29 Nisan 2026 Çarşamba

11:05   ERZINCAN İLIÇ’TE YENI DÖNEM: ÇÖPLER ALTıN MADENI’NDE ÜRETIM İÇIN DÜĞMEYE BASıLDı!   09:20   MERSIN’DE BELEDIYE DEĞIL ‘DÜNYA STANDARTLARı’ KONUŞUYOR: BAŞKAN SEÇER’DEN 6 ALTıN İMZA!   08:51   ÖZGÜR ÖZEL’DEN 1 MAYıS ÇıKARTMASı: SENDIKA KONFEDERASYONLARıNA KRITIK ZIYARET!   20:20   MADENCILERIN DIRENIŞI ZAFERLE SONUÇLANDı! BAKANLıKTAN SON DAKIKA ÖDEMESI AÇıKLAMASı   18:58   MADEN İŞÇISININ ANKARA DIRENIŞI ZAFERLE TAÇLANDı: 3 BAKANLıK DEVREYE GIRDI, İMZALAR ATıLDı!   18:52   AYM BAŞKANı’NDAN YARGıDA ’YAPAY ZEKA’ VE ’KUL HAKKı’ ÇıKıŞı: ’HARAMLA ABAT OLANıN SONU BERBAT OLUR!’   17:41   ÖZGÜR ÖZEL’DEN TARIHI ‘SANDıK’ ÇAĞRıSı: ’YOLUN SONU İKTIDAR!’   16:24   KARS-GÜMRÜ DEMIRYOLUNUN FAALIYET GEÇIRILMESI AMACıYLA OLUŞTURULAN TÜRKIYE-ERMENISTAN ORTAK ÇALıŞMA GRUBU TOPLANTıSı YAPıLDı   16:23   ERKAN BAŞ: MADENCILERIN EKMEĞI VE ÜLKEMIZIN ONURU IÇIN HAFTALARDıR SÜRDÜRDÜĞÜ BU MÜCADELE, TÜM TÜRKIYE’NIN MESELESI OLDU   16:22   CHP KEÇIÖREN İLÇE BAŞKANLıĞı’NA YAPıLAN TAŞLı SALDıRı... İL BAŞKAN VEKILI YÜKSEL IŞıK: "BÜTÜN BU ABLUKALARıN, OPERASYONLARıN HEPSINE GERI ADıM ATTıRACAĞıZ"   16:21   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "CUMHURIYETI CUMHURIYET YAPAN BÜTÜN BU KURUMLARı SATTıLAR VE O PARAYı BU YıL FAIZE ÖDÜYORLAR"   16:20   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "TÜRKIYE IŞÇI SıNıFıNıN ÖNÜNDE AND IÇIYORUZ KI CHP GELECEK, TÜM IŞÇILER SENDIKAL HAKLARıNA KAVUŞACAK"   16:18   İBB DAVASı’NDA 28. GÜN... İTIRAFÇı ADEM SOYTEKIN: “BEN VERDIĞIM IFADENIN HIÇBIR AŞAMASıNDA BASKıYLA YA DA ‘ŞUNU IMZALA, EVINE GIT’ GIBI BIR SÖYLEMLE KARŞıLAŞMADıM”   14:49   BM’DEN TÜRKIYE’YE UYARı: “AVUKATLAR VE INSAN HAKLARı SAVUNUCULARı SISTEMATIK OLARAK HEDEF ALıNıYOR”   14:48   SOL PARTI ÜYELERININ PANKART DAVASı ÖNCESINDE AÇıKLAMA: “LAIKLIĞI SAVUNANLAR SUSTURULMAK ISTENMEKTEDIR”   14:47   DIYARBAKıR’DA KADıN CINAYETLERINE KARŞı YÜRÜYEN ÜNIVERSITE ÖĞRENCILERI: HER ŞÜPHELI ÖLÜM, HER FAILI MEÇHUL DOSYA TITIZLIKLE ARAŞTıRıLMALı   14:45   "AZIZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASı... ADıYAMAN BELEDIYESI BAŞKANı TUTDERE’NIN AVUKATı ŞEYHO SAYA: "ARTıK ADıYAMAN HALKı DA MAĞDUR EDILMEKTEDIR"   14:40   MHP GRUP TOPLANTıSı... BAHÇELI: "NE BRÜKSEL BIZE GELDIĞIMIZ YERI GÖSTEREBILIR, NE AVRUPA BÜROKRASISI TÜRKIYE’YE YÜRÜYECEĞI YOLU TARIF EDEBILIR"   14:28   YENIŞEHIR’DE KUŞAKLAR KORTTA BULUŞTU   11:40   MEZITLI’NIN SAHADAKI GÜCÜ İKIYE KATLANDı! BAŞKAN TUNCER MÜJDEYI ANKARA’DAN VERDI  
 
     
   

İLHAN UZGEL: ERDOĞAN`SIZ BİR TÜRKİYE ZATEN GÜÇLÜDÜR AMA TÜRKİYE`SİZ BİR ERDOĞAN ÇOK ZAYIFTIR


Dışişleri Bakanlığından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel; "Erdoğan olmasa da AKP iktidarda olmasa da Türkiye zaten bölgesinde güçlü bir ülke. 2001`de Türkiye zaten G-20 ülkesi. Türkiye`nin silahlı kuvvetleri bu bölgenin en güçlüsüydü zaten. Dolayısıyla Erdoğan, Türkiye`nin sahip olduğu bu objektif güç verilerini alıp kendi gücüymüş gibi dış politika yapıyor, kendi şahsı çıkarı için kullanıyor bunların hepsini. Türkiye`nin gücünü bir şekilde kendi hesabına geçiriyor. Erdoğan`sız bir Türkiye zaten güçlüdür ama Türkiye`siz bir Erdoğan çok zayıftır" açıklamasını yaptı.

 

Tarih : 29 Aralık 2023 Cuma 12:43   Okunma : 412

Dışişleri Bakanlığından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel; "Erdoğan olmasa da AKP iktidarda olmasa da Türkiye zaten bölgesinde güçlü bir ülke. 2001`de Türkiye zaten G-20 ülkesi. Türkiye`nin silahlı kuvvetleri bu bölgenin en güçlüsüydü zaten. Dolayısıyla Erdoğan, Türkiye`nin sahip olduğu bu objektif güç verilerini alıp kendi gücüymüş gibi dış politika yapıyor, kendi şahsı çıkarı için kullanıyor bunların hepsini. Türkiye`nin gücünü bir şekilde kendi hesabına geçiriyor. Erdoğan`sız bir Türkiye zaten güçlüdür ama Türkiye`siz bir Erdoğan çok zayıftır" açıklamasını yaptı.

CHP Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel bugün parti Genel Merkezi`nde basın açıklaması yaptı. Uzgel`in açıklaması şöyle:

"TÜRKİYE`NİN AB ÜYELİĞİ SÜRECİ ERDOĞAN`IN SIĞINMACILAR ÜZERİNDEN YAPTIĞI BİR PAZARLIĞA İNDİRGENDİ"

"Bana sorsanız, Türkiye`de dış politikanın en önemli sorunu nedir, bütün hepsini ayıklayıp bir tek şeyi söylerim; o da dış politikanın Erdoğan iktidarını ayakta tutmak için yapılıyor olması derim. Dış politikanın Erdoğan iktidarı devam etsin diye araçsallaştırılması derim. En önemli sorunumuz bu ve bu yıllardır böyle devam ediyor. Erdoğan zayıfladıkça, oy kaybettikçe, izole oldukça, ekonomi zayıfladıkça, sorunlar yaşadıkça bu eğilim artarak devam ediyor. Çıkışı dış politikada arayan bir iktidar var.

Türkiye`nin Avrupa Birliği`ne (AB) üye olma süreci gitti gitti, Erdoğan`ın sığınmacılar üzerinden yaptığı bir pazarlığa indirgendi. Türkiye`nin geleceği, siyaseti, ekonomisi, her şeyini etkileyecek bir süreç en sonunda, Erdoğan iktidarda rahat edeyim, insan hakları konusunda demokratikleşme konusunda çok fazla eleştiri almayayım, iktidarı dışarıdan da kurayım kaygısının bir aracı hâline getirildi.

Kendi yarattığı sığınmacı sorununu sonra da AB ile pazarlık konusu yapan başka bir örnek yok dünyada. Dünyada sığınmacıları siyaseten araçsallaştıran liderler var ama onlar kendi ülkelerinde yaşadıkları sığınmacı sorununun nedeni değiller. O sorun ile karşı karşıya kaldılar. Erdoğan hem bu sorunu yarattı sonra da kendi yarattığı sığınmacı sorununu bir pazarlık unsuru hâline çevirdi ve Türkiye`nin AB ile ilişkilerini bunun üzerine kurmaya başladı.

“TÜRKİYE`Yİ AVRUPA`DAN KOPARMAYA ÇALIŞIYOR ERDOĞAN. ÇÜNKÜ DEMOKRATİKLEŞMEDEN KORKUYOR”

Üyelik talebi var gibi görünse de Türkiye`yi Avrupa`dan koparmaya çalışıyor Erdoğan. Çünkü demokratikleşmeden korkuyor, Erdoğan`ın uykusunu en çok kaçıran şeylerden bu olsa gerek. Demokratikleşen bir Türkiye`de Erdoğan`ın yönetmesi daha zor olacak, bunun farkında.

"TÜRKİYE İLE KATAR ARASINDA BİR İLİŞKİ YOK, ERDOĞAN İLE KATAR EMİRİ ARASINDA BİR İLİŞKİ VAR"

Türkiye`nin tarihinde bu kadar kişiselleştirilmiş bir dış politika anlayışı hiç olmadı. Buradan bir çıkış yok. Kurumsallık bu kadar yok edilmedi. Putin ile neyin pazarlığını yapıyor Erdoğan, bilmiyoruz. Türkiye ile Katar arasında bir ilişki yok artık, Erdoğan ile Katar Emiri arasında bir ilişki var. Bunun Türkiye`ye faydası ne, zararı ne, bunu bilmiyoruz.

Erdoğan olmasa da AKP iktidarda olmasa da Türkiye zaten bölgesinde güçlü bir ülke. 2001`de Türkiye zaten G-20 ülkesi. Türkiye`nin silahlı kuvvetleri bu bölgenin en güçlüsüydü zaten. Dolayısıyla Erdoğan, Türkiye`nin sahip olduğu bu objektif güç verilerini alıp kendi gücüymüş gibi dış politika yapıyor, kendi şahsı çıkarı için kullanıyor bunların hepsini. Türkiye`nin gücünü bir şekilde kendi hesabına geçiriyor. Erdoğan`sız bir Türkiye zaten güçlüdür ama Türkiye`siz bir Erdoğan çok zayıftır. Erdoğan iktidardan düşse, bu dostum dediği Emirler vesaire hiçbiri yüzünü bakmayacak, hiç kimse mikrofon uzatmayacak Erdoğan`a.

Türkiye gibi bir ülke bölgede izole edildi, çok yalnızlaştı bu dönem. Erdoğan kendi bozduğunu kendi toparlamaya çalışıyor. Dikkat ederseniz her ülkenin ayağına gidiyor. Körfez`e gidiyor, Birleşik Arap Emirlikleri`nin ayağına gidiyor, Suudi Arabistan`ın ayağına gidiyor, Putin`in ayağına gidiyor, kavga ettiği Miçotakis`in ayağına gidiyor. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, Amerika gibi bir küresel güç bile hangi bölgeye girse orada belli müttefikler edinmeye çalışıyor. Türkiye, Doğu Akdeniz`de çok yalnız kaldı ve bunu Erdoğan toparlamak için ödün vermek zorunda kalıyor.

"CHP`NİN DIŞ POLİTİKA ANLAYIŞI ERDOĞAN`A ENDEKSLİ DEĞİLDİR"

Dış politikada savrulmanın bir nedeni vardır, o da dış politikanın şahsi olmasıdır, Erdoğan için yapılıyor olmasıdır. Yoksa devletin dış politikası kendisini bu kadar reddederek, kendini bu kadar yanlışlayarak devam edemez zaten. CHP`nin duruşuna gelirsek; Erdoğan bu kadar savrulurken bir sürü noktaya dokunur, bir sürü siyasi çizgiye denk düşer. CHP`nin dış politika anlayışı Erdoğan`a endeksli değildir ve olmamalıdır. Sizin durduğunuz bir yer vardır, CHP bir yerde sağlam duracaktır. Erdoğan bazen savrulurken o çizgiye gelebilir. Bu Erdoğan`ın siyasi tercihlerine destek olarak da görülemez.

Miçotakis`e `Sen benim için öldün` der, sonra Atina Bildirisi`ni imzalar, 6 ay sonra Erdoğan kavga da edebilir. Ne yapacağız, Erdoğan`ın peşinde mi koşacağız? Erdoğan, `Netanyahu katil` der, 6 ay sonra görüşebilir. O yüzden dış politikayı, herhangi bir siyaseti, iç politikayı da Erdoğan`a endeksleyerek devam etmenin imkânı yoktur. Bu kadar oynak bir dış politika olmaz. Bu kadar şahsileşmiş bir dış politikanın arkasında durulamaz.

"FİDAN BLINKEN`A `ATEŞKES İSTEDİM` DEMİŞ. GÖLGE BAKAN OLARAK BEN DE ATEŞKES İSTEDİM"

Bir de Dışişleri Bakanı var, Hakan Fidan. Biraz düşük profilli bir Dışişleri Bakanı oldu. En büyük sınaması Gazze krizi. Bir Eylem Grubu kuruldu, İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ve Arap Ligi çerçevesinde, hiçbir sonucu yok. Sayın Hakan Fidan demiş ki, `Amerikan Dışişleri Bakanı Blinken ile açık konuştum. Ateşkes istedim` diyor. Ben de istedim. Gölge bakan olarak ateşkes istedim. Aramızda çok bir fark kalmadı. Koskoca Türkiye`nin Dışişleri Bakanı, Blinken`a `Ateşkes istedim` demiş. Somut hiçbir şey yok. Erdoğan iktidarının ve Hakan Fidan`ın yaptığı temaslar, Oslo`ya gidiyor. Ülke ülke dolaşıyor. Hiçbir sonuç alınamadı, bir gram faydası olmadı. Bu kadar etkisiz bir dış politika ben hiç görmedim.

Dış politika Erdoğan`ın rahatça top koşturduğu, `Burası benim alanım. Burayı ancak ben dizayn ederim, ben kontrol ederim. Benim izin verdiğim kadar burada olursunuz` dediği bir alan olmaktan çıkacak. Erdoğan gittiği yerlerde hep bu hissi yaratıyor, Türkiye`nin Erdoğan`dan ibaret olmadığını göstereceğiz. Son 1,5 ayda, ilk kez bir CHP Genel Başkanı görevdeki bir Alman Başbakanı ile görüştü. İlk kez bir CHP Genel Başkanı bir başka ülkedeki Sosyal Demokrat Parti`nin Kongresi`nde kendi dilinde konuştu."

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA