(1).JPG)
Kentin Hafızası ve Sanatı Gönüllülere Emanet
Mersin ve Tarsus’un kültürel genetiğini korumak, kentsel belleği gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan MEDEKA (Mersin’e Değer Katanlar Kurulu) ve TADEKA (Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu), klasik danışma kurullarının ötesine geçti. Proje üreten, politika öneren ve bizzat uygulamanın içinde yer alan bu kurullar, Mersin’i bir "kültür başkenti" vizyonuna taşıyor.
Rakamlarla Katılımcı Yönetim: 17 Farklı Disiplin, Tek Hedef
Bu dev organizasyon, sadece kağıt üzerinde değil, sahada aktif olarak çalışan dev bir orduyu andırıyor:
-
MEDEKA bünyesinde: 9 ayrı kurulda (Edebiyat, Gastronomi, Sinema, Kent Tarihi vb.) tam 171 gönüllü ter döküyor.
-
TADEKA bünyesinde: 8 kurulda (Felsefe, Arkeoloji, Turizm vb.) 91 gönüllü Tarsus’un değerlerini parlatıyor.
Toplamda 262 uzman ve gönüllü paydaş, belediyenin karar mekanizmalarına doğrudan dahil olarak festivallerden sergilere, ödül programlarından sözlü tarih projelerine kadar her adımda söz sahibi oluyor.
.jpg)
“Bu Sadece Hizmet Değil, Kolektif Bir Yönetim Modeli”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, modelin farkını şu sözlerle özetliyor:"MEDEKA ve TADEKA, belediye-vatandaş ilişkisini tek yönlü hizmet anlayışından çıkardı. Bu yapı, kentin yaratıcı potansiyelini kolektif biçimde yönettiğimiz, sivil katılımı kurumsallaştıran özgün bir modeldir. Mersin artık sadece hizmet alan değil, kimliğini ortak akılla inşa eden bir kenttir."
Neler Yapılıyor?
Kurullar sadece fikir üretmiyor, Mersin’in sosyal dokusuna dokunan somut işlere imza atıyor:
-
Uluslararası Festivaller: Kentin adını dünyaya duyuran organizasyonlar.
-
Sözlü Tarih Çalışmaları: Yaşayan hafızanın kayıt altına alınması.
-
Yaratıcı Endüstriler: Sinema ve sanat atölyeleriyle genç yeteneklere destek.
-
Edebiyat ve Sanat Atölyeleri: Kentin her köşesinde yükselen estetik değerler.
Editörün Notu: Neden Önemli?
Türkiye'deki pek çok yerel yönetim "katılımcılık" vurgusu yapsa da, Mersin'in kurduğu bu yapı gönüllülüğü kurumsal bir mekanizmaya dönüştürmesi bakımından ayrışıyor. Bu model, yerel demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, her gün yaşayan bir süreç olduğunu kanıtlıyor.