29 Ağustos 2026 Cumartesi

19:37   TOROSLAR BELEDIYESI ÜCRETSIZ FUTBOL OKULUNDA İLK DÖNEM TAMAMLANDı: 250 ÇOCUK SERTIFIKASıNı ALDı   19:36   CHP AKDENIZ İLÇE BAŞKANı SEMIH PALAMUT’TAN NET 30 AĞUSTOS MESAJı: ’BAĞıMSıZLıĞıN BEDELINI UNUTMAMAK GELECEĞE BORCUMUZDUR’   19:33   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN GÜLNAR TARıM VE TURIZMINE BÜYÜK DESTEK: GRUP YOLU 10 METREYE ÇıKARıLDı   19:30   CHP’LI GÜLCAN KıŞ’TAN 30 AĞUSTOS MESAJı: ’CUMHURIYET’E VE BAĞıMSıZLıĞıMıZA SAHIP ÇıKACAĞıZ’   19:25   GÖKYÜZÜNDE KıRMıZı ŞÖLEN: TÜRKIYE KANLı AY TUTULMASıNı KILITLENDI!   19:20   AKDENIZ’DE KALDıRıMLAR YAYALARA AÇıLıYOR! ZABıTADAN İŞGALE KARŞı KARARLı ADıM   19:08   AKDENIZ’IN KıYıSıNDA NEFES ALAN ALANLAR YENILENIYOR: KÜLTÜR PARK’A ÖZEL BAKıM   11:20   MEZITLI’DE 30 AĞUSTOS COŞKUSU: BAŞKAN TUNCER’DEN ANLAMLı ZAFER BAYRAMı MESAJı   10:46   MILYARLıK CIROYA MILYARLıK ZARAR! TARıM KREDI MARKETLERDE ÇÖKÜŞ: ŞUBELER KAPANıYOR, İŞÇILER ÇıKARıLıYOR   09:50   BINASı DA OTOBÜSÜ DE HALKıN BAĞıŞLARıYLA ALıNDı! YENİ PARTI GENEL MERKEZI 31 AĞUSTOS’TA KAPıLARıNı AÇıYOR   09:35   VAHAP SEÇER’DEN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMı MESAJı: ’BIRLIK İÇINDE GELECEĞE YÜRÜYORUZ’   09:25   UTKU ÇAKıRÖZER SINCAN CEZAEVI’NDEN SESLENDI: ’HUKUKSUZ TUTUKLAMALAR PEŞIN CEZAYA DÖNÜŞTÜ!’   09:06   MAHMUT ARıKAN IĞDıR’DA ESNAFıN NABZıNı TUTTU: "BIZI UNUTULMUŞ GIBI BıRAKTıLAR!"   09:04   TKP’DEN KRITIK TOPLANTı: SEÇIM YASASı ÇıKıŞıNA HAZıRLANıYOR, 106. YıL İÇIN SAHAYA İNIYOR   09:02   MERSIN SIYAH İNCIRI TESCILLENIYOR! BÜYÜKŞEHIR DESTEĞIYLE HASAT BEREKETLENDI   01:01   AVRUPA’DA AĞıR MAĞLUBIYET VE FLAŞ İSTIFA! TRABZONSPOR FERENCVAROS’A ELENDI, FATIH TEKKE GÖREVI BıRAKTı   09:05   MERSIN DÜNYA SINEMASıNıN ODAK NOKTASı OLUYOR! BÜYÜKŞEHIR İSPANYA’DA GÖVDE GÖSTERISI YAPACAK   06:31   MEHMET UÇUM’DAN AİHM AÇıKLAMASı: ’ANAYASA’NıN 90. MADDESI AİHM KARARLARıNA DAYANAK OLAMAZ’   01:29   FENERBAHÇE ŞAMPIYONLAR LIGI’NDE! LYON DEPLASMANıNDA UNUTULMAZ GECE   01:25   YENİ PARTI’DE ÜYE PATLAMASı: 15 GÜNDE 500 BINI AŞARAK REKOR KıRDı!  
 
     
   

METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSİ MATARACI: ALTYAPI OLUŞTURMAZSAK FELAKETLERDE SORUMLU ARARIZ


Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili; “Sorunun kaynağı genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye`de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

 

Tarih : 19 Mayıs 2023 Cuma 11:42   Okunma : 354

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili; “Sorunun kaynağı genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye`de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

6 Şubat`ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından 50 bini aşkın vatandaş yaşamını yitirmiş, yüzbinlerce bina yıkılmış, yıkılmayanlarda ise ağır hasar tespit edilerek oturulamaz duruma gelmişti.

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, sorumluluğun tek başına bir tarafa yıkılmasının doğru olmadığını söyleyerek, inşaatın yapımı sırasında kontrol sisteminin çalışmasının önemine vurgu yaptı. Yapı sürecinin başından itibaren kontrol firmasının “işin sahibi tarafından görevlendirilmesi” gerektiğini söyleyen Mataracı, aksi taktirde müteahhitlerin kontrol firmalarını mali açıdan desteklemeleri sebebiyle iki taraf arasında ticari ilişkinin oluştuğuna dikkat çekti.

“KONTROL SİSTEMİYLE GÜVENLİ İNŞAATLAR YAPILIR"

Kontrol kuruluşlarının sayısının son yıllarda oldukça arttığını ifade eden Mataracı, kurumlar arasında rekabet yaşandığını ve bu da yapılan işin kalitesini düşürdüğünü söyledi. Bazı firmaların ise kontrol yapmadan belgelendirme yaptığına da dikkat çeken Mataracı, özetle şunları kaydetti: 

“6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremden sonra en çok tartıştığımız şey yıkılan yapıların sorumluluğunun kimde olduğu konusuydu. Sonunda tam olarak sorumluluğun kimde olduğuna karar verememekle birlikte kimisi müteahhitleri, kimisi yapı denetim firmalarını suçladı. Ancak burada sorumluluk tek olarak herhangi bir tarafta değil, genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye`de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Gelişmiş bir sistemde, müteahhitlerin yapı denetim firmalarının, belediyelerin ve bakanlıkların içinde bulunduğu kontrol sistemiyle güvenli inşaatlar ve güvenli imalatların yapılması kaçınılmaz olur.

“TEKNİK BİR KONTROL İLİŞKİSİNDEN ZİYADE TİCARİ BİR İLİŞKİ OLUYOR"

Ülkemizde inşaatlar haricinde endüstriyel üretimde de üçüncü taraf kontrol kuruluşu dediğimiz firmalar var ve bu firmalar Akreditasyon Kurumlarından aldıkları yetkilerle farklı amaçlarla üretilen/inşa edilen her şeyi belgelendirme yetkisine sahipler. Kontrol kuruluşlarının çalışması için en verimli yöntem bu firmaların işin sahibi tarafından tutulması veya görevlendirilmesidir. Aksi durumda imalatçı veya müteahhit firmalar bu kontrol kuruluşlarının masraflarını kendi ceplerinden ödedikleri için aralarında teknik bir kontrol ilişkisinden ziyade ticari bir ilişki oluyor.

“ÜRÜN SERTİFİKALARI HİÇBİR KONTROL YAPILMADAN PARA KARŞILIĞINDA VERİLMEYE BAŞLANDI”

Kontrol kuruluşlarının sayısı son yıllarda çok arttı ve aralarında ciddi bir ticari rekabet oluştu. Bu firmalar akreditasyon için ödedikleri bedellerin, çalıştıracakları sabit personellerin maliyetlerini karşılayabilmek için kontrol kalitesini ciddi anlamda düşürmek zorunda kaldılar. Artık bu kontrol mekanizması öyle bir hal aldı ki, birçok firma hiçbir kontrol yapmadan belgelendirme yapıyor. Şirketlerin iş alabilmek için sahip olması gereken yönetim sistemi sertifikaları ya da bir projeyi kabul ettirmek için edinmesi gereken ürün sertifikaları hiçbir kontrol yapılmadan para karşılığında verilmeye başlandı.

“HİÇBİR KONTROLÜN YAPILMAYACAĞINI ÇOK AÇIK ŞEKİLDE GÖRÜYORUZ"

Geçenlerde şirketimize akreditasyona sahip bir kontrol kuruluşu tarafından 3 bin 500 TL, artı KDV bedelle 1 ISO ve 4 adet CE belgesi verilebileceğiyle ilgili bir e-posta geldi. Bu fiyata bu 4 belgenin verilebilmesi imkânsız. Normalde bu belgeleri verebilmek için günlerce süren denetimler yapılmalı, firmanın bütün sistemi, bütün üretim/inşaat aşamaları incelenmeli ve bunu alanında yetkin personeller yapmalı. Bu sertifikaları alan bir şirket, uluslararası sisteme uygun çalıştığını ispat edebilecek, ayrıca üretimlerini de Avrupa Birliği Standartlarında yaptığına dair sertifika sahibi olacak. Ama işin arkasındaki kontrol sistemine baktığımızda, bu bedelle hiçbir kontrolün yapılamayacağını çok açık şekilde görüyoruz. Yani son kullanıcının kullandığı ürün uluslararası tüm sertifikalara sahip ama aslında hiçbir kontrolün yapılmamış olduğu ürünler olacak.

“SUÇU KADERE ATIYORUZ”

Türkiye`de her tür mühendislik faaliyetinin bu şekilde işlediğini maalesef uzun yıllardır gözlemliyoruz. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Günün sonunda başımıza bir felaket geldiği zamanda ya probleme bir sorumlu bulmaya çalışıyoruz ya da suçu kadere atıyoruz. Deprem felaketinden sonra vatandaşlarımız teknik konularla ilgili olarak bizzat bilgi edinme çabasına girdi. Kendi alanında deneyimli bir insanın yetişmesi seneler alırken insanların bu şekilde kendilerini yormaları yine liyakatle ilgili ders almadığımızın göstergesi. Ülkemizde yapılması gereken en önemli konu teknik işlerin nasıl yapılacağı ve kurgulanacağıyla ilgili bir sistem oluşturulması ve herkesin kendi işini layığıyla yapmasıdır. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz.

“HER DEPREMDEN SONRA EN ÇOK JAPONYA KONUŞULUYOR"

Her depremden sonra en çok konuşulan ülke Japonya oluyor. Japonya`da herhangi bir hasar olmamasının sebebi bütün vatandaşlarının inşaat teknolojileriyle ilgili bilgi sahibi olması değil, kusursuza yakın bir Kalite Yönetim Sistemi`nin kurulmuş olması ve herkesin kendi işini en iyi şekilde yapması. Bu ülkede üzerinde en çok durulan konu günün sonunda nasıl kaliteli üretim yapılacağı. Bu nedenle Kaizen, Altı Sigma, Toyota sistemi gibi birçok sistem oluşturulmuş durumda ve tüm topluma bu bilinç yerleştirilmiş. Sürekli daha uygun, daha kaliteli üretimin nasıl yapılacağı tartışılıyor. Biz de ise şirketler bu sistemlerin oluşturduğu sorumluluklardan nasıl kaçacaklarıyla ilgili taktikler geliştiriyorlar.”

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA