17 Eylül 2026 Perşembe

16:45   BAŞKAN SARı’YA “YıLıN AHI BABASı” ÖDÜLÜ   16:43   KORAL ÖMÜR: “ESNAFıMıZ MAHALLEMIZIN GÜVENI, KENTIMIZIN BEL KEMIĞIDIR”   16:41   TTB: "LGBTİ+’LARı HEDEF ALAN, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERI YOK SAYAN SALDıRı DALGASı DERHAL SON BULMALıDıR"   16:40   YENİ PARTILI YAMAN: "AILELERIN GÜVENDE OLMASı ISTENIYORSA KADıN CINAYETLERI VE ISTISMAR SORUNLARı ÇÖZÜLMELI"   14:51   ÖZGÜR ÖZEL, TARıK AKAN’ı ANDı... “HEP MEMLEKETTEN YANAYDı”   14:49   CHP’NIN 38. OLAĞAN KURULTAYı’NA ILIŞKIN CEZA DAVASı 21 EKIM’E ERTELENDI   14:49   ABD BAŞKAN YARDıMCıSı VANCE: "ORTA DOĞU DıŞ POLITIKAMıZıN İSRAIL’E TABI OLMASıNA IZIN VEREMEYIZ"   11:30    GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASıNDA FLAŞ GELIŞME: TUTUKLU SAYıSı 38’E YÜKSELDI!   11:08   MERSIN’DE İLKÖĞRETIM HAFTASı COŞKUSU: ’TÜRKIYE YÜZYıLı MAARIF MODELI’ İLE İLK ZIL ÇALDı!   10:21   ÖZGÜR ÖZEL’DEN LE FIGARO’DA ÇARPıCı ANALIZ: ’21. YÜZYıL OTORITERLIĞININ ÖRNEĞIYIZ’   09:59   MERSIN’DE ÇOCUKLARıN "SPORBÜS" SEVINCI! 26 BINDEN FAZLA MINIK YETENEKLERINI KEŞFETTI   09:41   AKARYAKıTTA TARIHI REKOR VE ÜÇ HANELI DÖNEM! MOTORINE DEV ZAM GELIYOR: TABELALAR GECE YARıSı DEĞIŞECEK!   08:30   TARIHI KENTLER BIRLIĞI KAYSERI’DE TOPLANıYOR: MANSUR YAVAŞ VE MEMDUH BÜYÜKKıLıÇ’TAN KRITIK ZIRVE!   07:20   SIYASETTE DELEGE DEVRI BITIYOR! YENİ PARTI’DEN TARIHI ’DOĞRUDAN DEMOKRASI’ HAMLESI   16:46   ANKARA MERKEZLI 15 ILDE FETÖ OPERASYONU: 26 ŞÜPHELI YAKALANDı   16:43   YENİ PARTI, ISIM DEĞIŞIKLIĞI IÇIN AYM KARARıNı BEKLEYECEK   16:41   AYLIN NAZLıAKA: LGBTİ+ OLMAK, HAK TEMELLI ÖRGÜTLENMEK SUÇ DEĞILDIR   16:39   İBB DAVASı’NDA 81’INCI GÜN... İMAMOĞLU’NDAN SAVCıNıN AKHAN’A SORUSUNA TEPKI   15:15   TGC: GAZETECI SELAHATTIN GÜNDAY SERBEST BıRAKıLMALı   15:14   SEYIT ASLAN: "KIMLIĞI MEÇHUL BIR ’ITIRAFÇı’ BEYANıNA DAYANARAK 10 KENTTE BASKıN DÜZENLENMESI SARAY REJIMININ YARATTıĞı GARABETIN ÇARPıCı BIR GÖSTERGESIDIR"  
 
     
   

ÖĞRENCİLERDEN “YÖK” PROTESTOSU: “ÖĞRENCİ ÖLÜMLERİ POLİTİKTİR, ÖLÜM DÜZENİNİ KABUL ETMİYORUZ”


Üniversite öğrencileri, Yüksek Öğretim Kurumu`nun (YÖK) 42`inci kuruluş yıldönümünü bugün İzmir Alsancak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) binası önünde yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti. Ortak açıklamada, “Öğrenci ölümlerinin politik olduğunu biliyoruz. YÖK`ün iktidar için eğitimdeki baskı aracı olduğunu biliyoruz. Bizlerin bu yemekhanelerle, bu bakımsız yurtlarla ölüme itildiğini biliyoruz. Bu sebeple ne YÖK`ün ne de onu maşası olarak kullanan AKP-MHP ve baskıcı devletin ölüm düzenini kabul etmiyoruz” denildi.

 

Tarih : 6 Kasım 2023 Pazartesi 23:28   Okunma : 715

HABER: SULTAN EYLEM KELEŞ - KAMERA: KERİM UĞUR

Üniversite öğrencileri, Yüksek Öğretim Kurumu`nun (YÖK) 42`inci kuruluş yıldönümünü bugün İzmir Alsancak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) binası önünde yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti. Ortak açıklamada, “Öğrenci ölümlerinin politik olduğunu biliyoruz. YÖK`ün iktidar için eğitimdeki baskı aracı olduğunu biliyoruz. Bizlerin bu yemekhanelerle, bu bakımsız yurtlarla ölüme itildiğini biliyoruz. Bu sebeple ne YÖK`ün ne de onu maşası olarak kullanan AKP-MHP ve baskıcı devletin ölüm düzenini kabul etmiyoruz” denildi.

YÖK`ün kuruluşunun 42`nci yılı nedeniyle İzmir`de gençlik örgütleri, Alsancak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) binası önünde bugün eylem yaptı. “Gençlik biat etmeyecek, YÖK, saray gidecek” pankartının açıldığı eylemde, sık sık “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek”, “YÖK, polis medya, bu abluka dağıtılacak”, “YÖK kalkacak, polis gidecek” sloganları atıldı.

“NE YÖK`ÜN NE DE AKP-MHP`NİN ÖLÜM DÜZENİNİ KABUL ETMİYORUZ”

Grup adına yapılan açıklamada, öğrenci ölümlerinin politik olduğu belirtildi. Basın açıklamasını okuyan Furkan Bengül, şunları kaydetti:

“42 yıl önce kurulan bu gerici kurum, üniversiteleri kendine bağlayarak özgür düşünceye ve özerk eğitime engel olmakta, akademisyenlere baskılamakta, rektörleri atamakta ve üniversite gençliğinin örgütlü mücadelesinin önüne geçmektedir. Bizlerin borçlarla okutulmak zorunda bırakıldığı, her gün yemekhanelere yeni zamların yapıldığı ve her yerden ihmal adı altında sıra arkadaşlarımızın katledildiği bir düzene mahkum ediliyoruz. YÖK ise bu düzenin devam ettirilmesinde, tek adam rejiminin ve baskıcı devletin eğitimdeki aracı olarak görevini sürdürmektedir. Bizler milletvekillerinin Meclis`te yediği yemeklerin misli fiyatına sağlıklı yemek yiyemezken, yurtlarda bir odada 12 kişi kalırken, o yurtlarda asansörlerin çökmesiyle, yemeklerin zehirlemesiyle devlet eliyle öldürülürken, baskıcı saraj rejimi ve YÖK eğitimi tekeline almakta, özgür düşünceye engel olarak ve üniversiteli tekcilleştirerek sermaye düzenine hizmet etmektedir. AKP-MHP ve ortakları, kendi tebaası için memur cennetine çevirdiği üniversitelerine kayyumlar atayıp ideolojik görüşlerini üniversitelere dayatmaktadır. Bunun sonucu olarak; eğitimin her geçen gün daha az değer görmekte, bizler okurken ölmek zorunda bırakıldığımız eğitim sistemi gelişimin ve bilimin değil, baskıcı devletin amacına hizmek etmektedir. Sanki üniversitelerde öğrencilerin sorunu bunlar değilmiş gibi, bundan kısa bir süre önce, 25 Ekim`de Aydın kız yurdunda bir asansörün çökmesi sonucu bir sıra arkadaşımızı daha kaybettik. Baskıcı devlet, gerekli bakımların yapılacağını söyleyerek gençliğin öfkesini sindirmeye çalıştı ama sadece 2 gün önce Muş`ta bir asansör kazası daha gerçekleşti. Bu sabah, Rize`de bir KYK yurdunda asansörün çökme haberiyle uyandık. 2 haftadır her yerden kaza haberleri paylaşıldı. Bizler çok iyi biliyoruz ki; bu iktidarın miladı doldu. Kendileri de bunun farkında oldukları için her geçen gün daha da fazla kayyum atayarak, örgütlü gençlere soruşturma atayarak, akademisyenleri yıldırarak son çırpınışlarını yapmaktadır. Öğrenci ölümlerinin politik olduğunu biliyoruz. YÖK`ün iktidar için eğitimdeki baskı aracı olduğunu biliyoruz. Halkın sırtından elde ettikleri sermayeyle, çocuklarını okumaya yurt dışına gönderdiklerini biliyoruz. Bizlerin bu yemekhanelerle, bu bakımsız yurtlarla ölüme itildiğini biliyoruz. Bu sebeple ne YÖK`ün ne de onu maşası olarak kullanan AKP-MHP ve baskıcı devletin ölüm düzenini kabul etmiyoruz. Bu baskı ve şiddet ortamından kurtulmanın, üniversiteleri özgürleştirmenin tek yolu ise; akademisyenler, işçiler, öğrenciler olarak bu saldırılara karşı topyekün direnmek ve örgütlü hareket etmektedir. YÖK`üyle, polisiyle, ÖGB`siyle, saraya bağlı hareket eden rektörleriyle, medyasıyla oluşturdukları bu ablukayı parçalamak ancak bir arada durmakla mümkün olacaktır. Bizler üniversitelerimizi sizin elinize terk etmiyoruz ve bir kez daha tekrar ediyoruz; üniversitelerde söz, yetki, karar üniversite bileşenlerine ait olana dek direneceğiz”

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA