5 Nisan 2026 Pazar

12:34   AKDENIZ’DE GOL YAĞMURU! LIDER, PLAY-OFF’TA ENGEL TANıMıYOR: 6-0   09:50   MERSIN’DE UZAY YOLCULUĞU BAŞLADı: 195 BIN KIŞI YıLDıZLARA DOKUNDU!   09:35   CHP’LI MÜZEYYEN ŞEVKIN’DEN SERT ÇıKıŞ: "EKONOMI ALARM VERIYOR, HUKUK DEVLETI GÜÇLENMELI!"   09:03   AKİB’DEN İHRACAT ŞOVU: MART AYıNDA DEV SıÇRAMA! AVRUPA PAZARı SALLANıYOR   20:03   ÇOCUKLARı KORUMAK İÇIN KRITIK ADıM! AKDENIZ’DE MINIKLERE ‘HAYıR’ DEME KALKANı   20:01   MERSIN’DE KAHVENIN SANATA DÖNÜŞTÜĞÜ YER: ÜCRETSIZ BARISTALıK EĞITIMIYLE YENI BIR KARIYER KAPıSı!   19:06   MERKEZ BANKASı, FAIZI YÜZDE 37’DE SABIT TUTTU   16:50   FERDI ZEYREK GENÇLIK MERKEZI AÇıLıŞ TÖRENI... NURCAN ZEYREK: FERDI’NIN DE HEP ISTEDIĞI GIBI BURADA UMUT HIÇ BITMEYECEK   16:44   ADALET BAKANı GÜRLEK’TEN ’SOSYAL MEDYA’ AÇıKLAMASı: SOSYAL MEDYAYA GERÇEK KIMLIKLE GIRILECEK. SAHTE HESAPLARıN KAPATıLMASı IÇIN 3 AYLıK GEÇIŞ SÜRECI OLACAK   16:40   MERSIN BÜYÜKŞEHIR OTIZM AILE DANıŞMA MERKEZI’NDE ’OTIZM FARKıNDALıK GÜNÜ’ BULUŞMASı YAPıLDı   14:19   MEHMET ŞIMŞEK’TEN ENFLASYON DEĞERLENDIRMESI: İKLIM KOŞULLARıNDAKI NORMALLEŞMENIN, 2026 YıLıNDA GıDA ENFLASYONU GÖRÜNÜMÜNÜ DESTEKLEMESINI BEKLIYORUZ   14:12   MERT HAKAN YANDAŞ VE ERSEN DIKMEN’IN TAHLIYESINE KARAR VERILDI   14:03   İRAN’ıN ESKI DıŞIŞLERI BAKANı ZARIF’TEN TRUMP’A SAVAŞTAN ÇıKıŞ YOLU ÖNERISI   11:30   BAŞKAN SEMIH PALAMUT ACı TABLOYU ÖZETLEDI: VERESIYE DEFTERLERI AKDENIZ’IN GERÇEĞI OLDU!   10:30   GıDA KRIZI KAPıDA: BESLENME ARTıK BIR BEKA SORUNUDUR!   10:16   SANAL DÜNYADA ’İNFAZ’ PAZARLıĞı YAPANLARA ŞAFAK OPERASYONU: TELEGRAM ÇETELERINE BÜYÜK DARBE!   09:58   MERSIN’DEN KÜRESEL MESAJ: "ALıM GÜCÜNÜ ARTıRMANıN YOLU MALIYET BASKıSıNı AZALTMAKTAN GEÇIYOR"   09:23   SILIVRI’DE GECE YARıSı KARARı! İBB DAVASıNDA TAHLIYE HABERI:    09:20   AYM’DEN TAYFUN KAHRAMAN KARARı: ERKAN BAŞ’TAN ’DERHAL TAHLIYE’ ÇAĞRıSı!   09:10   MERSINLI KADıNLAR "ETIKET" PEŞINDE! HAMZABEYLI KÖY ATÖLYESI’NDE ÜRETIMIN ŞIFRELERI ÇÖZÜLDÜ  
 
     
   

İSTANBUL BAROSU: 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜNÜ ‘YARGI KRİZİ` İLE KARŞILIYORUZ


İstanbul Barosu`nun `5 Nisan Avukatlar Günü` dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Avukatlar Günü`nü ülkemizde bir ‘yargı krizi` ile karşılıyoruz.  Bu ülkenin adliyelerinde yaşanan hukuka aykırılıkların bizi götürdüğü kriz ortamı, giderek otoriterleşen 17 Nisan Rejimi`nin uzantısıdır" denildi.

 

Tarih : 5 Nisan 2022 Salı 13:14   Okunma : 541

İstanbul Barosu`nun `5 Nisan Avukatlar Günü` dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Avukatlar Günü`nü ülkemizde bir ‘yargı krizi` ile karşılıyoruz.  Bu ülkenin adliyelerinde yaşanan hukuka aykırılıkların bizi götürdüğü kriz ortamı, giderek otoriterleşen 17 Nisan Rejimi`nin uzantısıdır" denildi.

İstanbul Barosu Başkanlığı, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye`de yargı alanındaki sıkıntılara dikkat çekilen açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

KRİZ GİDEREK OTORİTERLEŞEN 17 NİSAN REJİMİ`NİN UZANTISIDIR: Avukatlar Günü`nü ülkemizde bir ‘yargı krizi` ile karşılıyoruz. Bu ülkenin adliyelerinde yaşanan hukuka aykırılıkların bizi götürdüğü kriz ortamı, giderek otoriterleşen 17 Nisan Rejimi`nin uzantısıdır. 2009, 2015 ve 2019 ‘da üç kez ‘Yargı Reformu Strateji Belgeleri` hazırlayıp, bu belgelere koşut olarak çıkarılan paketlerin bizi hukuk devletine doğru yönlendireceği umutları verilirken, geldiğimiz nokta büsbütün derinleşen bir bunalımı ifade etti. Keza, 2014 ve 2021 ‘İnsan Hakları Eylem Planları` da aynı umutların serpildiği, ama umutsuzlukların ırak olamadığı bir Türkiye yarattı.

SULH CEZA MAHKEMELERİNİN OTOMATİK TUTUKLAMA MÜESSESESİ OLMASI ÖNLENEMEDİ: Türkiye, reddedilemeyecek retoriklerin yazılı belgelerde kullanıldığı bir yargı reformunu yapamadığı gibi, sözcüklerin güzelliğini uygulamasında inatla sağlamadı. Bu kadar çok belge yayınlandı; ama sulh ceza mahkemelerinin otomatik tutuklama müessesesi olması önlenemedi. Bu kadar çok belge adliyelerde havalarda uçuştu; ama Hakimler Savcılar Kurulu`nun seçimindeki usul değişmediği gibi Adalet Bakanı ve yardımcısı orada kalmaya devam etti. Bu kadar çok belge ile göz boyandı; ama Anayasa Mahkemesi`ne üye seçiminde anlayış değişmedi. Belge yayınlanıp umutlar yeşertildikçe, umutsuzluk büyüdü.

İKTİDARIN YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DAİR İRADESİNİN OLMADIĞI BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA AÇIĞA ÇIKMIŞTIR: Belge yayınlanıp umutlar yeşertildikçe, umutsuzluk büyüdü. Bu tabloyu uzatmak, başka somut örneklerle çoğaltmak olasıdır. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizin en kısa ifadesi, siyasi iktidarın yargının bağımsız kılınmasına dair bir iradesinin olmadığının; artık bütün çıplaklığı ile açığa çıkmış olmasıdır. Aslında geldiğimiz noktanın bir başka kısa özetini önceki hafta Anayasa Mahkemesi Başkanı ilan etti: Bu ülkede Anayasa Mahkemesi`ne yapılan bireysel başvuruların yüzde 77`si ‘adil yargılanma hakkının ihlali` iddiasını taşımakta, mahkeme tarafından da bu başvuruların yüzde 72`si ihlal kararı ile sonuçlandırılmaktadır.

LİYAKATIN YERİNİ SADAKATE TERK ETTİĞİ ORTAMLARIN DOĞAL SONUÇLARINI YAŞIYORUZ: Liyakatin yerini sadakate terk ettiği ortamların doğal sonuçlarını yaşıyoruz. Ama daha önemlisi, sadakat aranan ortamlara doğru bilinçli bir yürüyüşün yapılmakta olmasıdır. Bile isteye geliştirilen bu süreç, yürütmenin yargıyı baskı altına aldığı, yargının bu bakışla araçsallaştırıldığı, giderek siyasal stratejilerin uygulanmasındaki bir kuvvete dönüştüğü aşamadır. O nedenledir ki bu ülkenin İçişleri Bakanı, polisine uyuşturucu satıcısının vurulması gerektiğini söyleyip, suçu kendisine yükleyebilmektedir. Ya da mahkemece yıkım kararı verilmeden yapıların hemen yıkılması gerektiğini anlatarak, ‘hukuk arkadan gelsin` diyebilmektedir. O nedenledir ki Anayasa`nın 138. maddesine rağmen, devam eden davalarda yargılanan sanıkların tahliye olup olmayacaklarına siyasetçiler karar verebilmekte; hatta bu yöndeki beyanlara rağmen, tahliye kararı verilirse, yargıcın ‘vatan hainliğinden` söz edilebilmektedir. O nedenledir ki ABD Başkanının ricası ile bir rahip, Alman Şansölyesi`nin ricası ile bir gazeteci ‘candaki beden` pahasına havalimanlarına kadar tahliye edilebilmektedir. 

YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞINDAN SÖZ ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR: Yaşadıklarımızın bize öğrettiği en temel gerçeklik; bu anayasasız rejim sürdükçe, hepsi birer birer yitirilen demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti ilkelerinin yitiminden kaynaklanan nedenlerle totaliter bir rejime doğru sürükleneceğimizdir. Burada bir hukuk devleti iddiası öne sürmek de o iddiayı hak etmek de olası değildir. Burada bir yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığından söz etmek de bu sözcüklere içtenlik yüklemek de olası değildir.

HUKUK DEVLETİ OLAMAZSAK, BU MESLEĞİ YAPAMAYACAĞIMIZI BİLİYORUZ: Yargının kurucu unsuru olan savunmanın temsilcileri olarak, yaşanan hukuksuzluklardan payımıza düşeni alırken gösterdiğimiz direnç bu nedenledir. Bu nedenle, her şeye, her olumsuzluğa, yaşadıklarımıza, bildiklerimize, gördüklerimize rağmen mesleğimizi inançla yapmaya devam ediyoruz. Hukuk ararken duruşma salonlarından çıkarılıyor, soruşturmalarla tehdit edilip, Adalet Bakanlığının çalakalem olurlarıyla yargılanabiliyoruz.

Planlı bir itibarsızlaştırmanın parçası olsak da itiraz mesleği olmanın direnciyle karşılık verebiliyoruz. Vuruluyoruz, darp ediliyoruz, ölüyoruz ama vazgeçmiyoruz yolumuzdan. Vazgeçmeyeceğiz. Biliyoruz ki direnenler kazanacaktır. Biz kazanacağız ve bu ülke hukuk devleti olacak."

Öte yandan, İstanbul Barosu yayınladıkları video ile tüm avukatların avukatlar gününü kutladı. 

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA