CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin il başkanlarıyla bir otelde bir araya geldi. Özel, toplantının ardından yaptığı açıklamada, "Bugün 74 il başkanımız ve aramızda olamayan yedi il başkanımızın yerine o yedi ilden kurultay delegelerimizin temsilci arkadaşları buradaydılar. 81 ilden toplanan bin 4 delegemizin iradesini temsil eden imzaları genel merkez binamızdaki butlan yönetimine sundular. Tamamı noter huzurunda, usulüne uygun olarak verilmiş bu imzalarla ilgili bir de dosya teslim ettik kendilerine" dedi. Özel, şunları kaydetti:
"34 KAMU HUKUKÇUSUNUN İMZALADIĞI METNE TESLİM ETTİK"
"Dosya, Türkiye’deki 34 kamu hukukçusu profesör ve doçentin altında imzalarını attıkları bir metin içeriyor. Metnin özeti şudur; 'Verilmiş olan tedbir kararı, kesinlikle olağanüstü kongreyi engellemez, aksine zorunlu kılar. Bir an önce kongre yapılmalıdır' diyor. Bu alanda karar verecek olan hakimleri yetiştiren hocalar bunlar ve Türkiye’de bu alandaki herhangi bir hocanın farklı bir görüşü de yok. Ayrıca dosyamız ekinde hem bu hocalarımızın hem farklı akademisyenlerin bu konuya yönelik olarak yazdığı makaleler, uluslararası dergilere yolladıkları yayınları koyduk. Çünkü Türkiye, bu konuda bir ilki deneyimliyor. Bu konuda farklı düşünen kimse yok. Farklı düşünen tek kimse, Kemal Bey’i 'Ben hukukçu arkadaşlara soruyorum' diyor, yönlendiren hukukçu arkadaş ya da arkadaşlar. Onlar diyorlar ki 'Her şeyi yaparız, kurultay yapamayız.' Oysa hukukçular diyor ki ‘Tedbirle gelen kurultay yapar, başka bir şey yapmamalıdır. Başka bir şey yapması yanlıştır.’
"PARTİLİLERİMİZİ DEMOKRASİ NÖBETİ TUTMAYA DAVET EDİYORUM"
Tedbir kararı sonuç doğurmaması gereken bir karardır. Tedbir kararı olanlar gelip böyle il başkanı görevden filan alamazlar. Hele hele disipline sevk yapıp, oy verme hakkını kimsenin alamazlar. Olacak iş değildir. Dört başı mamur bir hukuksuzlukla karşı karşıya olduğumuzu açıkça ifade etmek lazım. Biz burada il başkanlarımızla toplantımızı yaptık. Toplantının belli bir evresinde bu karar çıktı ve bu karar bizim kararlılığımızı hiç değiştirmedi. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanan, kazanmayı bilen, kazanmayı öğrenen, yenilgiye alışmayan, partiyi muhalefetten kurtarıp iktidara taşıyacak olan kadrolarıyız. Buna inanmış il başkanlarımızla birlikte yol yürüyoruz. Şimdi arkadaşlar teknik çalışmayı yapacaklar. Kendi görevden alınan, yönetimi ile alınan ya da oradaki örgütün feshedildiği illere yönelik olarak ayrı ayrı çalışmaları yapacağız. Ama buradaki il başkanları Cumhuriyet Halk Partisi’nin il başkanlarıdır, buradaki il başkanları iktidar yürüyüşümüzün il başkanlarıdır. Nasıl ki Genel Başkan’a bina lazım değilse, Genel Başkan neredeyse genel merkez orasıysa, il başkanlığımız örneğin Adana il başkanımız neredeyse orasıdır. Tabii ki Adana’da baba ocağımızı kimseye kolay kolay verme niyetinde değiliz. Tüm partililerimizi görevden alınan il başkanlıklarımıza davet ediyorum. Görevden alınan il başkanlarımız ve il başkanlıklarımıza partililerimizi demokrasi nöbeti tutmaya, Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Ayrıca da bir ile gittiğimizde o ilde, bu 81 ilden bugün burada olan arkadaşlarımız neredeyse benim için il başkanlığı orasıdır, il başkanı da odur. Seçilmiş il başkanlarının arkasındayız.
"PARTİ İÇİNDEKİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ"
Ayrıca şu teknik detayı da hatırlatmak isterim. Verilen mahkeme, hukuksuz butlan kararı dahi il başkanlarımızın seçildiği kongreleri ortadan kaldırmadı. İl başkanlarımız oradadır. O il başkanlarımızı seçilmemiş bir yönetim alıyor; bu karar gayrimeşrudur, hukuksuzdur. Kaldı ki, velev ki bu il başkanlarını biz görevden alsak 40 gün sonra kongre ilde zorunludur. Öyle seçime bir yıl kalan bir süre hariç kimse 'Ben il başkanını aldım…' Yani 'Adanalılar Anıl Başkan’ı seçtiler, ama ben Anıl’ı istemiyorum, aldım. Yerine bir başkasını koydum, bundan sonra o yönetecek.' Öyle bir şey yok. O atanan doğrudan kurultayı yapacak Adana’da. Başka hiçbir yolu yoktur bunun. Sen Türkiye’de birinci parti olmuş, yüzde 38 oyu son seçimde almış, AK Parti’yi yenmiş partiyi alt etmek için burada bunu yaptın. ‘Adana’da da Adana’nın seçtiğini değil, Adana’nın seçmediğini, butlanın atadığını Adana tanısın.’ Adana onu tanımaz. Türkiye’de Adana örneğiyle söylüyorum, tüm iller için; İzmir için, Ankara için, Gaziantep için, Bursa için aynısını söylüyorum. Değişim Kurultayı’nda yanımızda olmuş, karşımızda olmuş; bütün süreçlerde yanımızda olmuş, karşımızda olmuş hiç fark etmez kim seçilmişse biz onu tanırız. Hep öyle yaptık. Kurultayın ertesi sabahı daha az il başkanı beni destekliyordu, daha çoğuna dedim ki… O gün Ferdi Zeyrek’ti il başkanı. ‘Bugün için Ferdi Zeyrek kimse hepiniz aynı noktadasınız. Biz yeni bir yola çıkıyoruz.’ O yol bize birinciliği getirdi. Biz o yoldan dönmeyiz. O yoldaşlarımızın kollarından çıkmayız. O arkadaşlarımızın yanındayız. Tüm CHP’lileri illerinde görevden alınan il başkanlıklarına davet ediyoruz. İl başkanlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Komşu iller olarak dayanışmamızı göstereceğiz. Genel merkez olarak dayanışmamızı göstereceğiz. Parti içindeki darbeye teslim olmadık, olmayacağız."
"ARKADAŞLARIMIZIN GRUPTAKİ MEVCUDİYETİ SÜRÜYOR"
Özel, tedbirli olarak ihraç talebiyle disipline sevk edilen dokuz milletvekilinin CHP üyeliklerinin düşürülmesine ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:
"Yüksek Disiplin Kurulu’ndan böyle bir karar çıkması, işte partimizde atanmış arkadaşların liyakatini, hukuka saygısını, nasıl parti yönettiklerini gösteriyor. İşte bu görüntü millete şunu der, ‘Partiyi böyle yöneten, Türkiye’yi nasıl yönetir?’ Allah muhafaza biz varız, partimizdeyiz. Nasıl son yerel seçimlerde en doğru adayları belirleyip, en doğru kampanyayı yapıp da birinci olarak kazanıp bir darbeye muhatap olacak kadar onları korkuttuysak, biz iyi ve liyakatli yöneten, doğru tarafta duranlar olarak gerekli başvurumuzu yarın YDK Toplantısı bittikten sonra, iç hukuk yolları tükenince yargıya yaparız. Arkadaşlarımızın da Yargıtay'daki durumları düzelir. Yargıtay, bu şartlar altında yerindelik ve içerik denetimi yapmaksızın partilerden gelen kararı oraya uyguluyor. Biz toplantıya girerken Meclis’in sitesinde arkadaşlarımız grubumuzda görünüyorlardı. Görünmeye devam edecekler. Meclis’in yerleşik uygulaması budur. Dokuz arkadaşımızın Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak gruptaki mevcudiyetleri sürüyor. Haklarında bir karar verilip kesinleşene karar da sürecek."