8 Kasım 2026 Pazar

16:40   ANTALYA’DAKI DEV ZIRVEDE TÜRKIYE RÜZGARı! TÜRKIYE BELEDIYELER BIRLIĞI COP31 İÇIN SAHAYA İNIYOR   10:21   MÜSİAD 113. GİK TOPLANTıSı MERSIN’DE YAPıLDı: BAKAN BAYRAKTAR’DAN ENERJI VE CARI AÇıK MESAJı   21:45   MERSIN TICARET BORSASı’NDA 31 YıLLıK TARIHI DEVIR TESLIM: YENI BAŞKAN MÜNIR ŞEN OLDU!   21:38   BINLERCE KIŞI SOKAKLARA DÖKÜLDÜ! 5. ULUSLARARASı TARSUS FESTIVALI DEV KORTEJLE BAŞLADı   21:32   MHP’LI LEVENT UYSAL MERSIN’IN ÜRETIM GÜCÜNÜ RAKAMLARLA AÇıKLADı: 2027 BÜTÇESINDE 7 DEV TALEP!   18:54   BAŞKENTTE KRITIK ZIRVE! TÜRKIYE VE AB YEREL YÖNETIMLERI İKLIM VE DEMOKRASI İÇIN BIR ARAYA GELDI   17:06   MEZITLI’DE İNSAN SAĞLıĞıNı TEHTIT EDEN ’ÇÖP EV’ OPERASYONU! EKIPLER ALARM VEREREK HAREKETE GEÇTI   16:55   ’BÜYÜKLERI KIBARLA DAVET EDIYORSUNUZ, ESNAFA ZULMEDIYORSUNUZ!’: MERSIN MILLETVEKILI TALAT DINÇER’DEN BAKAN ŞIMŞEK’E SERT BÜTÇE FıRÇASı   16:40   TBMM’DE BÜTÇE MARATONUNDA ’FON SKANDALı’ PATLAMASı: ’SORUMLULUK DA Mı TASFIYE EDILIYOR?’   16:36   GİŞKAD 20. YıLıNDA ANıTKABIR’DE: MÜRVET BEYDAĞı’NDAN TBMM ZIYARETI SONRASı DIKKAT ÇEKEN MESAJ!   16:03   BAKAN BAK MÜJDEYI VERDI: GSB BURS VE KREDI SONUÇLARı ERIŞIMDE!   10:36   KEMAL KıLıÇDAROĞLU’NDAN GÜNDEMI SARSACAK AÇıKLAMALAR: ’GERÇEKLER ORTAYA ÇıKTıKÇA CHP’YE GERI DÖNÜŞLER BAŞLADı!’   10:15   TOROSLAR’DA TEMIZLIK SEFERBERLIĞI BÜYÜYOR: BAŞKAN YıLDıZ ELINDE ÇÖP POŞETIYLE SAHAYA İNDI!   10:10   BU GECE YARıSı DEV İNDIRIM GELIYOR: FIYATLAR 100 TL’NIN ALTıNA İNECEK   06:59   ESKI BAKAN FATMA BETÜL SAYAN KAYA TUTUKLANDı   05:23   BEŞIKTAŞ CELTIC’E 87’DE YıKıLDı! UEFA AVRUPA LIGI’NDE İLK YENILGI   05:15   TRABZONSPOR SAHASıNDA KAYBETTI! AVRUPA’DA FREIBURG ŞOKU   12:06   AKDENIZ BELEDIYESI VE HAK-İŞ’TEN HAYATI ADıM: KıZıLAY KAN BAĞıŞı KAMPANYASıNA YOĞUN İLGI   09:55   TARIH, KÜLTÜR VE LEZZET BULUŞMASı: 5. ULUSLARARASı TARSUS FESTIVALI KAPıLARıNı ARALıYOR   23:58   MERSIN KENT YÖNETIMINE GENÇ DOKUNUŞ: 53 OYLA GÖREVE GELEN GÖRKEM YıLMAZ PROJELERINI AÇıKLADı  
 
     
 
 
image

Okunma : 1568  Tarih : 28.01.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Din Üzerine Birkaç Söz

DİN ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ
  Son günlerde, din ve dini konular üzerinde o kadar çok şey söylenince ben de oturup birkaç yazı yazmaya karar verdim.
  Dinin, sözlük olarak anlamını “Allah’ın, toplumu; iyi ve doğru davranışlara yönlendirmek için, bir takım ilahi kuralları, peygamberler atayarak ve kitaplar indirerek yönlendirmesidir” diye özetlesem, sanırım hiç biriniz karşı çıkmaz.
  Her din, Allah’ın gönderdiği kitapta; emirleri, yasakları, yanlış ve doğru davranışları da kapsamlı bir şekilde anlatır.
  Bir bakıma din; insanların, bu dünyada ve ahirette mutlu olmak için, o dinin kurallarına uygun davranmalarını da sağlar.
  Bu yüzden, dinine gerçekten inanan biri; insanlara haksızlık yapmaz, kimsenin malına, mülküne ve ırzına yan gözle bakmaz. Kimsenin ekmeğiyle oynamaz. Kimseyi, Allah adına cezalandırmaya kalkmaz.
  Dindar insan; bu dünyada işlediği sevaplarla, öteki dünyadaki cennette yaşayabilmek için topluma yararlı olmak için çabalar.
  Bu dünyada yaptıklarının, cezasını veya ödülünü, daha çok öteki dünyada göreceğini bilir.
  Bu açıdan bakınca, bir insan hem dindar, hem laiklik ilkesine saygılı olabilir yani.
  Ben, insanları, dinlerine ve inançlarına göre değil davranışlarına göre değerlendirenlerdenim.
  Benim için; bir insan, topluma yararlı iyi bir birey olmak için çabalıyorsa dini, inancı, yaşam biçimi, mesleği, cinsiyeti, rengi, sosyal ve kültürel yapısı hiç önemli değildir.
  Ancak zaman zaman karşılaştığımız, dini perde olarak kullanıp saf insanları kandırmaya çalışan veya dini yanlış yorumlayanlara aynı hoşgörüyle yaklaşamıyorum ve saygı duyamıyorum.
  Adam, dini kullanarak okuyup üflüyor ve ağına düşürdüğü kızlara, kadınlara tecavüz ediyorsa neyine hoşgörüyle yaklaşacaksın.
  Adam koyu bir kadercilik anlayışıyla, miskin miskin gezip ukalalık yapıyorsa neyine saygı duyacaksın.
  Söz, buraya gelmişken bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim:
  Bundan yaklaşık 20 yıl önce, sürücü belgesi alabilmek için kursa yazılmıştım. Bulunduğum sınıfta, Mersin’deki camilerden birinde görev yapmakta olan, bir din adamı da vardı.
  Trafik öğretmenimiz, bir gün derste; “İnsanların, araç kullanırken dikkat etmedikleri için birçok kişinin ölümüne ve ya yaralanmasına, hatta sakat kalmasına neden olduklarını” söyleyince din adamı olan arkadaşımız söz alıp;
  -Yahu hocam, adamın kaderinde varsa ölür, yoksa ölmez, deyince ben dayanamadım ve
  -Hocam, o zaman ben, içkili araba kullanırken bir adama çarpıp ölümüne neden olsam “Keşke, içkili araç kullanıp bir insanın ölümüne neden olmasaydım” deyip üzülmem mi, yoksa “Adamın ölmesi, kaderinin gereğiydi. Hiç yoktan benim de başımı yaktı” diyerek serzenişte bulunmam mı gerek? diye sordum.
  Bu kez imam, anında;
  -Ramazan Hoca, o zaman siz, kadere inanmıyorsunuz, deyip noktayı koymak istese de ben pes etmek niyetinde değildim. Bu yüzden;
  -Bakın hocam, ben de her Müslüman gibi dinin gerektirdiği şekilde kadere inanıyorum, kaderciliğe değil. Bunu size de, bir örnekle anlatmak istiyorum.
  Pazardan, bir sandık domates aldığımızı düşünelim. Domatesleri, sandıktan çıkarmadan buzdolabına ya da evimizin bir yerine koyarsak, sandıkta bulunan olgun veya çeşitli nedenlerle zedelenmiş domateslerin çürütücü etkisiyle o sandıktaki sağlam domateslerin ömrü, bir kısmı telef olmak kaydıyla  en fazla bir hafta olur.
  Ancak, sandığı eve getirince, zedelenen domatesleri ayrı, olgun domatesleri ayrı, henüz olgunlaşmamış domatesleri ayrı yerlerde istiflersek ve kullanırken domateslerin konumuna göre öncelik tanırsak o domateslerin ömrü, son domatesi kullanıncaya kadar uzun olur.
  Ben, sizin gibi din adamı değilim ama Müslüman bir eğitimci olarak bana göre, birincisi kadercilik, ikincisi kadere inanmanın gereğini yerine getirmektir.
   Çünkü Allah, bizim kaderimizi çizerken akıl da vermiş ve yaşarken o aklı kullanmamıza göre yargılayarak, öldüğümüzde cennete veya cehenneme gitmemize karar vereceğini de belirtmiştir”   karşılığını verdiğimde, imam arkadaşımız, artık ne anlam yüklediyse yalnızca gülümsemekle yetindi.
  Bizim dinimiz son din olup kendinden önceki dinlere inanları da anlayışla karşılamamızı emreden, tam anlamıyla bir hoşgörü dinidir.
  Aynı zamanda, bizim dinimiz, okumayı ve temiz olmayı da emreder.
  Bunları düşününce, her şeyden önce toplum olarak; okumaya ve temizliğe ne kadar önem verdiğimizi de göz önünde bulundurup “%99’u Müslüman bir ülkeden yaşıyoruz” söylemini yeniden sorgulamamız gerekmez mi?
  Ne dersiniz?(26.01.2014)

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA