Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” uygulamasına sert tepki gösteren Eğitim Sen Mersin Şubesi, devlet okullarında Ramazan ayına özgü etkinlikler düzenlenmesinin laiklik, eşitlik ve kamusal eğitim ilkelerine aykırı olduğunu açıkladı. Yürütme Kurulu, uygulamanın Anayasa ve 1739 sayılı Kanun’a açıkça ters düştüğünü vurguladı.
“Laiklik İlkesine Açık Aykırılık”
Eğitim Sen Mersin Şubesi Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın laiklik, eşitlik ve din özgürlüğüne ilişkin hükümlerine dikkat çekildi. Devletin laik niteliğinin yalnızca bir anayasal tanım değil, kamusal hizmetlerin tamamında bağlayıcı bir ilke olduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, kamu okullarının herhangi bir dinin, mezhebin ya da inanç yorumunun kurumsal uygulama alanı olamayacağı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:“Okullar; farklı inanç ve dünya görüşlerinden öğrencilerin ortak kamusal alanıdır. Bu alanın belirli bir dini pratiğe göre şekillendirilmesi, laiklik ilkesinin ihlalidir.”
1739 Sayılı Kanun Hatırlatması
Yürütme Kurulu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun;
-
Eğitimin laik ve demokratik hukuk devleti ilkelerine bağlı bireyler yetiştirmeyi amaçladığını,
-
Eğitimde genellik ve eşitlik esasının benimsendiğini,
-
Laikliğin Türk millî eğitiminin temel ilkesi olduğunu
açık biçimde düzenlediğini vurguladı.
Ramazan ayına özgü dini pratiklerin kurumsal etkinlik haline getirilmesinin, eğitimin tarafsızlığını zedelediği ifade edildi.
“Tek Mezhepçi Çerçeve Kamusal Eğitimi Zedeler”
Açıklamada, Ramazan etkinliklerinin Sünni-İslam pratiği temelinde yürütülmesinin çoğulcu eğitim anlayışına zarar verdiği belirtildi. Bu durumun;
üzerinde dolaylı baskı oluşturabileceği ifade edildi.
“Laiklik, devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasını gerektirir” denilen açıklamada, kamusal okulun herhangi bir mezhebin kültürel alanı haline getirilemeyeceği kaydedildi.
Velilerden İkram Talebi: “Eşitlik ve Sosyal Devlet Sorunu”
Etkinlikler kapsamında öğrenci ve velilerden ikramlık getirilmesinin istenmesinin de eleştirildiği açıklamada, bu uygulamanın:
-
Eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyebileceği,
-
Ekonomik açıdan dezavantajlı aileler üzerinde baskı yaratabileceği,
-
Okul içinde görünür ekonomik ayrışmaya yol açabileceği
ifade edildi.
Kamusal hizmetin maliyetinin yurttaşlara yüklenemeyeceği belirtilerek, sosyal devlet ilkesine dikkat çekildi.
“Laik, Bilimsel ve Kamusal Eğitimden Vazgeçmeyeceğiz”
Eğitim Sen Mersin Şubesi Yürütme Kurulu açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:“Kamusal eğitim alanı, bütün çocukların eşit ve özgür gelişimini güvence altına almakla yükümlüdür. Millî Eğitim Bakanlığı’nı Anayasa’nın laiklik ilkesine ve Millî Eğitim Temel Kanunu hükümlerine uygun davranmaya davet ediyoruz. Laik, bilimsel ve eşitlikçi eğitim hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”