21 Mayıs 2026 Perşembe

19:51   CHP KURULTAYı’NA IPTAL KARARı... KEMAL KıLıÇDAROĞLU: "PARTIMIZI BU TARTıŞMALARıN IÇINDEN ÇıKARACAK VE IKTIDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ DEVAM ETTIRECEĞIZ"   19:46   CHP KURULTAYı’NA IPTAL KARARı... ÖZGÜR ÖZEL: BEN SIZE ONUR, HAYSIYET, CESARET VE MÜCADELE VADEDIYORUM   19:44   CHP KURULTAYı’NA IPTAL KARARı... ALI MAHIR BAŞARıR: "ZULÜM VARSA; ÇÖZÜM DE VAR. YOLUMUZA DEVAM EDIYORUZ"   19:39   CHP’NIN 38. OLAĞAN KURULTAYı IÇIN "MUTLAK BUTLAN" KARARı   17:25   HAK-İŞ’TEN ABD BÜYÜKELÇILIĞI ÖNÜNDE PROTESTO: "SUMUD’UN HAK-İŞ’E AIT EMANETLERININ SAĞ SALIM DÖNMESINI UMUTLA BEKLIYORUZ"   17:24   DIYANET İŞLERI BAŞKANı ARPAGUŞ: "HACDA 84 BIN 942 VATANDAŞ KUTSAL TOPRAKLARDA, YAŞ ORTALAMASı 60"   17:23   SILIVRI’DE ADA BULUŞMASı... DILEK İMAMOĞLU: “DÖRT BAYRAMDıR MAĞDURIYET YAŞAYAN TUTSAKLARA VE BIZ AILELERINE SABıR VE GÜÇ DILIYORUM”   17:22   GAZETECI ALICAN ULUDAĞ’ıN TAHLIYESINE KARAR VERILDI   17:21   İBB DAVASı’NıN 41. GÜNDE SAVCı, 5 ISIM HAKKıNDA TAHLIYE TALEP ETTI... İMAMOĞLU: ÖZGÜR ÖZEL CAN YOLDAŞıMDıR, GENEL BAŞKANıMıZDıR ONU ÇOK SEVIYORUM   15:44   CHP’LI ORTA VE DOĞU KARADENIZ BELEDIYE BAŞKANLARıNDAN ORTAK AÇıKLAMA: "GENEL BAŞKANıMıZ SAYıN ÖZGÜR ÖZEL’IN MÜCADELESINI SONUNA KADAR DESTEKLIYORUZ"   15:44   TBMM’DE BAYRAM SONRASı YOĞUN MESAI...AK PARTI, "12. YARGı PAKETI"NIN DE OLDUĞU BAZı KANUN TEKLIFLERINI SUNMAYı PLANLıYOR   15:43   ALI BABACAN: "DÜŞEN DOĞURGANLıK HıZı TÜRKIYE IÇIN BEKA SORUNUDUR"   15:41   DİSK GENEL BAŞKANı ÇERKEZOĞLU: EMEKLI YOKSULLUĞU KARŞıSıNDA BAYRAM IKRAMIYESI ERIYIP PULA DÖNDÜ   13:50   İSRAIL’DE ALıKONAN KÜRESEL SUMUD FILOSU KATıLıMCıLARı, ÜÇ UÇAKLA TÜRKIYE’YE GETIRILECEK   13:47   CHP’NIN 81 IL BAŞKANıNDAN ORTAK AÇıKLAMA: “SANDıĞıN IRADESINE DE PARTIMIZIN HUKUKUNA DA GENEL BAŞKANıMıZ ÖZEL’E DE SONUNA KADAR SAHIP ÇıKACAĞıZ”   13:46   HASAN HÜSEYIN BALAK IÇIN MECLIS’TE CENAZE TÖRENI DÜZENLENDI   13:46   ÖZGÜR ÖZEL: "ÇERKES HALKıNıN SÜRGÜN ACıSıNı UNUTMADıK, UNUTTURMAYACAĞıZ"   13:45   CHP’LI ORTA VE DOĞU KARADENIZ BELEDIYE BAŞKANLARı TOPLANTıSı... İMAMOĞLU: "YıLMAYACAĞıZ, YORULMAYACAĞıZ, DURMAYACAĞıZ"   13:35   "KENT UZLAŞıSı" DAVASıNDA REDDI HAKIM TALEBINDE BULUNULDU   10:10   ABD-KÜBA HATTıNDA TARIHI KRIZ! 94 YAŞıNDAKI RAUL CASTRO İÇIN YAKALAMA KARARı: İDAMı İSTENIYOR!  
 
     
 
 
image

Okunma : 565  Tarih : 13.02.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

SEVMEK

SEVMEK
  Son günlerde, gençlerle fazla içli dışlı olarak onların sorunlarını paylaştığım için olsa gerek bugün de gönül ilişkilerine değinmek istiyorum.
  Ancak; yazıma başlamadan gençlerle, özellikle de onların sorunlarını paylaşarak konuşmanın insanı gençleştirdiğini belirtemeden geçemeyeceğim. Ne kadar gençleştiğimi bilmiyorum ama ben, kendi payıma gençleştiğimi hissediyorum ve gençliğimi doyasıya yaşıyorum.
  Gençlerin, yüreğini yüreğimde, düşüncelerini düşüncelerimde öylesine hissediyorum ki onlar adına şiirler ve yazılar bile yazabiliyorum. Yaşınız ve konumunuz ne olursa olsun sizlerin de gençlerle ve bir genç gibi takılmanızı öneriyorum. Hele bir de, yaşınız ve yaşam deneyiminiz benim gibiyse gençlere yol göstermekten de geriye kalmayın.
  Çünkü ben, gençleri, hep gösterilen doğru yolda emin adımlarla yürürken gördüm.
 
Gençlerin en büyük sorunu, sevmek ve sevilmek arasındaki çelişkiden kaynaklanıyor. Büyük bir çoğunluk, ya sevmeyi bilmiyor ya da sevilmeyi.
  Bir erkek olmama karşın açıkça söylemek zorunda kaldığım acı bir gerçek var ki; seven kızlar, daha özverili oluyor nedense. Kim bilir, belki de ileride yakalayacağı annelik içgüdüsü öyle gerektiriyordur. Delikanlılarımız, delikanlılığın kitabını yazmaya çalışmakla birlikte, daha çok kasıklarıyla seviyorlar, yürekleriyle değil.
  Oysa sevmek; öylesine “seni seviyorum!” demekle olmuyor. Gerçekten seviyorsan, canlıların havayı istediği gibi yalın ve yüreğinle sevdiğini yanında hissederek seveceksin, kasıklarınla değil.
  Yüreğinde, yeterli güven-sevgi-saygı-hoşgörü ve özveri besleyemediysen sevmeyeceksin. Çünkü o zaman sevgi sandığın şey, hem sana zarar verir hem sevdiğine. Sevmeyi bilen biri sevmenin ne olduğunu, “Sevmek, birini bulmak değil, bir başkasında kendini bulmaktır” diyerek ne güzel özetlemiş değil mi? Bir başkasında kendini bulamıyorsan ve bir başkasının sende kendisini bulmasına olanak sağlayamıyorsan sevmeyeceksin arkadaş.
 
Hem sevmeyi hem sevilmeyi bilemiyorsan, öğrendiğinde sevmek üzere oturup çalışacaksın. Tıpkı, OKS, YGS, ÖSS ve KPSS için çalışıldığı gibi oturup çalışacaksın. Nasıl ki, kazanamadığın okulda veya bölümde okuyamıyorsan hak etmediğin sürece de sevginin adını kirletmeyeceksin. Sevmeyeceksin de.
  “Sevgi emek ister” diyor ya bir şarkıda. Aynen öyle ama yalnızca emek istemez sevgi.
Sevgi, özenli bir bakım da ister. Bir başkasını huzursuz etmemesi için ölçülü kullanılmak da ister. Sevgi; sevdiğine zarar vermeden merak etmeyi ve merak edilmeyi de gerektirir. Paylaşmak ve paylaşılmak da ister.
 
Seven yürek kimi zaman uykusuz da bırakır insanı. Ancak sevgi, seveni veya sevileni uykusuz bırakacaksa bunun nedeni, yaşanılan mutlulukların irdelenmesiyle olmalı, verilen huzursuzlukların tedirginliğiyle değil.
  Sevmeyi ve sevilmeyi bilmek kadar sevilecek insanı da bilmek gerek elbette.
  Sırf; sosyal konumuna, gelirine, dış görünüşüne aldanarak sevmek çoğu kez bizi yanlışlarla içli dışlı kılar. Kurumuş bir dalı, fidan niyetine seversek acı duyarız. Odun gibi birinden, ormandaki ağaç gibi havamızı temizlemesini beklersek de.

  Bugün, facebookta; "Sen; O'nun yaşamında bir seçenek isen O'nun senin yaşamında bir öncelik olmasına izin verme" ve kısmen değiştirerek özetlediğimde "Sen; aşkını dile getireni değil aşkını yüreğinde büyüteni sev. Gözleriyle sana bakıp aklında başka biri olanı değil seni aklından çıkaramadığı için her gece uykusuz kalanı sev. Senin etini değil yüreğini, tavrını ve düşünceleri seveni sev. Seni mutsuzluğa sürükleyeni değil her gün senin mutlu olman için bir şeyler yapmaya çabalayan birini sev." şeklinde olmasını istediğim bir paylaşım vardı.
  Biz de öyle sevmeliyiz işte.

  Sevgimiz, bizim en değerli hislerimizden biridir. Öyle yabana atmamak, hak etmeyene vermemek gerek. Gerçekten hak edilen sevgi; ahrazı dillendirir, çalıyı güle, kargayı bülbüle, çevirir. Sevdiğimiz biri kişiliğimize olumlu bir katkı sağlayamıyorsa ve biz, onun kişiliğine bir katkı sağlayamıyorsak o “sevgi” denilen şey yaşamaz.
  Çünkü o, sevgi değil, duyguların etkisiyle kör olma durumudur.
 
“Konuşurken, yanında kendinizi iyi hissettiğiniz insanı, sakın kaybetmeyin” demiş ya birileri bu da öyle işte. Sevdiğimizin yanında kendimizi iyi hissedebilmeli, sevdiğimize de iyi olduğu hissini verebilmeliyiz. Bunu yapamıyorsak, ikili bir ilişkiyi hak etmiyoruz demektir.
  Sevmek; özgürce yaşamak ve özgürce yaşatmak olduğunda doyumsuzlaşır. Kısıtlamalar ve hükmetme isteğiyle değil.
  Gerçekten sevenler, sorun üretmek yerine sorun çözmeyi bilir ve uygularlar. Kırmadan, incitmeden, huzursuz etmeden aynı yöne doğal ve yalın tavırlarla, hem çıkarsız hem beklentisiz kalarak akıverir.
  Seven yüreğin ve sevilenin yaşı olmadığı gibi kilosu ve sağlık sorunu da olmaz. Seven yürek; her zaman, her koşulda ve her yerde hep genç, hep zinde, hep atletiktir çünkü.
  Önemli olan; o yüreği, doğru yerde, doğru biri için ve doğru şekilde kullanılabilir konuma getirebilmemizdir. O yürek; beş para etmeyen soytarılar için sırf “ne yapayım çok seviyorum!” diyerek heder edilmemelidir.

  “Sevmez olsaydım!” diyerek ah çektirmek yerine “İyi ki sevmişim, yeniden dünyaya gelsem, gene severdim!” dedirten birilerini seveceğiniz günlerde buluşmak üzere hoşça kalın…

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA