14 Temmuz 2026 Salı

16:23   ÖZGÜR ÖZEL’DEN KEMAL KıLıÇDAROĞU’NA GENEL BAŞKANLıK YARıŞı TEKLIFI: "YÜZDE 90’ıN ALTıNDA OY ALıRSAM SIYASETI BıRAKıYORUM"   15:57   LINDSEY GRAHAM’ıN KıZ KARDEŞI, SENATO’DAKI KOLTUĞUNU GEÇICI OLARAK DEVRALACAK   15:49   GAZIOSMANPAŞA BELEDIYESI DAVASı… TUTUKSUZ SANıK ÖZER AYıK: “BıRAKıN 300 BIN DOLARı, HAKAN BAHÇETEPE’YE BIR SU BILE IÇIRMEDIM”   15:47   SOSYAL DEMOKRASI DERNEĞI’DEN, ÇANKAYA BELEDIYE BAŞKANı GÜNER’E DESTEK   15:44   ÖZGÜR ÖZEL’DEN IKTIDARA: "MILLET KURTULUŞU SIZDE GÖRMÜYOR"   15:40   DEM PARTI GRUP TOPLANTıSı... HATIMOĞULLARı: "1 EKIM’DE MECLIS AÇıLDıĞıNDA KÖK YASAYı GÜÇLENDIRECEK DÜZENLEMELERI HAYATA GEÇIRELIM"   14:01   TOROSLAR BELEDIYESI ZABıTA EKIPLERINDEN KAPSAMLı DENETIM   13:58   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI VE MESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN ARAÇ FILOSUNA YATıRıM   10:57   VAHAP SEÇER: “BIR KIMSE SUÇLULUĞU ISPAT EDILENE KADAR MASUMDUR”   10:50   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI MERCEK KURSIYERLERININ EL EMEĞI ÜRÜNLERI GÖRÜCÜYE ÇıKTı   23:29   ’MUSTAFA TURGUT’TAN EMINIZ: DÜRÜSTLÜĞÜNE GÜVENIMIZ TAM’   18:44   CHP’DE MAHKEME SÜRECI BAŞLıYOR! OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇIN YARıN BAŞVURU YAPıLACAK   16:52   ÇANKAYA BELEDIYE BAŞKANı GÜNER’IN EMNIYET SORGUSU TAMAMLANDı: “İHALELERIN IPTALIYLE KAMU YARARı SAĞLANDı"   16:50   AĞBABA: EMEKLIYE VERILEN ZAM DEĞIL, YOKSULLUĞUN KALıCı HALE GETIRILMESIDIR   16:46   HALUK LEVENT’TEN GÖZALTı SONRASı ILK AÇıKLAMA: "ASıL BOMBAYı BEKLEYIN"   15:05   DILOVASı IÇIN ADALET NÖBETI 5. HAFTASıNDA... KARTALKAYA’DA EŞI VE KıZıNı KAYBEDEN ALTıN: "BIZE EKMEK, SU DEĞIL, ADALET LAZıM"   13:59   YAZıCıOĞLU SORUŞTURMASıNDA OPERASYON: ARAMALARDA 20 TABANCA VE 2 BIN 507 MERMI ELE GEÇIRILDI   13:58   GAZIOSMANPAŞA BELEDIYESI DAVASı 13 AY SONRA BAŞLADı... CEZAEVINDE FELÇ GEÇIREN ERDAL CELAL AKSOY BOYUNLUKLA SAVUNMA YAPıYOR   13:58   ÖZGÜR ÖZEL, TBMM’DE MYK’SıNı TOPLADı   12:56   MUHSIN YAZıCıOĞLU SORUŞTURMASıNDA ESKI EMNIYET AMIRI DURSUN ÖZMEN DE GÖZALTıNA ALıNDı  
 
     
   

DEM Parti Grup Toplantısı... Hatimoğulları: "1 Ekim’de Meclis açıldığında kök yasayı güçlendirecek düzenlemeleri hayata geçirelim"


DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sürece ilişkin temmuzda çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini belirterek, "1 Ekim’de Meclis açıldığında bu kök yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin önünü açacak düzenlemeleri hayata geçirelim. Farklı düşündüğümüz noktalar olabilir. Bunları müzakereyle ve ortak akılla pekala çözebiliriz" dedi.

 

Tarih : 14 Temmuz 2026 Salı 15:40   Okunma : 386

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sürece ilişkin temmuzda çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini belirterek, "1 Ekim'de Meclis açıldığında bu kök yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin önünü açacak düzenlemeleri hayata geçirelim. Farklı düşündüğümüz noktalar olabilir. Bunları müzakereyle ve ortak akılla pekala çözebiliriz" dedi. Sürecin muhataplarına seslenen Hatimoğulları, "Barışın gerektirdiği siyasi cesareti gösterin. Yasayı daraltmayın. Daha fazla ertelemeyin ve bu özel düzenlemeyi bir oldu bittiye getirmeyin" diye konuştu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hatimoğulları, Hakkari'li sanatçı Murat Çiçek'in Japonya'da gözaltında hayatını kaybettiğini belirterek, şunları söyledi:

"Günler geçiyor aradan, ailesine anca o zaman haber veriliyor ve Japonya makamları Murat Çiçek'in gözaltındaki ölüm nedenini henüz açıklamış değil. Japon makamlarına seslenmek istiyoruz: Sorumluları mutlaka tespit etmelisiniz. Bu konuya mutlaka açıklık getirmelisiniz. Japonya'nın mültecilik politikası ne olursa olsun, hangi ülkeden gelmişse o göçmen sizin ülkenize, her ülkenin yapması gerektiği gibi Japonya'nın da onların can güvenliğini korumak gibi bir görev ve sorumluluğu var. Japonya'da birkaç bin Kürt'ün yaşadığını ve onlara olağanüstü aşağılayıcı, ötekileştirici, zaman zaman hedef gösterici genel yaklaşımlar var. Bu çözülsün diye biz defalarca kez ilgililerle, Japon yetkilileriyle görüşmeler de gerçekleştirdik ama sonuç alamadık. Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na da çok önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bir yurttaşımız Japonya'da gözaltındayken ölüyor ve bu konuda siz hala ne ailesine ne kamuoyuna tek kelime dahi açıklama yapmış değilsiniz. Ne kadar takip ettiğinizi de bilmiyorum. Hariciye'ye de sesleniyorum. Bu konuyla ilgili elinizi taşın altına koyun ve Murat Çiçek'in ölümünü aydınlatın. Bu konuda kamuoyu sizden yanıt bekliyor ve biz DEM Partisi olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız."

"TARIMI TÜKETEN, BİTİREN BU POLİTİKALARDAN DERHAL VAZGEÇİN"

Hatimoğulları, Türkiye'nin bir tarım ülkesi olduğuna işaret ederek, "Türkiye geçmiş dönemde tarım ihracatında ilk dokuz ülke içinde yer alırken şimdi hububata bağımlı bir ülke pozisyonuna geldik. Savaş halindeki Ukrayna'dan buğday, arpa ithal eder bir pozisyona geldik. Biz saman ithal ediyoruz. Böyle bir ülkeye dönüştük. Bu akıl alır gibi değil. Pandemi bize gösterdi ki, aslında bütün dünyaya gösterdi, tarım politikasını doğru işleten, Türkiye gibi toprağı, taşı, suyu verimli olan bir ülkenin tarım politikalarını doğru bir biçimde desteklemek ve geliştirmek o ülkeyi aç kalmanın, o ülkenin aç kalmasının önüne geçer. Biz bunu pandemide deneyimledik. Pandemide sanayisi en gelişmiş olan ülkeler açlıkla baş başa kaldılar ama tarım ülkelerinin karnı doydu. Bahçeden ektiği sofrasına geldi. O yüzden buradan bir kez daha AKP iktidarına sesleniyorum. Tarımı tüketen, bitiren ve bizi dışa bağımlı hale getiren bu politikalardan derhal vazgeçin" diye konuştu.

"FİLİSTİN İÇİN TİMSAH GÖZYAŞI AKITANLAR NATO GÖRÜŞMELERİNDE SUSPUS OLDULAR"

NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Hatimoğulları, zirvenin barıştan değil silahtan yana cevap verdiğini dikkati çekerek şu ifadelere yer verdi:

"Gazze'deki insani soykırıma karşı ateşkes ve uluslararası hukuk için güçlü bir irade ortaya konmadı. Filistin için o timsah gözyaşı akıtanlar var ya NATO görüşmelerinde sustu, soldular. Mesela NATO görüşmelerinde AKP iktidarı Filistin gündemini doğru düzgün dile getirmedi bile... Türkiye savunma sanayi, asker sayısı, enerji koridorları ve göç yönetimi bakımından kritik bir ülke olarak konumlandırılıyor. Bakın bu NATO'dan çıkan en önemli sonuç ve tespitlerden biridir. Bir diğeri Türkiye ordusu gerekirse AB'nin askeri savunma gücü olabilir. Şimdi bu tartışma gündeme gelmiş durumda. Bunun anlamı çok açık. Türkiye adım adım önceliği olmayan savaş ve çatışmaların şimdiden tarafı haline getiriliyor ve iktidar bunu bütün bu görüşmeleri bir başarı hikayesi anlatarak, bir başarıymış gibi kamuoyuna sunuyor. Oysa bu bir başarı değildir, bir başarısızlıktır. Bize ait olmayan savaşlara şimdiden taraf olmak ve şimdiden ortak olmaya hazırlanmak başarı değil, başarısızlıktır. Orduyu buralara yedeklemektir. NATO 3.0 adı verilen yeni dönem öncekiler gibi sefalet, açlık ve ölümden başka hiçbir şey getirmedi, getirmeyecek. Bizler bir kez daha NATO'ya 'Hayır, barışa evet' diyoruz. 'Ölüme hayır, yaşama evet', 'Silaha hayır, refaha evet' diyoruz ve 21. yüzyılda başka bir dünya mümkün."

"SİYASET, MAHKEME KORİDORLARINDA MENGENEDEN GEÇİRİLMEMELİ"

Hatimoğulları, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve çok sayıda belediye çalışanının gözaltına alınmasıyla ilgili de "Muhalif belediyelere dönük operasyonların ardı arkası kesilmiyor. Biz buradan defaatle çağrı yaptık. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Hüseyin Can Güner serbest bırakılmalı. Varsa yargılanması gereken bir durum, bir seçilmiş olarak tutuksuz yargılanmalı ve hapishanedeki bütün seçilmişler derhal serbest bırakılmalı. Siyaset mahkeme koridorlarında mengeneden geçirilmemeli. Bütün toplum artık yeter diyor" ifadelerini kullandı.

"1 EKİM'DE KÖK YASAYI GÜÇLENDİRECEK DÜZENLEMELERİ HAYATA GEÇİRELİM"

Hatimoğulları, yürütülen sürece ilişkin kalıcı çözümün zemininin hukuk olması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Kamuoyunun büyük bir merakla beklediği çerçeve yasa artık çıkmalı. 100 yıllık bir meseleyi tek bir yasayla çözemeyeceğimizin hepimiz farkındayız ama ilk düğmeyi doğru iliklemek zorundayız. Çünkü yanlış iliklenen ilk düğme geri kalan her düğmeyi yanlış hale getirir. Bu yaz mevsimini heba etmeyelim. Temmuz'da çerçeve yasayı çıkaralım. 1 Ekim'de Meclis açıldığında bu kök yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin önünü açacak düzenlemeleri hayata geçirelim. Farklı düşündüğümüz noktalar olabilir. Bunları müzakereyle ve ortak akılla pekala çözebiliriz. Bu süreçte tam burada siyaset kurumunun tamamına ülkemizin yüklemiş olduğu görev ve sorumluluklar gereği herkese çok büyük ve acil görev ve sorumluluklar düşüyor. Kimse kendi sorumluluğundan kaçmamalı, kimse izleyici pozisyonundan olmamalı.

DEM Parti olarak dört ana başlık başlığın artık ertelenemeyeceğini düşünüyoruz. Birincisi kapsayıcı bir 'kök yasa'. Barışın hukuku, tarafların iradesini ve muhattaplığını tanıyan bir zeminde kurulmalıdır. 'O gelir, bu gelmez' tartışması olmamalı, kategoriler olmamalı. Barışın kapısından herkes tereddüt etmeden rahatlıkla geçebilmeli. İkincisi, Meclis Komisyonu'nun raporlarında da yer aldığı gibi kayyum anlayışı son bulmalı. AYM ve AİHM'in kararları uygulanmalı ve seçilmiş irade tam anlamıyla güvence altına alınmalı. Üçüncüsü demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalı. Adliye koridorlarıyla, cezaevleriyle değil siyasetle konuşan bir Türkiye'ye dönüşmeli. İnsanın varlığı ve barış içindeki ortak yaşamı gerçekten son derece önemli, önemsenmeli ve bunu merkezimizde alarak bizler çalışmaları yürütmeliyiz. Dördüncüsü Sayın Abdullah Öcalan'ın iletişim ve çalışma koşullarının, demokratik çözümün ihtiyaçlarına uygun, özgür bir biçimde düzenlenmesi. Biliyoruz yaklaşık 50 yıldır devam eden savaş ve çatışmalar sürecinde herkesin yüreğinde derin bir yara var. Şimdi bu yaraları derinleştirme değil iyileştirme zamanı."

"MECLİS KAPANMADAN MUTABIK OLUNACAK BİR ÇERÇEVE YASA PARLAMENTOYA GELMELİ"

Sürecin muhataplarına seslenen Hatimoğulları, "Hiçbir çözüm sürecinde yüzde 100 bir mutabakat olmaz. Olmasını da bekleyemeyiz zaten ama hepimizin üzerinde birleşmesi gereken bir tek ilke var. Sorunlar konuşularak, diyalogla, müzakereyle ve buna uygun olarak atılacak somut adımlarla ve pratikle çözülür. Ekranlarda, kürsülerde, siyasetin kendi dilinde hala hala ötekileştirici, hala kışkırtıcı bir üslup var. Hakir gören, çözümsüzlüğü dayatan bir dil var. Bu, barış üretmez. Bu sadece mevcudu sürdürür. Biz ise barışı üretecek bir dille konuşmak zorundayız. Bu dili herkes böyle kurmak durumunda" dedi.

Hatimoğulları, ülkenin 86 milyon yurttaşının kimliğiyle, diliyle, inancıyla, kültürüyle eşit ve onurlu bir yaşam hakkına sahip olması gerektiğini kaydederek "Kürtlerin kimlikleriyle yaşama ve örgütlenme hakları vardır ve buradan iktidara sesleniyoruz: PKK'nin aldığı tarihi kararların sonuçlarını hayata geçirecek bir hukuk için elinizi çabuk tutun. Barışın gerektirdiği siyasi cesareti gösterin. Yasayı daraltmayın. Daha fazla ertelemeyin ve bu özel düzenlemeyi bir oldu bittiye getirmeyin. Artık sözden ve niyetten çıkarıp pratik adım atılmalı. Meclis bu dönemde kapanmadan mutlaka ve mutlaka bir saat dahi beklemeksizin üzerinde mutabık olunacak bir çerçeve yasa parlamentoya gelmeli" ifadelerini kullandı.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA