Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, İBB Davası'nın dünkü oturumunda savunmasına devam ederken iki kızıyla birlikte yaşadığını belirterek, konuşurken sık sık zorlanmış, ağlamıştı. Salondaki seyircilerin ve sanıkların da bir kısmının ağlayarak dinlediği konuşmasında Türker, 19 Mart’ta gözaltına alınma sürecini anlatmıştı.
ÇIPLAK ARAMAYI ANLATIRKEN “UTANAN VARSA ÇIKABİLİR” DEMİŞTİ
Çıplak arama sürecini anlatan Türker, yer yer zorlandığı konuşmasında yaşadıklarını şöyle dile getirmişti:
“Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.”
BARO'DAN TEPKİ: ÇIPLAK ARAMA İNSAN ONURUNA YÖNELMİŞ BİR SALDIRIDIR
Türker'in bu tanıklığı, anlattıkları tepkilere yol açtı. "Çıplak arama işkencedir, kadın düşmanı uygulamalara teslim olmayacağız" başlıklı bir açıklama yapan İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi çıplak aramanın insan onuruna yönelmiş bir saldırı ve işkence olduğunu vurguladı. Açıklamada, ""Bir anneyi çocukları üzerinden denetlemeye, tehdit etmeye ve bedeni üzerinden aşağılamaya çalışanlara bir kez daha hatırlatıyoruz: Çıplak arama cinsel işkencedir, insan onuruna yönelmiş bir saldırıdır ve işkence suçlarında zaman aşımı yoktur!" denildi.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"İBB davasının duruşmasında dile getirilen; Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in, gözaltı sürecinde çıplak aramaya maruz bırakıldığı ve çocukları üzerinden tehdit edildiği yönündeki beyanları; kadınların insan onuru ve bedensel bütünlüğü bakımından son derece ciddi iddialardır.
"İDDİALAR ETKİN, BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE SORUŞTURULSUN"
Kadınların bedenleri üzerinden denetim kurmaya, onları utandırmaya ve susturmaya yönelik her türlü uygulama kabul edilemez. Ancak bilinmelidir ki utanç yer değiştirmiştir. Kadınların bedenlerini ve anneliklerini bir baskı aracına dönüştürenler utanmalıdır; maruz bırakıldıkları ihlalleri dile getiren kadınlar değil. Çıplak arama bir cinsel işkencedir; işkence ve kötü muamele yasağı ise mutlak niteliktedir. Bu nedenle kamuoyuna yansıyan iddiaların etkin, bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturulması, sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin gecikmeksizin yürütülmesi gerekmektedir.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, kadınların onurunu hedef alan, onları korkutmayı ve susturmayı amaçlayan her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu; kadınların hakikati dile getirme cesaretinin yanında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz"