12 Mayıs 2026 Salı

16:51   EMEP’LI TÜZEL, MERSIN 68’LILER DERNEĞI’NIN 3 FIDAN’ı ANMA ETKINLIĞINE KATıLDı   16:50   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "İBB SORUŞTURMASıNDA ADı GEÇEN ŞIRKETTEN AKıN GÜRLEK’E 4 ARAÇ TAHSIS EDILMIŞ"   16:48   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "2018’DE BIR KOÇ ALAN BIN LIRA, 2026’DA EMEKLIYE ANCAK BIR BUT ALDıRıYOR"   16:45   İBB DAVASı’NDA İMAMOĞLU’NUN MARKET KARTLARıNı SORDUĞU TORUNLER, “AK PARTI İSTANBUL İL BAŞKANLıĞı’NA VERIRDIK” DEDI   15:17   “CASUSLUK” DAVASıNDA IKINCI GÜN… MERDAN YANARDAĞ: “SILIVRI’DEN BU ÜLKEYE BIR CUMHURBAŞKANı ÇıKACAK”   15:15   İMAMOĞLU: “TÜRKIYE’NIN BEKA SORUNU HÂLINE GELEN ADALET BAKANı’NA DAIR CUMHURBAŞKANı’Nı VE BAHÇELI’YI UYARıYORUM”   15:13   SOMA FACIASı 12. YıLıNDA: EVLATLARıMıZı DEĞIL, ADALETI DE KAYBETTIK   15:12   TÜRKIYE’DE BIR ILK: DÜNYADA 70 VAKASı BILDIRILEN HASTALıKTA BAŞARıLı NAKIL   15:08   İBB DAVASı’NDA 36. GÜN... YENER TORUNLER: “11 YıLDA ÇEKILEN 41 MILYON LIRAYı AYNı GÜN ÇEKMIŞIM GIBI IMAJ OLUŞTURUYORLAR”   10:10   HAYATI İLAÇTA BÜYÜK KRIZ: CHP’LI ŞEVKIN’DEN BAKANLıĞA ACIL ÇAĞRı! ’YAŞAM KAYBı RISKI VAR!’   10:05   TÜRKIYE’YE KAYNAĞı BELIRSIZ PARA GIRIŞI MI BAŞLıYOR? MECLIS’TE TANSIYON YÜKSEK: ’9. KEZ VARLıK BARıŞı’ KRIZI!   09:45   CANNES’DA YAPAY ZEKA AMBARGOSU VE BEKLENMEDIK "HıZLı VE ÖFKELI" SÜRPRIZI: 79. FESTIVAL BAŞLADı!   09:37   ATEŞ SAVAŞÇıLARı MERSIN’DE BULUŞTU: ATA EĞITIM MERKEZI TÜRKIYE’NIN ‘AFET ÜSSÜ’ OLUYOR!   08:50   HEMŞIRELERDEN 12 MAYıS’TA SERT ÇıKıŞ: ’ALKıŞ DEĞIL, İNSANCA YAŞAM İSTIYORUZ!’   05:10   MERSIN İL BAŞKANı NESRIN VURAL: ESNAF BITTI, HALK BÜYÜK BIR CENDERENIN IÇINDE   23:42   BAŞKAN SEÇER RAKAMLARLA KONUŞTU: ’MERSIN’DE SU MALIYETININ ALTıNDA SATıLıYOR!’   23:34   AFYONKARAHISAR’DA SIYASI DEPREM! CHP’DEN BURCU KÖKSAL’A SERT PROTESTO: ’HALKıN ARASıNA NASıL ÇıKACAKSıN?’   23:26   SIYASET KULISI BU HABERLE ÇALKALANıYOR! BURCU KÖKSAL CHP’DEN İSTIFA EDIP AK PARTI’YE GEÇIYOR: ’İÇIM ÇOK RAHAT’   23:13   MERSIN’DE VIZYON GÜNÜ! BAŞKAN SEÇER HEM MÜJDEYI VERDI HEM ÇAĞRı YAPTı: ’BÜYÜYORUZ, KAZANDıRıYORUZ!’   16:25   CHP, BURCU KÖKSAL’ı KESIN IHRAÇ ISTEMIYLE DISIPLINE SEVK ETTI  
 
     
   

“Casusluk” davasında ikinci gün… Merdan Yanardağ: “Silivri’den bu ülkeye bir Cumhurbaşkanı çıkacak”


"Casusluk" davasında savunma yapan gazeteci Merdan Yanardağ, “Dün 2 savunma izledik. Birisi kısa süre sonra bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’dur. Ekrem İmamoğlu davanın siyasi olduğunu söyledi. Ben kendisine de söyledim, Silivri’den bu ülkeye bir Cumhurbaşkanı çıkacak” dedi.

 

Tarih : 12 Mayıs 2026 Salı 15:17   Okunma : 426

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün “Siyasal casusluk” iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Silivri’de devam ediyor.

Duruşmada savunma yapan Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu davanın esas olarak siyasal nitelikte olduğunu belirterek, “Umuyorum ve bekliyorum ki bu sürecin sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Çünkü ben kendisine de söyledim. Bana, “Merdan Bey, biz makam mevki peşinde değiliz” dedi. Biliyorum, makam mevki peşinde değiliz ama bu artık bu ülkenin bir haysiyet sorunu haline geldi. Rakiplerini adliye ve kolluk üzerinden, daha sosyolojik bir ifadeyle devletin zor aygıtlarını kullanarak siyaset alanını düzenlemeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Kendi rakiplerini devletin zor aygıtlarıyla paralize etmeye, imha etmeye, etkisizleştirmeye çalışan; zorlayarak siyasi transferler yapan bir iktidarla karşı karşıyayız. 15,5 milyon insanın Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği bir kişinin tutuklanması, tek başına bile bunu kanıtlamaya yetecek maddi bir delil olarak önümüzde duruyor” diye konuştu.

Seçimlere katılmayı, seçimleri kazanmayı, televizyon yayını yapmayı, siyasal eleştiride bulunmayı suç saymaya çalışan bir iddianame ile karşı karşıya bulunduklarını söyleyen Yanardağ, iddianamenin altında İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay’ın imzasının bulunduğunu belirtti. Yanardağ, şöyle devam etti: 

“Nerede şu anda? Bakan yardımcısı. Bakan yardımcılığı nedir? Siyasal bir makamdır. Yani AKP’ye iltica etmiş bir başsavcıvekiliyle karşı karşıyayız ve bu iddianamenin altında imzası bulunmaya devam ediyor. Bakan yardımcılığı siyasal bir makamdır.Peki Sayın Can Tuncay ne yazmış? Son iki paragrafı okuyorum: ‘Şu hâle göre casusluk suçları yönünden madde gerekçesi de nazara alındığında, niteliği gereği gizli olan bilginin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zararına, yabancı bir devlet yararına temin edilmesi ya da açıklanması gerekmekte ise de casus ile casusluğu talep eden arasında bu bilgi ve belgenin karşı tarafa aktarılmasına yönelik bir anlaşmanın bulunması şart değildir.’ Yani spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış, “40 yıllık gazeteciyim, gazetecilik yapıyorum ama işim gücüm yok; biraz da casusluk yapayım” demişim. Hobi olsun diye casusluk yapmışız.”

“SAVCILARA İDDİANAME YAZMAK YERİNE MASTERCHEF’E KATILMALARINI ÖNERİYORUM”

Casusluk suçunu isnat eden savcılara göre, yabancı bir ülkeye, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek olmadığını söyleyen Merdan Yanardağ, “Çünkü bulamadılar; böyle bir örgüt yok. Yani yumurtasız omlet yapılacağını iddia eden bir savcılık makamı var. Ben onlara iddianame yazmak yerine MasterChef programına katılmalarını öneriyorum” diye konuştu.

Bu operasyonun iki temel amacı bulunduğunu, birincisinin Tele1’e el koymak, bağımsız gazetecilere susturmaya çalışmak olduğunu söyleyen Merdan Yanardağ, şunları kaydetti: 

“Tele1’in farkı şuydu: Bağımsız, yurtsever, solda yer alan, Cumhuriyetçi bir grup gazeteci çıktı ve başarılı oldu. Büyük medya kartelleriyle rekabet edecek bir güce ulaştık. Arkasında milyonlarca dolarlık sermaye olan grupların, holdinglerin desteklediği ya da doğrudan işletmesi konumundaki televizyon kanallarını reytinglerde geçtik. Bir avuç gazeteci, arkadaşlarıyla birlikte bir televizyon kurdu ve bu televizyon etkili oldu. Bizi sadece CHP’liler, solcular, sosyalistler izlemiyor; ülkücüler de izliyor, muhafazakârlar da izliyor. Bizim samimiyetimiz topluma geçti.”

Bu davaya konu olan Seher Alaçam’ın da Tele 1 destekçisi olduğunu aktaran Yanardağ, “Cumhuriyetçi, Atatürkçü, Tele1 izleyicisi, yaşlı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve kadın izleyicimizdir. Ben Hüseyin Bey’i, yani Sayın Hüseyin Gün’ü çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım. Telefon kayıtlarım da iddianamede var; telefonumda ‘Hüseyin Alaçam’ diye kayıtlı. Gerçek oğlu zannediyorum. Hatta ‘Bu Hüseyin hangi Hüseyin?’ diye hatırlamak için yanına ‘Seher Alaçam’ diye not düşmüşüm. Nasıl bir örgütsel casusluk ilişkisi varsa artık…”

Merdan Yanardağ, bu operasyonların, belediyelere ve CHP’ye yönelik, Türkiye’de muhalefeti etkisizleştirmek hedefiyle yapıldığını belirtti. 

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLMAYI SUÇ SAYAN BİR İDDİANAMEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Operasyonların bir başka amacının da 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek olduğunu söyleyen Yanardağ, şöyle konuştu:

“Bu operasyonun bir ayağı, İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazandığı ve CHP’nin Türkiye’de yerel seçimleri kazandığı iki seçimi lekelemektir. Çünkü iddianame seçimleri suç sayıyor. 160. sayfada deniliyor ki: ‘Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında siyasal casusluk suçunun özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etmek suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlayarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. “Anlaşılmıştır” diyorlar; yani eminler. Burada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı suç sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız.“

İddianamenin, iktidara karşı siyaset yapmayı yasakladığını ifade eden Yanardağ, “Bu davalar üzerinden fiilen bir dikta hukuku yaratılmaya çalışılıyor. Mahkemeleri de kötüye kullanarak, buradan bir hüküm ve ceza çıkarırlarsa bunu içtihat haline getirmeyi amaçlıyorlar. Buna göre iktidara karşı muhalefet etmek, demokratik bir hakkı kullanmak ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan kaynaklanan siyasal hakları kullanmak suç sayılmak isteniyor. Niye suç? Bu belli değil. Yabancı devletlerin yararına olduğu iddia ediliyor ama ortada buna dair somut hiçbir şey yok” dedi.

"TÜRKİYE’DE BİR CASUSLUK DAVASI ÜZERİNDEN BİR DİKTA HUKUKU KURULMAYA ÇALIŞILIYOR"

Merdan Yanardağ, Türkiye’de bir casusluk davası üzerinden bir dikta hukuku kurulmaya çalışıldığını savunarak, “İmamoğlu’nun tutuklanmasını kınayamayan tek ülke. Çünkü Starmer Türkiye’ye Eurofighter satmaya çalışıyor. Eurofighter’larla birlikte selfie çekti. Tam bir soytarı. Geçenlerde yapılan yerel seçimlerde de ağır bir yenilgiye uğradı. İngiltere’de Yeşil Parti, sol Yeşil Parti yükseliyor. İşçi Partisi, işçi sınıfının tarihi partisidir; buna rağmen orada ağır bir yenilgiye uğradı. Peki neden TELE1’e yöneldiler? Ben AKP iktidarının, mevcut iktidarın siyasal ve tarihsel ömrünü doldurduğunu ve bu ömrü uzatmak için çeşitli manevralar yaptığını düşünüyorum. İBB soruşturması da CHP’ye yönelik kurultay davası da casusluk davası da bu amaçla açılmıştır. Çünkü TELE1’in yayında olduğu bir medya ortamında bu operasyonu kolay kolay yürütemezsiniz. TELE1 boyun eğmeyecektir." ifadelerini kullandı.

“AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS KOŞULLARINDA TUTULUYORUZ”

Tutukluluk koşullarını da anlatan Yanardağ, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis koşullarında tutuluyoruz. Haftada 10 dakika telefon görüşme hakkımız var. Uyuşturucu kaçakçıları haftada 60 dakika görüntülü konuşabiliyor ve haftanın her günü bu hakka sahipler. Kadın cinayetinden gelseniz, tecavüzden gelseniz, uyuşturucu kaçakçısı olsanız bu haklardan yararlanıyorsunuz. Ama Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve diğerleri bundan yararlanamıyor. 12 metrekarelik bir hücredesiniz” dedi.

“BU KANALIN SATILIK OLMADIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ İÇİN TEKLİFLERİ REDDETTİK”

Dava sonucu beklenmeden Tele 1’in satışa çıkarıldığını belirten Yanardağ, “Niye bu acele? Kanalı batırdılar. Bu kanala 10 milyon dolar ödemeye hazır olanlar vardı. Ancak arkasındaki güce, teklif edenlerin kimliğine ve kişiliğine güvenmediğimiz için ve bu kanalın satılık olmadığını düşündüğümüz için reddettik. TELE1’in haraç mezat satılmaya kalkışılması, yani yangından mal kaçırır gibi, bu dava sonuçlanmadan, davanın sonucunun ne olacağı beklenmeden bunun yapılmaya çalışılması niyeti gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

İddianamede imzası olan savcılığın yalan söylediğini, kendisinin sabıka dökümünün yapıldığını, tehlikeli, kriminal bir vaka gibi gösterildiğini söyleyen Merdan Yanardağ, “15, 20, 30 tane sabıka kaydım varmış gibi. Peki bakıyorsunuz, acaba öyle mi? Benim Tele1’den tek bir adli kaydım yok. Devam eden davalar var; neredeyse tamamını kazandık. İki dava var; biri Yargıtay’da, biri istinafta. Yargıtay savcısı da lehimize bozulmasını istedi. Diğerleri nereden? Daha önce kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğum Yurt Gazetesi’nden. Bu davaların çoğundan beraat ettim” diye konuştu.  

“DEVLET YA BENDEN ÖZÜR DİLEMELİ YA DA DEVLET BAHÇELİ’Yİ TUTUKLAMALIDIR”

Merdan Yanardağ, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan ceza aldığını belirterek, şunları anlattı: 

“Türkiye’de bir çözüm sürecinin hazırlanmak istendiğini bir yıl önceden gördüm, ‘İmralı’daki tecrit kaldırılmalıdır. Abdullah Öcalan ne söylüyor, bunu Türk halkı duymalıdır. Avukatlarıyla ve ailesiyle görüşmelidir. Çünkü demokrasiler, suçluların, hükümlülerin ve tutukluların da haklarının olduğu rejimlerdir. Diğer hükümlüler hangi haklardan yararlanıyorsa, İmralı’da Abdullah Öcalan da o haklardan yararlanmalıdır’ dediğim için tutuklandım. Sonra serbest bırakıldım. Bir yıl sonra çözüm süreci başladı. Yapılması gereken şey şu: Devlet ya benden özür dilemeli ya da Devlet Bahçeli’yi tutuklamalıdır. Çünkü Bahçeli, ‘Öcalan Meclis’e gelsin konuşsun, umut hakkından yararlansın, serbest bırakılsın’ dedi. Ben o programda biraz da ironiyle, ‘Abdullah Öcalan’ı kandırmak kolay değil, içeride sürekli kitap okuduğu için neredeyse filozof oldu’ demiştim. Bu da ‘övme’ sayıldı… İddianameye bakarsanız, sürekli suç işleyen bir ‘suç makinesi’ var karşınızda. Bu davaların birer basın davası olduğu iddianamede belirtilmemiş. İddianameyi hazırlayanlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bir bölümünü ‘düşman’ sayıyor ve onları mahkûm etmek, tasfiye etmek için iftira atıyor.”

Yanardağ, hukukun ihlal edildiğini, darbe, dikta hukukununun uygulanmaya çalışıldığını savunarak, “Bu operasyonları yaptılar, ikincisi çözüm sürecini geliştirmeye çalıştılar. Türkiye’de Kürt siyasal muhalefetini yedekleyerek, etkisizleştirerek yanlarına almayı; CHP’yi, sol sosyalist partileri ve diğer muhalefet partilerini etkisizleştirmeyi; medyada TELE1’i susturmayı ve böylece ayarlanmış, kontrol edilecek, zamanından altı ay önce yapılacak bir seçimle iktidar ömrünü uzatmayı hedefliyorlar. Yapamayacaklar. Bu mümkün değil. Türkiye bunu kaldırmaz, kaldırmayacak” dedi.

"SAVCILIĞIN KEMAL KILIÇDAROĞLU AŞKINI ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM"

Başka kanıt bulamadıkları için önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı programın iddianamede, “casusluk örgütünün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği” olarak gösterildiğini ifade eden Yanardağ, şöyle konuştu: 

“Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor; bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz, hatta dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Peki bunu nasıl yapmışız? Kemal Bey’i sorularımızla sıkıştırmışız. Yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ama Ekrem İmamoğlu lehine algı yaratmışız. Niye? Ne demişiz?”

Programlarındaki yorumlarında, seçim sonuçlarıyla ilgili CHP’ye eleştiriler yönelttiğini, Kılıçdaroğlu yönetimine olduğu kadar Ekrem İmamaoğlu’na yönelik de eleştirilerini dile getirdiğini anlatan Merdan Yanardağ, “Peki savcılık ne yapmış? 20-30 sayfa bant çözümünü yayımlamış. Nasıl işse, bu da casusluk belgesiymiş. Hadi oradan. Böyle bir casusluk iddianamesi olabilir mi? Sonuç olarak ortada siyasal bir iddianameyle karşı karşıyayız. MASAK raporu çıkmış, bende bir şey bulamadıkları için yakınlarımıza gitmişler. Hiçbir şey bulamamışlar. MASAK raporundaki gerçeği eğip bükmüşler ve gizlemeye çalışmışlar. Bunların tamamı kötü niyet göstergesidir” şeklinde konuştu.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA