TBMM KİT Komisyonu Grup Sözcüsü ve YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye genelinde 455 bin kişiyi doğrudan etkileyen dev fon krizine ilişkin ANKA Haber Ajansı’na kritik değerlendirmelerde bulundu. Krizin arka planındaki siyasi ve bürokratik mekanizmaları sert bir dille eleştiren Yavuzyılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan bu tablonun ekonomik ve sosyal faturasını gözler önüne serdi.
"Küçük Bir Zümre Lüks İçinde, Vatandaş Açlık Sınırında"
Süreçten etkilenen vatandaşların büyük zorluk yaşadığını, buna karşın fon şirketlerinin yöneticileri ile krizin merkezindeki isimlerin lüks bir yaşam sürdüğünü belirten Yavuzyılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Fon şirketlerinin yöneticileri, bu suç örgütünün siyasi ayağı ve bürokrasisi büyük bir zenginlik ve şatafat içinde yaşıyor. Yaratılan bu düzen, toplumun geniş kesimlerini fakirlik sınırının altına iterken küçük bir zümreyi zenginleştiriyor. Manipülatif ve şişirilmiş hesaplarla vurgun yapanların aktif siyasetin içindeki isimler olduğu netleşti. Bu yapıyı mevcut siyasi iradeden ayrı düşünmek mümkün değildir."
"SPK Bu Vurgunun Neresinde?"
Fon krizinin yaklaşık 5 yıllık bir geçmişi olduğuna dikkat çeken Yavuzyılmaz, SPK’nın süreçteki tutumunu eleştirerek operasyonel detayları paylaştı:
"Süreç, kapalı bir fonda manipülatif işlemlerle değerini yüksek gösteren bir şirketin SPK’ya halka arz başvurusu yapmasıyla başladı. SPK, bu şişirilmiş hisselere sahip fonun halka arzına izin verdi ve 5 yıl boyunca buna sessiz kaldı. Sorunu yaratanların çözümü getirmesi mümkün değildir. Son olarak yaptığımız açıklamaların ardından üst düzey siyasi isimlerin bu süreçle bağı belgelenmiştir."
"455 Bin Fon Mağduru Ve Milyonlarca Aile İçin Tepki Zamanı"
Vatandaşların birikimlerini, evlerini ve araçlarını bu sistemde kaybettiğini belirten Yavuzyılmaz, demokratik tepki hakkının altını çizdi:
"Resmi tüm hukuki yolları tüketeceğiz. Ancak 455 bin fon mağduru, borsada kayıp yaşayan milyonlarca vatandaşımız ve onların aileleri en demokratik haklarını kullanmalıdır. Bu bir isyan ya da hakaret değil; tamamen demokratik bir tepkidir. Vatandaşın yatırdığı paranın kırıntılarını vererek süreci geçiştirmeye çalışıyorlar. Paraların büyük kısmı offshore hesaplarına ve yurt dışına aktarılmış durumda."
"Özelleştirme Faturası Vatandaşa Çıkacak"
Fon krizinin Hazine üzerinde yarattığı tahribata da değinen Deniz Yavuzyılmaz, otoyol ve köprü özelleştirmelerine dikkat çekti:
"Hazinede açılan büyük deliği kapatmak için özelleştirme yoluna gidiliyor. 5 Eylül 2026 tarihinde Gece Yarısı Kararnamesi ile Boğaz köprüleri ve otoyollar özelleştirme kapsamına alındı. Devletin işlettiği yollar ile yap-işlet-devret modeliyle çalışan yollar arasında 4-5 kat fiyat farkı var. Bu özelleştirmeler gerçekleştiğinde geçiş ücretleri artacak ve faturayı yine vatandaş ödeyecek. YENİ Parti iktidarında, bu kayıplar faiziyle birlikte hak sahiplerine iade edilecektir."