22 Şubat 2026 Pazar

14:15    YENIŞEHIR’IN EĞITIM DEVRIMI TÜRKIYE’YE MODEL OLDU: ROTARY’DEN ÖDÜL GELDI   12:25    AKDENIZ BELEDIYE SPOR ŞAMPIYON GIBI! LIDERLIĞI GARANTILEDI, GÖZLER PLAY-OFF’TA   12:20   “BIR GECEDE SERVET DEĞIL, GELECEK KAYBOLDU! GÜLCAN KıŞ AFET BÖLGESINDEN SESLENDI”   12:01   SEMIH PALAMUT KAZANLı’DA AFET BÖLGESINDE: “ÜRETICIMIZIN SESINI ANKARA’YA TAŞıYACAĞıZ”   10:18   ŞEVKIN’DEN ADALET VE EKONOMI ÇıKıŞı: “ADANA AYAĞA KALKACAK, TÜRKIYE DEĞIŞECEK”   10:15   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI’NDEN ANAMUR’A DEV HIZMET HAMLESI: 4 İLÇEYE TEK NOKTADAN ÇÖZÜM   10:14    TALAT DINÇER TBMM’DE İSYAN ETTI: “SERVISCELL DAYATMASı ESNAFı BITIRIR, DERHAL GERI ÇEKILSIN!”   10:11   SEL SONRASı HAREKETE GEÇILDI: AKDENIZ BELEDIYESI’NDEN MILLET BAHÇESI SAHILINE 120 KAMYONLUK TEMIZLIK OPERASYONU   10:10   ÖZGÜR KARABAT: “TÜRKIYE SAVAŞTA DEĞIL AMA UMUT GÖÇ EDIYOR” YOKSULLUKTA AVRUPA’Yı SOLLADıK, GENÇLER ALMANYA YOLUNDA   01:15   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI’NDEN TOROSLAR’DA DEV İFTAR: “EŞIT YURTTAŞLıK SOFRASıNDA BULUŞUYORUZ”   01:08   BAKıRKÖY’DEN GAZZE’YE: “İSRAIL’E TAM AMBARGO” ÇAĞRıSı GECEDE YÜKSELDI   01:05   MERSIN İL MILLÎ EĞITIM MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN PALM CITY’DE KÜLTÜR ŞÖLENI   01:03   NAZLıAKA’DAN İKTIDARA SERT ÇıKıŞ: “KADıNLARıN HAYATı PAMUK İPLIĞINE BAĞLı”   01:02   ÖZGÜR ÖZEL’DEN ‘GAZZE BARıŞ KURULU’ ÇıKıŞı: “FILISTIN YOKSA, TÜRKIYE DE OLMAMALı!”   01:01   ÖZGÜR ÖZEL KOCAELI’DE 10 BIN METREKAREYI DOLDURDU: “SANDıĞA SAHIP ÇıKANLAR BURADA”   14:15   CHP AKDENIZ’IN YÜKSELEN İSMI SEMIH PALAMUT’TAN NET MESAJ: “GÜÇLÜ ÖRGÜT, GÜVENLI GELECEK”   12:26   550 KILOMETRELIK TARIH VE DOĞA ROTASı: MERSIN’DE KILIKYA YOLU’NA YOĞUN İLGI   12:15   “ANA DILDE EĞITIM LÜKS DEĞIL, HAKTıR”: 3. ANADILI SEMPOZYUMU’NDAN ANKARA’YA NET MESAJ   10:59   FETI YıLDıZ’DAN ‘KOMISYON RAPORU’ ÇıKıŞı: “OKUMADAN KONUŞUYORLAR”   10:50   TANRıKULU’NDAN DÜNYA ANADILI GÜNÜ MESAJı: “ANA DIL GÜVENLIK DEĞIL, EŞITLIK MESELESIDIR”  
 
     
 
 
image

Okunma : 117  Tarih : 22.02.2026  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Emre  Türk

Pazarlık Siyaseti

Türkiye’de siyaset, uzun zamandır milletin derdine derman arayan bir akıl yürütme alanı olmaktan çıktı; koltuk hesabının, liste pazarlığının ve gelecek seçim mühendisliğinin dar koridorlarına sıkıştı. Memleket yanıyor, ama siyasetçiler yangına su taşımak yerine birbirlerinin sandalyesinin ayağını test ediyor.


Bugün meclisteki tabloya bakın: İktidar, bir sonraki seçimi nasıl kazanacağını; muhalefet, bir sonraki kongrede koltuğunu nasıl koruyacağını hesaplıyor. Bir kısmı yeniden milletvekili olmanın derdinde, bir kısmı genel başkanlık makamını kaybetmemenin. “Ülkeyi nasıl düze çıkarırız?” sorusu ise bu hesapların arasında ezilip gidiyor. Siyaset, kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkıp kişisel kariyer planına dönüşmüş durumda.


Tarım bitmiş, çiftçi borçlu, üretici küskün. Verimli topraklara sahip bir ülke, ithalatla karnını doyurur hale gelmiş. Ama kimse çıkıp “Tarımı nasıl yeniden ayağa kaldırırız?” diye uzun vadeli, cesur bir plan ortaya koymuyor. Çünkü tarım politikası sabır ister, emek ister, sonuçları bir seçim dönemine sığmayabilir. Oysa bugünün siyasetçisi yarını değil, anket sonuçlarını düşünüyor.


Gençler umudunu kesmiş. En parlak zihinler bavul hazırlıyor. Üniversite mezunu genç, kendi ülkesinde gelecek göremiyor. “Nasıl tutarız bu gençleri? Nasıl liyakati esas alan bir düzen kurarız?” sorusu gündemin ana maddesi olması gerekirken, ekranlarda izlediğimiz şey karşılıklı laf yarıştırmaları. Ülkenin beşeri sermayesi erirken, siyaset sahnesinde alkış toplayacak cümleler havada uçuşuyor.


Nüfus yaşlanıyor. Doğum oranları düşüyor. Aileler ekonomik kaygılarla çocuk yapmaktan vazgeçiyor. Bu, sadece demografik bir veri değil; geleceğin üretim gücünü, sosyal güvenlik sistemini, toplumsal dinamizmi ilgilendiren bir alarm. Ama bu alarmın sesi, siyasi polemiklerin gürültüsünde kayboluyor.


Asıl sorun şu: Siyaset, ilke üretmiyor; pozisyon alıyor. Program konuşmuyor; pazarlık yapıyor. Ülke için risk almıyor; kişisel gelecek için temkinli adımlar atıyor. Herkes bir sonraki hamlenin hesabını yaparken, kimse uzun vadeli bir devlet aklını inşa etmeye yanaşmıyor.


Oysa bu ülke, günü kurtaran taktiklere değil, yapısal dönüşümlere muhtaç. Eğitimde köklü reformlara, üretim ekonomisine geçişe, hukukun üstünlüğünü gerçekten tesis etmeye ihtiyaç var. Bunlar zor başlıklar. Alkışı garanti değil. Ama gerçek siyaset tam da burada başlar: Koltuk konforunu riske atıp memleketin geleceğini öncelemekle.


Bugün yaşadığımız tablo, bir “kriz” değil sadece; bir zihniyet meselesi. Siyaseti pazarlık masasına hapseden anlayış değişmedikçe, isimler değişse de sonuç değişmeyecek. Çünkü sorun kişilerden çok, siyaseti kişisel kariyer merdiveni olarak gören kültürde.


Belki de artık sormamız gereken soru şu: Siyasetçiler ülkeyi ne zaman düşünecek, yoksa biz mi ülkeyi düşünen bir siyaseti zorlayacağız? Demokrasi, sadece sandığa gitmek değildir; hesap sormak, talep etmek ve çıtayı yükseltmektir.


Eğer halk, vizyonsuzluğu ödüllendirmeyi bırakırsa; eğer gençler sessiz kalmak yerine söz talep ederse; eğer üretici, işçi, esnaf ortak bir gelecek fikrinde buluşursa, o zaman pazarlık siyaseti yerini program siyasetine bırakmak zorunda kalır.


Aksi halde bu düzen böyle gider: Koltuklar değişir, tabelalar değişir, ama ülkenin gerçek meseleleri yerinde sayar. Bu ülkede siyaset pazarlık masasında değil, halkın vicdanında yeniden kurulmadıkça hiç bir şey değişmeyecek ve unutulmamalıdır ki siyaset pazarlıkla yürüdüğü sürece sandık sadece bir dekor demektir.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA