7 Mayıs 2026 Perşembe

18:16   İBB DAVASı’NDA 34. GÜN... TUTUKLU MUSTAFA KELEŞ: "BABA-OĞUL OLMAK ÖRGÜT IÇIN YETERLI GÖZÜKÜYORSA O ZAMAN ALLAH BENI ÖRGÜT ÜYESI OLARAK Mı YARATTı?"   18:15   BARıŞ ANNELERI HEYETI, ADALET BAKANLıĞı’NA İMRALı ADASı’NDA ÖCALAN ILE GÖRÜŞMEK IÇIN DILEKÇE VERECEK   18:14   BAHÇELI’NIN ÖCALAN IÇIN "KOORDINATÖR" ÖNERISI... İYİ PARTI LIDERI DERVIŞOĞLU: "REZILLIĞIN DIK ALASı"   18:13   TÜLAY HATIMOĞULLARı: BU SÜREÇTE ATıLACAK EN ÖNEMLI ADıMLARDAN BIRISI, KAYYUM YASASıNıN LAĞVEDILMESIDIR   18:12   EKREM İMAMOĞLU: "BIZIM KıZıLELMA’MıZ TERÖRSÜZ VE DEMOKRATIK TÜRKIYE’DIR"   18:10   ECZACıNıN YIYECEKLERINE ILAÇ KATTıKLARı VE ÇOCUĞUNUN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDUKLARı IDDIASıYLA YARGıLANAN SANıKLARA 5 YıL SONRA 5’ER YıL HAPIS   09:26   MERSIN’DE ENGELLERI KALDıRAN HAMLE: TEK TıKLA KAPıNıZA KADAR GELIYOR!   23:27   MERSIN’DE ESNAFıN ’AHI BABASı’ GÜVEN TAZELEDI!   23:55   KADIR ÖZCAN’DAN 6 MAYıS MESAJı: “ÜÇ FIDAN’ıN İDEALLERI YOLUMUZU AYDıNLATıYOR!”   23:48   ERCAN MUTLUAY’DAN 6 MAYıS MESAJı: “DENIZLERIN RUHU TAM BAĞıMSıZ TÜRKIYE İDEALIYLE YAŞıYOR”   23:45   6 MAYıS’ıN SÖNMEYEN ATEŞI: MUSTAFA KEKLIK’TEN "ÜÇ FIDAN" MESAJı!   23:22   HASAN TÜZÜN: DOĞANŞEHIR’DEKI KAZA HEPIMIZI DERINDEN ÜZDÜ   22:22   AKDENIZ’DEN DÜNYA PAZARıNA ÇıKARTMA: AKİB NISAN’DA REKOR KıRDı!   22:20   TARSUS’TA DEV ORGANIZASYON: ER MEYDANı TITREDI! 455 PEHLIVAN ARASıNDAN O İSIM ŞAMPIYON OLDU   20:01   ADANA’DA ÇOCUKLARıN GÖZÜNDEN ŞEHIR SANATA DÖNÜŞTÜ: MIMARLAR ODASı YARıŞMASı SONUÇLANDı!   09:30   MERSIN’DE MINIK ELLERIN DEV SANATı: ÇOCUK KAMPÜSLERI GELECEĞIN SANATÇıLARıNı YETIŞTIRIYOR!   06:56   SEMIH PALAMUT’TAN SERT ENFLASYON ÇıKıŞı: ’LIMAN ŞEHRINDE REFAH DEĞIL, GEÇIM DERDI VAR!’   01:03   TARSUS’TA BÜYÜK DEĞIŞIM BAŞLADı: BAŞKAN ALI BOLTAÇ’TAN 5 BIN KIŞILIK MÜJDE VE DEV DESTEK PAKETI!   01:01   BAŞKAN YıLDıZ’DAN EZBER BOZAN AÇıKLAMALAR: ‘BIR KURUŞ USULSÜZLÜK YOK!’   11:06   ÇEŞMELI-KıZKALESI ARASı 18 DAKIKAYA DÜŞÜYOR! DR. LEVENT UYSAL MÜJDEYI VERDI  
 
     
   

Bahçeli’nin Öcalan için "koordinatör" önerisi... İYİ Parti Lideri Dervişoğlu: "Rezilliğin dik alası"


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, terör örgütü PKK’nın Lideri Abdullah Öcalan’a önerdiği statüye ilişkin, "Bu yapılan iş doğrudan doğruya suçu ve suçluyu övmektir. 50 bin insanın katiline böyle bir misyonun yüklemiş olması hali, rezilliğin dik alasıdır. Bu önermeye bir şey demesi gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır" dedi.

 

Tarih : 7 Mayıs 2026 Perşembe 18:14   Okunma : 424

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, NOW TV'de soruları yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan için gündeme getirdiği "barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisi sorulan Dervişoğlu, "Komisyonun kurulmasını talep eden Abdullah Öcalan, komisyonun İmralı Adası’nda kendisini ziyaret etmesini talep eden Abdullah Öcalan, hukuki zeminde birtakım yasal düzenlemelerin yapılması gerekliliğine işaret eden Abdullah Öcalan. Ama ‘Bu süreç, Abdullah Öcalan tarafından koordine ediliyor’ dediğimde de bana söylemedikleri laf bırakmadılar. ‘Süreci koordine eden Abdullah Öcalan söylüyor, siz yapıyorsunuz; o tak diye talep ediyor, siz de şak diye yerine getiriyorsunuz’ dediğimde bir yığın ithamın muhatabı haline getirilmiştim. Şimdi söylediklerim bir bir gerçekleşiyor" diye konuştu.

"Bahçeli, PKK terminolojisi ile konuşmaya başladı" 

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin, "PKK terminolojisi ile konuşmaya başladığını" söyleyen Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Barış süreci diyor. Türkiye bir savaşın içinde değil. Türkiye bir terörle mücadele gayreti içerisindeydi. Kurucu önderliği de koordinatörlüğü de buna dahil ediyorum. Başka bunun hukuki boyutu da var. Kelimelerimi mümkün mertebe seçerek kullanıyorum. Hem milletimizin yüreğinin incinmemesi hem de devletin aşınmaması için özel surette gayret gösteriyor. Bu yapılan iş doğrudan doğruya suçu ve suçluyu övmektir. Türk, Kürt ayırmadan söylüyorum; 50 bin insanın katiline böyle bir misyonun yüklemiş olması hâli, aslına bakarsanız eksik bile söylüyorum, rezilliğin dik alasıdır. Böyle bir şey olamaz. Ayrıca bu o ağızlardan seslendirilemez. Dolayısıyla bu milletin bir ferdi olarak böyle bir durum karşısında elbette ki birtakım tepkilerimiz olacak. Bunun da makul karşılanması lazım. Eğer söylediklerine inanıyorlarsa yemin ederim siyaseti bırakırım. Partilerinin grup başkanvekillerini, genel sekreterini muhatap almayı çok istemiyorum ama ayıptır ya, bu memlekete yazıktır. Bu memlekette insan mı kalmadı? Bu süreç en başından beri İmralı canisinin koordinatörlüğünde yaşama geçirilmek isteniyor. Buna şimdi de bir statü kazandırmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla hepsi bizim tanımladığımız çerçevenin içine girmiş durumdalar."

"Hukuku çiğneyerek hükümlüye resmi bir görev tevdi ediyorsunuz"

"Bu çağrıların yapılmasıyla suç mu işleniyor" sorusuna Dervişoğlu, şu yanıtı verdi:

"Gayet tabii, bir suç işleniyor. Bu çağrıyı yapan, buna alet olan, buna seyirci kalan… Onun için ‘İhanetin zaman aşımı yoktur’ diyorum. Milliyetçi reflekslerle konuşmadığımı en başından beri söylüyorum. Bir kere bu işin hukuki boyutu var. Siz hükümlü birisine, Türk milleti adına karar vermiş bir mahkemenin kararını çiğneyerek, bir hükümlüye resmi bir görev tevdi ediyorsunuz. Bunu yapmak elbette ki bir hukuksuzluktur. Fransa'da Çakal Carlos'a, bu tarz görevler tevdi edilmiş olsa bütün dünyaya kalkar. 50 bin kişinin katilinden bahsediyoruz. Bir narko terör örgütünün liderinden bahsediyoruz. Sözü İran’daki, Suriye'deki bölücülere geçmeyen -ki onların hepsi şu anda aynı çatı örgütün şemsiyesi altında aynı görevleri deruhte ediyor. Ayrıca Türkiye, terör problemini aştığına dair çok sayıda resmi argümanın kamuoyuyla paylaşıldığı bir ülke. ‘Ayakkabı numaralarına kadar biliyoruz’ denilen bir süreçte, böyle bir caniye bu tarz iltifatların yönetilmiş yöneltilmiş olması hali kabul edilebilecek bir şey değildir. Dolayısıyla bunun bir delilik olarak tanımlanması gerektiğine işaret ettim."  

"Önermeyle ilgili konuşması gereken Erdoğan’dır"

Müsavat Dervişoğlu, kendisine "Bu öneriye ne diyorsunuz?" şeklinde sorular geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Bu önermeye bir şey demesi gereken Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bu suskunluğa farklı anlamlar yüklenebilir. Rol paylaşımı yapılmış olabilir diye de bakabilirsiniz. Tayyip Erdoğan’ı zor durumda bırakacak bir siyasi hamle gözüyle de değerlendirebilirsiniz. O sebeple Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tarz taleplerin uygunluğu söz konusu değilse, kendisinin buna göstermesi icap eden tepkiyi sergilemesi gerekliliğine işaret ediyorum.

Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü… Nerede siyasallaşacak? Hangi süreci yönetecek? Nereden yönetecek? Sekreteryası olacak mı? Bu, cezaevinde hükmü infaz edilen bir kişinin yapabileceği bir iş değil. Bu, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasının temin edilmesi noktayı nazarından bir ön hazırlık izlenimi yaratıyor. Meclis kürsüsüne davet de koordinatörlük görevini kendisine tevdi edilmesi de böyle. Ayrıca dikkatinizi çekiyorum; PKK terminolojisi ile konuşmaya başladı. Onların diliyle konuşuyor. Bunu kapsamlı bir şekilde herkesle tartışmaya da hazırım. PKK’nın ve terör örgütünün uzantısı olan siyasi partinin temsilcilerinin diliyle konuşuyor. Onlar bir kere bile Terörsüz Türkiye lafını telaffuz etmedi. Çünkü verdikleri silahlı mücadeleye terör yakıştırması yapılmasını bile kabullenmiyorlar. O terminolojiye doğru yaslandığını gözlemliyorum ki bu son derece tehlikelidir. Demokratik Cumhuriyet, siyasallaşma, yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle birtakım avantajların temin edilmesi, insan içine karışmalarının önünü açabilecek kanuni düzenlemelere yönelinmesi… Sayın Bahçeli’nin ifadelerinde bütün bunların alt yapısı oluşturuluyor. Bütün bunların Türkiye'nin geleceği açısından, üniter devletimiz açısından, cumhuriyetimiz açısından son derece riskli ve zararlı buluyorum.

“Türk milletini yok sayma halindeler”

Komisyonu isteyen Abdullah Öcalan’dı. İmralı’da ziyaret edilmeyi isteyen Abdullah Öcalan’dı. Statü arayışına giren Abdullah Öcalan’dı. Bütün bunların yasal düzenlemelerle farklı bir çizgiye taşınmasını talep eden Abdullah Öcalan’dı. Demokratik değilmişiz gibi demokratik Cumhuriyet talebini gündeme getiren Abdullah Öcalan'dı. Bu süreç zaten onun koordinasyonunda yürütülüyordu. Bu yeni bir şey değil. Ama bunun bir hükümlü üzerinden. Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinin cezalandırdığı bir cani üzerinden, yaşama geçirilmeye kalkışması hâli Türk milletini yok sayma halidir. Benim asıl isyanım da bunadır. ‘Önünüze ne koyarsam, onu yiyeceksiniz’ demek anlamına gelir. Dolayısıyla kabul edilebilecek bir yanı yoktur."

“Öcalan canisini bize kim getirdiyse, kim idam ettirmediyse bu sürecin içindedir”

Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiği dönem Başbakan olan Bülent Ecevit’in, "Bu acaba bize neden teslim edildi, hala anlayabilmiş değilim" dediğini belirten Müsavat Dervişoğlu, "Teslim edildi. Şimdi bunun üzerinden bir süreç koordine ediliyor ve dolayısıyla güncellenmiş büyük Ortadoğu projesinin bir aparatı haline getirilmeye çalışılıyor. Onu bize kim getirdiyse, onu burada kim idam ettirmediyse bu sürecin doğrudan doğruya içindedir. Bu süreci okumak için onun hem geçmişinin hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı vermiş olduğu hain silahlı mücadelenin hem yakalandığı süreçte yaşadıklarının hem yakalanmadan önce Suriye'de yaşadıklarının ve kurduğu ilişkilerin doğru bir biçimde ele alınması ve Türkiye'deki suç ortaklarının da kimler olduğunun ortaya çıkarılması gerekir. Onun için diyorum ki ihanetin zaman aşımı yoktur. Ayrıca suçu ve suçluyu övmek, ona mecliste olmayan makamları ihdas ederek sunmaya kalkışmak hem çılgınlıktır hem deliliktir hem de rezilliktir" ifadelerini kullandı.

"Butlan için sanki bir siyasi talimat bekleniyormuş endişesiyle yaşıyor"

Dervişoğlu, CHP’ye yönelik butlan davası, erken seçim tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. CHP’ye yönelik mutlak butlan davası sorulan Dervişoğlu, "Türkiye uzunca bir zamandır, butlan yazılmış ama butlan kararının yaşama geçirilmesi için sanki bir siyasi talimat bekleniyormuş endişesiyle yaşıyor. Bu, hukuk sistemimiz açısından son derece tehlikeli bir durum. Yani siyasi bir talimatla yaşama geçirilecek ya da geçirilmeyecek hissiyatı oluştu. Bu durum, Türkiye’de adaletin çöktüğüne delalet eder. Mahkemelerin siyasi talimatlarla karar almalarının söz konusu olduğu durumunu beraberinde getirir. Bu adalet sistemimiz açısından, hukuk sistemimiz açısından son derece tehlikeli bir durum. Bir başka partinin iç meselesine zaten karışmam ama bu durum bir partinin iç meselesi olmaktan çıktı" dedi.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA