1 Mayıs 2026 Cuma

09:15   MERSIN’IN İÇME SUYU EMIN ELLERDE: MESKİ LABORATUVARı DÜNYA STANDARTLARıNDA TESCILLENDI!   16:24   CHP GRUP BAŞKANVEKILI GÜNAYDıN’DAN BURSA’DA "ÖZELLEŞTIRME" TEPKISI: "BUGÜN BU ALANLARA EL KOYDUĞUNU DÜŞÜNENLER, YARıN BUNUN HESABıNı VERMEK ZORUNDA KALACAK"   15:23   SEDEF GÜLER DAVASıNDA MAHKEME SANıKLARıN TUTUKLULUK HALININ DEVAMıNA KARAR VERDI... ANNE GÜLIZAR SEZER: ADALET YERINI BULSUN   15:23   TAKSIM’DE “KANLı 1 MAYıS” ANMASı... ÇERKEZOĞLU: “BU MEYDAN IŞÇILERIN, EMEKÇILERIN HAFıZASı; BIRLIĞIMIZ, DAYANıŞMAMıZDıR”   14:21   ÖZGÜR ÖZEL, ERGÜN ATALAY ILE GÖRÜŞTÜ… ÖZEL: “ERDOĞAN’A BIR SAMIMIYET ÇAĞRıSıNDA BULUNUYORUM: GELIN, HEP BIRLIKTE IŞÇIYE ELIMIZI UZATALıM”   13:12   İBB DAVASı’NıN 29. GÜNÜNDE, ITIRAFÇı ADEM SOYTEKIN ILE MURAT KAPKI ARASıNDA GERGINLIK YAŞANDı   11:05   ERZINCAN İLIÇ’TE YENI DÖNEM: ÇÖPLER ALTıN MADENI’NDE ÜRETIM İÇIN DÜĞMEYE BASıLDı!   09:20   MERSIN’DE BELEDIYE DEĞIL ‘DÜNYA STANDARTLARı’ KONUŞUYOR: BAŞKAN SEÇER’DEN 6 ALTıN İMZA!   08:51   ÖZGÜR ÖZEL’DEN 1 MAYıS ÇıKARTMASı: SENDIKA KONFEDERASYONLARıNA KRITIK ZIYARET!   20:20   MADENCILERIN DIRENIŞI ZAFERLE SONUÇLANDı! BAKANLıKTAN SON DAKIKA ÖDEMESI AÇıKLAMASı   18:58   MADEN İŞÇISININ ANKARA DIRENIŞI ZAFERLE TAÇLANDı: 3 BAKANLıK DEVREYE GIRDI, İMZALAR ATıLDı!   18:52   AYM BAŞKANı’NDAN YARGıDA ’YAPAY ZEKA’ VE ’KUL HAKKı’ ÇıKıŞı: ’HARAMLA ABAT OLANıN SONU BERBAT OLUR!’   17:41   ÖZGÜR ÖZEL’DEN TARIHI ‘SANDıK’ ÇAĞRıSı: ’YOLUN SONU İKTIDAR!’   16:24   KARS-GÜMRÜ DEMIRYOLUNUN FAALIYET GEÇIRILMESI AMACıYLA OLUŞTURULAN TÜRKIYE-ERMENISTAN ORTAK ÇALıŞMA GRUBU TOPLANTıSı YAPıLDı   16:23   ERKAN BAŞ: MADENCILERIN EKMEĞI VE ÜLKEMIZIN ONURU IÇIN HAFTALARDıR SÜRDÜRDÜĞÜ BU MÜCADELE, TÜM TÜRKIYE’NIN MESELESI OLDU   16:22   CHP KEÇIÖREN İLÇE BAŞKANLıĞı’NA YAPıLAN TAŞLı SALDıRı... İL BAŞKAN VEKILI YÜKSEL IŞıK: "BÜTÜN BU ABLUKALARıN, OPERASYONLARıN HEPSINE GERI ADıM ATTıRACAĞıZ"   16:21   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "CUMHURIYETI CUMHURIYET YAPAN BÜTÜN BU KURUMLARı SATTıLAR VE O PARAYı BU YıL FAIZE ÖDÜYORLAR"   16:20   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "TÜRKIYE IŞÇI SıNıFıNıN ÖNÜNDE AND IÇIYORUZ KI CHP GELECEK, TÜM IŞÇILER SENDIKAL HAKLARıNA KAVUŞACAK"   16:18   İBB DAVASı’NDA 28. GÜN... İTIRAFÇı ADEM SOYTEKIN: “BEN VERDIĞIM IFADENIN HIÇBIR AŞAMASıNDA BASKıYLA YA DA ‘ŞUNU IMZALA, EVINE GIT’ GIBI BIR SÖYLEMLE KARŞıLAŞMADıM”   14:49   BM’DEN TÜRKIYE’YE UYARı: “AVUKATLAR VE INSAN HAKLARı SAVUNUCULARı SISTEMATIK OLARAK HEDEF ALıNıYOR”  
 
     
   

Tahir Elçi, dokuz yıl önce katledildiği yerde anıldı...


Diyarbakır`ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015`te basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, katledilişinin dokuzuncu yılında anıldı. Elçi`nin adı, katledildiği Dört Ayaklı Minare Sokağı`na verildi.

 

Tarih : 28 Kasım 2024 Perşembe 13:30   Okunma : 635

Haber: Ahmet ÜN / Kamera: İsmet MİKAİLOĞULLARI

Diyarbakır`ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015`te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK`lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.

Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, CHP Ankara Milletvekilleri Okan Konuralp ve Aliye Timisi Ersever, Tahir Elçi`nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yüzlerce avukat, Elçi`nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne yürüdü. Dört Ayaklı Minare önündeki anma programında Ahmet Kaya`nın "Diyarbakır Türküsü" ile Tahir Elçi`nin katledilmeden önce yaptığı son konuşma dinletilmesinin ardından konuşmalar yapıldı.

Burada ilk sözü alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Tahir Elçi cinayetinin, toplumun bağrında derin yaralar bıraktığını ifade ederek, “Tahir Elçi suikastı egemenlerin isteği doğrultusunda süregelen karanlık dehlizlerde tutma politikasıyla örtüşmektedir. Cinayetin işlendiği ilk gün dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı tarafından faillerin bulunacağı yönündeki beyanının bir aldatmaca ve klasik bir iktidar refleksi olduğu bir kez daha görülmüştür. Tahir Elçi cinayetinin siyasi bir suikast olduğuna dair bu itiraf bu cinayetin ancak siyasi bir iradeyle aydınlatılabileceğini göstermişse de siyasi irade yargı makamı tarafından adaletin yerini bulması için bir cesaret dahi gösterememiştir maalesef. Tahir Elçi, avukatlık hayatını ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adaya Kürt sorunun barışın demokratik çözümünü savuna bir barış elçisiydi” diye konuştu.

‘Zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız`

Baro Başkanı Güleç`in ardından söz alan Tahir Elçi`nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, 9 yıldır bu kanlı sokakta olduklarını belirterek, “Bugün yine hain bir pusunun kurulduğu, masum bir hukuk insanının kanıyla kirlenen bir caminin avlusunda, acı figanımıza şahitlik yaparak göğe yükselen bir minarenin ayaklarının altındayız. 9 yıldır biz burada, bu kanlı sokaktayız. Biz zulme uğrayanlar, hakkı olan adaleti arayıp da bulamayanlar, en az kendileri kadar başkaları için de huzur isteyenler, hukukun gücüne inananlar, kul hakkına riayet edenler, kardeşçe bir ülke hayal edenler, canavarın pençesinin arasında saklı tutulan temel hak ve özgürlüklerimizin, yaşam hakkımızın ve adalet hakkımızın talebi için, adaletsizlik ve zulümle tescillenmiş bu çıkmaz sokaktayız. Bugün biz yine burada, zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız” dedi.

‘Biz barışa inananlar olarak geldik`

Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak bu sokağa geleceklerini aktaran Elçi, şunları söyledi:

“Gözünü kırpmadan insan öldürenlere, hukuku yok sayanlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, tarihi miraslarımızı yok edenlere, şehirlerimizi savaş meydanına çevirenlere, huzurumuzu delik deşik edenlere, yaşam hakkının kutsal olduğunu ve hukuka inandığımızı, kardeşçe ve huzur içinde bir ülke tahayyülümüzün olduğunu anlatmak için yine bu sokaktayız. Biz geldik, gizli cebimizde savaşı saklamadan toplumu kandırma niyetiyle türlü türlü, hileye, desiseye, kandırmacaya tevessül etmeden, ülkemizin hak ettiği huzuru, barışı ve insanın yaşam hakkının kutsallığını bıkmadan usanmadan anlatmak için biz kardeşçe geldik. Yalansız, dolansız, riyasız, karşıdakini kandırmaya tevessül etmeden barışın bu topraklar için şart olduğuna, biz barışa inananlar olarak geldik. Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak geleceğiz. Kürt geleceğiz, Türk geleceğiz, Laz ve Çerkez geleceğiz. Rengimiz, dilimiz, mezhebimiz birbirinden farklı olsa da biz insan olduğumuz için, aynı yaradan tarafından yaratıldığımıza inandığımız için geldik, gelmeye devam edeceğiz Alçakça bir cinayetin üzerinden değil 9 yıl, yıllar yılı geçse de derdimizi; burada, bu sokakta bu topraklar için dilinden barış dökülürken gadre uğramış yerde yatan bu masuma bıkmadan, usanmadan, yalnızlığa kapılmadan çoğalarak anlatacağız. Andımız olsun ki biz mazlumun yanında durarak zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz.”

‘10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz`

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 9 yıldır anmaya değil, bu mücadeleyi devam ettirecekleninin mesajını vermek için toplandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

“28 Kasım`ın dokuzuncu yıl dönümü yine Dört Ayaklı Minare`nin önündeyiz. Aslında 28 kasımları anma etkinliği olarak düzenliyoruz ama bizim bu yaptığımız anmak değil. Çünkü anabilmemiz için önce ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Maalesef 9 yıldır bizden ne olduğunu bilmemiz esirgende. Bu esirgeme yargı kılıfı arkasına gizlenmeye çalışıldı. Biz 9 yıldır anmaya değil bu mücadeleyi devam ettireceğimizin mesajını vermek için toplanıyoruz. Hep bu toplantılarda Tahir başkanın bugüne kadar verdiği insan hakları mücadelesinden bahsediyoruz. Cezasızlık politikasına karşı verdiği mücadeleden bahsediyoruz. Burada Dört Ayaklı Minare`nin önünde öldürüldüğü anda bile verdiği kültürel değer sahip çıkma mücadelesinden bahsediyoruz. Ama tüm bunları bir tarafa bırakalım. Sadece bir insan olarak değerlendirelim. Sıradan sade bir vatandaş olarak değerlendirelim. Onun sıradan ailesini bir düşünelim. Çocuklarını bir düşünelim. Eşini bir düşünelim. En azından bilmek hakları yok mudur? Geçtim cezalandırılmayı. Bugün belki Türkan Hanım burada ifade edemez ama eminim iki dost olarak sohbet etsek, geçtim cezalandırılmayı, biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz der. Çocukları biz babamız nasıl öldürüldü? Biz sadece bunu bilmek istiyoruz der. 10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz. 10 yıldır bir eşe hayat yoldaşını, yol arkadaşını nasıl kaybettiğini bilmeyi esirgiyoruz.” 

‘Yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi`

Dört Ayaklı Minare Sokağı`na her gelişinde mahcubiyet yaşadıklarını söyleyen Sağkan, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz yıl ben bu sokaktan girdiğimde çok derin bir mahcubiyet duyduğumu ifade etmiştim. İşte duyduğum mahcubiyet bundandır. Bu sokağa her girdiğimde bünyemde çok derin bir mahcubiyet hissediyorum. Çünkü yargı kılıfı altına gizlenerek, bu aileden saklanan gerçeğin maalesef ki sistemin içerisinde bulunan savunma makamını temsil eden, yargı sistemini ne kadar eleştirsem de, bağımsız olması için ne kadar çabalasam da sistemin bir parçası olarak bunun mahcubiyetini duyuyorum. Çünkü bu aileden bilme haklarını esirgedik 10 yıldır. Sadece bilme haklarının. Bu kadar basitti aslında. Tek istediğimiz nasıl katledildi Tahir Başkan, ailesi bilsin, meslektaşları bilsin, Diyarbakırlılar bilsin, bizler bilelim. Tabii bu mahcubiyet yerini umutsuzluğa değil, aksine tam bir umuda eviriyor. Çünkü yargı görünümü altındaki süreç artık bu şekilde yürütemeyeceğini gördü ve ilk derece mahkemesi kısmı bu sürecin aslında bir yargısal süreç olmadığını alenen kararıyla ilan etti. Aslında malumun ilanını yaşadık. O yüzden umutluyum. Çünkü görüntü süreci, bu yargısal görüntü süreci son buldu artık. Ve ilan edildi. Maalesef yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi. Şimdi mücadelemiz daha da büyüyecek. Belki bugün burada anamıyoruz ve bu mücadeleyi büyüteceğimizi göstermek adına burada bulunuyoruz. Ama andolsun söz veriyorum belki 19 yıl sonra, belki 29 yıl sonra, belki 99 yıl sonra bu sokak yine binlerce avukatla dolacak ve o avukatlar ne olduğunu bilerek gerçekten dört ayaklı minarenin önüne anmak için girecekler. Andolsun bunu Diyarbakır avukatları, Türkiye`deki tüm avukatlar, hak savunucuları elbet bir gün hayata geçireceğiz.”

Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Sur Belediyesi tarafından Dört Ayaklı Minare Sokağı`nın adı Tahir Elçi Sokağı olarak değiştirildiğinin bilgisini paylaştı. 

Konuşmaların ardından Elçi`nin öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA