8 Eylül 2026 Salı

10:48   GEÇERSIZ OYLAR DENGELERI DEĞIŞTIRDI! ÜSKÜDAR’DA BAŞKAN VEKILLIĞI SEÇIMINDE İKINCI TUR HEYECANı   11:36   MERSIN’E MEGAKENT DOKUNUŞU: MÜFTÜ DERESI YAŞAM VADISI’NDE GERI SAYıM BAŞLADı!   11:10   GAZIANTEP’TE ASGARI ÜCRETLI BABADAN ÇARESIZLIK DILEKÇESI: ’ÖTANAZI İSTIYORUM!’ KONU TBMM’DE   11:10   GAZIANTEP’TE ASGARI ÜCRETLI BABADAN ÇARESIZLIK DILEKÇESI: ’ÖTANAZI İSTIYORUM!’ KONU TBMM’DE   10:50   MGM’DEN KRITIK UYARı: O İLLERDE SAĞANAK, SEL VE HEYELAN RISKI! HAVA SıCAKLıKLARı ANIDEN DÜŞÜYOR   10:40   30 YıLLıK KÖPRÜ VE OTOYOL GELIRI ELDEN GIDIYOR! YENI PARTI’DEN ÇOK SERT KARARNAME TEPKISI   10:25   FILENIN SULTANLARı ÜST ÜSTE 2. KEZ AVRUPA ŞAMPIYONU! MERSIN DEV EKRANDA TEK YÜREK OLDU   10:15   CHP’LI TÜRKER ATEŞ’TEN OVP TEPKISI: ’SANAYICI VE ÜRETICI NEFES ALAMAYACAK!’   10:10   AŞK, TUTKU VE DÖNÜŞÜM SAHNEDE: MERSIN’DE SIHIRLI BIR MITOLOJIK GECE!   09:40   MERSIN İHRACATTA REKORA KOŞUYOR: MÜSİAD BAŞKANı KAYAN’DAN ‘KATMA DEĞERLI ÜRETIM’ ÇAĞRıSı!   09:15   MERSINLI GENÇLER NASA İLE UZAYA AÇıLıYOR! BÜYÜKŞEHIR PROJELERIYLE DÜNYA SAHNESINE ÇıKACAKLAR   01:30   AVRUPA’NıN EN BÜYÜĞÜ FILENIN SULTANLARı! NEFES KESEN FINALDE İTALYA’Yı DEVIRIP ŞAMPIYON OLDUK   12:15   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN TARSUS’TA AÇıK HAVA SINEMA ETKINLIĞI: ’HÜKÜMET KADıN’ FILMI YOĞUN İLGI GÖRDÜ   10:41   DEM PARTI KONGRESI’NDE TARIHI BARıŞ MESAJı! TÜLAY HATIMOĞULLARı: ’100 YıLLıK MESELELERIN KADERI DEĞIŞEBILIR’   10:05   CHP’LI İLGEZDI’DEN BAKAN YUMAKLı’YA UCUZ ET TEPKISI: ’HANGI KASABA ET VERDINIZ, AÇıKLAYıN!’   09:50   BILECIK, ZIRVEYE EV SAHIPLIĞI YAPTı: İL BELEDIYE BAŞKANLARı ORTAK GELECEK İÇIN BIR ARAYA GELDI   09:40   MERSINLILER GIŞELER KALKSıN DERKEN ŞOK KARAR! GÜLCAN KıŞ: ’30 YıLLıK ÖZELLEŞTIRME İPOTEĞIDIR’   09:20   30 YıLLıĞıNA DEVREDILIYOR! CHP’LI MÜZEYYEN ŞEVKIN’DEN OTOYOL ÖZELLEŞTIRMELERINE SERT TEPKI: ’GELECEĞIMIZ İPOTEK ALTıNDA’   02:28   KADıKÖY’DE DERBI ALEV ALDı! BEŞIKTAŞ GERIDEN GELIP FENERBAHÇE’YI DEVIRDI   01:10   FILENIN SULTANLARı FINALDE! ÖZGÜR ÖZEL’DEN A MILLI KADıN VOLEYBOL TAKıMı’NA ŞAMPIYONLUK MESAJı  
 
     
 
 
image

Okunma : 1346  Tarih : 28.01.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Din Üzerine Birkaç Söz

DİN ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ
  Son günlerde, din ve dini konular üzerinde o kadar çok şey söylenince ben de oturup birkaç yazı yazmaya karar verdim.
  Dinin, sözlük olarak anlamını “Allah’ın, toplumu; iyi ve doğru davranışlara yönlendirmek için, bir takım ilahi kuralları, peygamberler atayarak ve kitaplar indirerek yönlendirmesidir” diye özetlesem, sanırım hiç biriniz karşı çıkmaz.
  Her din, Allah’ın gönderdiği kitapta; emirleri, yasakları, yanlış ve doğru davranışları da kapsamlı bir şekilde anlatır.
  Bir bakıma din; insanların, bu dünyada ve ahirette mutlu olmak için, o dinin kurallarına uygun davranmalarını da sağlar.
  Bu yüzden, dinine gerçekten inanan biri; insanlara haksızlık yapmaz, kimsenin malına, mülküne ve ırzına yan gözle bakmaz. Kimsenin ekmeğiyle oynamaz. Kimseyi, Allah adına cezalandırmaya kalkmaz.
  Dindar insan; bu dünyada işlediği sevaplarla, öteki dünyadaki cennette yaşayabilmek için topluma yararlı olmak için çabalar.
  Bu dünyada yaptıklarının, cezasını veya ödülünü, daha çok öteki dünyada göreceğini bilir.
  Bu açıdan bakınca, bir insan hem dindar, hem laiklik ilkesine saygılı olabilir yani.
  Ben, insanları, dinlerine ve inançlarına göre değil davranışlarına göre değerlendirenlerdenim.
  Benim için; bir insan, topluma yararlı iyi bir birey olmak için çabalıyorsa dini, inancı, yaşam biçimi, mesleği, cinsiyeti, rengi, sosyal ve kültürel yapısı hiç önemli değildir.
  Ancak zaman zaman karşılaştığımız, dini perde olarak kullanıp saf insanları kandırmaya çalışan veya dini yanlış yorumlayanlara aynı hoşgörüyle yaklaşamıyorum ve saygı duyamıyorum.
  Adam, dini kullanarak okuyup üflüyor ve ağına düşürdüğü kızlara, kadınlara tecavüz ediyorsa neyine hoşgörüyle yaklaşacaksın.
  Adam koyu bir kadercilik anlayışıyla, miskin miskin gezip ukalalık yapıyorsa neyine saygı duyacaksın.
  Söz, buraya gelmişken bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim:
  Bundan yaklaşık 20 yıl önce, sürücü belgesi alabilmek için kursa yazılmıştım. Bulunduğum sınıfta, Mersin’deki camilerden birinde görev yapmakta olan, bir din adamı da vardı.
  Trafik öğretmenimiz, bir gün derste; “İnsanların, araç kullanırken dikkat etmedikleri için birçok kişinin ölümüne ve ya yaralanmasına, hatta sakat kalmasına neden olduklarını” söyleyince din adamı olan arkadaşımız söz alıp;
  -Yahu hocam, adamın kaderinde varsa ölür, yoksa ölmez, deyince ben dayanamadım ve
  -Hocam, o zaman ben, içkili araba kullanırken bir adama çarpıp ölümüne neden olsam “Keşke, içkili araç kullanıp bir insanın ölümüne neden olmasaydım” deyip üzülmem mi, yoksa “Adamın ölmesi, kaderinin gereğiydi. Hiç yoktan benim de başımı yaktı” diyerek serzenişte bulunmam mı gerek? diye sordum.
  Bu kez imam, anında;
  -Ramazan Hoca, o zaman siz, kadere inanmıyorsunuz, deyip noktayı koymak istese de ben pes etmek niyetinde değildim. Bu yüzden;
  -Bakın hocam, ben de her Müslüman gibi dinin gerektirdiği şekilde kadere inanıyorum, kaderciliğe değil. Bunu size de, bir örnekle anlatmak istiyorum.
  Pazardan, bir sandık domates aldığımızı düşünelim. Domatesleri, sandıktan çıkarmadan buzdolabına ya da evimizin bir yerine koyarsak, sandıkta bulunan olgun veya çeşitli nedenlerle zedelenmiş domateslerin çürütücü etkisiyle o sandıktaki sağlam domateslerin ömrü, bir kısmı telef olmak kaydıyla  en fazla bir hafta olur.
  Ancak, sandığı eve getirince, zedelenen domatesleri ayrı, olgun domatesleri ayrı, henüz olgunlaşmamış domatesleri ayrı yerlerde istiflersek ve kullanırken domateslerin konumuna göre öncelik tanırsak o domateslerin ömrü, son domatesi kullanıncaya kadar uzun olur.
  Ben, sizin gibi din adamı değilim ama Müslüman bir eğitimci olarak bana göre, birincisi kadercilik, ikincisi kadere inanmanın gereğini yerine getirmektir.
   Çünkü Allah, bizim kaderimizi çizerken akıl da vermiş ve yaşarken o aklı kullanmamıza göre yargılayarak, öldüğümüzde cennete veya cehenneme gitmemize karar vereceğini de belirtmiştir”   karşılığını verdiğimde, imam arkadaşımız, artık ne anlam yüklediyse yalnızca gülümsemekle yetindi.
  Bizim dinimiz son din olup kendinden önceki dinlere inanları da anlayışla karşılamamızı emreden, tam anlamıyla bir hoşgörü dinidir.
  Aynı zamanda, bizim dinimiz, okumayı ve temiz olmayı da emreder.
  Bunları düşününce, her şeyden önce toplum olarak; okumaya ve temizliğe ne kadar önem verdiğimizi de göz önünde bulundurup “%99’u Müslüman bir ülkeden yaşıyoruz” söylemini yeniden sorgulamamız gerekmez mi?
  Ne dersiniz?(26.01.2014)

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA