8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken, Türkiye’deki kadınların çalışma hayatı ve sosyal yaşamdaki durumu masaya yatırıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Döne Gevher, kadınların karşı karşıya olduğu "çoklu kriz" durumuna dikkat çekti. Gevher; yoksulluktan şiddete, güvencesiz çalışmadan ayrımcılığa kadar kadınların yaşamını kuşatan engelleri sert bir dille eleştirdi.
"Kadın Yoksulluğu Ev İçinde Derinleşiyor"
Gevher, yoksulluğun toplumun genelini etkilediğini ancak kadınlar için bu durumun çok daha ağır bir bedeli olduğunu vurguladı. Özellikle tek ebeveynli hanelerde yoksulluğun bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü belirten Gevher, şu ifadeleri kullandı:
"Kadınlar yoksulluğu daha derin yaşıyor. Hem kaynaklara erişimdeki eşitsizlik hem de ev içi düzenin sürdürülmesinde kadın emeğinin belirleyici olması, yoksulluğu kadınlar için içinden çıkılmaz bir hale getiriyor."
Bakanlığın "Düşük İşsizlik" İddiasına Rakamlarla Yanıt
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın kadın işsizliği oranını %11,1 olarak açıklamasını eleştiren KESK, gerçek tablonun çok daha karanlık olduğunu savundu. DİSK-AR verilerine atıfta bulunan Gevher, kadın işsizliğinin aslında %37,2 seviyelerinde olduğunu hatırlattı.
-
Geçici Çözümler: "İş Pozitif" gibi programların kısa süreli ve proje bazlı olduğu, kadınları kalıcı istihdam yerine "güvencesiz çalışma" sarmalına ittiği vurgulandı.
-
Mülakatlardaki Ayrımcılık: İş ilanlarında Anayasa'ya aykırı soruların (Evlilik planı, çocuk düşüncesi vb.) hala kadınlara yöneltildiği ifade edildi.
"Uzaklaştırma Kararı Kadınları Korumuyor"
Son dönemde 24 saat içinde 6 kadının katledilmesine değinen Döne Gevher, koruyucu mekanizmaların yetersizliğine isyan etti. Öldürülen kadınların yarısının uzaklaştırma kararı olmasına rağmen katledildiğini belirterek çözüm yollarını sıraladı:
-
İstanbul Sözleşmesi’ne derhal geri dönülmeli.
-
6284 Sayılı Kanun tavizsiz bir şekilde uygulanmalı.
-
İhmali olan kamu görevlileri hakkında yaptırım devreye girmeli.
8 Mart Talepleri: Bakım Hizmeti Sosyalleşmeli!
KESK'in 8 Mart programında öne çıkan en büyük taleplerden biri de sosyal devletin sorumluluklarını yerine getirmesi oldu. Çocuk, yaşlı ve engelli bakımının kadının omuzlarından alınarak kamusal bir hizmet haline getirilmesi gerektiği belirtildi.