24 Ağustos 2026 Pazartesi

19:57   ÖZGÜR ÖZEL, TRABZON’DA... ÖZEL: “FıNDıK VE ÇAYDA DÜNYA DEVLERI YERINE KARADENIZLI ÜRETICIYE ALAN AÇıLMASı EN SAMIMI TAAHHÜDÜMÜZ"   19:55   CHP YDK BAŞKANı POLAT: PARTIMIZI ÜÇÜNCÜ KEZ AYAĞA KALDıRACAĞıZ   19:52   NARIN GÜRAN CINAYETININ 2’NCI YıLı… BABA ARIF GÜRAN: BUGÜN BIZIM IÇIN KıYAMETTIR... BENIM KıZıMıN KANı YERDEDIR.   14:55   MEZITLI’DE 65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLARA ÜCRETSIZ GÖZ TARAMASı   14:51   TGC: GAZETECILIK ’DÜRBÜNLE’ YAPıLMAZ, AKREDITASYON AYRıMCıLıĞıNA SON VERILMELI   14:50   GAZILER KURTULUŞ PARKı’NDA EYLEMLERINE DEVAM EDIYOR... ÇERÇIOĞLU: BIZ PARK PARK DOLAŞıRSAK ANKARA’NıN HER TARAFıNı BARIKATLARLA Mı KAPATACAKSıNıZ?   13:34   BAHÇELI’DEN İSRAIL’E KARŞı ‘ANKARA DEKLARASYONU’ VE ‘İSLAM BARıŞ GÜCÜ’ ÇAĞRıSı   13:28   MENTEŞE BELEDIYE BAŞKANı ARAS, CHP’DEN ISTIFA EDEREK YENİ PARTI’YE KATıLDı   13:27   ÖZGÜR ÖZEL TRABZON’DA: "YENİ PARTI’YI BIR PARTIMIZ OLSUN DIYE DEĞIL, IKTIDAR OLSUN DIYE KURDUK"   15:42   GALATASARAY, ALEKSEI BATRAKOV IÇIN RESMI GÖRÜŞMELERE BAŞLADı   15:41   DEM PARTI’DEN “DIYARBAKıR’DA DÖRT BELEDIYE EŞ BAŞKANı GÖREVDEN ALıNDı” HABERLERINE YALANLAMA   15:37   İBB DAVASı’NDA 68’INCI GÜN... ERDAL CELAL AKSOY: “O TARIHTE İSTANBUL’DA DEĞILDIM”   13:26   MELIH MERIÇ SAĞLıK DURUMU HAKKıNDA AÇıKLAMA: ZIYARETÇI KABUL EDILMIYOR   13:23   GENELKURMAY BAŞKANı BAYRAKTAROĞLU, NATO GENELKURMAY BAŞKANLARı TOPLANTıSıNA KATıLDı   13:22   BAKAN ŞIMŞEK: MAZOTTA EŞEL MOBIL ILE KÜRESEL ŞOKUN VATANDAŞLARA YANSıMASıNı SıNıRLıYORUZ   10:20   AKDENIZ SAHILINDE REKOR PEDAL: GENÇLERIN YENI GÖZDESI MERBİS 50 BIN ÜYEYE ULAŞTı   10:15   ÇERÇEVE YASA’DA TARIHI DÖNEMEÇ: 4 BIN KIŞIYE TAHLIYE YOLU AÇıLıYOR, SIYASETTE YENI DÖNEM BAŞLıYOR   09:52   MERSIN ÜNIVERSITESI ÖĞRENCILERINE MÜJDE: İŞKUR KAMPÜS NOKTASı KURULDU!   09:30   AYDıNCıK’TA SıNAVLARA HAZıRLANAN GENÇLERE DEV DESTEK: EVDE ÇALıŞAMAYAN ÖĞRENCILERIN YENI ROTASı BELLI OLDU!   03:31   YENİ PARTI’DEN ÇEKMEKÖY’DE ’SIYASI ÇÖKME’ VE ’KUMPAS’ TEPKISI: ’MILLET İRADESINE DÜRBÜNLE BILE ADALET GÖRÜNMÜYOR!’  
 
     
 
 
image

Okunma : 660  Tarih : 7.10.2024  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Yörükler ve Türkmenler -3-

 

  YÖRÜKLER ve TÜRKMENLER -3-
  Bildiğiniz gibi; 4 Ekim, Hayvanları Koruma Günü ama hayvanları koruyamadığımız, sıradan günlerden biri olarak durmakta...
  Hayvanları korumak için, her şeyden  önce; hayvan besleyenleri, koruyup kollamak gerek.
  Peki -biz- toplum olarak,  hayvanları besleyip koruyanları kolluyor muyuz, yoksa "elini kolunu bağlar gibi" engelliyor muyuz?
  Elbette engelliyoruz.
  Daha önce de yazdığım gibi; birkaç yıl önce, Konya'nın bir ilçesinde yazlamak, geçen yıl da Mersin-'in bir ilçesinde kışlamak isteyen bir grup Sarıkeçili Yörüğüne çıkartılan zorluklar ortadayken, hiç kimse çıkıp da "Hayvan üretimi için destek veriyoruz" türü söylemlerde bulunmasın.
  Hayvan beslemeyi en iyi bilen Yörüklere, çeşit çeşit zorluklar çıkarıldığı gibi -her yıl- yazlak ve kışlak alanlara göçmek zorunda oldukları halde; devlet tarafından tanımlanmış bir göç yolları bile yok çünkü.
  Göçerken, köy muhtarlarına ödemek zorunda kaldıkları "Ayak bastı parası" ile kendilerinin ve hayvanlarının, en temel ve zorunlu olan su içmesinin engellenmesi de cabası...
  Et, süt, yoğurt, peynir, tereyağı gibi hayvansal ürünlerin, sağlıklı beslenme için önemi ve dar gelirlilerin yanına yaklaşamayacağı kadar pahalı olduğu bu günlerde bile Yörüklere, temel ihtiyaçlarını giderebilecekleri hizmetler verilmiyor.
  Söz gelimi, Yörüklerin kalıcı konaklama yerleri olmadığı için; tuvalet ihtiyacını gidermek,  banyo yapmak başta olmak üzere temizlik ihtiyaçlarını, rahatça giderebilecekleri bir alt yapı hizmeti yok.
  O nedenle; ülkemizi yönetenlerin ve iktidara gelmek amacıyla çırpınanların, bir an önce Yörüklük geleneğinin sürmesi için nasıl bir yol izleyeceklerini açıklamaları gerekir.
  Yörük kültürü ile yetişmiş biri olarak ben, yapılması gereken birkaç şeyi yazmak istiyorum.
  Her şeyden önce, Yörükler için; devlet tarafından -ücretli veya ücretsiz- yazlak ve kışlak alan olarak kullanacakları yerler belirlenmelidir.
  Devlet, hayvan beslemek için verdiği maddi destek yerine -önerdiğim gibi- kalıcı ve devlete ek külfet getirmeyen bir yol izlemelidir.
  Yörükler, tam anlamıyla "Gölge etme, başka ihsan istemem" der gibi "Biz, parasal destek istemiyoruz. Önümüze engel çıkartılmasın yeter" diyor çünkü.
  Hayvan beslemek için verilen parasal desteği, başka işlerinde kullanarak sahtekarlık yapanları ve ahırda yem ile hayvan besleyenleri de düşününce; doğal besin kaynaklarıyla hayvan beslemek için "Dünya'nın çilesini çeken" Yörüklere verilmesini istediğim destek, çok önemli ve gereklidir.
  Göç yollarında ve konaklama alanlarında -ücretli veya teşvik amaçlı olarak- elektrik ve su ihtiyaçlarının karşılanacağı alt yapıların oluştulması gereklidir.
  Bu, sosyal  devlet olan bir ülkede yaşayan her insanın temel hakkıdır.
  Yörükler için yapılacak bir lütuf değildir yani.
  Konuştuğum Yörüklerin "Devlet sizin için böyle bir hizmet verse ve karşılığında aldığınız hizmet için para istese karşı çıkar mısınız?" soruma, verdikleri yanıtların hepsini iki cümlede toparlarsam "Neden karşı çıkalım? Alacağımız hizmetten daha fazla ödemeye bile razıyız" oluyor.
  Ayrıca; devletin, Yörük Kültürünün yayılması için de, gerekli desteği vermesi gerekir.
  Özellikle, kadın cinayetlerinin ve kadına uygulanan şiddetin yaygın olduğu bu günlerde; çok eski bir Yörük geleneği olan "Mor Cepken" benzeri bir uygulama, hemen yaşama geçirilmelidir.(Mor Cepken uygulaması hakkında; önümüzdeki günlerde, ayrıntılı olarak yazacağım.)
  Yörük Çalıştayları ve Yörük Şenliklerine gelerek hamasi nutuklar atan politikacılar, yukarıda yazdığım ve benzeri önerileri yaşama geçirmeden veya geçirmek için neler yapacağını açıklamadan, o tür toplantılara -makamı ne olursa olsun- çağrılmamalıdır.
  Söz buraya gelmişken, siyasi partilerden ve parti temsilcilerinden sağladığı çıkar gereği, siyasilerin önünde, 40 takla atan sözde Yörüklere de, bir şeyler söylemesem olmaz.
  Yörüklük geleneği, Dünya'daki ve ülkemizdeki demokrasi geleneğinden ve dolayısıyla ülkemizdeki tüm siyasi partilerden daha eskidir.
  O gelenekte; daha "Demokrasi" sözcüğü ortaya çıkmadan, demokrasi kuralları, tam anlamıyla uygulanmaya başlamıştır çünkü.
  O yaşam biçiminden de anlaşılacağı gibi; Yörükler, kimsenin yalakası olmayan ve olmayacak bir kitledir ve öyle kalacaktır.
  Dadaloğlu'na "Ferman padişahın, dağlar bizimdir" dedirten de, yakın akrabam olan -Dünya Yörük, Türkmen Birliği Federasyonu genel başkanı- Sayın Mustafa Kuş kardeşime "Yörükler, hiç kimsenin, dolgu malzemesi değildir" dedirten de, Yörüklerin yukarıda saydığım özellikleridir. 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA