23 Mayıs 2026 Cumartesi

17:53   YSK, CHP’NIN "MUTLAK BUTLAN" BAŞVURUSUNU GÖRÜŞMEK ÜZERE TOPLANDı   17:52   CHP KURULTAYı’NıN IPTALI... İCRA DAIRESI, KEMAL KıLıÇDAROĞLU’NA KARARı TEBLIĞ ETTI   17:50   İSTANBUL BILGI ÜNIVERSITESI’NIN FAALIYET IZNININ KALDıRıLMASı PROTESTO EDILDI   16:43   BAKAN ŞIMŞEK: "HANEHALKı VE REEL SEKTÖRÜN 12 AY SONRASı ENFLASYON BEKLENTILERI GERILEDI"   16:43   VAHAP SEÇER: "YARıN BELEDIYE BAŞKANLARıMıZLA TEKRAR TOPLANACAĞıZ, ORTAK DEKLARASYON YAYıNLAYACAĞıZ"   15:42   CHP KURULTAYı’NıN IPTAL KARARı... ÜMIT ÖZDAĞ: "YAŞANANLAR, YARGı ORGANı OLAN YÜKSEK SEÇIM KURULU’NUN ANAYASAL YETKILERINE KARŞı DA BIR DARBE GIRIŞIMIDIR"   15:41   ÖZGÜR ÖZEL, CHP’LI BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANLARıYLA BIR ARAYA GELDI   14:40   ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 36. HUKUK DAIRESI, CHP’NIN "IHTIYATI TEDBIR" KARARıNA YAPTıĞı ITIRAZı REDDETTI   13:39   CHP KURULTAYı’NıN IPTAL KARARı... NACHO SANCHEZ AMOR: TÜM CHP ÜYELERINE VE ÖZGÜR ÖZEL’E, TAM DAYANıŞMAMı VE DESTEĞIMI IFADE EDIYORUM"   13:39   KEMAL KıLıÇDAROĞLU GÖRÜNTÜ VERMEDEN ÇALıŞMA OFISINE GEÇTI   13:35   AVRUPA SOSYALIST PARTISI’NDEN MUTLAK BUTLAN KARARıNA TEPKI: “MUHALEFETI SAF DıŞı BıRAKMA OPERASYONU”   10:05   AVRUPA MERSIN’DE ‘EŞITLIK’ İÇIN BULUŞTU: GENÇLER DÜNYAYA ENGELSIZ YAŞAM MERKEZI’NDEN SESLENDI!   22:59   VAHAP SEÇER’DEN O KARARA ÇOK SERT TEPKI: ’KURULAN TUZAKLARı GÖRMELIYIZ!’   22:04   BARO BAŞKANı ÖZDEMIR’DEN TBB BAŞKANı VAHAP SEÇER’E DIKKAT ÇEKEN ZIYARET!   21:10   SIYASETTE KURULTAY DEPREMI! DEM PARTI’DEN CHP KARARıNA İLK TEPKI: ’YARGı ELIYLE...’   20:59   CHP İSTANBUL İL BAŞKANı ÖZGÜR ÇELIK’TEN SERT TEPKI: ’SARAY YARGıSıNıN KARARıNı TANıMıYORUZ!’   20:46   MANSUR YAVAŞ’TAN CHP’DEKI KURULTAY İPTALINE İLK TEPKI: ’BASKıN SEÇIM DAHIL HER ŞEYI YAPABILIRLER!   20:41   DILEK KAYA İMAMOĞLU’NDAN ÇOK SERT ’YARGı DARBESI’ TEPKISI: ’MILLI İRADE YOK SAYıLMAKTADıR!’   20:40   İZMIR BAROSU’NDAN GÜNDEMI SALLAYACAK ’CHP’ ÇıKıŞı: ’BU BIR YARGı DARBESIDIR!’   20:30   CHP’DE KURULTAY İPTALINE SERT TEPKI! HIKMET ÇETIN SESSIZLIĞINI BOZDU: ’BU BIR DARBEDIR’  
 
     
   

Gökçe Gökçen: 6 Şubat davaları sonucunda neredeyse hiç kimsenin cezaevinde olmadığı bir yere geliyoruz


CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 6 Şubat depremi davalarına ilişkin, "Yargılamalar bilinçli taksirden veya taksirden yapılıyor. Bu da aslında neredeyse yatarı hiç olmayan suçlar anlamına geliyor. Böylece on binlerce yurttaşımızı kaybediyoruz. Ancak bu kayıpların üzerine ve bir deprem ülkesiyken bizler, bu davalar sonucunda neredeyse hiç kimsenin cezaevinde olmadığı, hiç kimsenin bu insanların ölümünden sorumlu tutulmadığı bir yere geliyoruz" dedi.

 

Tarih : 31 Mart 2026 Salı 16:30   Okunma : 926

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile bir araya geldiklerini ifade ederek, yaptıkları görüşmeye ilişkin ANKA Haber Ajansı’na şu açıklamalarda bulundu:

“Adalet Peşinde Aileleri’yle birlikte genel merkezimizde bir araya geldik. Hatay Milletvekilimiz Nermin Yıldırım Kara'nın da katılımıyla ve hukukçu arkadaşlarımızla birlikte deprem davaları üzerine bir toplantı gerçekleştirdik. Ve deprem davaları hakkında il, ilçe örgütlerimizden, milletvekillerimizden bu duruşmaları, davaları takip eden temsilcilerimizden aldığımız notlar doğrultusunda bunların hepsini derleyerek ihlalleri tek tek kamuoyuyla paylaşacağız.

Ancak şimdilik üzerine durulan konular genellikle şunlardı: Deprem davalarında hakimlerin tayinlerinin sürekli çıkması ve duruşmaların sürekli ileri tarihlere ertelenmesi ancak belli bir karara bağlanmıyor olması, bilirkişi raporlarında yaşanan bir takım eksiklikler gündeme geldi. Bilirkişi raporları sadece tek bir meslek mensuplarının hazırlamasıyla genellikle ortaya çıkıyor. Ancak uzmanların görüşü şu ki; multidisipliner bir şekilde yani farklı mesleklerden kişilerin oluşturduğu raporların daha sağlıklı bir şekilde gerçeği işaret edeceği söyleniyor. Olası kas sorunu var. Bu temel sorunlardan bir tanesi. Çünkü mahkemelerde, yargılamalarda olası kastın hiç tartışılmadığına şahit oluyoruz maalesef. 

Bu şu demek aslında, yargılamalar bilinçli taksirden veya taksirden yapılıyor. Bu da aslında neredeyse yatarı hiç olmayan suçlar anlamına geliyor. Böylece on binlerce yurttaşımızı kaybediyoruz. Ancak bu kayıpların üzerine ve bir deprem ülkesiyken bizler, bu davalar sonucunda neredeyse hiç kimsenin cezaevinde olmadığı, hiç kimsenin bu insanların ölümünden sorumlu tutulmadığı bir yere geliyoruz.

"Ailelerin yalnız olduklarında hakimler tarafından azarlandıkları, duruşma salonunun dışına atıldıkları anlatıldı"

Aileler, duruşmalarda yaşanan sorunlardan bahsetti ve özellikle bunun üzerinde durdular. Genellikle ailelerin yalnız olduklarında hakimler tarafından azarlandıkları, duruşma salonunun dışına atıldıkları anlatıldı. Örneğin bir sanığın ailelere ‘başınız sağ olsun’ demesi üzerine ailenin yaşadığı acının etkisiyle ve bunun verdiği öfkeyle ‘ben senin baş sağlığını kabul etmiyorum’ demesi üzerine duruşma salonundan şahit olundu. Sanıkların hiç görülmediği davalar çoğunlukta maalesef. Yani sanıklar ilk başta ifadelerini verdikten sonra, savunmalarını yaptıktan sonra duruşmalardan vareste tutuluyorlar. Bu ne demek? Aileler duruşmayı takip ediyorlar. Farklı illerden yakınlarının ve dayanışma gösterdikleri diğer ailelerin duruşmalarını takip etmeye geliyorlar. Yolculuk yapıyorlar kendi imkanlarıyla ve bunun üzerine gittiklerinde yargılanan herhangi birini görmüyorlar. Ve bu şekilde sanıkları da sorgulayamıyorlar. 

"Tutuksuz yargılamalar esas olmuş durumda deprem davalarında"

Bu şu demek aslında: Hatırlayalım bu binalar depremden önce nasıl satılmıştı? Depreme dayanıklı 8 şiddetinde de olsa, 9 şiddetinde de olsa bu siteler yıkılmayacak diye pazarlanmıştı. Şimdi tam da o kişilere dönüp ‘hani sen bana böyle dememiş miydin’ diye sorma imkanı bile ailelere verilmiyor bu davalarda. Tutuksuz yargılamalar esas olmuş durumda deprem davalarında. Ve bu şekilde hem tutuksuz yargılama hem de duruşmaları takip etme zorunluluğunun olmaması birçok davada sanıklarla ailelerin hiç karşılaşmamış olmasına sebep oluyor. 

İddianamesi olmayanlar var mesela. Hala iddianame bekleyen aileler var. Bu kadar yıl geçti depremin üzerinden. Ve 11’inci yargı paketinden son anda çıkarılmıştı deprem davaları. Şimdi bundan sonrasında da şu söyleniyor: Bilinçli taksirden yapılan yargılamalar ya da başlatılmamış olan davalar yani hazırlanmamış olan iddianameler veya geçiştirilen davalar, oyalanan insanlar bize aslında şunu gösteriyor; evet 11’inci yargı paketinden kamuoyunun büyük tepkileri sonucunda çıkartılmıştı, geri çekilmişti bu kanundan deprem davaları ancak fiilen cezasızlık uygulanarak 11’inci yargı paketine sanki af kapsamına dahil edilmiş gibi bir sonuç yaratılıyor. Ve aileler iyi hal indiriminden dolayı şikayetçiler. Ve neredeyse hiçbir kamu görevlisinin yargılanmıyor olması aileleri rahatsız ediyor, kamuoyu vicdanını da rahatsız ediyor. 

Biliyorsunuz kamu görevlerin yargılanabilmesi için, soruşturulabilmesi için bir izin gerekiyor. Ancak sadece bazı kişiler açısından bu iznin verildiğini, keyfi olarak birçok kişiyle ilgili birçok kamu görevlisiyle ilgili bu izinlerin verilmediğini görüyoruz. Bu da aslında yargılamada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması önünde çok büyük bir engel, adil yargılanma hakkının büyük bir önemli bir ihlali.”

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA