Türkiye’nin en büyük emek ve meslek örgütleri olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen müdahaleye karşı ortak bir bildiri yayımladı. Yapılan açıklamada, yaşanan gelişmelerin demokratik siyaset alanına yönelik ağır bir kuşatma olduğu savunuldu.
"Parti İçi Mesele Değil, Demokratik Siyasete Açık Müdahale"
Dört büyük örgütün imzasıyla paylaşılan ortak metinde, ana muhalefet partisine yönelik adımların halkın seçme ve seçilme hakkını hedef aldığı belirtildi. Emniyet güçlerinin parti binasına girmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden örgütler, açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı. Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır. Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil, halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.”
"Rüzgar Ekenler Fırtına Biçecektir"
Yerel seçimlerin ardından muhalif kesimlerin, siyasetçilerin ve belediye başkanlarının yargı yoluyla hedef alındığını iddia eden emek örgütleri, CHP’ye yönelik açılan "mutlak butlan" davasına da değindi. Siyaset alanının bütünüyle tasfiye edilmek istendiğini savunan açıklamada, şu uyarıda bulunuldu:
-
Siyasi Tasfiye İddiası: "Parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır."
-
İtiraz Mesajı: "Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki rüzgar ekenler fırtına biçecektir."
Demokrasi Güçlerine Ortak Mücadele Çağrısı
Açıklamanın son bölümünde ekonomik koşullara ve örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekildi. Bedeli ne olursa olsun adaletin ve halk iradesinin yanında yer alınacağı vurgulanarak, tüm toplumsal kesimlere şu çağrı yapıldı:
“Bizler emek ve meslek örgütleri olarak bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz. Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Demokrasi, adalet ve barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.”