17 Nisan 2026 Cuma

16:19   İRAN: HÜRMÜZ BOĞAZı TICARI GEMILERE AÇıLDı   16:18   ZEYNEL EMRE: "MILLI EĞITIM BAKANı TOPLUMU KUTUPLAŞTıRMAK YERINE OKULLARDAKI BU ŞIDDET OLAYLARıNA EĞILMELIDIR"   16:17   KAHRAMANMARAŞ VALILIĞI: "AYSER ÇALıK ORTAOKULU’NUN TÜM ÖĞRENCI VE PERSONELININ EĞITIM-ÖĞRETIM FAALIYETLERINE ŞEHIT TEBERNUŞ ÖZLER ORTAOKULU BINASıNDA DEVAM ETMESINE KARAR VERILMIŞTIR"   14:56   ÖZGÜR ÖZEL, BARSELONA’DA ÖNCEKI FILISTIN BAŞBAKANı IŞTIYYE ILE GÖRÜŞTÜ   14:53   SAĞLıK MESLEK ÖRGÜTLERI: "HASTANELER SAVAŞ ALANı DEĞILDIR!"   14:46   GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASı... ESKI TUNCELI VALISI TUNCAY SONEL AÇıĞA ALıNDı   14:33   MEZITLI’NIN HAFıZASı, TAŞ MEKTEP’TE YENIDEN HAYAT BULUYOR   13:36   8’INCI CUMHURBAŞKANı TURGUT ÖZAL, VEFATıNıN 33’ÜNCÜ YıLıNDA KABRI BAŞıNDA ANıLDı   13:34   GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASı... İÇIŞLERI BAKANLıĞı, ESKI TUNCELI VALISI TUNCAY SONEL HAKKıNDA SORUŞTURMA BAŞLATTı   13:31   KAHRAMANMARAŞ VALILIĞI: YARALANAN 8 ÖĞRENCIDEN 5’ININ TEDAVISI YOĞUN BAKıMDA SÜRDÜRÜLÜYOR   10:02   AKKUYU NÜKLEER SANTRALI’NDE ELEKTRIK ÜRETIMI İÇIN GERI SAYıM BAŞLADı   09:02   MERSIN’DE İKONIK BULUŞMA! COĞRAFI İŞARETLI KAN PORTAKALı GELENEKSEL TÜRK LOKUMUYLA HARMANLANDı: KADıN ELI DEĞINCE LEZZET İKIYE KATLANDı   22:30   İZMIR’DE ’MESLEK FABRIKASı’ HATTıNDA TANSIYON YÜKSEK: ’BIZI BINALARLA YıLDıRAMAZLAR!’   18:40   ’İSTANBUL DEPREMINDE ORAYA CESET TORBASı YETIŞMEZ!’ İBB DAVASıNDA TÜYLERI ÜRPERTEN SAVUNMA   18:30   OKULLARDA SILAHLı SALDıRı DEPREMI: İSTANBUL’DA ÖĞRENCILER SOKAKLARA DÖKÜLDÜ! "ÖLMEYE DEĞIL OKUMAYA GELDIK"   16:44   GÜLISTAN DOKU’NUN ANNESI BEDRIYE DOKU: KıZıMıN KEMIKLERINI ISTIYORUM   15:54   KESK VE EĞITIM SEN’DEN MEB ÖNÜNDE ÇAĞRı: "OKULLARıN GÜVENLIKLI HALE GETIRILMESINI ISTIYORUZ, ORTAK TALEP BUDUR"   15:52   SıNıR TANıMAYAN GAZETECILER’DEN SOSYAL MEDYA PLATFORMU X HAKKıNDA DEZENFORMASYON GEREKÇESIYLE YENI SUÇ DUYURUSU   15:47   CHP’LI VELI AĞBABA: "BU AKAN KANLARıN DA BU ÖĞRENCILERIMIZIN, BIR ÖĞRETMENIMIZIN DE SORUMLULUĞU MILLI EĞITIM BAKANı’NDADıR"   15:14   ADıYAMAN BALYANLıLAR DERNEĞI’NDEN OKULDA ŞIDDET TEPKISI: "OKULLAR SILAHıN DEĞIL, KALEMIN YUVASıDıR!"  
 
     
   

METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSİ MATARACI: ALTYAPI OLUŞTURMAZSAK FELAKETLERDE SORUMLU ARARIZ


Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili; “Sorunun kaynağı genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye`de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

 

Tarih : 19 Mayıs 2023 Cuma 11:42   Okunma : 321

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili; “Sorunun kaynağı genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye`de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

6 Şubat`ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından 50 bini aşkın vatandaş yaşamını yitirmiş, yüzbinlerce bina yıkılmış, yıkılmayanlarda ise ağır hasar tespit edilerek oturulamaz duruma gelmişti.

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, sorumluluğun tek başına bir tarafa yıkılmasının doğru olmadığını söyleyerek, inşaatın yapımı sırasında kontrol sisteminin çalışmasının önemine vurgu yaptı. Yapı sürecinin başından itibaren kontrol firmasının “işin sahibi tarafından görevlendirilmesi” gerektiğini söyleyen Mataracı, aksi taktirde müteahhitlerin kontrol firmalarını mali açıdan desteklemeleri sebebiyle iki taraf arasında ticari ilişkinin oluştuğuna dikkat çekti.

“KONTROL SİSTEMİYLE GÜVENLİ İNŞAATLAR YAPILIR"

Kontrol kuruluşlarının sayısının son yıllarda oldukça arttığını ifade eden Mataracı, kurumlar arasında rekabet yaşandığını ve bu da yapılan işin kalitesini düşürdüğünü söyledi. Bazı firmaların ise kontrol yapmadan belgelendirme yaptığına da dikkat çeken Mataracı, özetle şunları kaydetti: 

“6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremden sonra en çok tartıştığımız şey yıkılan yapıların sorumluluğunun kimde olduğu konusuydu. Sonunda tam olarak sorumluluğun kimde olduğuna karar verememekle birlikte kimisi müteahhitleri, kimisi yapı denetim firmalarını suçladı. Ancak burada sorumluluk tek olarak herhangi bir tarafta değil, genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye`de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Gelişmiş bir sistemde, müteahhitlerin yapı denetim firmalarının, belediyelerin ve bakanlıkların içinde bulunduğu kontrol sistemiyle güvenli inşaatlar ve güvenli imalatların yapılması kaçınılmaz olur.

“TEKNİK BİR KONTROL İLİŞKİSİNDEN ZİYADE TİCARİ BİR İLİŞKİ OLUYOR"

Ülkemizde inşaatlar haricinde endüstriyel üretimde de üçüncü taraf kontrol kuruluşu dediğimiz firmalar var ve bu firmalar Akreditasyon Kurumlarından aldıkları yetkilerle farklı amaçlarla üretilen/inşa edilen her şeyi belgelendirme yetkisine sahipler. Kontrol kuruluşlarının çalışması için en verimli yöntem bu firmaların işin sahibi tarafından tutulması veya görevlendirilmesidir. Aksi durumda imalatçı veya müteahhit firmalar bu kontrol kuruluşlarının masraflarını kendi ceplerinden ödedikleri için aralarında teknik bir kontrol ilişkisinden ziyade ticari bir ilişki oluyor.

“ÜRÜN SERTİFİKALARI HİÇBİR KONTROL YAPILMADAN PARA KARŞILIĞINDA VERİLMEYE BAŞLANDI”

Kontrol kuruluşlarının sayısı son yıllarda çok arttı ve aralarında ciddi bir ticari rekabet oluştu. Bu firmalar akreditasyon için ödedikleri bedellerin, çalıştıracakları sabit personellerin maliyetlerini karşılayabilmek için kontrol kalitesini ciddi anlamda düşürmek zorunda kaldılar. Artık bu kontrol mekanizması öyle bir hal aldı ki, birçok firma hiçbir kontrol yapmadan belgelendirme yapıyor. Şirketlerin iş alabilmek için sahip olması gereken yönetim sistemi sertifikaları ya da bir projeyi kabul ettirmek için edinmesi gereken ürün sertifikaları hiçbir kontrol yapılmadan para karşılığında verilmeye başlandı.

“HİÇBİR KONTROLÜN YAPILMAYACAĞINI ÇOK AÇIK ŞEKİLDE GÖRÜYORUZ"

Geçenlerde şirketimize akreditasyona sahip bir kontrol kuruluşu tarafından 3 bin 500 TL, artı KDV bedelle 1 ISO ve 4 adet CE belgesi verilebileceğiyle ilgili bir e-posta geldi. Bu fiyata bu 4 belgenin verilebilmesi imkânsız. Normalde bu belgeleri verebilmek için günlerce süren denetimler yapılmalı, firmanın bütün sistemi, bütün üretim/inşaat aşamaları incelenmeli ve bunu alanında yetkin personeller yapmalı. Bu sertifikaları alan bir şirket, uluslararası sisteme uygun çalıştığını ispat edebilecek, ayrıca üretimlerini de Avrupa Birliği Standartlarında yaptığına dair sertifika sahibi olacak. Ama işin arkasındaki kontrol sistemine baktığımızda, bu bedelle hiçbir kontrolün yapılamayacağını çok açık şekilde görüyoruz. Yani son kullanıcının kullandığı ürün uluslararası tüm sertifikalara sahip ama aslında hiçbir kontrolün yapılmamış olduğu ürünler olacak.

“SUÇU KADERE ATIYORUZ”

Türkiye`de her tür mühendislik faaliyetinin bu şekilde işlediğini maalesef uzun yıllardır gözlemliyoruz. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Günün sonunda başımıza bir felaket geldiği zamanda ya probleme bir sorumlu bulmaya çalışıyoruz ya da suçu kadere atıyoruz. Deprem felaketinden sonra vatandaşlarımız teknik konularla ilgili olarak bizzat bilgi edinme çabasına girdi. Kendi alanında deneyimli bir insanın yetişmesi seneler alırken insanların bu şekilde kendilerini yormaları yine liyakatle ilgili ders almadığımızın göstergesi. Ülkemizde yapılması gereken en önemli konu teknik işlerin nasıl yapılacağı ve kurgulanacağıyla ilgili bir sistem oluşturulması ve herkesin kendi işini layığıyla yapmasıdır. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz.

“HER DEPREMDEN SONRA EN ÇOK JAPONYA KONUŞULUYOR"

Her depremden sonra en çok konuşulan ülke Japonya oluyor. Japonya`da herhangi bir hasar olmamasının sebebi bütün vatandaşlarının inşaat teknolojileriyle ilgili bilgi sahibi olması değil, kusursuza yakın bir Kalite Yönetim Sistemi`nin kurulmuş olması ve herkesin kendi işini en iyi şekilde yapması. Bu ülkede üzerinde en çok durulan konu günün sonunda nasıl kaliteli üretim yapılacağı. Bu nedenle Kaizen, Altı Sigma, Toyota sistemi gibi birçok sistem oluşturulmuş durumda ve tüm topluma bu bilinç yerleştirilmiş. Sürekli daha uygun, daha kaliteli üretimin nasıl yapılacağı tartışılıyor. Biz de ise şirketler bu sistemlerin oluşturduğu sorumluluklardan nasıl kaçacaklarıyla ilgili taktikler geliştiriyorlar.”

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA