6 Ağustos 2026 Perşembe

16:06   TÜRKIYE VE 7 ÜLKE, İSRAIL’IN GAZZE’DEKI SALDıRıLARıNı KıNADı   16:05   ÇAĞLAYAN’DA IFADE VEREN GAZETECI ERTUĞRUL ÖZKÖK: CUMHURBAŞKANıNA HAKARET, ASLA AKLıMıN UCUNDAN DAHI GEÇMEYECEK BIR ŞEY   16:04   DERVIŞOĞLU, 16 AĞUSTOS’TA BALıKESIR KUVAYı MILLIYE MEYDANı’NDA YAPıLACAK "BAYRAK KALDıRıYORUM" MITINGE ÇAĞRıDA BULUNDU   16:02   ERDOĞAN, BAHÇELI’YI KABUL ETTI   16:01   DEM PARTI SÖZCÜSÜ DOĞAN’DAN "ÇERÇEVE YASA" TEKLIFI DEĞERLENDIRMESI: "BÜTÜN SORUNLARı ÇÖZEN NIHAI BIR DÜZENLEME DEĞIL, BIR BAŞLANGıÇ"   16:01   AHMET ÖZER’DEN "ÇERÇEVE YASA" YORUMU: "BU DÜZENLEME BIR SON DEĞIL, YENI BIR BAŞLANGıÇTıR”   13:57   DEM PARTI MERSIN MILLETVEKILI AV. ALI BOZAN, BAKAN YUMAKLı’YA SORDU: "MERSIN’IN YANGıNLARA KARŞı HAZıRLıK KAPASITESI NE DÜZEYDE"   13:53   ÜMIT ÖZDAĞ’DAN "ÇERÇEVE YASA" TEPKISI: "ŞU ANDA CEZAEVLERINDE BULUNAN ADLI MAHKUMLARıN SUÇU NE, YETERINCE ADAM ÖLDÜRMEMELERI MI?"   13:52   ADALET BAKANı GÜRLEK, UĞUR MUMCU’NUN AILESIYLE GÖRÜŞTÜ   13:50   ÖZGÜR ÖZEL’DEN, ER ŞEHIT YAKıNLARı VE ER GAZILERIN EYLEMINE DESTEK ZIYARETI   13:49   MALATYALı KAYıSı ÜRETICISI MALIYET VE DÜŞÜK FIYAT KıSKACıNDA: “KAYıSıNıN SAHIBI YOK”   13:48   ADALET BAKANı AKıN GÜRLEK’TEN "ÇERÇEVE YASA" AÇıKLAMASı: "HEDEFIMIZ; GÜVENLIĞIN, HUZURUN VE KARDEŞLIĞIN KALıCı OLDUĞU GÜÇLÜ BIR TÜRKIYE’DIR"   10:18   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN AILELERI RAHATLATAN MODEL: GÜLÜMSE ALZHEIMER YAŞAM MERKEZI’NE NASıL BAŞVURULUR?   10:15   ÜSKÜDAR’DA KOLTUK SAHIBINI BULDU! GÖREVDEN UZAKLAŞTıRıLAN SINEM DEDETAŞ’TAN İLK AÇıKLAMA: ’EN GÜZEL CEVAP...’   10:10   MEZITLI BELEDIYESI ARAÇ FILOSUNU GÜÇLENDIRDI: HIZMET HıZı İKI KATıNA ÇıKACAK   06:28   TUZLA’DA TRANSFER DEPREMI! ÖZGÜR ÇELIK’TEN ŞOK İDDIA: ’40 MILYARLıK VURGUNA KıLıF Mı ARANıYOR?’   21:39   AKDENIZ BELEDIYE MECLISI’NDEKI GERGINLIĞE CHP’DEN İLK TEPKI! SEMIH PALAMUT ŞEFFAFLıK VURGUSU YAPTı   14:21   DEM PARTI’NIN "ÇERÇEVE YASA" TOPLANTıSı SÜRÜYOR.... BAKıRHAN: "DEĞERLENDIRIYORUZ, IÇERIDE BAKACAĞıZ"   14:20   ÜMIT ÖZDAĞ’DAN AÇLıK GREVINDEKI ŞEHIT YAKıNLARı VE GAZILERE DESTEK ÇAĞRıSı: "BÜYÜK TÜRK MILLETI’NI CUMARTESI GÜVENPARK’A DAVET EDIYORUM"   14:19   İYİ PARTI GRUP TOPLANTıSı... DERVIŞOĞLU’NDAN ’ÇERÇEVE YASA’ TEKLIFINE IMZA ATAN VEKILLERE TEPKI: "SIZ LOZAN’A DEĞIL SEVR’E IMZA ATıYORSUNUZ"  
 
     
   

ÖZGÜR ÖZEL: “ADALETSİZ BÖLÜŞÜM İLKELERİNE ÇOK TEMELDEN BİR İTİRAZIN HEP BERABER YÜKSELTİLMESİ VE EMEKÇİNİN BU ADALETSİZ VERGİ SİSTEMİNDEN BİR AN ÖNCE KURTARTILMASI GEREKMEKTEDİR”


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DİSK Genel Kurul toplantısına katıldı. Özel burada yaptığı konuşmada, “Enflasyona göre asgari ücret artışı yapmak, bir yoksullukla mücadele yöntemi değil aksine yoksulluğu körükleme, emeğin sömürüsünü her geçen gün artırma yönteminden başka bir şey değildir. En başta emeğin büyümeden ve ekonomik büyümeden pay alması gerekmektedir. Bunun dışında yoksullukla mücadelenin temel yolu adaletli bir vergi sistemi inşa etmektir. Bugün servet vergilendirilmemekte. Aslında servet vergilendirilmek yerine dolaylı vergiler üzerinden zengin ve fakir ayırt etmeyen adaletsiz bir vergi sistemi uygulanmaktadır. 100 liralık verginin 68 lirası toplanırken fabrikatör müsünüz fabrikada işçi misiniz aranızda hiçbir fark yok. Kalan 32 lirasına ne olur? 32 liranın da 3`te 2`si maaşlardan kesiliyor. Yani işçinin, memurun, çalışanların maaşlarından kesiliyor. Geriye kalan yani 100 liranın sadece 11 lirası, zenginlerin kazançlarından alınan vergidir. Türkiye`de servetin vergilendirilmesi, bu adaletsiz bölüşüm ilkelerine çok temelden bir itirazın hep beraber yükseltilmesi ve emekçinin bu adaletsiz vergi sisteminden bir an önce kurtartılması gerekmektedir” dedi.

 

Tarih : 9 Şubat 2024 Cuma 14:53   Okunma : 440

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DİSK Genel Kurul toplantısına katıldı. Özel burada yaptığı konuşmada, “Enflasyona göre asgari ücret artışı yapmak, bir yoksullukla mücadele yöntemi değil aksine yoksulluğu körükleme, emeğin sömürüsünü her geçen gün artırma yönteminden başka bir şey değildir. En başta emeğin büyümeden ve ekonomik büyümeden pay alması gerekmektedir. Bunun dışında yoksullukla mücadelenin temel yolu adaletli bir vergi sistemi inşa etmektir. Bugün servet vergilendirilmemekte. Aslında servet vergilendirilmek yerine dolaylı vergiler üzerinden zengin ve fakir ayırt etmeyen adaletsiz bir vergi sistemi uygulanmaktadır. 100 liralık verginin 68 lirası toplanırken fabrikatör müsünüz fabrikada işçi misiniz aranızda hiçbir fark yok. Kalan 32 lirasına ne olur? 32 liranın da 3`te 2`si maaşlardan kesiliyor. Yani işçinin, memurun, çalışanların maaşlarından kesiliyor. Geriye kalan yani 100 liranın sadece 11 lirası, zenginlerin kazançlarından alınan vergidir. Türkiye`de servetin vergilendirilmesi, bu adaletsiz bölüşüm ilkelerine çok temelden bir itirazın hep beraber yükseltilmesi ve emekçinin bu adaletsiz vergi sisteminden bir an önce kurtartılması gerekmektedir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İstanbul`da yapılan DİSK`in 17. Genel Kurulu`na katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Kurulduğu 1967 yıldan beri büyük bir mücadele vermiş, büyük bedeller ödemiş biraz önce de andığımız kurucu Genel Başkan Kemal Türkler ve bu mücadele sırasında kaybettiklerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. 1970`lerde CHP`nin yanı başında onunla birlikte hem mücadele eden hem destek veren hem mücadelesine destek gören hem 1970`lerdeki muhteşem kazanımları, direnişleri gerçekleştirmiş olan 1980`de CHP gibi kapatılan, yöneticileri idamla yargılanan ama o günden bugüne geri adım atmayan, susmayan, teslim olmayan, eğilirse teslim olursa önce Türkiye işçi sınıfına sonra tüm Türkiye`ye diz çöktürüleceğini bilen Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu`nun ilk günden bugüne kadar mücadelesini sürdürmüş ve bugün de sizler tarafından bu salonda temsil edilen herkesin karşısında saygıyla eğiliyorum. İyi ki varsınız.

Elbette sendika adını taşıyan ve kağıt üzerinde ya da gerekli şartları sağlayarak ancak kayıt altında bulundurdukları üyelerinin menfaatini korumak yerine siyasi iktidarı meşrulaştırmak üzere çaba sarf edenlerin kötü örnekleri bir yana ya da sadece ve sadece ücret sendikacılığına indirgenmiş olumsuz tutumlar bir yana DİSK bütün zorluklara, bütün karşısında ortaya çıkan kamu gücüyle, devlet gücüyle, her türlü baskıya karşı önemli bir mücadele veriyor.

BUGÜN SADECE ENFLASYON ODAKLI BİR ÜCRET ZAMMI SİSTEMİNİN NE BÜYÜK BİR EMEK HIRSIZLIĞI OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZMEK LAZIM”

Elbette bir yandan biz, işçimizi emeklimizi enflasyona ezdirmiyoruz diyen, hiç bir zaman ezdirmedik diye bir büyük yalanı ısrarla tekrar edenler var. İşin o tarafına da ayrıca değinmek istiyorum ama esas mesele, bugün sadece enflasyon odaklı bir ücret zammı sisteminin ne büyük bir emek hırsızlığı olduğunun altını çizmek lazım.

FİTRE HESABI YAPTI: BEŞ KİŞİLİK BİR AİLENİN 130 LİRADAN BİR AYLIK İHTİYACININ 19 BİN 500 LİRA OLDUĞU GERÇEĞİ VAR”

Dün çok enteresan bir şey oldu ve Diyanet İşleri Başkanlığı, yaklaşan Ramazan`dan dolayı, tanımı bir kişinin karnını doyurması için gerekli bir günlük para olan fitreyi, geçen sene 70 lira olarak hesaplamıştı; dün 130 lira olarak ilan etti. Bir yandan TÜİK orada duruyor bir yandan da Diyanet İşleri Başkanlığı, bir kişi oruç tutmuyorsa kendisi yerine oruç tutan bir kişinin fitresini vermek, onun bir günlük gıda ihtiyacını karşılamak için gerekli parayı 130 lira olarak hesaplıyor. Bir yanda Tayyip Erdoğan`ı dinleyip üç çocuk sahibi olan beş kişilik bir ailenin 130 liradan bir aylık ihtiyacının 19 bin 500 lira olduğu gerçeği var. 19 bin 500 lirayla sadece 5 kişilik bir ailenin karnı doyabilir diyor Diyanet İşleri Başkanlığı. Diğer tarafta 17 bin 2 lira vererek sen aileni geçindirebilirsin diye asgari ücreti belirleyen bir iktidar ve en düşük emekli maaşını da 10 bin lira yapıp bu 10 bin lirayla emekliler geçinebilir diye onlara bu fiyatı dayatan bir iktidar var.

ENFLASYONA GÖRE ASGARİ ÜCRET ARTIŞI YAPMAK, BİR YOKSULLUKLA MÜCADELE YÖNTEMİ DEĞİL AKSİNE YOKSULLUĞU KÖRÜKLEME, EMEĞİN SÖMÜRÜSÜNÜ HER GEÇEN GÜN ARTIRMA YÖNTEMİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR”

Enflasyona göre asgari ücret artışı yapmak, bir yoksullukla mücadele yöntemi değil aksine yoksulluğu körükleme, emeğin sömürüsünü her geçen gün artırma yönteminden başka bir şey değildir. En başta emeğin büyümeden ve ekonomik büyümeden pay alması gerekmektedir. Bunun dışında yoksullukla mücadelenin temel yolu adaletli bir vergi sistemi inşa etmektir. Bugün servet vergilendirilmemekte. Doğru olan, gerçek olan aslında demokrasinin de temeli olan vergide rıza, parlamentonun temelidir. Devletin vergi toplayan sağ eliyle hizmet veren şefkatli sol elinin dengesi parlamento demektir. Ama gelinen noktada Türkiye`de beş dilimli vergi sistemi uygulanmakta. Aslında servet vergilendirilmek yerine dolaylı vergiler üzerinden zengin ve fakir ayırt etmeyen adaletsiz bir vergi sistemi uygulanmaktadır. 100 liralık verginin 68 lirası dolaylı vergilerle toplanıyor. Şaka gibi. 100 liralık verginin 68 lirası toplanırken fabrikatör müsünüz fabrika da işçi misiniz aranızda hiçbir fark yok. Tükettiğiniz her şeye eşit vergi verirsiniz. Kalan 32 lirasına ne olur? 32 liranın da 3`te 2`si maaşlardan kesiliyor. Yani işçinin, memurun, çalışanların maaşlarından kesiliyor. Geriye kalan yani 100 liranın sadece 11 lirası, zenginlerin kazançlarından alınan vergidir. Türkiye`de servetin vergilendirilmesi, miras hukukunun yeniden görüşülmesi, bu adaletsiz bölüşüm ilkelerine çok temelden bir itirazın hep beraber yükseltilmesi ve 3 milyon 700 bini kamuda 20 milyon emekçinin bu adaletsiz vergi sisteminden bir an önce kurtartılması gerekmektedir. Elbette bu süreçte DİSK`in İstanbul`dan başlatıp, benim de büyük bir gururla son kilometrelerine eşlik ettiğim vergide adalet eylemi son derece önemlidir. DİSK`in bu talebini sahipleniyoruz. Beş maddeden oluşan önerilerini kanun teklifi olarak Meclis`e sunduk. Önümüzdeki günlerde İçtüzük izin verdikçe, yoklamayla Meclis kapanmazsa, bunun oylanmasını da sağlatmak üzere arkadaşlarımız gerekli çabaları sarf ediyor. DİSK bu talepleri nerede dile getiriyorsa sonuna kadar arkasında olduğumuzu ve yürekten desteklediğimizi ifade etmek isterim.

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ İKTİDARDA OLDUĞU DÖNEM BOYUNCA İŞ CİNAYETLERİNİN AZALMASINA YÖNELİK HİÇBİR ŞEY YAPMADI”

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda olduğu dönem boyunca iş cinayetlerinin azalmasına yönelik hiçbir şey yapmadı. Talepleri göstermelik değişimlerle ifade eden kanun teklifleri yaptı ama kuzuyu kurda emanet eden, parasını patronların ödediği iş güvenlik uzmanlarıyla aksak bir denetim mekanizmasına bel bağlayan, gerçek ve yapılması gereken denetimlerin her zaman bir şekilde işveren tarafından haberdar olunduğu ve iş cinayetlerinin dönüp geriye bakıldığında da en büyük sorunlarından birisinin tedbir almamak, alınmayan tedbirlere caydırıcı ceza uygulamamak ya da ani denetimlerden haberdar edilmek gibi sorunların ortaya çıkardığı büyük bir yumak, her geçen gün işçilerin hayatlarını kaybetmesine devam etmesine, ayda 150-160 işçinin hayatını kaybetmesini... Örneğin ocak ayında 158 işçi kaybettik.

ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU`NUN RAPORUNA GÖRE DÜNYADA İŞÇİ HAKLARI AÇISINDAN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİR TANESİ TÜRKİYE”

Sayın Başkan biraz önce ifade ettiler. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu`nun raporuna göre dünyada işçi hakları açısından en kötü 10 ülkeden bir tanesi Türkiye. 149 ülke arasında son 10`dayız. Hiçbir halkı ve o ülkedeki işçilerin haklı mücadelesini küçümsemek istemem ama içinde bulunduğumuz lig, Bangladeş`tir. Ekvador, Guatemala, Myanmar ve Filipinlerle birlikteyiz. Bu ana muhalefet partisine ödev yükler, sorumluluk hatırlatır, özeleştiri hatırlatır. O yüzden 1970`lerde sol, sosyal demokrat siyasetin dünyada esen rüzgarı doğru okuyup, Türkiye`de doğru bir ilişkilenmeyle işçi sınıfına sahip çıkan, alan açan onların örgütlenmesinden güç alan, onlara güç veren mücadelesi 1970`lerde solun girdiği dört seçimin dördünden de CHP`yi birinci çıkardı. Sizi ve bizi ancak 12 Eylül faşist darbesi durdurabildi.

31 MART SEÇİMLERİ, BUNDAN SONRA DÖRT YILLIK BİR SEÇİMSİZ DÖNEMİN KAPILARINI ARALAMAK ÜZERE ANAYASASIZ BİR SÜREÇTE İŞÇİLERİ DAHA DA EZMEK, İŞÇİ SINIFININ CANINI OKUMAK İÇİN NİYETLENECEK BİRİLERİNİN GİRECEĞİ SON SANDIKTIR”

14 ve 28 Mayıs`ta hep birlikte verilen mücadeleyi, cumhuriyetin 100. yılında Maalesef kazanamadık. Önümüzde 31 Mart seçimleri var. 31 Mart seçimleri elbette yerel seçimlerdir. Ben tüm siyasi partilerin bu ülke için beldelerine, ilçelerine, illerine hizmet eden belediye başkanlarına teşekkür ediyorum ancak 31 Mart seçimleri, 14 ve 28 Mayıs travmasından sonra aslında belki de bundan sonra dört yıllık bir seçimsiz dönemin kapılarını aralamak üzere anayasasız bir süreçte işçileri daha da ezmek, daha da sömürmek, işçi sınıfının canını okumak için niyetlenecek birilerinin gireceği son sandıktır. O sandıkta emekçiler, emekliler, işsizler, yoksullar eğer bu iktidara, `Sana bu sandıkta dur diyorum. Ben toplumsal muhalefeti birleşemiyorlarsa ittifaklarla, ben birleştiriyorum. Sahada sandıkta kim dur diyecekse bu iktidara onun adaylarına destek veriyorum. Ben Cumhur İttifakı`nın sömürü düzenine karşı karşısında kazanacak ve bir mesajla da bu iktidara dur diyebilecek bir yerel örgütlenmeyi, yerel seçim başarısını yüreklendiriyor. Bunun arkasından da toplumsal muhalefetin güç kazanacağına inanıyorum` diyen herkesi, öyle ittifak isimlerini değil, ittifak kelimesi yoruldu. Ama illa ki kullanacaksak Türkiye ittifakına davet ediyorum. Bu ülkenin menfaatleri için, işçi sınıfının çıkarları için bu büyük tehlikeye karşı siyasiler bir araya gelebilirlerse ne ala ancak liderlerin anlaşamadığı yerde umut halktadır. Ben halka inanıyorum. 31 Mart sandığından büyük güç ve moralle önümüzdeki dönem hep birlikte bir büyük mücadelenin, toplumsal muhalefetle siyasi muhalefetin omuz omuza büyük mücadelesinin azmindeyiz.”

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA