Diyarbakır, Van ve Şanlıurfa barolarının da aralarında bulunduğu 15 bölge barosu, son dönemde basın dünyasında infial yaratan tutuklama kararlarına karşı sert bir bildiri yayımladı. Gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın özgürlüklerinden mahrum bırakılmasını "kaygı verici bir tablo" olarak niteleyen hukuk kurumları, yargı makamlarına "müdahaleye son verin" çağrısında bulundu.
"Basın Özgürlüğü Demokratik Toplumun Temelidir"
Barolar tarafından yapılan ortak açıklamada, gazetecilik faaliyetinin suç sayılamayacağının altı çizildi. Açıklamada, Alican Uludağ’ın 20 Şubat, İsmail Arı’nın ise 23 Mart tarihlerindeki tutuklanmalarının anayasal güvencelere aykırı olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Haber yapma, araştırma ve eleştiri faaliyetlerinin cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılması, yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan hedef almaktadır. Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi, ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır."
Tutuklama Tedbiri "Cezalandırma Aracına" mı Dönüştü?
Hukukçular, tutuklama kararının hukuki bir tedbir olmaktan çıkıp bir "cezalandırma yöntemi" haline geldiğine dikkat çekti. Gazetecilik faaliyetinin kriminalize edilmesinin hukuk devleti ilkesini zedelediğini savunan barolar, bu durumun kamusal denetim mekanizmalarını zayıflattığını ifade etti.
Bildiride imzası bulunan barolar: Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van Barosu.