15 Eylül 2026 Salı

09:05   ANADOLU SANAYISINDE ’ARACı’ DÖNEMI BITIYOR: ÜRETICININ ULUSAL PAZARA ERIŞIMINDEKI DEV ENGEL AŞıLDı!   08:40   MOTORINE 6,62 TL’LIK DEV ZAM POMPADAN KAÇAMADı! LITRESI 100 LIRAYA DAYANDı: DEPOYU FULLEMEK 40 BIN LIRA OLDU!   08:31   DİSK BASıN-İŞ’TEN ÇOK SERT ’SOSYAL MEDYA’ TEPKISI: ’ERIŞIM ENGELLERI SANSÜRÜ KURUMSALLAŞTıRDı!’   08:26   AÇıKLANAN DTÖ KARARı ŞOK ETKISI YARATTı: TÜRKIYE’YE YıLLıK FATURASı EN AZ 100 MILYON DOLAR!   01:01   MERSIN MECLISI’NDE KRITIK TOPLANTı: 110 BIN ÖĞRENCIYE DEV DESTEK VE KENT GÜNDEMINI DEĞIŞTIRECEK KARARLAR!   18:19   OKULLARıN AÇıLMASıYLA HAREKETE GEÇTILER! ERDEMLI’DE KANTINLERDE SıKı DENETIM SÜRÜYOR   17:59   VELILER ŞOKTA: DEVLET OKULUNDA BIR ÇOCUĞUN BAŞLANGıÇ MALIYETI 80 BIN LIRAYı AŞTı!   17:51   AKMİB’DEN AĞUSTOSTA İHRACAT REKORU! 3 SAÇ AYAĞıNDA ROTA DEĞIŞTI: LATIN AMERIKA’DAN ŞAM’A YENI TICARET KÖPRÜSÜ   17:44   İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ’KREDI’ FRENI: THBB BAŞKANı YAVUZ IŞıK DÖNÜM NOKTASı İÇIN TARIH VERDI!   16:38   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN SILIFKE’YE %100 HIBELI 10 BIN ENGINAR YUMRUSU   11:01   AKARYAKıTTA ’100 TL’ ALARMı! EKONOMIST HAKKı HAKAN YıLMAZ TARIH VERDI: ’BU HAFTA...’   10:55   OKULLARDA ZILLER ÇALDı, YENI KURALLAR DEVREYE GIRDI! RANDEVUSUZ VELILER OKULA GIREMEYECEK   10:20   "SADECE İŞ DEĞIL, YAŞAM KÜLTÜRÜ!" VEYSEL SARı 50 YıLLıK USTALARA VE GENÇ GIRIŞIMCILERE SESLENDI   09:08   MERSIN’DE HEM DOĞAYLA BÜTÜNLEŞTILER HEM DE ÜRETICI KADıNLARA NEFES OLDULAR! DARıSEKISI’NDE DIKKAT ÇEKEN ETKINLIK   01:01   GALATASARAY LIDERLIĞI ABDÜLKERIM’IN FÜZESIYLE GERI ALDı! ZIRVEDE NAMAĞLUP SERISI SÜRÜYOR   10:16   KENTIN KALBINDE TARIH YENIDEN DOĞUYOR! 100 YıLLıK SIMGE YAPı İÇIN DEV ADıM   09:35   BAŞKAN ERDINÇ ALTıOK DUYURDU: ’KIŞILERE DEĞIL, GÜÇLÜ BIR SISTEME DAYANACAĞıZ’   09:33   MÜSAVAT DERVIŞOĞLU AKSARAY’DAN SESLENECEK: İYİ PARTI’DEN MEYDANLARA ÇıKMA KARARı!   09:31   TÜLAY HATIMOĞULLARı ALEVI KANAAT ÖNDERLERIYLE BIR ARAYA GELDI   09:30   MERSINLI ÇOCUKLAR BU ATÖLYEDE BULUŞUYOR: DIJITAL EKRANLAR KAPANDı, ZEKÂ OYUNLARı BAŞLADı!  
 
     
   

Tülay Hatimoğulları: "Çerçeve yasadan beklentimiz bugünün geçişini düzenlerken yarının demokratik düzenini güvenceye almaktır"


DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çerçeve yasanın yarının demokratik düzeninin güvenceye alması gerektiğini söyledi. Hatimoğulları, "Dönüş; sürgündekinin ülkesine, cezaevindekinin ailesine, KHK’lının mesleğine, kayyımla iradesi alınan halkın belediyelerine, yargılananların siyasal hayata dönmesi demektir" ifadelerini kullandı.

 

Tarih : 28 Temmuz 2026 Salı 15:32   Okunma : 1248

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM'deki grup toplantısında, hazırlıkları son aşamaya gelen "çerçeve yasa" ile ilgili mesajlar verdi.

Sözlerine YENİ Parti'yi tebrik ederek başlayan Hatimoğulları, "Yola YENİ Parti ismiyle devam eden Sayın Özgür Özel'e ve partinin tüm üyelerine buradan tebriklerimizi bir kez daha iletiyorum ve YENİ Parti'nin ülkemizin demokrasisine, hukukuna katkı sunacağımıza olan inancımızı bir kez daha belirtmek isterim" dedi.

MEHMET ŞİMŞEK'E: "YAZDIĞINIZ REÇETELER ARTIK TUTMUYOR"

Hatimoğulları, emekçilerin, emeklilierin geçinemediğini belirterek Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e şöyle seslendi:

"Yazdığınız klasik reçeteler artık tutmuyor. 'Faizi arttır, enflasyonu düşür' ezberi artık tarihe gömülmüş durumda. İki yıldır emekçinin, yoksulun kemerini sıkıyorsunuz, olmuyor. Tutmuyor bu politika ve tutmayacak. Ne zaman neoliberal, piyasacı, rantçı ekonomiden vazgeçilirse; ne zaman başta tarım olmak üzere dışa bağımlılıktan vazgeçilirse işte o zaman Türkiye rahat bir nefes alır. Bakın, şu örnekten ilerleyebiliriz: Türkiye'de tarımı yeniden diriltmek için yapılması gerekenlerin altını bir kez daha çizeceğim: Üreticiye taban fiyat garantisi verilmeli, girdi maliyetleri, yani gübre, mazot, yem, elektrik, sulama doğrudan sübvanse edilmeli, üretici kooperatifleri güçlendirilmeli, küçük ölçekli çiftçiler, faizsiz destekleme kredileri sağlanmalı, çiftçinin banka ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları belli ölçeklerde silinmeli ve bazı borçlar faizsiz bir şekilde yapılandırılmalı, icra baskısına da son verilmelidir, üretim planlaması bilimsel bir veriyle ve üretici örgütlerle birlikte ithalata değil, yerli üretime dayalı yapılmalı, üretici ve tüketici arasındaki aracı zinciri azaltılmalı, gıda tedarik zincirleri yeniden düzenlenmelidir."

"BARIŞ SAĞLANINCA KÖYLERE DÖNÜŞ TEŞVİK EDİLMELİ"

"Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nin başarıyla sonuçlanmasının da bu açıdan çok önemli olduğunu söyleyen Hatimoğulları, "Barış sağlanınca boşaltılan binlerce köy, mezra, mera yeri... Buralara geri dönüş teşvik edilmeli. Özel olarak bunun çalışması yürütülmeli. Mayınlı araziler tamamen temizlenmeli ve tarıma açılmalı. Tarım ve hayvancılık burada yeniden canlandırılmalıdır" dedi.

GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİ: "SÜLEYMAN SOYLU DÖNEMİNİN ÖZETİ"

Altı yılı aşkın süredir hakikatin önüne örülen kalın bir duvarın varlığına işaret eden Hatimoğulları, Gülistan Doku soruşturmasına atıfta bulunarak, "Bu ülkenin adaleti, kayıp bir kadının izini ne kadar cesaretle sürdüğüyle ölçülür. Gülistan'ın izini sürmek yerine; dijital izlerin silindiği, hastane kayıtlarının karartıldığı, kamu gücünün bazılarını korumak için kullanıldığına dair ağır gerçeklerle karşı karşıyayız. Bugün dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, eşinin, oğlunun, polislerin ve kamu görevlilerinin soruşturma kapsamında tutuklanması sıradan bir gelişme değil. Soruşturma; kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri yok etme, suçluyu kayırma gibi vahim durumları kapsıyor. Bu tablo aynı zamanda Süleyman Soylu döneminin özetidir. Bu dönem bütünlüklü olarak mercek altına alınmalıdır. Devlet gücünü kullanarak suç işlediği ya da suçu örttüğü iddia edilen her kimse hesap vermelidir" diye konuştu.

"BU TEKLİF ÇOCUKLARI KORUMUYOR"

TBMM'de çocuklara dair bir yasa teklifinin gündeminde olduğunu hatırlatan Hatimoğulları, "Bu teklif çocukları korumuyor ne yazık ki. Onlara daha fazla, daha uzun süreli hapis cezaları getiriyor. Yoksulluğu, çocuk işsizliğini, eğitimsizliği, istismarı görmüyor bu yasa. Devletin sorumluluğunu adeta çocukların üzerine, omuzlarına atan bir yasa. Çocukların neden okulda değil de fabrikada, tarlada ya da sokakta olduğunu konuşmadan cezayı ağırlaştırmak istiyorlar; bu adalet değil" dedi.

Son altı ayda 36 çocuğun iş cinayetinde yaşamını kaybettiğini belirten Hatimoğulları, "Suçun kökeninde bireysel bir yönelim değil, toplumsal bir hakikat yatar. Sosyolojisi ve psikolojisi büyük oranda da sınıfsallıktan gelir. Çocukluk denen hakikati görmezden gelip popülist düzenlemelerle günü kurtarmak gelecekteki nesillere karşı büyük, ama çok büyük bir vebaldir. Türkiye'de çocuk yaşta akranlarını hayattan koparan cinayetler gerçekleşmedi mi? Gerçekleşti, doğrudur. Tanıklık ettik bunlara. Kesinlikle başka aileleri olmak üzere bütün toplum için, bizler için bu çok büyük bir acı. Çok çok büyük bir acı. Telafisi zor bir acı, bunun farkındayız ve bu ailelerin acısını bütün kalbimizde hissediyoruz. Bu ailelerin acısını yürekten paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

"EVE VARMAK İLE EVE DÖNMEK AYNI ŞEY DEĞİLDİR"

Hatimoğulları, iki yıldır yürütülen sürece yönelik çerçeve yasa çalışmalarıyla ilgili, "Çerçeve yasa için artık son düzlüğe girilmiş durumda. Bu, tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir konu ve dar, polemikçi, birbirini yıpratan, sürece dönüşmemesi için herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerekiyor. Her siyasi parti bu konuda elbette ki farklı düşünüyor olabilir. Bundan daha doğal da bir şey yoktur. Ama ortada bir mesele var ki Kürt meselesi. Bu ülkenin 100 yılı aşkın temel bir meselesi. Bir asırdır şiddetle ve inkarla çözülmeyen, çözülen değil de apaçık ortada olan bir mesele. Bütün siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket ederek barışın kapısını açacak bir yasanın çıkması için elini taşın altına koyması son derece tarihidir ve önemlidir" dedi.

Abdullah Öcalan'ın son yapılan görüşmede 27 Şubat Çağrısı'nın ruhuna bağlı kalma iradesini ve kardeşlik hukukunu gözeten yasal bir zeminin gerekliliğini bir kez daha vurguladığını hatırlatan Hatimoğulları, şu ifadelere yer verdi:

"'Dar, günü kurtaran yaklaşımlardan çıkılmalı; yasa, bir dönemin ve yeni bir sayfanın başlangıcı olmalıdır' diyor ve son görüşmede Sayın Abdullah Öcalan bütün halklarımıza selam ve sevgilerini gönderdi. Bakın bu yaklaşım Sayın Öcalan'ın bu yaklaşımı 10 yıllardır süren çatışmaların bitirilmesi, hukuki ve yasal adımların atılması bakımından tarihi, muazzam bir zemini ortaya koyuyor. Bu yaklaşımın, bu zeminin özü açık, net: Ortak eşit yaşam, hukukla tanımlanınca, yasayla somutlaşınca hakiki olur. Kürt meselesinin demokratik çözümü, devletin sürekli ertelediği bir dosya olmaktan çıkarılmalı. Kürtler bugüne kadar hep inkar edildi, hep yok sayıldı. Dilleri yok sayıldı, varlıkları yok sayıldı, isimleri yok sayıldı. Bugünse Kürtler ve dostları toplumsal barışı inşa etmek için çaba harcayan bir seviyeye gelmiş durumda, mücadele eden bir seviyeye gelmiş durumda, müzakere eden güçlü bir seviyeye gelmiş durumda.

Bu süreçteki muhataplarımız, onlara da bu konuda seslenmek isterim: Dönüş meselesi dar yorumlanmamalı. Dönüş, sınırların kapısından geçmekten ibaret değildir. Son günlerde çok konuşulan Odessa Destanı'nda ifade edildiği gibi; eve varmakla eve dönmek aynı şey değil. Dönüş; sürgündekinin ülkesine, cezaevindekinin ailesine, KHK'lının ihraç edildiği mesleğine, kayyımla iradesi alınan halkın ve seçilmişlerin belediyelerine, yargılananların siyasal hayata dönmesi demektir. Yani topluma dönüş, işe dönüş, söze dönüş, memlekete, toprağa dönüş... Gerçek barışın coğrafyası da buradan ve böyle başlar. Bu bağlamda çerçeve yasadan beklenti nettir: Bugünün geçişini düzenlerken yarının demokratik düzenini güvenceye almak, barışın yönünü günlük siyasetin rüzgarına bırakmamaktır."

"YENİ SÜRPRİZLERLE SÜREÇ UZAMAMALI"

Hatimoğulları, bu sürecin İmralı'da Öcalan tarafından yürütüldüğünü belirterek, "Çerçeve yasa bunu yok saymadan, ortaklaşılmış bir formülü içermelidir. Bu yasada Sayın Öcalan'ın bu süreci ileriye taşıyabilmesinin olanakları açılmalıdır. Özgür yaşar ve özgür çalışır koşulların artık acilen hayata geçmesi lazım. Hiç vakit kaybetmeksizin bu haftadan itibaren, bugünden itibaren gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri, toplumun farklı kesimleri herkes artık İmralı'ya gidebilmeli ve Sayın Öcalan'la görüşebilmelidir" diye konuştu.

İmralı Heyeti'nin son İmralı ziyaretinde oluşan mütabakatın olduğu gibi yasaya yansıması gerektiğini vurgulan Tülay Hatimoğulları, "Üzerinde konuşulan, ortaklaşılmış, mütabık kalınmış her şeyin bu yasaya yansıması lazım. Çerçeve yasanın yasanın kapsamı, içeriği bir mütabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldu bittiye de getirilmemeli. Yeni sürprizlerle de bu süreç uzamamalı, uzatılmamalıdır" dedi.

 

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA