4 Nisan 2026 Cumartesi

19:06   MERKEZ BANKASı, FAIZI YÜZDE 37’DE SABIT TUTTU   16:50   FERDI ZEYREK GENÇLIK MERKEZI AÇıLıŞ TÖRENI... NURCAN ZEYREK: FERDI’NIN DE HEP ISTEDIĞI GIBI BURADA UMUT HIÇ BITMEYECEK   16:44   ADALET BAKANı GÜRLEK’TEN ’SOSYAL MEDYA’ AÇıKLAMASı: SOSYAL MEDYAYA GERÇEK KIMLIKLE GIRILECEK. SAHTE HESAPLARıN KAPATıLMASı IÇIN 3 AYLıK GEÇIŞ SÜRECI OLACAK   16:40   MERSIN BÜYÜKŞEHIR OTIZM AILE DANıŞMA MERKEZI’NDE ’OTIZM FARKıNDALıK GÜNÜ’ BULUŞMASı YAPıLDı   14:19   MEHMET ŞIMŞEK’TEN ENFLASYON DEĞERLENDIRMESI: İKLIM KOŞULLARıNDAKI NORMALLEŞMENIN, 2026 YıLıNDA GıDA ENFLASYONU GÖRÜNÜMÜNÜ DESTEKLEMESINI BEKLIYORUZ   14:12   MERT HAKAN YANDAŞ VE ERSEN DIKMEN’IN TAHLIYESINE KARAR VERILDI   14:03   İRAN’ıN ESKI DıŞIŞLERI BAKANı ZARIF’TEN TRUMP’A SAVAŞTAN ÇıKıŞ YOLU ÖNERISI   11:30   BAŞKAN SEMIH PALAMUT ACı TABLOYU ÖZETLEDI: VERESIYE DEFTERLERI AKDENIZ’IN GERÇEĞI OLDU!   10:30   GıDA KRIZI KAPıDA: BESLENME ARTıK BIR BEKA SORUNUDUR!   10:16   SANAL DÜNYADA ’İNFAZ’ PAZARLıĞı YAPANLARA ŞAFAK OPERASYONU: TELEGRAM ÇETELERINE BÜYÜK DARBE!   09:58   MERSIN’DEN KÜRESEL MESAJ: "ALıM GÜCÜNÜ ARTıRMANıN YOLU MALIYET BASKıSıNı AZALTMAKTAN GEÇIYOR"   09:23   SILIVRI’DE GECE YARıSı KARARı! İBB DAVASıNDA TAHLIYE HABERI:    09:20   AYM’DEN TAYFUN KAHRAMAN KARARı: ERKAN BAŞ’TAN ’DERHAL TAHLIYE’ ÇAĞRıSı!   09:10   MERSINLI KADıNLAR "ETIKET" PEŞINDE! HAMZABEYLI KÖY ATÖLYESI’NDE ÜRETIMIN ŞIFRELERI ÇÖZÜLDÜ   06:05   İBB DAVASıNDA SıCAK GELIŞME: NURI ASLAN’DAN SILIVRI KAPıSıNDA ‘ADALET’ MESAJı!   05:58   ADALET MÜCADELESINDE İLK ADıM: İBB DAVASıNDA TAHLIYE KARARı SONRASı ÖZGÜR ÇELIK’TEN SERT MESAJ!   05:13   TOROSLAR’DA RENKLI EL İZLERI DÜNYAYı DEĞIŞTIRIYOR! 2 NISAN’DA UMUT DOLU BULUŞMA   16:37   CHP’LI YAVUZYıLMAZ’DAN ZONGULDAK İL GENEL MECLISI SEÇIMI AÇıKLAMASı: "KENDILERINE GÜVENIYORLARSA ZONGULDAK’TA SEÇIMLER SAĞLıKLı ŞEKILDE, DOĞRU BIR FORMATLA YAPıLıR"   16:35   DEM PARTI SÖZCÜSÜ DOĞAN’DAN "ARA SEÇIM" DEĞERLENDIRMESI: "ŞU ANDA EN TEMEL GÜNDEMIMIZ, ÜLKENIN DEMOKRATIKLEŞMESI"   16:33   2 NISAN DÜNYA OTIZM FARKıNDALıK GÜNÜ... CHP’LI NAZLıAKA: "BIR EBEVEYNIN ’BENDEN SONRA ÇOCUĞUMA NE OLACAK?’ SORUSU VARSA, ORADA SOSYAL DEVLET YOKTUR"  
 
     
   

Altan Öymen’in cenaze töreni... Özel:


Eski CHP Genel Başkanı, gazeteci, yazar ve ANKA Haber Ajansı’nın onursal kurucusu Altan Öymen’in cenaze töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel,

 

Tarih : 21 Temmuz 2025 Pazartesi 17:19   Okunma : 741

Tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle 93 yaşında hayatını eski CHP Genel Başkanı, gazeteci, yazar ve ANKA Haber Ajansı'nın onursal kurucusu Altan Öymen için CHP Genel Merkezi'nde cenaze töreni düzenlendi. Törende konuşmak için kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ayakta alkışlandı. Özel, şunları kaydetti:

“En zor kararlarda da en kolay görünen kararlarda da fırsat buldukça hep danışmaya çalıştım”

“Sayın Genel Başkanlarım, değerli konuklar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademeden kıymetli üyeleri, zor bir günde, zor bir veda için buradayız. Bir baba uğurlanıyor. Bir kardeş uğurlanıyor. Bir Genel Başkan uğurlanıyor. Ancak yaşayan bir hafıza, ayaklı bir kütüphane, nezaketin, centilmenliğin adeta ansiklopedisini uğurluyoruz burada. Yaşadığı her gün temas ettiği herkesle paylaştığı her dakikasında bir şeyler öğreten, hem de öyle öğretmek için öğreten değil; kendisi yaşayan, yanındakine öğreten birisiydi. Hem Genel Başkan olduktan sonra, hem Genel Başkan olmadan önce kendisine ne zaman zor bir karar arefesinde akıl danışsam, o kadar beklenmedik, o kadar farklı bir açıdan, o kadar sanki tarihin imbiğinden tecrübelerle süzülüp de damlamış bir özü avucumun içine koyuverirdi, zihnimin içine koyuverirdi. En zor kararlarda da en kolay görünen kararlarda da fırsat buldukça hep danışmaya çalıştım ve hep faydasını gördüm. Bir tuşlu telefonu var, isimleri kaydetmiyor. Öyle olunca da çaldığında açmazsa bazen geri dönmesi zor olabiliyor. Genel Başkan olduktan bir süre sonra aradım, ‘Buyurun Sayın Genel Başkanım’ diye açtı. Dedim ki ‘Sayın Genel Başkanım hayırlı, uğurlu olsun.’ ‘Ne münasebetle?’ dedi. Dedim ki ‘Yeni telefon almışsınız, kaydetmişsiniz.’ ‘Yok efendim’ dedi, ‘Eğer yanlış anlamazsanız sıklıkla aramanızdan dolayı, ezberime de biraz güvenirim. Numaranızı ezberledim’ dedi. Sonra da dedi ki ‘Bunu bir memnuniyetin ifadesi olarak görün. Sakın bir dahaki sefer ararken, numarayı ezberletecek kadar çok mu arıyorum demeyin. Biz bu durumdan çok memnunuz’ dedi. Ben kendisini her aradığımda böyle bir yandan yaşam enerjisi, bir yandan çalışma motivasyonu, başarma motivasyonu, partinin tarihine saygı ve otomatikman başarmaya dair yeni bir sorumluluk, omuzlarda yeni bir yük hissettim.

“Tam 75 yıldır partinin üyesi, tam 75 yıldır gazeteci”

İnanılmaz anılar dinledim, hep de kendinden değil; başkalarından. İkisini de girişte gördüm salonda: Yaşar Seyman ve Şule Bucak. Bu Genel Başkanlığı döneminde önce Parti Meclisi oluşamayıp, il başkanlarından oluşup; sonra biraz önce bahsedilen o yıldızlar karması gibi Parti Meclisi oluştuktan sonra yanılmıyorsam Şule Bucak Genel Sekreter Yardımcısı, Yaşar Seyman da Genel Başkan Yardımcısı. İstanbul’daki ilk programı. Program bitiyor, eşlik ediyorlar otele kadar. Her Genel Başkanı uğurladıkları gibi yürüyorlar ve asansöre kadar gidiyorlar. Asansörün kapısı açılıyor. Binmesi gerekir. Binmiyor, kapı kapanıyor. Geri dönüyor. Onlar da şaşırıp dönüyorlar. Birlikte dışarıya doğru yürüyorlar. Bir yerden sonra soruyorlar, biraz da korkuyorlar. ‘Yahu ne oldu bir anda geri döndü ve yürüyor.’ ‘Efendim’ diyor, ‘Siz biraz önce partililiğin gereğini yaptınız ve Genel Başkanınızı yolcu ettiniz. Ben şimdi centilmenliğin gereği olarak gecenin bu vaktinde iki hanımefendiyi bu otelden uğurlamak için size eşlik edeyim arabanıza kadar müsade ederseniz.’ Bu centilmenlik dersini, bu siyaset dersini, bu nezaket dersini nerede bulabilirsiniz Altan Öymen’den başka? Nezaketin, umudun, çalışkanlığın yanında inanılmaz bir disiplin, inanılmaz bir parti disiplini vardı. Ben 15 Mayıs 2025 günü kendisini aradım, parti üyeliğinin 75’inci yılını kutlamak üzere. ‘Aman efendim’ dedi, ‘Bunu size ne ara anlattım?’ dedi. Dedim ‘Değişim Yılları kitabında yazmışsınız, orada okudum ben.’ Büyük bir memnuniyet duydu. Sonra birlikte olduğumuz bir gün Sayın Karayalçın, Sayın Hikmet Çetin ile beraber, o günü anlattı. 14 Mayıs günü parti kaybediyor ve çok partili rejim başlıyor ama parti iktidardan düşüyor, muhalefete gidiyor. İsmet Paşa bunu hazmediyor ve bir başarı olarak görüyor. Ama genç Altan Öymen ‘Şimdi partiye sahip çıkma zamanı’ diyor ve gidiyor ertesi gün partiye kaydoluyor. Tam 75 yıldır partinin üyesi, tam 75 yıldır gazeteci, tam 75 yıldır tam bir nefer hangi görevde olursa olsun. Tüzük değiştireceğiz, Genel Başkanlarımızdan görüş almak benim görevim. Oturduk, İstanbul’da bir araya geldik. Yemek yiyeceğiz, bir yandan da tüzük konuşacağız. ‘Ne içersiniz?’ diye soruyorlar. Sağolsun Genel Başkanlar dönüyorlar bana. Utanıyoruz ama yok, öldüm Allah ben söylemeden söylemezler. ‘Ben’ diyorum, ‘Balık çorbası.’ Diyor ki ‘Örgüt disiplini gereği hepimize balık çorbası.’ ‘Ben’ diyorum ki ‘Şu ana yemek’, ‘Örgüt disiplini bunu gerektirir.’ ‘Ne içeceğiz?’ Ona karar veriyoruz, ‘Örgüt disiplini gereği Genel Başkan ne içerse onu içeceğiz.’ Sonra iş tatlıya gelince ben dedim ki ‘Tatlı ile aram yok.’ Genel Başkanların da öyle. ‘Örgüt disiplini de bir yere kadar. Ne tatlı var evladım söyle bakalım?’ dedi.

“Altan Öymen’in yeniden kurduğu ANKA, bizim sesimizi bütün Türkiye’ye duyuruyordu”

ANKA, 1950’lerde kuruluyor önce. Çünkü Anadolu Ajansı, bir partinin ajansı olmuş. Sonra ANKA, darbeden sonra kayboluyor. Daha sonra 1972’de Altan Öymen ANKA’yı yeniden kuruyor. Geçen gün memleketi Trabzon’dan birçok merkez medyanın yayınlamadığı mitingimizde, hemşehrileri ona dakikalarca süren alkışla veda ederken; Altan Öymen’in yeniden kurduğu ANKA, bizim sesimizi bütün Türkiye’ye duyuruyordu, direnişimizi bütün Türkiye’ye duyuruyordu, hemşerileri de ona veda ediyordu. Bugün haberimiz, mitinglerimiz, eylemlerimiz kaynağında sansürlenmiyorsa onun kurduğu özgür ve gerçek bir haber ajansının sesimize kulak verebildiği içindir. O son bir fotoğraf var. Büyük ihtimalle ilk kez görüyorsunuz. O fotoğraf akciğerindeki kitle alındıktan dört gün sonra ayağa kalkıp bizi odasında ayakta karşılayıp, bir saat kadar sohbet ettiğimiz ve sonra şifa ile taburcu olup, sonra bir enfeksiyon yüzünden hastaneye döndü. O gün bizi asansöre geçirirkenki veda fotoğrafı o, iki eli havada. Biraz önce Özay Şendir güzel bir şey söyledi, ‘Ağaçlar ayakta ölür.’ Ama ağaçlar ölmeden önce yapraklarını dökerler, kururlar, verimsizleşirler. Öyle ayakta ölen bir ağaçla birlikteyiz ki; daha 9 Haziran günü köşe yazısı yazmış. Daha bundan iki hafta önceki mitingin, her mitingden sonra yaptığı gibi telefonda kritiğini yapmış, tebrik etmiş, öneri sunmuş. Yani ayakta olan, filiz veren, yemyeşil dalları olan, çiçek açan, meyve veren bir ağaç ayakta öldü. Öyle kuruyup, solup falan değil. Son anına kadar meyve vererek, son anına kadar havaya oksijen yayarak, son anına kadar hepimize umut vererek ayakta durdu. Onunla birlikte oturabilen, sohbet edebilen, onunla birlikte siyaset yapabilen ve gazeteciliği onunla birlikte yapabilen herkes, minnetlerini ve memnuniyetlerini ifade ediyor.

“Altan abiye vefamızı ilk seçimlerde birinci parti olarak ödeyeceğiz”

Türkiye’nin herhangi bir yerinde onlara düşkünlüğümü bilen Halkçı Liseliler tutuyor kolumdan, ‘Parti ile ilgili ne okuyalım?’ Diyorum ki ‘Altan Öymen okuyun.’ Çünkü Altan Öymen okuyan birisinin daha sonra gönlünün bir başka partiye düşmesi, fikrinde başka bir şeyin oluşması mümkün değil. Altan Öymen’den partiyi öğrenen birinin, mutlak bir partiye sadakat, bir aşkla bağlanma, bir fedakarlık ve sürekli öğrenme ve yeni başarılar elde etmek için motivasyon dışında bir duygusu oluşmaz. Bana en çok şunu sevdiğini söyledi. Bu kürsüyü söylerdi. Dedi ki, ‘31 Mart akşamı o kürsüye çıkıp da bir konuşma yaptınız ve dediniz ya, ‘Gençler bir seçim daha kalmaya karar verdiler’ diye. Ve sonra da sorulan bir soruya cevap verdiniz ya, partinin önceki Genel Başkanlarına mevcut Genel Başkanın gösterebileceği en büyük vefa partisini birinci parti yapmaktır. 31 Mart akşamı onu yaşattınız ya, bana genel seçimlerde de vefanızı göstermenizi bekliyorum’ derdi. Biz Altan Öymen’e, Altan Ağabey'e, Altan Baba’ya, canımız Genel Başkanımıza vefamızı, yapılacak ilk seçimlerde onun, bizim ve Atatürk’ün partisini birinci parti ve iktidar yaparak ödeyeceğiz. Buna huzurunda söz veriyorum ve yemin ediyorum.”

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA