Haber: CANSU TİMUR - Kamera: KEMAL SEVİNDİRİCİ
Ankara Tabip Odası`nın (ATO) yeni yönetiminde "Çağdaş Hekimler"den aday olan Dr. Muharrem Baytemür, "Önümüzdeki dönem önceliklerimizden en önemlisi asistan hekimlerimizin yaşadıkları. Bir diğeri, aile hekimleri" dedi.
Pazar günü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji binası kafeteryasında yapılacak seçimle ATO`da yeni yönetim belirlenecek. Ankara Tabip Odası`nın mevcut yönetiminde bulunan "Çağdaş Hekimler", pazar günü yapılacak seçim öncesinde adaylarını ve politikalarını belirledi. "Emek bizim, söz bizim. Buradayız, gitmiyoruz" sloganını kullanan "Çağdaş Hekimler"in yönetim kurulu adayları arasında bulunan Dr. Muharrem Baytemür, aile hekimliği, şehir hastaneleri, asistan hekimler, özel hekimler ve emekli hekimlerin yaşadığı sorunların yeni dönemde gündemlerinde olacağını belirtti.
Baytemür, seçim öncesinde ANKA Haber Ajansı`nın sorularını yanıtladı. Covid-19`un hala meslek hastalığı sayılmadığını hatırlatan Baytemür, "520`nin üzerinde aktif çalışan sağlık çalışanı ve hekim öldü ancak Covid-19 hala meslek hastalığı değil. Covid-19`un meslek hastalığı sayılmasını sağlamak önümüzdeki dönem için önemli" dedi. Baytemür`ün açıklamaları şöyle:
"SAĞLIKTA ŞİDDET CAN YAKMAYA DEVAM EDİYOR"
"Sağlıkta şiddet gittikçe artan bir oranda hekimlerin ve sağlık çalışanlarının canını yakmaya devam ediyor. Asistan hekimlerin çalışma koşulları hiçbir meslekte olmayan şekilde yoğun. Nöbet sonrası izin ile ücret arasına sıkıştırılmış durumdalar. Önümüzdeki dönem önceliklerimizden en önemlisi asistan hekimlerimizin yaşadıkları. Bir diğeri, aile hekimleri. Aile hekimlerinin herhangi bir derdini sıkıntısını anlatmasını engelleyen bir yönetmelik çıktı. Aile hekimlerinin çalışma koşulları ve Aile Sağlığı Merkezleri`nin içinde bulunduğu durum, bugün sağlık hizmetinin kamusal bir noktada yürütülmesi için bir sürü sıkıntıyı barındırıyor. Önümüzdeki dönem aile hekimleri ve Aile Sağlığı Merkezleri`nin kamusal bir hizmet sunumunda olması gereken donanımla ilgili çalışmalarımız, taleplerimiz olacak.
"ÖZEL SEKTÖR 13 KAT BÜYÜDÜ AMA ÖZEL SEKTÖR HEKİMLERİNE YANSIMADI"
Cumhurbaşkanı`nın `Giderlerse gitsinler` dediği özel sektör o kadar güzel değil. Son 20 yılda özel sektör 13 kat büyüdü ama bu özel sektörde çalışan hekimlerimize, diğer sağlık çalışanlarına yansımadı. Mali açıdan özlük hakları ve iş yoğunluğu arttı ama hekimler şirket kurmak zorunda kaldı. Bir çalışanın olması gereken haklarını kaybettiler, tazminat, izin ve rapor hakkı gibi. Tek tek hepsine şirket kurduruluyor. Bu, bir kural haline geldi.
İlçe Sağlığı Müdürlüklerinde, acil servislerde, verem-savaş dispanserinde çalışan hekimlerin ücreti yoksulluk sınırının oldukça altında. Bu da bir hekim olarak, kabul edebileceğimiz bir şey değil. Yurt dışına giden, gittikçe sayıları artan genç meslektaşlarımızın çalışacağı, yaşayacağı, hekimlik yapacağı bir sağlık ortamının hep birlikte yaratmanın bizim bir yükümlülüğümüz olduğunu düşünüyorum. Umarım öyle bir sağlık ortamını onlar için yaratabiliriz.”
"HEM SAĞLIK SİSTEMİ HEM DE TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ"
Sağlık sistemi ve tabip odaları açısından Ankara Tabip Odası`nın önemli olduğunu vurgulayan Baytemür, "Bu ülkenin her yurttaşı, sağlık çalışanı bizim için değerlidir. Ankara Tabip Odası, başkentte oluşu ve Türkiye`nin ikinci büyük ilinin tabip odası olması nedeniyle önemlidir. Türk Tabipleri Birliği, 65 tabip odası ile bir bütün. Ankara Tabip Odası da, bu bütüne, geçmişten gelen bir katkıyı sağlar hem fikren hem pratikte. Hem sağlık sistemi hem de Türk Tabipleri Birliği örgütsel bütünlüğü için önemli" diye konuştu.