24 Şubat 2026 Salı

16:27   CHP’NIN 38. OLAĞAN KURULTAYı’NDA USULSÜZLÜK IDDIASıYLA AÇıLAN DAVA, İBB DAVASı ILE BIRLEŞTIRILMEYECEK   16:26   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: “MILLI PARKLARı GIDERAYAK 49 VE 99 YıLLıĞıNA KIRALAMAK IÇIN KANUN TEKLIFI GETIRMIŞLER”   16:25   ULUSLARARASı AF ÖRGÜTÜ TÜRKIYE: "RUSYA’NıN SALDıRıLARıNıN SIVILLER ÜZERINDEKI YıKıCı ETKISININ SÜRÜYOR; ULUSLARARASı TOPLUM, ADALET VE HESAP VEREBILIRLIK KONUSUNDA KARARLı OLMALı"   16:25   MAHKEME KARARı ISTINAFTAN DÖNDÜ, GAZETECI ORHAN BURSALı BERAAT ETTI   15:01   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL, SAADET PARTISI IFTARıNA YÖNELIK ELEŞTIRILERI YANıTLADı: "O MASADAN DÜŞMANLıK ÇıKARANLAR TARIHE GÖMÜLECEK"   14:59   DEM PARTI EŞ GENEL BAŞKANı HATIMOĞULLARı: SAYıN BAHÇELI’NIN İMRALı VE SAYıN ÖCALAN IÇIN ÖZEL STATÜ VURGUSU SON DERECE ÖNEMLI BIR VURGUDUR   14:57   “AZIZ İHSAN AKTAŞ DAVASı” 17’INCI GÜNÜNDE TUTUKLU SANıKLARıN AVUKATLARıNıN BEYANLARıYLA DEVAM EDIYOR   14:51   İYİ PARTI’LI AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ: "ÖCALAN’ıN STATÜSÜ GAYET NET VE BELLIDIR. KENDISI 55 BIN KIŞININ KATILI, HAIN BIR TERÖRIST BAŞıDıR"   14:50   MHP GRUP TOPLANTıSı... BAHÇELI: "TERÖRSÜZ TÜRKIYE HEDEFININ ICRASıNDA PKK’NıN KURUCU ÖNDERININ BÜYÜK BIR DAHLI VE PAYı VARDıR. BU ÇAĞRı AYNı ŞEKILDE KCK’Yı DA BAĞLAMAKTADıR"   09:30   MERSIN’DE KADıNLARıN    09:25   "SIYASETIN KALBI 2 MART’TA CHP’DE ATACAK: ÖZGÜR ÖZEL 18 MADDELIK ’KURTULUŞ REÇETESINI’ AÇıKLıYOR!"   01:01    AYDıNCıK’TA GÖNÜL SOFRALARı KURULDU! BAŞKAN SEÇER: “BIZIM GECEMIZ GÜNDÜZÜMÜZ SIZSINIZ”   22:15   KADIKÖY’DE 90+ DRAMI: FENERBAHÇE’YE KASıMPAŞA ŞOKU! ASENSIO ATTı, ALLEVINAH YıKTı...   17:59   MERSIN VE DIYARBAKıR ARASıNDA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: DİTAV’DAN DEV ÇıKARTMA!   17:54   TARSUS TEK YÜREK! BAŞKAN BOLTAÇ SEL BÖLGESINDEN SESLENDI: "AFETIN SIYASETI OLMAZ, YARALARı BIRLIKTE SARACAĞıZ"   17:01   CHP’NIN 38. OLAĞAN KURULTAYı’NDA USULSÜZLÜK IDDIASıYLA AÇıLAN DAVANıN, 9 MART’TA GÖRÜLECEK İBB DAVASı ILE BIRLEŞTIRILMESI ISTENDI   17:01   CHP’NIN 38. OLAĞAN KURULTAY DAVASı… LÜTFÜ SAVAŞ’ıN AVUKATı ÜREGEN: "GERÇEKLER ELBETTE AÇıĞA ÇıKACAKTıR"   17:01   GAZETECI ALICAN ULUDAĞ’ıN TUTUKLULUĞUNA ITIRAZ EDILDI   16:35   DEM PARTI EŞ GENEL BAŞKANLARı, YARıN TBMM BAŞKANı NUMAN KURTULMUŞ ILE BIR ARAYA GELECEK   16:33   CHP’LI ÜMIT ERKOL, AKıNCı GIŞELERI’NDEN IKTIDARA SESLENDI: "HALKıN MALıNı SATARAK BU KRIZI ÖRTEMEZSINIZ"  
 
     
   

CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel, Saadet Partisi iftarına yönelik eleştirileri yanıtladı: "O masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek"


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saadet Partisi’nce İstanbul’da düzenlenen iftar programına yönelik eleştirileri anımsatarak, "En sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar. O masada Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkan Vekilinin olduğunu dahi göremeyip bir iftar masasından husumet çıkarmaya çalışanlara sözüm şudur: Vallahi de billahi de iyilik kazanacak kötülük kaybedecek. Helal lokma yiyenler kazanacak. Haramzadeler kaybedecek. O masada kardeşliği görenler kazanacak. O masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek" dedi.

 

Tarih : 24 Şubat 2026 Salı 15:01   Okunma : 402

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

"Geçen hafta 39'uncu ilçeyi Ataşehir'de tamamladık, istisnasız bir şekilde. 91'inci eylemde Kocaeli'ndeydik. Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, haksızlıklar, tarihin görülmediği bu zulüm, görmediği bir zulüm ve üzerimize yargı erkini elinde bulunduranların yürütme erkinin emrine girmesiyle birlikte yaptıkları siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek. Ben İstanbul il örgütümüze 39 ilçe başkanımıza ve örgütümüze bugüne kadarki mücadeleleri, İstanbul'da katılan milyonlar için, Anadolu'da katılan milyonlar için Türkiye ittifakının mensubu tüm demokratlara yürekten teşekkür ediyorum. Tarih bu tarihi mücadeleyi yazacak ve yarın akşam ilçe mitinglerini tamamladık, üçüncü bölgedeki ilçeler adına yapacağımız Bakırköy'deki bölge mitingiyle devam ediyoruz. Üç, iki, bir diye bölgeleri sayıp 18 Mart akşamı da hep birlikte o tarihi gecede İstanbul'da ayakta olacağız.

"Kişiler kendinden biliyor işi"

Cumartesi günü İstanbul'da mübarek ramazanın üçüncü gününde Saadet Partisi'nin düzenlediği iftara katıldık. Genel Başkan Sayın Mahmut Arıkan'a teşekkür ediyorum. Deva Partisi'nin, Gelecek Partisi'nin ve Yeniden Refah Partisi'nin sayın genel başkanları oradaydı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkan Vekili oradaydı ve oturduk iftar yaptık. İftarda kürsüde siyaset yoktu. Sadece Gazze, Filistin vardı. Her konuşan Türkiye'nin özlediği bu güzel masa dedi. İftar bitti dağıldık, artık iktidarda kalmayı sadece kötülüğe endekslemiş olanlar, kendilerinin içinde olduklarını dahi fark etmeden muhalefetin bir arada olmasını, birlikte iftar yapmasını, hal hatır sormasını, beraber Filistin davasına sahip çıkmasını öylesi gözlerini kör etmiş ki kötülük, masadaki AK Parti Genel Başkan Vekilini bile görmeden o masaya döndüler ve dediler ki 'Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı. Bu iftarı İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı. Onun kaynaklarıyla yapıldı.' Tabii bu Saadet Partilileri, milli görüş hareketinin sadık savunucularını çok üzdü. Biz de çok rahatsız olduk. Aslında sonra da bu tartışmalar sürerken bir Saadet Partili bana böyle tuttu kolumu dedi ki geçen 'Genel Başkanım sen onlara bakma. Zaten iftarı İBB kasasından verenler AK Parti'ye gitmişti. Kendi cebinden dayanışmayla iftar yapabilenler milli görüşün Saadet Partisi'nde devam ediyorlar.' Kişiler kendinden biliyor işi.

"O masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek"

Ama iktidar öyle zor bir durumda ki meydanlardan korkuyor, tartışmaktan korkuyor. Karşımıza çıkmaktan korkuyor. Belediyelerimize çöküyorlar. 'Ne yapıyorsun' diyorum. Gel Aydın'da koyalım sandığı, Aydınlılar karar versin Aydın'ı kimin yöneteceğine. Geçen sefer bir karar verdiler. Sen tehditle ya bize katılacaksın ya Silivri'ye atılacaksın diye topuklayıp kaçana karşı koyalım sandığı. Gaziosmanpaşa'da koy bakalım sandığı Hakan'ı mı seçiyorlar yoksa senin o bilmem ne yöntemiyle oraya getirdiğin kabiliyetsizi mi seçiyorlar? Koy bakalım CHP'den seçilip de sizin tehditle, şantajla, onunla bununla parti değiştirmeye zorladığınız yerlerde sandığı, ondan kaçıyorlar. Emekliden korkuyorlar, işçi sesini yükseltiyor, ilkiliyorlar. En sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar. Köşe yazarları yazıyor ki 'Baktım oraya neyi gördüm?' Neyi gördün? 'Altılı masayı gördüm. 'Yok üstünde şu vardı altında bu vardı.' O masada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkan Vekilinin olduğunu dahi göremeyip bir iftar masasından husumet çıkarmaya çalışanlara sözüm şudur: Vallahi de billahi de iyilik kazanacak kötülük kaybedecek. Helal lokma yiyenler kazanacak. Haramzadeler kaybedecek. O masada kardeşliği görenler kazanacak. O masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek.

"İşçiden, emekliden, emekçiden, memurdan, çiftçiden alınan vergilerin toplamı yüzde 62"

Her yıl Şubat ayının son haftası, vergi haftası. Vergi haftasının içindeyiz. Türkiye'nin Avrupa'nın en adaletsiz vergi düzeni olan ülkesi olmasından dolayı kutlanacak bir hafta değil utanılacak bir haftaya dönüştü. Türkiye'nin AK Parti'nin kara düzenindeki vergi meselesini olabilecek en basit şekilde anlatan bir grafiğimiz var. Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor. Gerçekleşmesi 65 falan oluyor da çünkü buradan beklediğini alamayınca yüzdeye yansıyor. Bu seneki niyetleri dünyanın en adaletsiz vergisi dolaylı vergiler, yüzde 62.4. Kim veriyor bunu? Bu işçi kardeşim veriyor. Bu elinde çocuğuyla ev hanımı kardeşim veriyor. Bu çiftçi veriyor, bu emekli veriyor. Hemşire hanım veriyor, doktor hanım veriyor. Bu vergiler dünyanın en adaletsiz vergisini toplam verginin yüzde 62.5. Elektrik yakınca verdiğin vergi, doğal gaza verdiğin vergi, çocuğuna üst baş ayakkabı alırken verdiğin vergi. Parayı verip karşılığında fişi aldığında parayı verdiğin anda ödediğin vergi 62.5. Kalanı gelir vergisi. Mavi yakalı ya da devlet memuru, kim maaş alıyorsa ondan kesilen yüzde 25,5. Geriye ne kalıyor? Yüzde 11. Kurumlar vergisi, bu sırıtan zengin kardeşimden. Esas parayı kazanandan, dünyada esas vergiyi verenlerden Türkiye'de yüzde 11 alınıyor. İşçiden, emekliden, emekçiden, memurdan, çiftçiden alınan vergilerin toplamı yüzde 62. Kazanandan ve kar edenden para kazanandan alınan vergilerin oranı yüzde 11. Böyle bir adaletsizliğin içindeyiz.

"Görev olacak o iktidarın birinci görevi bu olacak"

Türkiye'de ayrıca Özel Tüketim Vergisi alınıyor. İlk çıktığında lüks vergisi demişlerdi. Duyunca 'Lüks harcama yapanlar çok versin. Hiç olmazsa zorunlu harcama yapandan, çocuğuna mont alandan okul için kırtasiye alandan daha makul vergi alınır' diye düşünyorsun. Şu anda lüks vergisi diye başlayan adı ÖTV olan vergi alınıyor. Tırnak makasında var. Mutfak tüpünde var. Doğal gazda var. Yani olmazsa olmaz herkesin ihtiyaç duyduğu her şeyde ÖTV var. Neyde yok lüks vergisi diye getirdikleri vergi? Elmasta, pırlantada yok. O hani AK Parti Eskişehir Milletvekilinin oyları Eskişehir'de İyi Parti'den alan sonra AK Parti'ye kaçan milletvekilinin taktığı saatinde lüks vergisi yok. Ama sen gidip mutfak tüpü aldığında doğalgaz parası ödediğinde ÖTV var. Türkiye'de vergi öyle bir hale geldi ki anlatılması farkındalığının yaratılması ve hesabının sorulması belki Türkiye'nin önümüzdeki dönem hem seçimine damga vuracak hem de gelen iktidara kimden vergi alacağını, kimden daha az alacağını, kimi kayıracağını ortaya koyan ilk ve en önemli temenni olacak, görev olacak o iktidarın birinci görevi bu olacak.

"Sayın Erdoğan vergiden vergi almayı bulmuş"

Bu günlerde piyasaya gençlerin çok sahip olmak istedikleri bir cep telefonu çıktı. Pahalı bir model. Bu cep telefonu yurt dışında yarı fiyata satılıyor. Türkiye'de fiyatı 107 bin 999 lira. 108 bin lira. Telefon alıyorsun ya doğal, devlet bu alışverişten vergi alır. Yüzde 10-15 alır. Amerika'da yüzde 8 alıyor. Dördü eyalete dördü merkezi yönetime. Türkiye'de 108 bin liralık telefonun 54 bin 959'u lirası vergi. 53 bin lirası telefon. Dünyada bir tek Türkiye'de vergisi telefondan fazla. Telefon alacaksın. 55 bin lira vergi ödüyorsun.53 bin lira da o dünyanın en gelişmiş her bir gencimizin sahibi olmak istediği telefona sahip oluyorsunuz. Tabii buna sahip olmak için Türkiye'de o gencin babası dört ay çalışması lazım. Avrupa ülkelerinin bazısında 19 gün, bir ay bile değil 19 gün çalışması lazım. Bu telefonda yüzde 50 ÖTV var 30 bin lira. Yüzde 20 KDV var. Yüzde 12 TRT bandrol ücreti var. Neden? Telefondan radyo açar ya da TRT'yi açar izlersen diye 6 bin 400 lira TRT bandrol ücreti alıyor. Yüzde 1 de Kültür Bakanlığı payı var 530 lira. Toplam 54 bin lira ve işin enteresanı bu ÖTV'den sonra KDV uygulandığı için verginin de vergisini alıyor.

Lidyalılar şimdiki Salihli'nin Sard Mahallesi'nde beldeydi, mahalle oldu. Sardes'te ilk parayı bulmuşlar. Parayı basmışlar ve ilk kullanmışlar. Paranın mucidi Lidyalılar. Sonra Sümerler vergiyi bulmuşlar. Yani bir alışveriş yapıyorsun, para kazanıyorsun, bunun bir kısmını devlete vermen lazım. Bunu bulmuşlar. Hepimizin övünmesi gereken değilse de birazcık böyle acı acı tebessüm etmesi gereken bir şey, bu konuda en büyük icadın sahibi Sayın Erdoğan. O vergiden vergi almayı bulmuş. Geçen gün ben bunu söyledim, gençler hızlı şekilde sosyal medyada yapay zekayla birtakım çizimler karikatürler yaptırıyorlar. Bir köşede Sümerliler vergi topluyor parayla. Sayın Erdoğan da gelmiş  'O iş o kadar kolay değil, onun da vergisi var' diyor. Vergiden vergi istiyor.

"Mesaj şu: 'Verginle köprü yapıyoruz.'"

Bir cep telefonu alırken Sayın Erdoğan'ın bulduğu yöntemle verginin, vergisinin, vergisinin vergisi alınıyor. Aynı paraya dört kere devlet bir paranın üzerine üç kez daha vergi koyuyor ve onun sonunda verginin vergisini vergisini alarak bir cep telefonunun parasından fiyatından daha pahalı daha fazla vergi almanın yolunu buluyor. Bu adaletsizliği bitirmek için, maaş alanların, gençler eskiden işe giriyordu, 'Kaç para maaş alıyorsun?' 'Maaşı çok değil ama...' Bugünkü parayla der ki bir mühendis işe girer, ' 55 bin maaşı ama yılda dört kere de ikramiye var.' 'İyiymiş' diyorduk. 12 değil 16 maaş. Şimdi öyle işler pek kalmadı. Duymuyoruz. Şimdi 12 maaş alıyorsun, o mavi yakalı ya da beyaz yakalı genç kardeşimin 55-60-70 bin lira alacağı maaşın üç tanesi vergiye gidiyor. Yani 12 maaş alıyor. Dokuzu cebine kalıyor. Üç tanesi vergiye gidiyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Vergi haftasındayız dedik ve vergi haftasında tabii önemli bir farkındalık, hem vergi vermek hem verginin nereye gittiğini görmek. Sağ olsun, Gelir İdaresi Başkanlığının sosyal medyası vergi deyince akla ilk ne gelir? Devlet vergi alır ama köprüler yapar, yollar yapar diye. İstanbul'da güzel bir boğaz köprüsü. Fotoğrafını koyarak 'Vergi haftası kutlu olsun' demiş. Mesaj şu: 'Verginle köprü yapıyoruz.' Güzel bir paylaşım."

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA