HANGİ CUMHURİYET
Demokrasi cumhuriyetin pimi çekilmiş bombası gibidir. Cumhuriyet demokrasiyi kontrol altına alamazsa tehlikeye düşer. Demokrasi evrensel kurallar dışına çıktığı zaman cumhuriyeti yıkmaya zemin hazırlar. Demokraside cumhuriyetle birlikte yok olur. Akrep gibi kendi kendisini sokar. Demokrasiyi kullanarak cumhuriyetin kazanımlarını fırsata çevirip halkın desteğini alarak erki ele geçirip yetkin hale gelen kötü niyetli insanlar devreye girer. Milletin desteğini arkasına almak için halkın talepleri olan hak, hukuk, adalet, eşitlik, liyakat, insan hakları, demokratikleşme, çağdaş ve uygar toplum sözü verilir. Temel insan hakları ile halkı aldatanlar amaçlarına ulaşmak için papaz elbisesi bile giyebilirler, demokrasiyi bir silah gibi kullanarak asıl amaçlarına ulaşmaya çalışırlar. Birçok evrensel kural ve kavramların içini boşaltarak kendi istedikleri doğrultuda yeniden yorumlamaya çalışırlar.
Eğitim, kültür ve ekonomik yapısı düşük muhtaç, çaresiz bırakılmış halkların sığındıkları inançları ve toplumsal değerleri sinsi siyasi emellerine alet ederek, istedikleri şekilde yorumlayarak amaçlarına ulaşırlar. Toplum içerisinde kimi misyonerler vardır. Bunlar belli bir amaç uğruna görevlendirilmiş kişilerdir. Bunlar çok rahat halkın içerisine girerler, onların her türlü davranışlarını, tepkilerini, sevinçlerini, hüzünlerini, bağlılıklarını, korkularını öğrenir aynileşirler. Bir köye yerleşip onlar gibi yaşarlar, bir camide imam olabilirler, çoban olup dağı taşı gezebilirler, öğretmen olup sınıflarda ders verirler, milletin meclisine girip icazet aldıkları ülke adına yasalar yapabilirler, milletin ordusunun içine sızıp milletin uçaklarıyla meclisi bombalayabilirler. Bütün bunlar bu ülkede yaşanmış olaylardır.
Birde cumhuriyete çelme takan emperyalist piyonlar vardır. İnsan hakları ve demokratikleşme kavramlarının arkasına sığınarak dayattıkları talepler. Demokrasi en geniş alanlarıdır. Sınırları zorlarlar, kavramlara yeni anlamlar yüklerler. İnsan haklarını bir silah gibi kullanırlar. Kurdukları tuzaklarla, yasaklarla mağduriyetler yaratarak halkı buna inandırırlar. Binlerce yıl bir arada yaşamış insanlar arasına nifak sokarak ayrıştırırlar. Tarihi yeniden yorumlayarak gerçekleri saptırıp halkı buna inandırırlar. Bütün kurumları ele geçirerek daha önceden planladıkları kişileri bu kurumlara yerleştirirler. İstedikleri her şeyi yapacak, sormayacak, araştırmayacak, biat edecek kişileri devletin en stratejik birimlerine yerleştirirler. Sonra da istedikleri yönetim biçimini yavaş yavaş oluşturmaya başlarlar.
Cumhuriyet anlam olarak halk yönetimidir. Halkın kendi kendisini yönetmesi demektir. Halk kendisini yönetecek vekilleri bir süreliğine kendi içerisinden seçer. Milletin vekilleri millet adına yasa yaparlar. Ancak parti genel başkanları vekilleri belirler bunu da millete onaylatırsa bunun adı cumhuriyet olamaz. Bilimsel siyasetin argümanları vardır. Muhtar, Belediye Başkanı ve Millet Vekilleri halk tarafından seçilir. Muhtar dışında doğrudan millet tarafından değil de delegeler aracılığı ile seçilen Belediye Başkanları ve Millet Vekilleri seçimlerinde demokratik olmayan uygulamalar yapılmaktadır. İşte bu ortamda yapılan seçimler sonucunda millete vekil olanlar kendilerini milletten üstün görüp millete efendi olurlar. Çünkü vekili seçen parti başkanları onaylayan ise millettir. Parti başkanları kendilerine biat edecek adayları seçerler. O nedenle parti başkanları uzun süre bu görevi sürdürürler.
Bence cumhuriyet yurttaşın beklentilerini yerine getirmek demektir. Onun için önce eşitlik, sonra adalet olmalı. Cumhuriyet hiçbir ayrım gözetmeksizin yurttaşlık bağı ile bağlı her bireyin görev ve sorumluluğunu yerine getireceği gönenç içerisinde huzur ve güven içerisinde yaşayacağı bir düzen olmalıdır. Ulusal sınırlar içerisinde yaşayan yurttaşların seçerek, seçilerek temsil edildiği, seçilenlerin milletin vekili olarak yasa yaptığı bir yönetim olmalı. Milletin oyu ile seçilip kendisine vekil olanlar ve millete efendilik taslayanlara fırsatın verilmediği bir düzen kurulmalıdır. Cumhuriyetin birçok çeşidi vardır. Bizim yurdumuzda halkın benimsediği ve koşulsuz desteklediği cumhuriyet Mustafa kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyettir. Her şeyin halkın gözetiminde ve denetiminde olduğu eşitlik esasına dayalı hak, hukuk ve adaletin olduğu bir cumhuriyet olmalı. Akıl ve bilimin esas alındığı çağdaş ve uygar dünyada temsil edileceğimiz bir cumhuriyeti yaşayacağımız umudu ile.7.11.2026