Mimarlar Odası Ankara Şubesi`nin yargıya taşıdığı Beypazarı Doğanyurt Mahallesi`nde yapılması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi için ‘ÇED gerekli değildir` kararı, Ankara 18. İdare Mahkemesi tarafından doğal hayata zarar vereceği gerekçesiyle iptal edildi. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, "Yargı kararlarıyla haklılığımız tescil edilmeye devam ediyor” dedi.
Ankara`nın Beypazarı ilçesi Doğanyurt köyünde yapılması planlanan “Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” projesinin iptal edilmesi için 2 yıldır köy sakinleri ve sivil toplum kuruluşları mücadele veriyordu. Proje alanı zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olmasına rağmen projeye “ÇED gerekli değildir” kararı verilmişti.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Doğanyurt Mahallesi`ndeki sosyal ve ekolojik dokuyu bozacağı ve mera alanlarını ortadan kaldıracağı gerekçesiyle Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi için ‘ÇED gerekli değildir` kararını yargıya taşımıştı. Bilirkişi keşfinin ardından dava sonuçlandı ve Doğanyurtlular Ankara 18. İdare Mahkemesi`ne açtığı davayı kazandı.
"YARGI RANT UĞRUNA DOĞAYI KATLETMEK İSTEYENLERE GEREKEN CEVABI VERMİŞTİR"
Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, söz konusu şirketin valiliğe sunulan ÇED dosyasında işletme ruhsatı aldıktan sonra sürekli değişiklikler yaptığına ve alanın orman olduğunu gösteren belgelerin ortadan kaldırıldığına dikkat çekerek, “Yargı, rant uğruna doğayı katletmek isteyenlere gereken cevabı vermiştir. Bölge halkı ekolojik dokuyu bozacak ve mera alanlarını ortadan kaldıracak olan taş ocağı ile uzun süredir mücadele ediyor. Beypazarı`nda köylülerin haklı mücadelesinin yanında yer alarak söz konusu kararı yargıya taşıdık, yargı ÇED gerekli değildir kararına ilişkin dava konusu işlemi iptal etti. Yargı kararlarıyla haklılığımız tescil edilmeye devam ediyor” dedi.
"AĞAÇ FOSİLLERİ RUHSAT SAHASI İÇERİSİNDE YER ALIYOR"
Bilirkişi raporunda doğal varlıkların geri dönülemez şekilde kaybedileceğinin ortaya konulduğunu belirten Candan, şöyle dedi:
“Taş ocağı kırma eleme tesisi köye çok yakın olup, 400-500 metre civarıdır burada yaşayan insanlar üzerinde çok olumsuz etkiler yaratacaktır. Bilirkişi raporunda da karar uygulandığında doğal varlıkların geri dönülemez şekilde kaybedileceği ortaya konulmuştur. Mahkeme gerekçesinde yer alan ‘Ankara ili, Beypazarı ilçesi, Doğanyurt Mahallesi`nde Yusuf Ağa Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kurulması planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi`` projesinin uygulanacağı alanın, habitat çeşitliliği içermesi, bitki ve hayvan türleri açısından zengin biyoçeşitlilik unsurları içermesi ve bitkiler açısından yüksek sayıda geniş yayılışlı, bölgesel ve dar yayılışlı endemik türlerin var olması, bitki ve hayvan türleri açısından ulusal ve uluslararası düzeydeki sözleşme ve eklere giren yüksek koruma statüsüne sahip türler içermesi, yaklaşık 20 milyon yıl öncesine giden çok sayıda farklı türe sahip silisleşmiş ağaç fosillerinin ruhsat sahası içerisinde yer alması, söz konusu alanda kurulması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi ile ilgili olarak yapılacak patlatmalarla ortaya çıkacak olan ses kirliliği, toz parçacıkları ve meydana gelebilecek sarsıntı nedeniyle, dava konusu alan içerinde bulunan yaban hayatındaki hem memeliler hem de kuşlar için tehlike arz edeceği, bu nedenle bahsi geçen canlıların barınma, üreme, beslenme ve konaklama alanlarında kayıpların yaşanmasına yol açacağı, tüm bu hususlar dikkate alındığında, dava konusu projenin uygulanması için ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı`nın alınması gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptaline karar verildi` ifadeleri de alanın el değmeyecek nitelikte bir doğal alan olduğunu gözler önüne sermiştir.”
"TAŞ OCAĞI ALANI YABANİ HAYVANLARIN GEÇİŞ YOLU"
Kesin korunması gereken hayvan türleri yok olma tehdidi altında olduğunu belirten Candan; bölgenin yayla alanı olduğunu. temiz havası nedeniyle civarın en kaliteli ballarının burada yetiştiğini, taşocağı bölgesinin aynı zamanda yabani hayvanların da ormana geçiş yolu olduğuna işaret etti.
“BÖLGE 55 ENDEMİK BİTKİ TÜRÜNÜ KAPSIYOR"
Bölgenin Ankara tiftik keçisinin yetiştiği en önemli yerlerden biri olduğuna dikkat çeken Candan, “Mikro klima özelliği taşıyan coğrafi iklime de sahip. Tozdan pınarlar kirlenecek, hayvanlar dinlenemeyecektir. Aynı zamanda köyün deposuna taş ocağı sınırı 300 metredir, gerek patlama gerekse kirlilik hem suya ve hem de sulama havuzlarına zarar verecek ve kirletecektir. Kesin korunması gereken hayvan türleri yok olma tehdidi altındadır” dedi. Candan, bölgenin 55 endemik bitki türünü de kapsadığını belirtti.