CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 7554 sayılı Kanun ve madencilik politikalarına ilişkin TBMM Genel Kurulu'nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren düzenleme ile ormanların, zeytinliklerin, meraların ve su havzalarının büyük tehdit altına girdiğini belirten Dr. Şevkin, ruhsat ve ÇED süreçlerinde yaşanan kontrolsüzlüğe rakamlarla dikkat çekti.
"Son 25 Yılda Dehşet Verici Rakamlar"
Bir uzman olarak yıllardır aynı uyarıyı yaptığını ifade eden Dr. Şevkin, madenciliğe değil, doğayı yıkıma uğratan yöntemlere karşı olduklarını söyledi. Tablonun vahametini verilerle ortaya koyan Şevkin, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyetin ilk 80 yılında bin 186 maden sahasına ruhsat verilirken, son 25 yılda bu sayı 386 bine ulaşmıştır. MAPEG adeta bir onay makamına dönüştü. 2026 yılında 600 maden sahasının daha ihaleye çıkarılacak olması dehşet vericidir."
"Kazanç Şirketlere, Bedel Vatandaşa Yükleniyor"
Ordu, Kazdağları, Zap Havzası ve Tunceli gibi birçok bölgede yerel halkın direnişine rağmen projelerin sürdürüldüğünü belirten Dr. Şevkin; çıkarılan madenlerin uç ürüne dönüştürülmeden ihraç edildiğini vurguladı. İliç, Soma ve Fatsa'da yaşanan faciaları hatırlatan Adana Milletvekili, kazancın uluslararası şirketlere aktarıldığını, çevresel bedelin ise vatandaşa ödetildiğini kaydetti.
Gıda ve Su Güvenliği Uyarısı
Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı gibi hayati su kaynaklarının Türkiye’nin büyükşehirlerindeki gıda güvenliğini sağladığına değinen Dr. Müzeyyen Şevkin, doğadaki geri dönüşsüz zararların parayla telafi edilemeyeceğini belirterek TBMM’deki araştırma önergesine destek verdiklerini açıkladı.