20 Nisan 2026 Pazartesi

15:38   RTÜK ÜYESI KESER: HABER VERME SıNıRLARıNı KORUYACAK BIR DÜZENLEMENIN YAPıLMASı ZORUNLUDUR   15:37   GÜLISTAN KıLıÇ KOÇYIĞIT’TEN GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASı IÇIN ÇAĞRı: “DÖNEMIN İÇIŞLERI BAKANı SÜLEYMAN SOYLU DA SORGULANMALı”   14:48   AZIZ İHSAN AKTAŞ DAVASı... ETKIN PIŞMANLıKLA TAHLIYE EDILEN KORZAY: “GÖZÜMLE GÖRDÜĞÜM HIÇBIR ŞEY YOK. ŞU AN IÇIN SOMUT BIR ŞEYE DAYANMıYOR”   14:46   İBB DAVASı’NDA 24. GÜN... EKREM İMAMOĞLU: “BU IDDIANAME, ‘EKREM İMAMOĞLU HER ŞEYIN MERKEZINDE’ KURGUSUYLA HAZıRLANMıŞ”   13:55   EKREM İMAMOĞLU: “İKTIDAR SORUNLARı YÖNETEMEDIKÇE BAKAN DEĞIŞTIRIP UMUT SATARAK ZAMAN KAZANMAYA ÇALıŞTı BUNCA SENE. FAKAT DENIZ BITTI”   13:52   AZIZ İHSAN AKTAŞ DAVASıNıN IKINCI DURUŞMASı SILIVRI’DE BAŞLADı   13:43   GÖKAN ZEYBEK: ESKIŞEHIR HALKıNıN ONURLU OYLARıYLA GÖREVE GELEN AYŞE ÜNLÜCE BAŞKANıMıZı KARALAMA KAMPANYALARıNA ASLA IZIN VERMEYIZ   11:05   MERSIN’DE DIJITAL KALKAN: ÇOCUKLAR SIBER ZORBALıĞA KARŞı ARTıK DAHA GÜÇLÜ!   10:34   VATAN EMNIYET’TE ‘İŞKENCE’ İDDIASı ORTALıĞı KARıŞTıRDı! CHP’LI SEVGI KıLıÇ’TAN SERT TEPKI: ’SUÇ İŞLIYORSUNUZ’   10:32   MILYARLARCA DOLARLıK DEV HAMLE: KÖPRÜ VE OTOYOLLARDA YENI DÖNEM BAŞLıYOR!   10:30   MERSIN’DE ANNELERIN VE ÇOCUKLARıN YENI GÖZDESI: HUZURKENT ÇOCUK KAMPÜSÜ REKORA KOŞUYOR!   01:16   AVRUPA’NıN KRALIÇESI FENERBAHÇE OPET! DEV FINALDE GALATASARAY’ı DEVIRIP 3. KEZ ŞAMPIYON OLDU   01:10   SULTANLAR LIGI’NDE DEV FINAL: VAKıFBANK ŞAMPIYONLUK KUPASıNı KALDıRDı!   01:01   MADEN İŞÇILERININ YÜRÜYÜŞÜNDE DEV DESTEK: ’BIRLIKTE KAZANACAĞıZ!’   13:53   OKULLARDA GÜVENLIK VE TEMIZLIK KRIZI! GÜLCAN KıŞ: ’KAYNAK VAR, TERCIH FAIZ!’   11:30   ’ZEHIR GÖNDERDINIZ, KARARı SIZ VERIN!’ GIRESUNLU ESMA TEYZE’NIN MADEN İSYANı KEŞFET’I SALLADı!   10:20   ÇIFTÇININ ÇıĞLıĞı: ’BANKALAR ARTıK ORTAĞıMıZ OLDU!’ NIĞDE’DE ÜRETICI ÇıKMAZDA   09:51   MERSIN’DE KENDI İŞININ PATRONU OLMAK İSTEYENLER BURAYA! MERCEK ILE HAYALLER GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR   18:30   TRUMP’TAN İRAN’A HÜRMÜZ BOĞAZı MUHTıRASı! ’BIZE ŞANTAJ YAPAMAZLAR’   18:10   MADEN İŞÇILERI ANKARA KAPıSıNDA: ’BU DÜZEN KARA DÜZEN!’ CHP’LI KARASU’DAN SERT TEPKI  
 
     
   

Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten Gülistan Doku soruşturması için çağrı: “Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalı”


DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarını anımsatarak, “Çocukların güvenliği kamusal sorumlulukla sağlanır, güvenlikçi politikalarla değil” dedi. Gülistan Doku soruşturmasına değinen Koçyiğit, “Vali ile sınırlı olduğunu düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır" ifadesini kullandı.

 

Tarih : 20 Nisan 2026 Pazartesi 15:37   Okunma : 419

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin olarak şunları söyledi:

“Ülke olarak, siyasetçi olarak, yetişkin olarak, ebeveyn olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ama bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu yaşananların bir tesadüf olmadığını, münferit bir olay olmadığını ve bir anlık bir öfkenin sonucunun olmadığını ifade etmemiz gerekiyor. Sistemsel ihmallerin, görmezden gelinen yanlış politikaların ve eğitim alanındaki yapbozun bir sonucu olarak bugün karşımıza çıkmış durumda.”

Koçyiğit, Türkiye’de çocukların derin bir eşitsizlik içinde büyüdüğünü vurgulayarak, "Bir çocuk okula aç giderken, diğer bir çocuk özel derslerle eğitim sürecine hazırlanıyor. Bir çocuk kalabalık sınıflarda kaybolurken bir başkası ayrıcalıklarla büyüyor" dedi.

“Şiddet dili yaşamın her alanına yayılmış durumda”

Koçyiğit, bireysel silahlanma ve siyasal dil üzerinden "Gündelik hayatımız şiddetle kuşatılmış durumda. Evde, sokakta, televizyonda ve siyasette dışlayıcı, kutuplaştırıcı bir dil var. Çocuklar bu dilin içine doğuyor" dedi. Bireysel silahlanma sorununa dikkati çeken Koçyiğit, evlerde bulunan silah sayısının artmasının ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirterek, denetim eksikliğine işaret etti.

Okullara yönelik güvenlik tartışmalarına değinen Koçyiğit, "Güvenlik sadece güvenlik görevlisi koymakla, kamerayla, demir kapılarla sağlanmaz. Okulları karakola çevirerek güvenlik sağlayamazsınız" dedi. Gerçek çözümün sosyal politikalarla mümkün olacağını vurgulayan Koçyiğit, “yoksulluğun azaltılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve eşit eğitim koşullarının sağlanması” gerektiğini söyledi.

Sosyal hizmetler yasa teklifi eleştirisi

Meclis gündemindeki kanun teklifini eleştiren Koçyiğit, düzenlemenin sosyal devleti zayıflattığını savunarak, "Bu yasa sosyal devletin tasfiyesini içeriyor. Hak temelli bir yaklaşım yerine yardımı bir lütfa dönüştüren bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. Dijital denetim düzenlemelerini de eleştiren Koçyiğit, özellikle çocukların dijital mecralarda takip edilmesine ilişkin maddelerin “anonimliği ortadan kaldırdığını ve gözetim rejimi yarattığını” ifade etti.

Gülistan Doku ve kadın cinayetleri dosyaları

Tunceli'de 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasına değinen Koçyiğit, dosyada ciddi ihmaller olduğunu belirterek, “Bizzat oradaki mülki idari amiri yani Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in kendisi tarafından soruşturmanın nasıl karartıldığını ve Gülistan Doku’ya hem tecavüz eden hem katliamından sorumlu olan oğlu Mustafa Türkay Sonel’i nasıl koruduğunu ve devletin kurumlarını kendi oğlunu korumak için nasıl suç ortağı yaptığını görmüş olduk” dedi.

"Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı vali kendi eliyle teslim alıyor"

Koçyiğit, şunları kaydetti:

“Yani ortada aslında sadece bir cinayet dosyası yok, bir suç şebekesi var. Bir çatı örgütlenmesi var. Buraya sadece bir cinayet ve bir cinayetin örtbas edilmesi meselesi olarak bakamayız. Bir mülki idare amiri, ildeki her insanın can güvenliğinden ve mal güvenliğinden sorumlu mülki idare amirinin oğlu bir cinayet işliyor ve kendisi bu cinayeti örtbas etmek için devletin bütün birimlerini harekete geçiriyor. Kendi makamını kullanıyor, kendi valilik forsunu kullanıyor yetmiyor bütün aileyi ve bütün kamuoyunu da yanlış yönlendirip günlerce orada Munzur Gölünde arama çalışmaları yaparak dikkatleri sürekli dağıtıyor. Peki bu mesele gerçekten sadece vali ile mi sınırlıdır? Vali ile sınırlı olduğunu da düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır. Sorumluluğu vardır. Şimdi çıkıp zamanında ‘biz bütün bunları sorguladık ama bir şey çıkmadı’ demekle olmaz. Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı alma görevi normalde kriminal büroda olması gerekirken, oradaki cinayet büroda olması gerekirken ilgili kollukta olması gerekirken vali kendi eliyle teslim alıyor. Vali sonra SIM kartı bir eski polis olan hackera gönderiyor ve bilgileri sildiriyor sonra getiriyor emniyete veriyor. Kimse de demiyor ki ‘ya kardeşim senin bunu almaya hakkın yok, sen bu sim kartı alamazsın’, ‘ailesi verse de alamazsın böyle bir yetkin yok’ diyen var mı? Yok.

“Burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var”

O dönem soruşturmayı yürüten savcılar hakkında da bugün soruşturma yürütülmelidir. Görevlerini yapmamışlardır, hakkıyla bu soruşturmayı yürütmemişlerdir. Suçun üstünün örtülü kalmasının bizzat müsebbibidirler. O dönemin Adalet Bakanları ile aile görüşme yaptı, İçişleri Bakanlığı ile görüşme yaptılar, Valilik ile onlarca defa görüşme yaptılar. Kimse dönüp bakmadı mı dosyadaki ihmaller zincirine? Demek ki burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var ve bu asla iktidardan azade bir sorumluluk değildir. O dönemin İçişleri Bakanı da AKP'nin bakanıydı, Adalet Bakanı da AKP'nin bakanıydı, Valiyi de AKP atadı. Oradaki birim müdürlerini de, kurum müdürlerini de, devlet memurlarının her birisinin atamasında da iktidarın sorumluluğu vardır. O anlamıyla burada sadece bir valiyi almak, bir valinin sorumluluğunu ortaya koymakla ilgili değil toplam bir sistemin sorgulanmasına ihtiyaç olduğunu ifade etmemiz gerekiyor."

"Her birisi devletin bir mevkisini eline geçirmiş ve o mevki üzerinden istediğini yapabileceğini düşünüyor"

Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlere ilişkin dosyaların aydınlatılmadığını söyleyen Koçyiğit, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne değinerek, şunları söyledi:

“Van'da Rojin Kabaiş dosyası. Baba aylardır feryat ediyor. Bizler önergeler verdik, vekillerimiz konuştu. Dosyada bir arpa boyu yol gidilmiyor, neden? Şimdi işin içinde rektörlük var. 17 kameradan sadece bir kamera incelenmiş. Rektör ve yakınları olaya el koymuş ve aileyi tehdit ediyorlar. Peki bu ülkenin adaletini kim sağlayacak? Mevkiyi elinde tutan, yetkiyi elinde tutan, gücü elinde tutanlar gencecik kızların yaşamlarının çalınmasına sebep oluyorlar, cinayetlerin üstlerini örtüyorlar, suç örgütü kuruyorlar ve yönetiyorlar ama hiç kimseden ses çıkmıyor.

Bir avuç insan ‘adalet, adalet’ diye sokakları arşınlıyor ama sesini duyan yok. Rojin Kabaiş’in DNA bulgusunda iki erkeğe dair DNA olduğu tespit edildi ve bulaş olmadığı net. Yani bir cinsel saldırıya maruz kaldığına dair veriler var. Bütün bunlar araştırıldı mı? Hayır araştırılmadı. Cezasızlık politikasından güç alan bir sistem gerçeği ile karşı karşıyayız. Aynı şekilde Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman, Rabia Naz gibi dosyaların üstünün örtüldüğünü biliyoruz. Fail olduğu iddia edilen kişiler nüfuzlu kişiler olduğu için, siyasetçi kişiler olduğu için dosyaları etkilediler ve bu süreçlerin üstü kapatıldı. Bütün saydığımız dosyalarda adalet yerini bulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Adalet Bakanı’nın ‘ucu kime dokunuyorsa dokunsun’ sözünü bütün dosyalar nezdinde hayata geçirmesine dair beklentimizi ifade etmek istiyoruz. Evet ucu kime dokunursa dokunsun, kim suçluysa yargı önünde hesap vereceği bir sürecin başlatılması ve işletilmesi gerekiyor.”

İlayda Zorlu protestoları

Hatay’da yaşamını yitiren üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’ya ilişkin protestolarda gözaltına alınan gençlere de değinen Koçyiğit, “Sabah avukatlardan aldığımız bilgiyi bizzat size aktarmak istiyorum. ‘Gözaltında olan 79 gencin ifade işlemleri sırasında işkence ve kötü muamele iddialarının tutanaklara geçirilmediği, müdahale edildiği, avukatların tehdit edilerek dışarı çıkarıldığı ve bazı gençlerin ifadeleri alınmadan doğrudan savcılığa sevk edildiği yönünde ciddi ihlaller söz konusudur.’ Şimdi İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesinin tüm detaylarına ve buradaki sorumlulara yakından bakılmalıdır" ifadesini kullandı.

“Sürecin ilerlemesi için yasal adım şart”

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Koçyiğit, barış sürecine ilişkin yürütülen sürece değinerek, "Yasa yapma ihtiyacı zorunludur. Bu konuda sorumluluk almaya ve cesur adımlar atmaya ihtiyaç var. Geciktirilmesini doğru bulmuyoruz" dedi. Koçyiğit, Meclis’in ve iktidarın sürecin ilerlemesi konusunda daha somut adımlar atması gerektiğini belirtti.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA