Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ve Kahramanmaraş’ta son 48 saat içinde okullarda yaşanan silahlı saldırılar, toplumsal güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Siverek’te 16 kişinin yaralanmasıyla başlayan dehşet, Kahramanmaraş’ta bir öğretmen ve öğrencilerin hayatını kaybetmesiyle derin bir yas ve öfkeye dönüştü. Yaşanan bu kanlı olaylara karşı sessiz kalmayan Türk Eczacıları Birliği (TEB), yayımladığı yazılı açıklama ile yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
"Yüreğimiz Dağlandı, Şiddet Rutinleşiyor"
TEB tarafından yapılan açıklamada, okulların birer şiddet alanına dönüşmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Hayatını kaybeden eğitimci ve çocuklar için taziye dileklerinin iletildiği metinde, Türkiye’nin bir "şiddet sarmalına" sürüklendiğine dikkat çekildi. Birlik, ölümlerin ve yaralanmaların artık "sıradan vakalar" gibi algılanmaya başlamasının en büyük tehlike olduğunu belirtti.
"Okulların Güvenliği Toplumun Güvenliğinden Geçer"
Şiddetin hiçbir toplumsal alanda normalleştirilmemesi gerektiğini ifade eden Türk Eczacıları Birliği, çözümün sadece okul kapısındaki güvenlikte değil, toplumsal bir zihniyet değişiminde olduğunu savundu. Açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verildi:
"Çocuklarımızı emanet ettiğimiz okullarımızın güvenli hale gelmesi, toplumsal alanın bir bütün olarak güvenli olmasından geçmektedir."
Eylem Planı ve Ağır Ceza Talebi
Türk Eczacıları Birliği, yaşanan her iki saldırı için de sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını isterken, hükümete ve ilgili bakanlıklara şu somut talepleri sıraladı:
-
Kapsamlı Araştırma: Saldırıların tüm boyutlarıyla incelenmesi.
-
Kök Sebep Analizi: Toplumdaki şiddet eğiliminin nedenlerinin araştırılması.
-
Mevzuat Düzenlemesi: Şiddet suçlarına yönelik cezaların caydırıcı düzeye çıkarılması.
-
Ulusal Eylem Planı: Toplumsal şiddetle topyekûn mücadele için stratejik bir plan hazırlanması.