerimizin yanında haklarımızı savunmak için buradayız. Nerede görülmüş? Bayramı kutlamamız gerekirken eşlerimizin haklarını almak için gırtlak patlatıldığı nerede görülmüş? Biz iki bayramı aç, susuz geçiriyoruz. Özellikle 2 senedir ramazan ayında ücretsiz izine çıkartılıp 5 kuruşsuz sokağa atılıyoruz. Hepinize soruyorum, insanlar ramazan ayında zekat ve fitre verir, işçinin sokağa atıldığı nerede görülmüş? Ben Sabahattin Yıldız’a buradan madenci eşi olarak sesleniyorum, zekatının, fitresini bizim eşlerimizden mi çıkarmış? Bana bunun sorusunun cevabını versin. İşçiye kalana kadar tasarrufa gidileceğini söylemiş. İşçiden, madenciden tasarruf edildiği nerede görülmüş?

"5 senedir canımıza tak etti, gerçekten canımıza tak etti"

Madenciler deprem oluyor orada, yangın oluyor orada, sel felaketi oluyor orada, madencinin el üstünde tutulması gerekirken ayaklar altına atıldığı, gözaltına alındığı nerede görülmüş? Benim eşim hangi suçu işlemiş de gözaltına alınmış? Bana bunun cevabını versinler. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, hakkını savunmanın, doğruyu söylemenin, anlatmanın suç olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Belki beni de alacaklar gözaltına, öyle bir ülkede yaşıyoruz. Doğruyu söylemeye korkar olduk artık. Versin hakkımızı, biz de uğraşmak istemiyoruz. O da uğraşmasın bizimle. Eşlerimizin hakkını versin. Bu soğukta kim ister ya buraya gelmeyi? Kim ister açlık grevine girmeyi? Benim eşime burada bir şey olsa benim çocuklarımın vebalini kim ödeyecek? Öyle iki başımızı okşamayla geçecek işler mi bunlar? Artık hayatın gerçeklerine varalım, gerçekleri görelim. Lütfen arkamızda olun. Bakın bizler bunları laf olsun diye söylemiyoruz. Gerçekten sıkıldık bu durumu yaşamaktan. 5 senedir canımıza tak etti, gerçekten canımıza tak etti. Ben eşime destek olmak için merdiven temizliklerine gidiyorum. Benim yarın temizlemem gereken bir sürü merdivenim var. Benim eşim Ramazan’ın 15’inde yarısında ücretsiz izne çıkarıldı, 12 gündür de burada. Daha da ne kadar burada kalacağı belli değil. Gelince hemen işe girebilecek mi, giremeyecek mi? Parasını alabilecek mi? Belli değil. Ben bir eş olarak bana bunu düşündürmek zorunda olanları kınıyorum. Yazıklar olsun."

"Bizim eşlerimizin emeklerini, bir kuru ekmeğin parasını versinler"

Başka bir madenci eşi de yaşadığı sıkıntılardan dert yanarak, şunları söyledi:

"O kadar çok şey var ki artık söylemekten biz bıktık ama onlar bunu duymaktan bıkmadılar. Bizim buraya gelişimizin sebebi, eşlerimizin ücretlerini versinler. Biz çocuklarımıza mevsiminde bir meyve dahi yediremez hale geldik. Bizim eşlerimizin emeklerini, bir kuru ekmeğin parasını versinler. Biz bir şey istemiyoruz. Biz eşlerimizin peşinden kalkıp buraya geldik çünkü 12 günden beri artık eşlerimizi özledik, görmek istedik. Sağ olsun getirenler bizi buraya kadar getirdi, eşlerimizi gördük. Ama yazıklar olsun diyorum, başka hiçbir şey diyemiyorum. Düğüm düğüm oluyorum. Söylemek istediğim çok şey var. Onlar bizi duymuyorlar çünkü onların yattıkları yataklar sıcacık, evleri sıcacık, önlerinde yemekleri sıcacık ama bizim evimizde bir kuru ekmek bile olmuyor.

Biz sanki dilenci gibi eşlerimizin parasını istiyoruz. Yazıklar olsun bizi bu hale getirenler. Yazıklar olsun bizi böyle aileleri buraya getirip de çocuklarımızın gözünün içine bakamıyoruz utancımızdan. Çünkü benim kızım bana takdir belgesi getirdi ve anne bana 'Ne alacaksın?' dedi. Ben ne alayım? Çünkü Selahattin midir, nedir, bizim paramızı vermediği için ben çocuğuma bir hediye bile alamadım. Yazıklar olsun diyorum başka bir şey söylemek istemiyorum."

Başka madenci eşi, "Biz de eşlerimizin hakkını savunmak için buraya geldik. Alana kadar da gitmeyeceğiz, burada direneceğiz ve buradayız. Yağmur olsun, kış olsun, güneş olsun, gitmeyeceğiz. Hakkımızı kimseye yedirmeyeceğiz" diye sitem etti.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA