23 Ocak 2026 Cuma

17:38   TOROSLAR’DA BEBEKLERE HAYATA GÜVENLI BAŞLANGıÇ: “YENI DOĞAN ÇANTASı” PROJESI   16:50   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DE HÜZÜN: ŞADIYE KARABUDAK’A VEDA   16:39   BAKAN TUNÇ: “MATTIA AHMET MINGUZZI DAVASıNDA VERILEN KARAR, ADALETIN GECIKMEDEN VE EKSIKSIZ ŞEKILDE TECELLI ETTIĞININ AÇıK GÖSTERGESIDIR"   16:38   CHP’LI AKAY VE TANAL’DAN ÜST DÜZEY BÜROKRATLARıN ÖZEL SEKTÖRE GEÇIŞLERININ SıNıRLANDıRıLMASı IÇIN KANUN TEKLIFI   15:35   İSTINAF, MATTIA AHMET MINGUZZI’NIN KATILLERINE VERILEN 24’ER YıL HAPIS CEZASıNı HUKUKA UYGUN BULDU   15:32   TGC: "BASıN KARTı SAHIPLERININ YEŞIL PASAPORT KAPSAMıNA ALıNMASı BASıN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GÜÇLENDIRILMESI ANLAMıNA GELECEKTIR"   13:28   DOKTOR DERTLI HASTA DERTLI... KıRıMLı: ZORUNLU OLARAK TAZE MEYVE SEBZE YIYIN, PROTEIN AĞıRLıKLı BESLENIN DIYORUZ, AMA IMKANLARı YOK. BU BATAN BIR GEMININ IÇINDEN KAŞıKLA SUYU BOŞALTMAYA BENZIYOR   13:27   KAMER GENÇ’IN VEFATıNıN 10’UNCU YıLı... CHP GENEL BAŞKANı ÖZEL:    10:59   “GÜLCAN KıŞ’TAN TBMM’YE TARIHI TEKLIF: BORÇ KRIZINE SOSYAL DEVLET ÇÖZÜMÜ”   10:28   MERSIN’DE SIVRISINEĞE KARŞı ORTAK MÜCADELE: BÜYÜKŞEHIR’DEN BILINÇLENDIRME HAMLESI   10:21   “KARTALKAYA FACIASıNıN YıLDÖNÜMÜNDE DR. MÜZEYYEN ŞEVKIN’DEN MECLISTE VICDAN ÇAĞRıSı: ‘İÇIMIZDEKI YANGıN SÖNMEDI’”   09:28   ATLANTIK’TE 10 TON KOKAIN: İSTANBUL’DA DEV SORUŞTURMA, 10 TUTUKLAMA!   17:04   KARTALKAYA OTEL YANGıNı FACIASıNıN 1. YıLı... CHP GRUP BAŞKANVEKILI EMIR: "TURIZM BAKANı MEHMET NURI ERSOY, YARGıLANACAKTıR, YARGıLANMADAN BU DOSYA KAPANMAYACAK"   17:02   ÜMIT ÖZDAĞ: "MILLI BIRLIĞIMIZI EN FAZLA ZEDELEYEN HUSUSLARıN BAŞıNDA IKTIDARıN MUHALEFETE KARŞı UYGULADıĞı DÜŞMAN CEZA HUKUKU GELMEKTEDIR"   17:01   TURAN TAŞKıN ÖZER’DEN "SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK" AÇıKLAMASı: "TÜM KURUMLARıN ELINI TAŞıN ALTıNA KOYUP IVEDI KARARALAR ALMASı GEREKIR"   16:55   AK PARTI GRUP TOPLANTıSı... CUMHURBAŞKANı ERDOĞAN: KIMSE BENIM KÜRT KARDEŞIMIN IRADESINI IPOTEK ALTıNA ALAMAZ, KÜRTLERIN TEK TEMSILCISIYMIŞ GIBI KONUŞAMAZ   12:37   MERSIN BARO BAŞKANı ÖZDEMIR: “TÜRK BAYRAĞı’NA YAPıLAN ALÇAK EYLEMI LANETLIYORUZ”   12:33   TOROSLAR BELEDIYESI’NDEN EVLERE UZANAN SOSYAL DESTEK   12:24   MERSIN BELLEK OFISI KENT MIRASıNı GELECEK NESILLERE TAŞıYACAK   19:25   “AKDENIZ BELEDIYESI’NDEN BÜYÜK DOKUNUŞ: MAHALLELER YEPYENI PARKLARLA BULUŞTU”  
 
     
   

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Suiçmez: “Üretim düşüyor, ithalat artıyor; çiftçi borçla ayakta kalmaya çalışıyor”


Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, “Tarımda yangın sürüyor. Üretici borçla ayakta durmaya çalışıyor ama artık üretimden çekiliyor. Hasat zamanı ithalat yaparak çiftçinin ürününün fiyatını düşürüyorlar. Toprak da yok oluyor, üretici de” dedi.

 

Tarih : 23 Temmuz 2025 Çarşamba 09:38   Okunma : 449

Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, “Tarımda yangın sürüyor. Üretici borçla ayakta durmaya çalışıyor ama artık üretimden çekiliyor. Hasat zamanı ithalat yaparak çiftçinin ürününün fiyatını düşürüyorlar. Toprak da yok oluyor, üretici de” dedi.

Suiçmez, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, 2024’ün tarım sektörü açısından “toprağın, üreticinin ve geleceğin kaybedildiği bir yıl” olduğunu söyledi.

Çiftçinin borçlanarak üretimden hızla çekildiğini vurgulayan Suiçmez, “Toprak da yok oluyor, üretici de” diyerek hem ekonomik problemleri hem de doğa tahribatını eleştirdi. Hasat öncesi yapılan sıfır gümrüklü ithalatın tarladaki ürünün fiyatlarını düşürdüğünü belirten Suiçmez, 2025’e dair beklentilerin mevcut politikalar sürdükçe daha da karamsar olduğunu ifade etti. Suiçmez, şunları kaydetti:

“Toprak olmadan zeytinlik olmaz, orman olmaz, mera olmaz, tarımsal üretim olmaz”

“Ülkemizde tarımda çok ciddi sorunlar devam ederken, tarımsal üretim alanlarını yok eden zeytinlikleri, meraları, toprakları, tarım alanlarını, ormanları, su havzalarını birkaç maden şirketi için sınırsız bir şekilde talana yönelik olan bazı kanunlardaki değişiklik yapılmasına yönelik kanun çok hızlı bir şekilde, cumartesi günü bile Meclis çalıştırılır şekilde olarak geçti. Bu aşamada tepkilerimizi gündeme getirmiştik. Nedenlerinden biri, Sayın Cumhurbaşkanı'nın da imzaladığı anlaşmalar gereği 2050’deki net sıfır hedefine ulaşmak için ormanların ve meraların korunacağı, bu anlamda da gerekli düzenlemelerin yapılacağı İklim Kanunu'nda da var. Cumhurbaşkanının da açıkladığı Tarım Orman Şûrası kararlarında da var. Ama ısrarla, inatla bu yasa çıktı. Toprak olmadan zeytinlik olmaz, orman olmaz, mera olmaz, tarımsal üretim olmaz, meyve ağacı olmaz. Maalesef topraklarımızı da meralarımızı da ormanlarımızı da zeytinliklerimizi de koruyan yasalar, Anayasa Mahkemesi kararları ve anayasa hükümleri yok sayıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’ndan ormanların, meraların karbon yutak alanı olmasından, tarımsal üretimin önemli boyutunda bu yasayı bir daha görüşülmek üzere Meclise iade etmesini bekliyor ve umuyoruz. Bu olmadığı takdirde, Anayasa Mahkemesi kararları gereği işlemeyeceği için de Anayasa Mahkemesi’nin gündemine alıp çok hızlı bir şekilde bu konuda karar vermesini bekliyoruz. Çünkü bu kadar hızlı hareket etmek, üretim alanlarını yok etmeye yönelik çalışmaların hızlı bir şekilde süreceği anlamına gelir. Burada direnen köylüler pazar günü köylerine döndü. Orada da ifade ettikleri gibi, bizim de onlara her zaman söylediğimiz gibi, fiilî olarak yapılacak talan girişimlerine karşı köylüler yerinde direnecek. Biz de oda olarak gerekli toplumsal ve hukuksal desteği sağlayacağız."

Suiçmez, "bu yasa bu kadar hızlı görüşülürken ülkede orman yangınlarının devam ettiğini" belirterek, "Sayın Tarım ve Orman Bakanı tarım alanları ile ilgili, meralar, zeytinlikler, ormanlar, topraklar sustu. Susmaya hakkı yoktu ama 'Orman yangınlarını kontrol altına alıyoruz' ya da benzeri açıklamalar yapmaya devam ediyor. Ormanlar sadece yangından yok olmuyor, maden şirketlerinin uygulamalarıyla da yok oluyor. Eğer ormanları koruyacaksak, her anlamda koruyacağız. Yangına karşı da maden kararına karşı da enerji alanına karşı da" diye konuştu.

"Tarımda yangın sürüyor"

"Tarımda yangının ise sürdüğünü" söyleyen Suiçmez, haziranda yıllık enflasyonun yüzde 35, gıda enflasyonunun ise yüzde 30 olduğuna dikkati çekti. Türkiye'nin yüksek enflasyonda en önlerdeki ülkelerden olduğunu belirten Suiçmez, "Aylık gıda enflasyonunun binde 27 düştüğü söylendi. Buna hiç kimse inanmadı. Biz de inanmıyoruz. Bir başka endeks; tarımsal üretici fiyat endeksi. O da haziranda, bir önceki ayda yüzde 28'ken yüzde 50’ye çıktı. Çok sert bir yükseliş" dedi.

Üreticinin maliyetinin arttığını ifade eden Suiçmez, borçlanmaya devam ederek üretimi sürdürmeye çalışan üreticinin bankalara borcunun 1 milyar liranın üzerinde olduğunu anlattı.

“Çiftçilerin zirai don zararı karşılandı mı? Hayır”

Suiçmez, meyve fiyatlarındaki artışın yıllık yüzde 202, aylık yüzde 47,9 olduğunu bildirerek, zirai donun da bu artışta etkisi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin kiraz ihraç eden bir ülke olduğunu ifade eden Suiçmez, geçen yıl 67 bin ton olan ihraç miktarının 6 bin tonlara düştüğünü kaydetti

Suiçmez, şöyle konuştu:

"Bunlara kim çözüm bulacak, nasıl çözüm bulacak? Tarımsal girdi fiyat endeksi yine yükseliş iklimine girdi. Mayıs ayında yüzde 31. Savaşın da etkisiyle artan mazot ve gübre fiyatları, tarımsal girdi fiyatlarında da artmaya devam edecek. Bu aşamada somut olarak çiftçilerin zirai don zararı karşılandı mı? Hayır. Zirai don komisyonu çalışmalarını sürdürüyor, daha bitiremedi. Meclis tatile girdi. Bu aşamada verilmiş yasa teklifleri de var, onlar da gündeme alınmadı iktidar tarafından. TARSİM’in yüzde 100 hasar gören bahçelere yönelik ödemeleri 21 milyardan 2 milyar civarı. Diğerini bekletiyor sezon sonuna kadar. Cumhurbaşkanının talimatıyla ÇKS'li olup TARSİM’li olmayanlara yönelik hasar tespiti bitmedi. Ödemeler hiç başlamadı ve ÇKS dışındaki üreticilerin de hasarları giderilemedi. Şimdi üretim düşerken, üretim maliyetleri artarken gerek girdi gerek zirai don ve kuraklık etkisiyle biz geçen sene Trakya’da ayçiçeğinde çok ciddi sorunlar yaşamıştık. Bu yıl da kuraklık etkisi oldukça büyük. Özellikle kuru tarım yapılan arpa, buğday, bakliyat gibi ayçiçeği gibi ya da sulu tarım yapılan mısır, şeker pancarı gibi ürünlerde yeterli su verilememesi gibi.

“Gümrük vergilerini sıfırlayarak ya da hasat zamanında ithalat yaparak bu sorunlar çözülmez”

Biz yine yanlış bir yola gidiyoruz. Mısır hasadının yaklaştığı bir dönemde, mısır alım fiyatlarının maliyetin üstünde, çiftçi kârı ile açıklanması gereken bir dönemde biz maalesef sıfır gümrükle mısır alma yoluna gittik. 2024’ten beri 3 milyon ton almıştık. 15 gün içinde 500 bin ton daha aldık. Bu terbiyeli ithalat, çiftçiyi terbiye etme amacıyla hasat öncesinde yurt dışından ürün alarak ürün fiyatını tarlada baskılamanın bir başka aracı. Yine kuraklık dedik. Ayçiçeği boyutunda 1 milyon ton yağlık ayçiçeğinde gümrük vergisini de sıfırladık. Onun karşılığı 400 bin ton ham ayçiçeği yağında da yüzde 20’ye indirdik. Eğer biz gümrük vergilerini sıfırlayarak ya da hasat zamanında ithalat yaparak bu sorunları çözseydik, mısırda da ayçiçeğinde de kendimize yeterlilik sorunu çözerdik. Aksine, mısırda da ayçiçeğinde de hem üretim düşüyor hem kendimize yeterlilik sorunumuz artıyor.

 “Biz felaket tellallığı yapmıyoruz ama çok daha zor günler bekliyor”

Mısırı bir başka boyutta yem bitkisi olarak düşünelim. Bu anlamda da Türkiye bir yumurta ihracatçısı. İç piyasada fiyatlar düşmesin, yükselmesin diye yumurtada da ihracatı kısıtladık. Bunu da geçen yıl yapmıştık. Yumurta fiyatları iç piyasada kısmi olarak düşse de yumurta üreticisi zararda. Eğer enerji ve maden şirketlerine alan açarsak, döviz sürekli artarsa, yem de sürekli dışarıya bağlı kalırsa, hayvancılık boyutunda da çiğ süt referans fiyatını yükseltmemiz gerekiyor ki dişi hayvanlar kesime gitmesin, hayvancılıkta süreklilik devam etsin. Maalesef 15-17 lira olan çiğ süt referans fiyatında da yüzde 6,9 artışla 18,35 lira yaptık. Maliyetin altı. Yem sorununu çözmeyip, dışarıya bağımlılık sorununu çözmeyip, üretim alanlarını maden, enerji, sanayi şirketlerine açarsak, üreticiyi koruyucu alım fiyatını vermezsek, sulama yatırımlarını yapmazsak bu aşamada üretemezsek, tüketemeyiz. Tarım ve Orman Bakanı’na ‘orman yangınlarını kontrol altına aldık’ açıklamaları dışında, tarım sorunlarını sahiplenmesi ve yüksek sesle üretim ve üretici yanında olması gerektiğini; bunun olmadığı bir ortamda da üreticinin kamu yönetimine güveni olmaz. Kamu yönetimine güvenin olmadığı, belirsizliğin arttığı bir ortamda da üreticiler olarak da tüketiciler olarak da maalesef biz felaket tellallığı yapmıyoruz ama çok daha zor günler bekliyor. Oysaki çözüm mümkün. Yeter ki üretim ve üreticiyi koruyucu ekonomi ve mali politikaları, tarım politikalarında hızlı ve kesin bir dönüşüm, farklı bir politika tercihi yaşama geçsin.”

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA