(3).jpg)
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Türkiye tarihinin en kitlesel halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’nin 13. yıl dönümü vesilesiyle bir basın açıklaması düzenledi. Platform üyeleri, Gezi sürecinde hayatını kaybeden yurttaşları anarak başladıkları açıklamada; ülkenin mevcut siyasi iklimi, adalet sistemi ve yerel iradeye yönelik müdahaleler hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
"Gezi, Ortak Vicdanın Sesidir"
13 yıl önce milyonlarca insanın kentleri, doğayı, özgürlükleri ve geleceği savunmak adına meydanlarda buluştuğu hatırlatılan açıklamada, Gezi’nin sadece bir park mücadelesi olmadığı aktarıldı. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Gezi Direnişi; baskıya, rant politikalarına, otoriterliğe ve hukuksuzluğa karşı halkın ortak vicdanının sesi oldu. Gençlerin umutla kurduğu gelecekti, kadınların yaşam mücadelesiydi, emekçilerin adalet arayışıydı. Bugün üniversitelerde, fabrikalarda ve alanlarda o dayanışma ruhu ve Gezi'nin sesi yeniden yükselmektedir."
Yargı Sistemine ve Gezi Davası'na Tepki
Aradan geçen 13 yıllık süreçte baskı ve sindirme politikalarının derinleştiğini savunan platform sözcüleri, yargının siyasallaşmasına dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir tablonun yaşandığı belirtilerek, Gezi Davası’nın hukuki değil, siyasal bir hesaplaşma aracına dönüştürüldüğü ifade edildi.
(3).jpg)
Siyasi Gelişmeler ve "Mutlak Butlan" Açıklaması
Mersin'deki açıklamada, son günlerde Türkiye genelinde yaşanan sıcak siyasi gelişmelere de geniş yer ayrıldı. Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesine müdahale edildiğini belirten platform, muhalif kesimlerin ve seçilmiş belediye başkanlarının hedef alındığını dile getirdi.
Açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik açılan "mutlak butlan" davası ve parti binalarına emniyet güçlerince girilmesi süreci sert bir dille eleştirilerek, bu durumun demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçası olduğu öne sürüldü.
"Örgütlü Bir Halktan Daha Büyük Güç Yoktur"
Ekonomik koşullara ve gelir adaletsizliğine de değinilen basın açıklamasının sonuç bölümünde kararlılık mesajı verildi:
"Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur. Bizler emek ve demokrasi platformu olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz. Demokrasi, adalet ve barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır."