CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konut piyasasında ilan manipülasyonu, spekülasyon ve fahiş kira artışlarına ilişkin verdiği soru önergesine gelen resmi yanıtın çelişkili olduğunu savundu.
Bakanlık yanıtında, satılık konut ilanlarının geri çekildiğine dair bir tespit bulunmadığı belirtilirken; fiyat manipülasyonu yaptığı belirlenen bin 423 kişi ve kuruluşa toplam 173 milyon 300 bin lira idari para cezası uygulandığı bilgisi paylaşıldı.
Kış, bu tabloya ilişkin şu ifadeleri kullandı:“Bir yandan ‘sorun yok’ deniliyor, diğer yandan aynı metinde ceza kesildiği itiraf ediliyor. Bu yanıt krizi çözmüyor, krizi doğruluyor.”
Kira–Asgari Ücret Makası Alarm Veriyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan “Değerlemesi Yapılan Konutların Birim Kiraları” verilerini değerlendiren Kış, kira artışlarının sosyal bir kırılma noktasına ulaştığını söyledi.
TCMB verilerine göre:
-
Türkiye genelinde ortalama kira metrekare başına 224,75 TL
-
100 metrekarelik bir konutta ortalama kira 22 bin 475 TL
-
Net asgari ücret ise 28 bin 75 TL
Kış, “Türkiye ortalaması kira 22 bin 475 TL ise geriye kalanla fatura mı ödenecek, gıda mı alınacak, ulaşım mı karşılanacak? Bu tablo, tek başına yaşamayı fiilen imkânsız hale getiriyor. Barınma temel hak olmaktan çıkmış, lüks hâline gelmiştir” dedi.
“Bu Artık Piyasa Değil, Sosyal Adalet Krizi”
Özellikle büyükşehirlerde kira seviyelerinin asgari ücreti aştığını belirten Kış, şu değerlendirmede bulundu:
“İstanbul’da ortalama kira asgari ücreti aşıyorsa burada artık ‘piyasa’ değil, açık bir sosyal adalet krizi vardır. İnsanlara ‘şehir değiştirin’ mi denilecek?”
“Devlet Dilekçe Beklemez, Resen Denetim Yapar”
Bakanlığın “bu yönde başvuru yapılmadığı” yönündeki yaklaşımını da eleştiren Kış, denetim sorumluluğunun devlete ait olduğunu vurguladı:
“Devletin görevi yurttaştan dilekçe beklemek değildir. Barınma gibi temel bir alanda denetim resen yapılır. ‘Başvuru yok’ demek sorumluluktan kaçmaktır.”
Kış, iktidara çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“İlan manipülasyonu, fiyat tutma, spekülasyon… Adı ne olursa olsun sonuç aynı: Yurttaş evinden ediliyor, kira kıskacında eziliyor. Konut yatırım oyuncağı değil, barınma hakkıdır. Bu kriz ‘sorun yok’ denilerek değil; kamucu, caydırıcı ve şeffaf bir denetimle çözülür.”