İstanbul’un en değerli bölgelerinden Sarıyer Demirciköy’de, modern hayat ile geleneksel üretimin çarpıcı çatışması yaşanıyor. CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, bölgedeki küçük aile işletmelerini ziyaret ederek üreticinin nabzını tuttu.
Ziyaretin en dikkat çeken ismi ise 13 yaşından beri hayvancılıkla uğraşan 63 yaşındaki Kezban Korkmaz oldu. Yarım asırlık tecrübesine rağmen bugün "istenmeyen komşu" durumuna düştüklerini belirten Korkmaz, çarpıcı bir gerçeği dile getirdi:
"Burada biz varken villalar yoktu. Şimdi insanlar ahırın varlığından ve kokusundan rahatsız oluyor. Biz de bu durumdan memnun değiliz. Devlet bize modern, hijyenik ve yerleşim alanından uzak bir yer göstersin, üretimimize orada devam edelim."
"İthal Etin Tadı Yok, Yerli Üretici Desteklenmeli"
Üreticinin sorunlarını dinleyen Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın sürdürülebilirliği için "kadın emeğinin" kritik önemde olduğunu vurguladı. Gürer, girdi maliyetlerinin altında ezilen çiftçinin ithal et kıskacında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
-
Maliyet Krizi: Yem fiyatlarındaki artış süt gelirini geçti. Gelir-gider dengesi tamamen bozuldu.
-
İthalat Çıkmazı: İthal etin damak tadımıza uygun olmadığını belirten Gürer, "Et yediğini hissetmek isteyen yerli üretimi tüketmeli" dedi.
-
Hayvan Refahı: Modern ahır şartları sağlanmazsa et ve süt veriminin düşeceği uyarısında bulundu.
Gıda Güvenliği İçin "Aile Tipi İşletme" Şart
Gürer, ziyaret sonrası yaptığı değerlendirmede gıda egemenliğinin ancak fedakar üreticilerle mümkün olduğunu hatırlattı. Hayvancılığın 24 saat mesai isteyen, tatili olmayan bir iş olduğunu belirten Gürer, özellikle kadınların omuzundaki yükün hafifletilmesi ve devlet desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti.