CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Yolsuzun yanında durulmaz. Hırsızın yanında durulmaz. Malı götürenlerin yanında durulmaz. Ahlakın, erdemin yanında durulur. Devleti soyanlarla da mücadele edeceğiz. Beşli çetelerle de mücadele edeceğiz. Devletin hazinesini soyanlarla boşaltanlarla da mücadele edeceğiz" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantı salonuna, "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla geldi. Kılıçdaroğlu kürsüye çıktığında üzerine çiçek atıldı. Kılıçdaroğlu'nu grup toplantısında 30'a yakın milletvekili dinledi.
Kemal Kılıçdaroğlu kürsüdeyken partililer, "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganı attı. Kılıçdaroğlu da, "Benim umudum sizlersiniz. Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz, yeni bir yol haritası belirleyecek olan sizlersiniz. Halkla kucaklaşanlar sizlersiniz, kadın-erkek ayrımı yapmadan toplumun her kesimiyle kucaklaşan sizlersiniz. Önce halkımız, önce vatan, önce Türkiye diyen sizlersiniz. Hiçbir bireysel çıkar peşinde koşmayan, ülkesi için çalışan sizlersiniz. Hoş geldiniz" dedi.
"BU KEMAL HİÇBİR GÜCÜN KARŞISINDA EĞİLMEZ"
"Dik dur, eğilme. Kayseri seninle" sloganına Kılıçdaroğlu, "Hiç merak etmeyin. Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Hiçbir gücün. Hiçbir gücün. Sadece ve sadece haklının önünde eğiliriz. Hakkı arayanların önünde, halkın önünde eğiliriz. Onlara saygı duyarız. Ama gücün önünde eğilmeyiz. Güç ayrı bir şey, onun önünde eğilmeyiz" yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Sevginin, barışın, güzelliğin, dertlerin yaşandığı bir Türkiye'deyiz. Bizim yeniden ama yeniden güçlü bir iradeyle alana çıkmamız lazım. Yeniden bu ülkenin unutturulan sorunlarını ama herkesin yaşadığı sorunları yeniden hatırlatmak zorundayız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Çünkü biz halkın partisiyiz. Çünkü biz halka inananların partisiyiz. Halkla birlikte yaşayanların partisiyiz. Biz saraylarda oturmuyoruz. Biz köşklerde oturmuyoruz. Biz villalarda oturmuyoruz. Biz kendi evlerimizle ailecek huzur içinde yaşayıp herkesin de huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye özlemiyle mücadele ediyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Ve herkesin şu gerçeği bilmesi lazım. Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Cumhuriyet Halk Partisi devlet kuran partidir. Cumhuriyet Halk Partisi devlete yön veren bir partidir. Devlete yön veren, çağdaşlığı arayan, çağdaşlığı her alanda Türkiye'ye getirmek isteyen bir partidir. Ve Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin sorunlarıyla ilgili en sağlıklı çözümleri üreten ve halka sunan bir partidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün çok güzel bir cümlesi var. Der ki 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.' Cumhuriyet Halk Partiler o kimsesizlerin kimsesi olmak zorundadırlar. Hep beraber kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciliğiyle beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Bizler toplumun unuttuğu, medyanın unuttuğu, evlerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerle beraber oluyoruz. O kişilerin Türkiye'yle ilgili sorunları var mı var? Kendileriyle ilgili sorunları var mı var? Ama o sorunların çözümü için onların yanındayız. Hiç kimseyi yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Çünkü biz siyasetin unuttuğu insanların partisiyiz.
Geçenlerde Ankara'da mevsimlik tarım işçilerine gittim. Bir buçuk milyon tarım işçisi var. Onlar çoluk çocuk, yaşlı genç geliyorlar. Tarımın ana aktörleri bunlar. Ürünleri toplamasalar piyasaya ürün süremezler. Onların dertlerini dinledim. Onlarla beraber oldum. Çocuklarıyla beraber oldum. Okullarını terk etmişler. Buradan Milli Eğitim Bakanı'na çağrı yapıyorum. Okulları eğer siz gerçekten herkesin okulu yapmak istiyorsanız o çocuklara da geçici de olsa öğretmen görevlendirin. Gitsinler o çocukların eğitimiyle ilgilensinler. Sağlık Bakanı'na sesleniyorum. Oradakilerin sağlık sorunlarıyla ilgilensinler. Bakınız CHP dışında kimse bunu yapamaz. Kimse gitmez. Onlardan haberleri bile yoktur. Ama biz toplumun her kesimiyle iletişime halindeyiz. Bir dertleri olduğu zaman mutlaka CHP'yi ararlar. Bilirler ki buradan bizim sesimizi yükseltecek insanlar var. Parti halkın partisidir. Halkın partisiyse o halde bizim de partimizdir diyor. Biz CHP'yiz, köklü bir partiyiz.
"CHP İKTİDARINDA NE DEMİRTAŞ, NE ATALAY, NE KAHRAMAN, NE KAVALA HAPİSTE KALACAK"
Biz yine toplumun unuttuğu, dikkate almadığı ama her an gördüğümüz, her an karşılaştığımız çöpten kağıt toplayanların, demir toplayanların, naylon toplayanların da sorunlarına eğildik. Onları ilk kez gidip ziyaret eden, onlarla beraber olan, onların sorunlarını dinlendiren yine halkın partisi, Cumhuriyet Halk Partisi oldu. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Biz, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi özlüyoruz. Her evde huzurun olmasını istiyoruz. Her sofrada bereketin olmasını istiyoruz. Bizim hedefimiz o. Çünkü biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim o işlerle ilgimiz yoktur. Bizim tek derdimiz halktır halk.
Bu ülkede yaşayan her aileye ve her bireye, onların geleceğini güvence altına almak için mücadele eden ve Aile Destekleri Sigortası'nı sürekli dillendiren parti yine biziz. Aile Destekleri Sigortası'nı hiç kimse unutmasın. Özellikle kadın kardeşlerim hiç unutmasınlar. Gittiğiniz her yerde bunu anlatın. Her yerde. Kadın bu ülkede sahipsiz değildir. Onun da geleceğini güvence altına almak zorundayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Biz halkın partisiyiz. Hiç kimsenin kimliğini siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin inancını siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin yaşam tarzını siyaset konusu yapmayız. Her vatandaşın benim başımın üstünde yeri var. Her CHP'linin başının üstünde de yeri var.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. 'Cumhuriyetimizi demokrasiyle taşlandıracağız' dedik. Dün bununla ilgili de bir basın toplantısı yaptım. Türkiye'nin temel sorunu nasıl çözülür? Nasıl çözülmeli? Bununla ilgili de düşüncelerimizi açıkladık. Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Üniversitelerin özerkliğini getireceğiz. Hiç kimse endişe etmesin. CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş hapiste kalacak, ne Can Atalay kalacak, ne Tayfun Kahraman kalacak, ne Osman Kavala kalacak, ne Selçuk Mızraklı kalacak, ne de avukatlar hapislerde kalacak. Hiç endişe etmeyin."
"BİZİM PARAYLA, PULLA, VİLLALARLA, ARSALARLA İŞİMİZ YOK"
Partililerin "Hak, hukuk, adalet" slogan atması üzerine Kılıçdaroğlu, "Getireceğiz, getireceğiz. Mısır'daki sağır sultana da anlatacağız. Ya bu ülkede hak olmazsa, hukuk olmazsa, adalet olmazsa ülke nereye gidecek? Birilerine çalışan bir devlet olmaz. Birileri için çalışan bir devlet olmaz. Devlet halk için çalışır. Millet için çalışır" dedi.
Kılıçdaroğlu, ahlaki zeminde siyaset yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Ahlak bizim için vazgeçilmezdir. Ahlaki zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakta meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil, halkla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. Biz devletin kör kuruşuna tenezzül eden bir siyasi gelenekten gelmiyoruz. Biz Mustafa Kemal'in, İsmet İnönü'nün, rahmetli Ecevit'in ve Baykal'ın geleneğinden geliyoruz.
Biz ayrıca hesap sormaktan çekinmeyiz. Hesap vermekten de çekinmeyiz. Benim siyaset anlayışımda bütün CHP'lilerin siyaset anlayışında hesap vermek bir siyasetçi için onurlu bir görevdir. Evet hesabını veririz. Ve şunu söyleriz. Hesabını veririz ama hesap sormazsanız namertsiniz deriz. Bizim parayla, pulla, villalarla, arsalarla işimiz yok. Bizim işimiz bir çocuğun sorunu varsa o soruna kilitlenmektir. Bir aile geçinemiyorsa o aileyle geçinmektir. Onun geçimini sağlamaktır. O nedenlerdir ki alnımız açık ve iktidar sahiplerine saray şürekasına açıkça her yerde meydan okuruz meydan. Biz CHP'liyiz. Halka hesap sormayız ama halka hesap veririz. Halka hesap vermeyi onurlu bir görev kabul ederiz. Hiç kimse unutmasın."
Kılıçdaroğlu, TBMM'ye ilk kez Siyasi Ahlak Kanunu teklifi verdiklerini hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Siyasette ahlak olmazsa sorunlar çözülmez. Siyasette dürüstlük olmazsa sorunlar çözülmez. Siyasette ahlakı bir tarafa atıp cebinizi doldurursanız halktan uzaklaşırsınız. Halk siyasete güven duymaz. Biz düzgün insanlarız. Biz temiz insanlarız. Biz harama el uzatmayız. Biz yalan yanlış söylemeyiz. Biz herkesin hakkını hukukunu savunuruz. Sadece insanların mı hayır? Doğada yaşayan herkesin her canlının hakkını hukukunu savunmak bizim boynumuzun borcudur. Bu parlamentoya ilk kez siyasi ahlak kanunu tasarısını veren partinin adı da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Çünkü siyaset ahlaklı zeminde yürümek zorundadır. Olmazsa olmaz. Yolsuzun yanında durulmaz. Hırsızın yanında durulmaz. Malı götürenlerin yanında durulmaz. Ahlakın, erdemin yanında durulur. Devleti soyanlarla da mücadele edeceğiz. Beşli çetelerle de mücadele edeceğiz. Devletin hazinesini soyanlarla boşaltanlarla da mücadele edeceğiz. Soyguncularla iktidar sahipleri arasındaki bağ gayet iyi biliyoruz. Çalan bendense kalsın. Çalan ondansa benden habersiz nasıl çaldın? Ben senin şimdi burundan getireceğim diyorlar. Biz bunu da gayet iyi biliyoruz. Ama biz kim olursa olsun. Beytülmal'e el uzattıysa o eli kesip bir tarafa bırakmak zorundayız."
"CHP İKTİDARINDA O PARSELLERİN HESABINI SORACAĞIM"
Bülent Arınç'ın, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e yönelik, "Ankara'yı parsel parsel sattılar" sözünü anımsatan Kılıçdaroğlu, "E peki bu parsel parsel satan adam nerede? Elini kolunu sallıyor, rahatlıkla geziyor. Kim olursa olsun Ankara'yı parsel parsel sattıysan CHP iktidarında o parsellerin hepsinin hesabını soracağım size" dedi.
"SİZİN BARONLARA GÜCÜNÜZ YETMEZ AMA BAY KEMAL'İN GÜCÜ YETECEKTİR"
Partililerin "Kahraman Kemal" slogan atması üzerine Kılıçdaroğlu, "Kahraman olan halktır arkadaşlar. Kahramanlığı halka verelim. Beraber mücadele edeceğiz. Biz haksızlık ve hukuksuzlukla mücadele ederken hiç kimse unutmasın. Uyuşturucu belasını getirip bu ülkeye yerleştiren o uyuşturucu baronlarıyla da mücadele etmezsem benim adım Kemal olmasın. Onlarla da mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronları elini kolunu sallayarak geliyor. Nereden getiriyor? Afganistan'dan. İran sınırını geçerek geliyor. Öbür taraftan Güney Amerika'dan. Oradan geliyor. Nereye? Türkiye'ye geliyor. Biliniyor mu bunlar? Hepsi biliniyor. Hepsi. Kimlerin Güney Amerika'da limanları var? Hangi Türklerin limanları var? Onlar da biliniyor. Hangi gemilerle gelindiği biliniyor. E gidiyorsun uyuşturucu kullandı onu hapse atalım. Kardeşim sen onu değil o uyuşturucuyu Türkiye'ye getiren o barona gücün yetiyor mu yetmiyor mu? Sizin baronlara gücünüz yetmez ama Bay Kemal'in gücü yetecektir" ifadesini kullandı.