26 Temmuz 2026 Pazar

09:20   AKDENIZ’IN KıYıSıNDA UNUTULMAZ YAZ AKŞAMLARı: MERSIN’DE YıLDıZLARıN ALTıNDA SINEMA ŞÖLENI BAŞLADı!   01:46   SIYASETTE KARTLAR YENIDEN DAĞıTıLıYOR! CHP’DEN AYRıLAN 91 İSIM TÜZÜĞÜ YAYıMLADı: ADAYLıKTA VE TÜZÜKTE DEVRIM GIBI KARARLAR!   01:01   CHP’DEN AYRıLAN 91 MILLETVEKILININ KURDUĞU YENI PARTI’DEN TARIHI ÇıKıŞ: PARTI PROGRAMı İLAN EDILDI!   16:26   CHP’LI TOKEL’DEN 24 TEMMUZ KUTLAMA MESAJı   16:24   HAKIKAT UĞRUNDA ONURLU BIR MÜCADELE: 24 TEMMUZ BASıN BAYRAMı KUTLU OLSUN   16:14   CHP’LI DOĞANER’DEN BASıN BAYRAMı MESAJı   16:10   EYÜBOĞLU; FIKIR İŞÇILERININ ONURLU MÜCADELESI: GÜVENCELI ÇALıŞMA, ÖZGÜR GAZETECILIK   16:08   CHP’LI DÖNMEZ, "TOPLUMUN VICDANı VE AKLı: GÖRÜNMEYENE IŞıK TUTAN GAZETECILER"   15:47   CHP’LI ÖZEL’DEN 24 TEMMUZ BASıN BAYRAMı MESAJı   15:41   CHP’LI YÜCESOY’DAN 24 TEMMUZ MESAJı   15:39   ŞEFFAF YÖNETIM, BAĞıMSıZ BASıN: TOPLUMSAL ADALETIN TEMEL ANAHTARı   15:08   CHP’LI YURTSEVEN’DEN BASıN BAYRAMı MESAJı   15:06   CHP’LI ÖZCAN’DAN 24 TEMMUZ MESAJ   14:59   CHP’LI KEKLIK, “GELECEĞI İNŞA EDEN GÜÇ: STRATEJIK AKLıN VE GERÇEĞIN KALEMLERI”   14:57   BAYDAR’DAN: 24 TEMMUZ MESAJı   14:48   BAŞKAN ÇETIN, "CUMHURIYETIN KALESI: ÖZGÜR, BAĞıMSıZ VE İLKELI BASıN"   14:45   İNSAN HAKLARı VE TEMEL ÖZGÜRLÜKLERIN GÜVENCESI: ÖZGÜR VE BAĞıMSıZ MEDYA   14:42   BAŞKAN HÜSEYIN SAVAŞ’TAN 24 TEMMUZ MESAJı   14:18   CHP’LI MUTLUAY’DAN 24 TEMMUZ MESAJı: ‘GÜÇLÜ BASıN, GÜÇLÜ VE ÖNGÖRÜLEBILIR EKONOMI DEMEKTIR’   14:14   CHP’LI AKBAŞ’TAN 24 TEMMUZ MESAJı ANADOLUNUN SESI, KENTLERIN HAFıZASı: YEREL BASıNıN MÜCADELESINE BÜYÜK TEŞEKKÜR  
 
     
 
 
image

Okunma : 5410  Tarih : 22.02.2026  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Emre  Türk

Pazarlık Siyaseti

Türkiye’de siyaset, uzun zamandır milletin derdine derman arayan bir akıl yürütme alanı olmaktan çıktı; koltuk hesabının, liste pazarlığının ve gelecek seçim mühendisliğinin dar koridorlarına sıkıştı. Memleket yanıyor, ama siyasetçiler yangına su taşımak yerine birbirlerinin sandalyesinin ayağını test ediyor.


Bugün meclisteki tabloya bakın: İktidar, bir sonraki seçimi nasıl kazanacağını; muhalefet, bir sonraki kongrede koltuğunu nasıl koruyacağını hesaplıyor. Bir kısmı yeniden milletvekili olmanın derdinde, bir kısmı genel başkanlık makamını kaybetmemenin. “Ülkeyi nasıl düze çıkarırız?” sorusu ise bu hesapların arasında ezilip gidiyor. Siyaset, kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkıp kişisel kariyer planına dönüşmüş durumda.


Tarım bitmiş, çiftçi borçlu, üretici küskün. Verimli topraklara sahip bir ülke, ithalatla karnını doyurur hale gelmiş. Ama kimse çıkıp “Tarımı nasıl yeniden ayağa kaldırırız?” diye uzun vadeli, cesur bir plan ortaya koymuyor. Çünkü tarım politikası sabır ister, emek ister, sonuçları bir seçim dönemine sığmayabilir. Oysa bugünün siyasetçisi yarını değil, anket sonuçlarını düşünüyor.


Gençler umudunu kesmiş. En parlak zihinler bavul hazırlıyor. Üniversite mezunu genç, kendi ülkesinde gelecek göremiyor. “Nasıl tutarız bu gençleri? Nasıl liyakati esas alan bir düzen kurarız?” sorusu gündemin ana maddesi olması gerekirken, ekranlarda izlediğimiz şey karşılıklı laf yarıştırmaları. Ülkenin beşeri sermayesi erirken, siyaset sahnesinde alkış toplayacak cümleler havada uçuşuyor.


Nüfus yaşlanıyor. Doğum oranları düşüyor. Aileler ekonomik kaygılarla çocuk yapmaktan vazgeçiyor. Bu, sadece demografik bir veri değil; geleceğin üretim gücünü, sosyal güvenlik sistemini, toplumsal dinamizmi ilgilendiren bir alarm. Ama bu alarmın sesi, siyasi polemiklerin gürültüsünde kayboluyor.


Asıl sorun şu: Siyaset, ilke üretmiyor; pozisyon alıyor. Program konuşmuyor; pazarlık yapıyor. Ülke için risk almıyor; kişisel gelecek için temkinli adımlar atıyor. Herkes bir sonraki hamlenin hesabını yaparken, kimse uzun vadeli bir devlet aklını inşa etmeye yanaşmıyor.


Oysa bu ülke, günü kurtaran taktiklere değil, yapısal dönüşümlere muhtaç. Eğitimde köklü reformlara, üretim ekonomisine geçişe, hukukun üstünlüğünü gerçekten tesis etmeye ihtiyaç var. Bunlar zor başlıklar. Alkışı garanti değil. Ama gerçek siyaset tam da burada başlar: Koltuk konforunu riske atıp memleketin geleceğini öncelemekle.


Bugün yaşadığımız tablo, bir “kriz” değil sadece; bir zihniyet meselesi. Siyaseti pazarlık masasına hapseden anlayış değişmedikçe, isimler değişse de sonuç değişmeyecek. Çünkü sorun kişilerden çok, siyaseti kişisel kariyer merdiveni olarak gören kültürde.


Belki de artık sormamız gereken soru şu: Siyasetçiler ülkeyi ne zaman düşünecek, yoksa biz mi ülkeyi düşünen bir siyaseti zorlayacağız? Demokrasi, sadece sandığa gitmek değildir; hesap sormak, talep etmek ve çıtayı yükseltmektir.


Eğer halk, vizyonsuzluğu ödüllendirmeyi bırakırsa; eğer gençler sessiz kalmak yerine söz talep ederse; eğer üretici, işçi, esnaf ortak bir gelecek fikrinde buluşursa, o zaman pazarlık siyaseti yerini program siyasetine bırakmak zorunda kalır.


Aksi halde bu düzen böyle gider: Koltuklar değişir, tabelalar değişir, ama ülkenin gerçek meseleleri yerinde sayar. Bu ülkede siyaset pazarlık masasında değil, halkın vicdanında yeniden kurulmadıkça hiç bir şey değişmeyecek ve unutulmamalıdır ki siyaset pazarlıkla yürüdüğü sürece sandık sadece bir dekor demektir.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA