İran’ın eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, ABD merkezli Foreign Affairs dergisi için kaleme aldığı makalede, İran savaşına dair değerlendirmelerde bulundu. İran’ın sahada askeri bir zafer kazandığını belirten Zarif, Tahran yönetimini bu üstünlüğü kalıcı bir barış anlaşmasına dönüştürmeye çağırdı.
İran, savaşı başlatmadı ama kazanıyor."
Şubat ayı sonunda başlayan ve haftalardır süren ağır bombardımana rağmen İran'ın rejim değişikliği hedefleyen ABD ve İsrail’e karşı hattı korumayı başardığını belirten Zarif, ABD ve İsrail’in sivil, askeri ve endüstriyel tesisleri hedef alan saldırılarına rağmen İran liderlik sürekliliğini koruduğunu kaydetti. Zarif, Amerikan ve İsrail güçlerinin bir "çıkış stratejisi olmayan bir bataklığa" saplandığını ileri sürdü.
Trump'a onurlu çıkış teklifi
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a tehditlerini sürdürdüğünü, ancak artan enerji maliyetleri nedeniyle siyasi bir baskı altında olduğunu vurgulayan Zarif, bu durumun her iki taraf için bir fırsat yaratabileceğini savundu. Zarif'e göre, savaşı sona erdirecek bir çıkış planı için İran, nükleer programına kısıtlamalar getirmeyi ve uranyum zenginleştirme oranını yüzde 3,67’nin altına çekmeyi teklif etmeli. Zarif, Hürmüz Boğazı’nın ticarete tamamen açılması karşılığında, İran’a yönelik tüm yaptırımların kaldırılmasını da önerdi.
Zarif ayrıca, ABD ve İran’ın birbirini hedef almayacağına dair kalıcı bir pakt imzalanmasını önerdi. Zarif, önerdiği barış planının Trump yönetimi için uygun bir zamanlama ile ve "onurlu bir çıkış" sağlayacağını ifade etti.
"Emlakçılarla diploması olmaz."
Zarif, geçmişte Trump yönetiminin 2015 Nükleer Anlaşması’ndan (JCPOA) tek taraflı olarak çekilmesinin derinleştirdiği güven kırıklığı ve Biden döneminde de yaptırımların sürmesinin, İran kamuoyunda diplomasiye inancı körelttiğine işaret etti.
Zarif, Trump’ın müzakereler için deneyimli diplomatlar yerine jeopolitikten anlamayan "emlakçı dostları" olarak nitelediği Jared Kushner ve Steve Witkoff’u görevlendirmesinin süreci baltaladığını belirtti.
Barış planının sadece iki ülke arasında kalmaması gerektiğini de belirten Zarif, Orta Doğu için yeni bir güvenlik mimarisi önerdi. Zarif, "Suudi Arabistan, BAE, Irak ve diğer komşu ülkelerin katılımıyla kalıcı bir güvenlik ağı kurulmalı, Washington, 2025 ve 2026 yıllarında İran’da neden olduğu yıkımın ve sivil kayıpların telafisi için yeniden inşa sürecini finanse etmeli, ayrıca İran, Amerikan petrol şirketlerini ülkeye davet ederek ekonomik işbirliğine kapı açmalı" dedi.
Zarif, her iki tarafın da askeri başarılarıyla övündüğü bu ortamda, kalıcı bir çözümün tek yolunun karşılıklı tavizler olduğunu ifade etti. Çin ve Rusya’nın garantörlüğünde yapılacak bir anlaşmanın, 47 yıllık düşmanlığı bitirebileceğini savunan eski bakan, "Tarih en çok barış yapanları hatırlar" diyerek sözlerini noktaladı.
Zarif, İran siyaseti bağlamında Batı'da "ılımlı ve rasyonel" bir muhatap olarak görülse de İran içindeki karar alıcı muhafazakarlar tarafından sık sık "Batı hayranı" olmakla veya JCPOA sürecindeki aktif rolü nedeniyle devrimin kazanımlarını masada satmakla eleştiriliyor.