Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen özel resepsiyonda partililere ve kamuoyuna seslendi.
Partinin tarihsel köklerine ve üstlendiği misyona vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "103 yıldır alın teri döken, Türkiye'nin gelişmesi için çaba gösteren ve bağımsızlığı getiren başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm yurttaşlarımıza sevgilerimi sunuyorum. Bu tarih sıradan bir tarih değildir; bir devletin kuruluşudur, kadın-erkek eşitliğidir, üretimdir ve kucaklaşmadır" ifadelerini kullandı.
"HER EVDE DERT VAR, ÇÖZÜM İSE BİLGİ VE BİRİKİMDE"
Türkiye'nin ağır ekonomik ve sosyal sorunlarla boğuştuğunu dile getiren CHP Lideri, il ve ilçe örgütlerine kapıları vatandaşlara sonuna kadar açma talimatı verdi. Tencerelerin kaynamadığı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Neresinden bakılırsa bakılsın durum ortada. Biz CHP olarak tüm binalarımızı halka açık tutmalıyız. Derdi olan gelip anlatmalı. Aklımızla, bilgimizle ve birikimimizle aşamayacağımız hiçbir sorun yok. Ancak bu sorunları çözmek için halkımızdan yetki almamız şart."
"TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN VERGİSİNİN HESABINI SORACAĞIZ"
Vatandaşların farkında olmadan her gün vergi ödediğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şeffaf hesap verilebilirliğin altını çizdi. Siyasetçinin halka hesap vermekten kaçınmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şu soruların sorulması gerektiğini ifade etti:
"Ekmek alırken, otobüse binerken vergi veriyorsunuz. Vatandaşlarımız iktidara 'Tüyü bitmemiş yetimden topladığınız vergileri nereye, kimlere harcadınız?' sorusunu sormalı. Halka hesap vermiyorsanız, malı götürmeye hazırsınız demektir. Bizim kitabımızda bu yok. Her kuruşun hesabını vermek bizim için onurdur."
"SON 25 YILDA AHLAKSIZLIK KURUMSALLAŞTI"
Zengin ile fakir arasındaki uçurumun son çeyrek asırda derinleştiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, orta sınıfın yok edildiğini savundu. Kılıçdaroğlu konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:
"Son 25 yılı ele alın; zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Oysa ahlakı temsil eden orta sınıfın güçlenmesi gerekirdi. Bu ülkede ahlaksızlığın kurumsallaştığını görüyoruz. Bunun hesabını sormak ahlaklı insanların görevidir. Asla umutsuz olmayın; umutsuzluk bizim kitabımızda yok. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, herkesi kucaklayarak bu sorunları hep birlikte çözeceğiz."