30 Mart 2026 Pazartesi

15:28   CHP’LI EMIR’DEN TICARET BAKANLıĞı’NA: İSRAIL RESMI VERILERINDE 2025-2026’DA TÜRKIYE KAYNAKLı IHRACATıN DEVAM ETMESINI NASıL AÇıKLıYORSUNUZ   15:23   DANıŞTAY’DAN, ŞANLıURFA SEL FELAKETI KARARı: BELEDIYE BAŞKANLARı HAKKıNDAKI “SORUŞTURMA IZNI VERILMEMESI” KARARı KALDıRıLDı   15:22   EKREM İMAMOĞLU’NUN “BILIRKIŞI DAVASı” 13 TEMMUZ TARIHINE ERTELENDI   15:21   “BAYBAŞIN” SUÇ ÖRGÜTÜNE YÖNELIK DÜZENLENEN OPERASYONDA 9 ŞÜPHELININ TAŞıNMAZLARıNA, ARAÇLARıNA, BANKALARDAKI HESAPLARıNA EL KONULDU   15:10   MERSIN’DE SIYASETIN TANSIYONU YÜKSELDI   11:37   MERSIN’DE GENÇLER AFETLERE SAVAŞ AÇTı! DOĞA OLAYı DEĞIL, İHMAL AFETE DÖNÜŞÜR   11:35   MERSIN EKONOMISINDE TARIHI EŞIK: İSTIHDAMDA %50 HEDEFIYLE TÜRKIYE ORTALAMASıNı GERIDE BıRAKTı!   11:16   MERSIN’DE BROADWAY RÜZGARı: KISS ME KATE MÜZIKALI İÇIN GERI SAYıM BAŞLADı!   09:40   MERSIN’DE KADıNLAR DÜNYAYı DEĞIŞTIRIYOR: ATıKLAR SANATA, EMEK KAZANCA DÖNÜŞÜYOR!   09:15   SÜPER AMATÖR LIG’DE AKDENIZ FıRTıNASı: RAKIBINI SAHADAN SILDI!   01:01   MERSIN’DE ÇOCUKLARıN BAHAR COŞKUSU: GELECEĞIN FILIZLERI MEZITLI’DE ÇIÇEK AÇTı!    09:31   YENIŞEHIR’DE SANAT RÜZGARı: ‘ÇIRKIN’ PRÖMIYER YAPTı, MINIKLER GELECEĞI SAHNELEDI!   09:25   MERSIN’DE GENÇ KADıNLARA İSTIHDAM KAPıSı ARALANDı! “GENÇ ADıMLAR KARIYER YOLU” BAŞLADı   09:14    MERSIN’DE ‘SıFıR ATıK’ SEFERBERLIĞI: 2025 YıLı BILANÇOSU EZBER BOZULDU!   01:01   "MERSIN’DEN TÜM TÜRKIYE’YE MESAJ: ’TOPLUMSAL BARıŞıN ANAHTARı SANATTA!’"   11:15   CHP’LI GÜLCAN KıŞ’TAN ULAŞTıRMA BAKANLıĞı’NA SALVO: "SORULAR VAR, RAKAM YOK!"   18:45   ÇOCUKLARA GERI DÖNÜŞÜM DERSI: "ÇÖPLÜK KRALı VE İCATÇı" SAHNE ALıYOR!   18:43   GENÇLER ERDEMLI’DEN SEFERBERLIK BAŞLATTı   16:48   ÖZKAN YALıM’ıN GÖZALTıNA ALıNMASı... BELEDIYE ÖNÜNDE TOPLANAN UŞAKLıLAR: "DEMOKRASIYI, HALKıN IRADESINI AYAKLARLA ALTıNA ALDıLAR"   16:44   TSK’DAN İHRAÇ EDILEN TEĞMENLER İZZET TALIP AKARSU VE SERHAT GÜNDAR’ıN AÇTıĞı IPTAL DAVASı REDDEDILDI  
 
     
   

Ekrem İmamoğlu’nun “Bilirkişi Davası” 13 Temmuz tarihine ertelendi


CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı dava 13 Temmuz tarihine ertelendi. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren savunmasının son bölümünde İmamoğlu, "Bana göre cumhurbaşkanı, Atatürk’tür. Öfke değildir, nefret değildir, kindar nesil yetiştirmeyi hedefleyen değildir. Çocukları sevecek, bebeği sevecek, anayı sevecek, kendine oy vereni değil; herkesi sevecek, 86 milyon insanı sevecek." dedi.

 

Tarih : 30 Mart 2026 Pazartesi 15:22   Okunma : 425

19 Mart operasyonuyla tutuklanan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak 2025’te Saraçhane’de düzenlediği “Turpun Büyüğü” konulu basın toplantısında bir bilirkişinin adını vererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek “Siz de böyle maharetli bilirkişi S. Beyler oldukça, siz de binlerce bilirkişi arasından nokta atış S. Bey bilirkişisini bulan yargı mensupları oldukça bir davanın öncesinde ya da yürüyen sürecin öncesinde heybenizde büyük turplar taşıdığınızı düşünebilirsiniz. Ne var ki sizin turp zannettikleriniz bu milletin gönlünde zerre yer etmez. Sayın Cumhurbaşkanı, turpun büyüğü senin heybenden çıktı. Aslında işin çok kolay. Bu kadar heybe sırtında taşımana gerek yok. Bu kadar yük taşıyacağına kendini sadece milletin sandıktaki vicdanına emanet ettiğin an rahatlayacaksın. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurla uyumak kadar güzeli yoktur” demişti.

Söz konusu basın toplantısından kısa süre sonra İmamoğlu hakkında bilirkişiyi hedef gösterdiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılmıştı. İmamoğlu’nun “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla cezalandırılması istenen davanın dördüncü duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 2 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.

İzleyicilerle selamlaştı

Jandarmalar eşliğinde saat 10.37 itibarıyla İmamoğlu salona getirildiğinde izleyiciler tarafından “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e el sallayarak “Bursa’ya çok selam” diye seslenen İmamoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek’e de “Ali Bey’ciğim ne güzel seni görmek” dedi.

“İnşallah kadın bir cumhurbaşkanı da olacak”

Savunmasına cumhurbaşkanı tarifi yaparak devam eden İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanı nedir, biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı, çok önemlidir. Bir eve bakalım, inşallah kadın bir cumhurbaşkanı da olacak. Bir eve baktığınızda babadır, annedir. Benim için öyledir. Demokrasi elbette, taraf elbette, parti elbette ama bir cumhurbaşkanı, seçildiği an itibarıyla bir baba hüviyetine geçer yani. Kaşları çatık, kızgın, öfkeli; ona oy vermeyen terörist ama ona oy verenlere ‘hahaha hihihi’ sırıtan bir yüz… Hani ayartmışsa, atmışsa bir başka partiden bir belediye başkanı, o elini ayağa kaldırmalara falan, şarlatan bir milletvekili falan… Ne kadar mutlu oluyor, ben anlamıyorum. Ben öyle adamın yanına yaklaşamam. Vallahi yaklaşamam. Yanıma yaklaştırmam. Allah uzak tutsun. Bundan keyif alan bir insan olur mu? Bir ülkenin cumhurbaşkanı herkesi sevecek. Bana göre cumhurbaşkanı adalettir, vicdandır, şefkattir, merhamettir.

“Cumhurbaşkanı, Atatürk’tür”

Bana göre cumhurbaşkanı, Atatürk’tür. Öfke değildir, nefret değildir, kindar nesil yetiştirmeyi hedefleyen değildir. Çocukları sevecek, bebeği sevecek, anayı sevecek, kendine oy vereni değil; herkesi sevecek, 86 milyon insanı sevecek. Hakkımızda neler demiş? 2019’da biz arkadaşlarımızla verdiğimiz büyük bir mücadeleyle, bütünüyle el konulan sistemler, iptaller... Anadolu Ajansı devreyi kapatmış, gece 23.00’de İstanbul bir anda afişlerle donatılmış, sanki seçimi kazanmışlar gibi. O ortamda büyük bir mücadeleyle, 13 bin 600 oyla seçimi kazandığımızı YSK ifade etti. Mazbatamızı aldık. Bu ülkenin cumhurbaşkanı ne dedi biliyor musunuz, kelimesi kelimesine: ‘13 -14 bin oy farkla kimsenin kazandım deme hakkı yoktur’ dedi. Bu kayıtta var. Seçim kurullarının başında meslektaşlarınız var, öyle değil mi? 1 oyla bile seçim kazanılır, öyle değil mi? Hatta eşitse kura atılır. Bunu hangi akıl, hangi vicdan diyebilir yani? Milletini seven, demokrasiyi seven, demokrasiyi bilinecek tramvay yerine koyan bir akıl ancak bunu diyebilir; seven diyemez. Demokrasiye, adalete saygı duyan diyemez, demez.

“Hani TRT’de yayınlanacaktı”

Yıl 2025... ‘Bizim icraatımızın ulaştığı yerlere senin hayallerin bile ulaşamaz Ekrem’ dedi. Onlara cevap vermedim, icraatle cevap verdim. Onun hayal dediğini biz gerçeğe dönüştürdük. Önce insan… 19 Mart 2025 sonrası ‘Gerek diploma gerekse yolsuzluk, hırsızlık meselesinde yargının iddialarına asla cevap veremiyorlar’. Bana diyor. Hani TRT’de yayınlanacaktı? Kendi ağzıyla söyledi, ‘Sayın Bahçeli demişse doğru demiştir’ dedi. Sayın Bahçeli de öyle söyledi. Hani biz kameraların önünde konuşacaktık? Tabii ki kurala göre diyorsunuz ‘görüntü yok’ vs. ama konuşuldu. Türkiye burayı izliyor. O mahkeme salonunda o iddiaların, o iddianamenin nasıl iftiraname olduğunu, nasıl çöp olduğu tane tane herkes görecek. Şu 3 haftada bile yaşananlar bir trajedi. Böyle bir dosya olmaz. Şimdi bir de ne yapıyorlar? Boca ediyorlar dosyaya. Beyoğlu Belediyesi’ne bir suç uydurdular, bizim dosyaya koydular.

“İBB adaylığını eşim istememişti”

1 yıl önceki cesaretimi katrilyonla çarpın. 1 yıl önceki kararlılığımı sayısız çarpın. Tarif edemem yani, bedeli ne olursa olsun. Daha önce burada oturuyordu. Şimdi galiba öyle bir kural konmuş; eşim, babam arkada. Getirmediler, koymadılar. Söylemedik. Belki siz kabul ederdiniz ama çok önemli değil. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne adaylığı kabul ettiğimde eşim istememişti, Allah var. Son anda bu gelişti. Nasıl bir çeteyse son anda gelişiyor yani. Hani 2018’in Kasım’ında geçiyor. Onlara göre biz 2014’te tasarladık her şeyi. ‘İstanbul’u ele geçireceğiz. Biz önce Beylikdüzü’nü, sonra İstanbul’u, sonra Türkiye’yi ele geçireceğiz ve zengin olacağız’. Tasarıma bakar mısınız? Ben de diyorum ki kişi kendinden bilir işi. Vallahi niye zengin olmak için ben İstanbul’u ele geçireceğim ben, onu bilmiyorum yani ama ben ticaret yaptım. Ben 3 bine yakın konut yaptım. Bir ilçe kadar insanı ev sahibi yaptım. 500’e yakın iş yeri, 200’e yakın villa yaptım. Yaptım derken babamla birlikte, ailecek yaptık. Şimdi ‘Zengin olmak için Türkiye ele geçirildi’. İfadeye bakar mısınız? İddianamede bu yazıyor.

“2018’de aileme ‘Helalleşelim’ dedim”

Son anda kabul ettik ve hani o dönemin genel başkanı, hatta eve ziyaret edip bunu çok istediğini dile getirdi eşime ve babama, anneme dönüp ‘Helalleşelim’ dedim. ‘Bu yolculukta her şey insanın başına gelebilir’ dedim. Sene 2018’in Aralık. ‘Helalleşelim’ dedim. ‘Gözyaşı istemiyorum’ dedim. Aslanlar gibi çarpışan, daha doğrusu evlatların, annelerin, kadınların, kızların, ailelerin hakkını savunan bir eşim var; gurur duyuyorum. Burada oturmasa da bizim kalplerimiz bir. Onun için yani bu kadar ağır ifadeleri bir cumhurbaşkanı kullanırsa; ‘Yolsuzluk, hırsızlık, irtikap meselelerine asla cevap veremiyorlar’... Bunu defalarca kürsüden söyler mi yani cumhurbaşkanı? Masumiyet karinesi vardır. Ben şimdi yargılanıyorum. Her şeye rağmen bu absürt davada bile yargılanıyorum ama bu suç kesinleşene kadar masumum ben, değil mi? Bunu kim diyebilir? Birine ‘Sen suçlusun' diyebilir miyim? Benim haddim mi, hakkım mı bu? Makamı ne olursa olsun…

“Cumhurbaşkanı, başsavcıyla görüşür mü”

Ben soruyorum o zaman. ‘Muş’ demiyorum, soruyorum. Bu davanın sürecinde başsavcıyla görüşmüş mü cumhurbaşkanı o süreçte? Ne konuşmuş? Ne talimat vermiş? Ürettikleri yalanlara nasıl ‘Aferin’ demiş? Soru soruyorum. Bunu ben söylemiyorum. Bakanın bile en yakınlarına anlattıklarından duyduklarımı anlatıyorum. En yakınlarına anlattıklarını, duyduklarımı anlatıyorum. AK Partililerden, anlatanlardan anlatıyorum. Bunlar açık. Cumhurbaşkanı, başsavcıyla görüşür mü yahu? İstanbul’da bu yargı saldırılarının planlama görevinin üstüne; siyasi bir makam olan bakan yardımcılığından gelip başsavcı cübbesi giyen bir profille karşı karşıya kaldık. Önce ağır ceza hakimi olarak vicdanları yaralayan, asla affedilmeyecek kararlara imzalara atmıştır. Bellidir bunların hepsi tek tek. Sonra 2024 yerel seçimlerinin sonra 19 Mart darbe süreci başlatıldı. ‘Ben yaparım Sayın Cumhurbaşkanım, ben yaparım. Bana görev verin ben yaparım’ demediyse namerdim.

“Asrın hukuksuzluğu yapılıyor”

Asrın hukuksuzluklarına imza atıldı. Düşünün, hazırladığı iftiranameyi daha yargılama başlamadan basına sızdırıyor. Böyle bir rezillik olur mu yahu? Biz mahkemeye girdik; mahkememizde karar çıkmadan o 23 Mart akşamı bile bunlar yaşandı. Daha biz mahkemeye girmeden ‘tutuklandı’ haberlere çıktı gazetelerde. ‘Asrın yolsuzluğu’ cümlesini bir başsavcı kullanır mı? Aynı sözü bakanken bile kullandı. ‘Asrın yolsuzluğu’ dedi. Ben size ‘asrın arsızı’ dedim mi, ‘asrın hukuksuzu’ dedim mi... Asrın hukuksuzluğu yapılıyor. O makamda bu söylenir mi? Bu, öfkesini ve hırsını dizginleyemeyen bir anlayıştır. Şimdi çıkmış Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nı da tehdit ediyor, öyle değil mi? Yaşıyoruz değil mi? Muhittin Böcek’i tehdit ediyor. 2 şoförü Antalya’dan İstanbul’a, özel kalem çalışanı, yok başdanışmanı... Bunu görmüyor muyuz ya? 10 binlerce hakim, savcı bunu görmüyor mu? Bu ülkenin muhalefet partilerinin liderleri bunu görmüyor mu? Bu nedir ya? Bunlar yargıya müdahale değil, müdahaleye teşebbüs değil mi?

“Yargılama başlamadan hüküm dağıtan kim”

Sonra utanmadan ‘Mahkeme salonları siyaset arenası değildir’ diyorlar. O hâlde sormak lazım. Daha yargılama başlamadan hüküm dağıtan kim? Dosyayı değil, manşeti esas alan kim? Savcı cübbesiyle ‘asrın yolsuzluğu’ deyip bakan koltuğunda aynı cümleyi kuran kim? Bana ‘asrın yolsuzu’ diyeceksin. Bana? Ah benim Yozgatlı amcam; kurban olayım senin o güzel emek kokan yüzüne. O güzel toprak kokan ellerinden öpüyorum senin. ‘Turpla, şalgamla devlet idare edilmez; adaletle, hukukla idare edilir’. Atasözü öyle çıkar. O yalan atasözlerinin acilen silinmesi gerektiğini düşünüyorum. Nedir? İşte ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ yani. Kim demişse onu bu topraklardan defederim gitsin.

“Buradaki insanların ailesi yok mu”

İnsanlar kesinleşmiş hüküm olmadan, deliller tartışılmadan, savunma alınmadan televizyon ekranlarında soruşturmalar; gizli olduğu halde medyaya bilgi, belgesiz basın açıklamaları... Sonra birisi çıkacak, ‘Annem üzülüyor, babam üzülüyor, ayıp oluyor’. Aferin ya. Ah benim garibim ya. Ah benim mini minnacığım ya. Buradaki insanların babası, evladı, çocuğu, karısı, kızı, annesi yok mu? Bu yapılan zulmü kim kaldırabilir? Bugün burada yargıyı etkilemekten söz ediliyorsa asıl bakmamız gerekenler işte bütün bunlardır. Algı operasyonları, kürsülerden yapılan açıklamalardır, manşetlere verilen talimatlardır. Televizyonlarda dünyanın en rezil sistemidir Türkiye’de. Hem de devletin televizyonu üzerinden hem de sizin, bizim, burada bulunan insanların cebindeki paralarla yapılıyor bu iş. Vergilerle yapılıyor bu işler. Devlet eliyle, hükümetin başındaki zihniyetle, araçsallaştırılmış yargının içindeki bir avuç muhteris aracılığı ve medya eli ile yargıyı etkilemek tam da budur.”

Dava düşebilir

İmamoğlu’nun savunması yaklaşık 1 saat 45 dakika sürdü. Mütalaasını açıklayan savcılık, eksik hususların giderilmesini isteyerek ek dosya talebinde bulundu. Mahkeme, “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” suçun oluşmadığını, “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” maddesinin oluştuğunu belirtti. Duruşma 13 Temmuz’a ertelenirken söz konusu suç, ön ödeme kapsamında yer aldığı için İmamoğlu'nun, yeni duruşma tarihine kadar ön ödeme yapması halinde davanın düşebileceği belirtildi.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA