2 Kasım 2026 Pazartesi

11:28   TARSUS’TA 9 BIN YıLLıK TARIH SAHNEYE ÇıKıYOR: 5. ULUSLARARASı TARSUS FESTIVALI İÇIN GERI SAYıM BAŞLADı!   01:05   ’CUMHURIYET BU MILLETIN BAŞıNDAKI YÜCE ÇATıDıR’: ÖZGÜR ÖZEL’DEN KADıKÖY’DE TARIHI ÇıKıŞ   14:11   MERSIN’DE CUMHURIYET’IN 103. YıLı COŞKUSU! BAŞKAN VEKILI GÜLŞAH YıLDıRıM GENÇ’TEN ANLAMLı MESAJ   11:05   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN ERDEMLI VE SILIFKE ÜRETICISINE TAM DESTEK: FIDANDAN HAYVANA, GÜNEŞ PANELINDEN TOHUMA   10:25    CHP’DE DERIN ÇATLAK VE FLAŞ KURULTAY HAMLESI! KURMAYLARDAN ZIRVEDE ŞOK ’HANÇER’ SÖZLERI!   23:25   DOĞAN TANıŞ: ’CUMHURIYET RUHUNU BÜYÜTMEK VE YARıNLARA TAŞıMAK BORCUMUZDUR’   23:10   İZZET EYÜBOĞLU’NDAN 29 EKIM MESAJı: ’CUMHURIYET, ÜRETEN VE DEĞER YARATAN GÜCÜMÜZÜN EN BÜYÜK TEMINATıDıR’   23:02   CHP’LI MAHMUT DÖNMEZ’DEN CUMHURIYETIN 103. YıLıNA VEFA DOLU MESAJ!   22:05   BÜLENT YORULMAZ: ’CUMHURIYET DEĞERLERI DEMOKRASIMIZIN VE HUKUKUN TEMINATıDıR’   21:45   CABBAR ANıLAN: ’CUMHURIYETIMIZIN BIRLEŞTIRICI GÜCÜ EN BÜYÜK ZENGINLIĞIMIZDIR’   20:50   GÖKHAN BÜBER: ’CUMHURIYETIN IŞıĞı AKDENIZ’DEN TÜM TÜRKIYE’YE YAYıLACAK’   20:38   KEMAL TUNCER: ’CUMHURIYET KAZANıMLARıNA SAHIP ÇıKMAK TARIHI GÖREVIMIZDIR’   20:25   CHP YENIŞEHIR İLÇE BAŞKAN YARDıMCıSı ERDAL NUR: ’CUMHURIYET, ÖZGÜRLÜĞÜN VE ADALETIN SARSıLMAZ KALESIDIR’   20:17   TOROSLAR BELEDIYE BAŞKAN YARDıMCıSı HASAN ÖNAL ÖZALP: ’CUMHURIYET IŞıĞıNDA HALKıMıZA HIZMET EDIYORUZ’   19:55   GÖKHAN ÇIÇEKÇILIK’TEN 29 EKIM MESAJı: ’CUMHURIYETIN AÇTıĞı BAĞıMSıZLıK ÇIÇEKLERI ASLA SOLMAYACAK’   19:45   İSMAIL ÖZGÜN: ’CUMHURIYETIN SUNDUĞU VIZYONLA DAHA GÜÇLÜ BIR EKONOMIYE İLERLIYORUZ’   19:36   HÜSEYIN SAVAŞ: ’CUMHURIYET RUHUNU VE KÜLTÜREL MIRASıMıZı GELECEĞE TAŞıYACAĞıZ’   19:27   ADD MERSIN ŞUBE BAŞKANı ADEM ÇETIN: ’CUMHURIYET DEVRIMLERI İLELEBET PAYIDAR KALACAKTıR’   19:20   İSMAIL YURTSEVEN: ’CUMHURIYETIMIZIN BIRIKIMI, YARıNLARıMıZı AYDıNLATAN EN BÜYÜK GÜÇTÜR’   19:10   MÜSLÜM ÖZEL: ’CUMHURIYET, TAM BAĞıMSıZ VE DEMOKRATIK TÜRKIYE’NIN PUSULASıDıR’  
 
     
   

AK Partili meclis üyelerinin kadın cinayetleriyle ilgili açıklamalarına kadınlardan tepki


İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclislerinin AK Partili üyelerinin kadın cinayetleriyle ilgili ‘öldürülen kadınların nevrotik flört ilişkisinin olduğu` ve ‘öldüren kadar ölenler de suçludur` ifadelerine kadınlar tepki gösterdi. ANKA`ya konuşan bir kadın, "Bu ülkede ne seçme, ne seçilme, ne kadın hakkı ne  de hayvan hakkı hiçbir şey yok. Konuştuğumuz an ölüyoruz. Konuşma hakkı verildiği an ölüyoruz. Bunu bir kadın söylüyor bir de" dedi. Bir başka kadın ise “Yani ölenin ne suçu var burada. Kimsenin kimsenin canını almaya hakkı yok” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

 

Tarih : 15 Ekim 2024 Salı 14:40   Okunma : 728

Haber: Edda SÖNMEZ - Kamera: Onur DURSUN 

Kadın ve çocuklara yönelik saldırılar İstanbul ve İzmir`de belediye meclislerinde tartışma konusu oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi`nin AKP`li üyesi Işıl İlgin Oktay, Semih Çelik tarafından katledilen İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil cinayetleri ile ilgili, "İntihar eden fail sabıkasız olup hakkında ne başkası ne de rahmetli kızlarımız tarafından bir şikayet yapılmamış tedbir kararı alınmamış. Failin madde bağımlısı, ruhsal problemlerinin olduğu hatta öldürülen evlatlarımızın nevrotik flört ilişkisinin olduğu soruşturma dosyasına girmiştir. Kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarında İstanbul Sözleşmesi`nin feshiyle kadına yönelik politikaların zedelendiği iddiası bu yüzden tamamen yanlıştır" dedi.

AKP`li Aydemir`den kadın cinayetleri konusunda tepki çeken sözler: Öldüren kadar ölenler de suçludur

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında da kadın cinayetleri gündeme geldi. AKP`li Meclis Üyesi Latif Aydemir, katledilen kadınların da suçu olduğunu öne sürerek, “Hanımlarımızı, kadınlarımızı tenzih ediyorum ama,  bir kısmı bayanlar olmak üzere erkeklerin de çoğunda öldüren kadar ölenler de suçludur. Bunu iyi irdelemek lazım..." ifadelerini kullandı.

Kadınlar, AK Partili meclis üyeleri Latif Aydemir ve Işıl İlgin Oktay`ın sözlerini ANKA Haber Ajansı`na değerlendirdi:

"Şu an yürüyorum ama tedirginim mesela, başıma ne gelebilir?"

- Öyle bir şey olur mu? Öyle bir şey mümkün mü? Yani kadınlarımızı korumayacaksak, sahip çıkmayacaksak, ya şu an yürüyorum ama tedirginim mesela, başıma ne gelebilir? Yani çok yanlış bir yere gidiyoruz. Bence ülkece, toplumca.

"Bu ülkede ne seçme, ne seçilme, ne kadın hakkı ne  de hayvan hakkı hiçbir şey yok. Konuştuğumuz an ölüyoruz. Konuşma hakkı verildiği an ölüyoruz"

- Yani ne düşünebilirim ki? Bir kere benim konuşma hakkım bile yok. Yani konuşma hakkım yok. Şu an hani gördüm sabahtan beri belki beş altı tane kadın çevirdiniz korkudan konuşamadılar. Böyle bir ülke burası yani. Bunu bir kadın söylüyor bir de değil mi, yanlışım yoksa. Bunu bir kadın söyledi. Ne halde. Ya hiçbir şey söylemek istemiyorum. Çünkü dediğim gibi bu ülkede ne seçme, ne seçilme, ne kadın hakkı ne  de hayvan hakkı hiçbir şey yok. Konuştuğumuz an ölüyoruz. Konuşma hakkı verildiği an ölüyoruz. Buradan bir yere yürüyemiyoruz. Hiçbir şekilde yürüyemiyoruz. Dışarı çıkamıyoruz. Yani ben ne söyleyebilirim? Bunu ben değil o mecliste oturan madem o mecliste oturdu, bence hakkını vererek konuşması gerekiyordu da. Böyle bir konuşma yapmaması gerekiyordu. Ya başka bir şey diyemem. Ne diyebilirim ki ben bu konu hakkında?

"Ben avukat olduğum halde korkuyorum"

- Tabii ki değil. Yani ölenin ne suçu var burada.  Kimsenin kimsenin canını almaya hakkı yok. Devletin yargısı var, adaleti var. Yani hukuk boşuna yok. Korkuyorum ben avukat olduğum halde korkuyorum. Korkuyorum.

"Caydırıcı ceza olmadığı sürece öldürmeye devam ederler"

- Neden ki yani? Neden? Hiç kimse öldürülmeyi hak etmiyor ki. Boşan git. Caydırıcı ceza olmadığı sürece öldürmeye devam ederler. Ben zaten gece çıkmıyorum, biliyorum. Oturduğum yer de kötü. Evet tabii ki tedirginlik duyuyorum. Doğru. Zaten çıkmıyorum belirli bir saatten sonra.

 "Sesimizi çıkarttığımızda bunun sonucunu ağır bir şekilde yaşıyoruz"

- Yani şimdi bulunduğumuz siyasi dönem içerisinde herhangi bir şekilde sesimizi çıkarttığımızda bunun sonucunu ağır bir şekilde yaşıyoruz biz  kadınlar olarak maalesef ki. Kendisi kadınların ne yaşadığını bilmediği için yani çok uzakta olduğu için hani bu durumdan. Böyle bir şey söylemiş. Ne diyeyim? Yani herhalde suç bizde gerçekten. Yani tabii ki yani yanımızda biber gazı taşımadan herhangi bir delici alet taşımadan yürüyebilmemiz imkansız zaten. Dönerken eve sürekli arkamıza dönüp bakmak zorunda kalabiliyoruz. Bu tedirginliği yaşıyoruz. Ya da yanımızda mutlaka biri olmasa bile telefonumuza hani birilerini arayıp bir sese ihtiyaç duyabiliyoruz. Farklı farklı yöntemler deniyoruz. Kendimizi koruyabilmek için. Hani bunların zorunda olmamamız gerekiyordu bence. Daha rahat yürüyebilmemiz gerekiyordu bu sokaklarda."

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA