DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bünyesinde yaşanan son gelişmeleri ve kurultay sürecini değerlendirdi. Muhalefete yönelik hamlelerin "bölme ve parçalama siyaseti" olduğunu vurgulayan Bakırhan, DEM Parti'nin 19 Aralık'tan bu yana CHP ile kesintisiz bir dayanışma içerisinde olduğunu ifade etti.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu tarafından Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen “Bir Ol” festivalinin resepsiyonuna katılan DEM Parti heyeti, gündeme dair önemli mesajlar verdi. Heyette Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu da yer aldı.
"CHP'nin Demokratik Bir Zeminde Örgütlenmesini Bekliyoruz"
Resepsiyonda sahne alan Bakırhan, ana muhalefet partisi bünyesindeki kurultay tartışmalarına değinerek demokratik zemin vurgusu yaptı. CHP’nin mevcut süreç karşısında iç bütünlüğünü koruması gerektiğinin altını çizen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesiyle demokratik bir zeminde örgütlenmesini bekliyoruz. Hepimiz bunun bir bölme, bunun bir parçalama siyaseti olduğunu, bunun muhalefeti etkisizleştirme amacı taşıdığını zaten belirtiyoruz. CHP bu süreç karşısında bütünlüklü olarak çıkmalı."
"Sandık İradesinin Hiç Edilmesini Kabul Etmiyoruz"
Türkiye’deki demokratik geleceğin korunması için sandık iradesine saygı duyulması gerektiğini belirten Bakırhan, yargı eliyle yapılan müdahaleleri eleştirdi. DEM Parti’nin her dönem halk iradesinin arkasında durduğunu anımsatan Eş Genel Başkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
-
"Geçmişte hepimizin maruz kaldığı saldırılar, kabul etmeyeceğimiz saldırılardır."
-
"DEM Parti her zaman halkın iradesini savundu. Her zaman sandıktan çıkan iradeyi savundu ve savunmaya devam edecek."
-
"Sandık iradesinin başta yargı operasyonları olmak üzere başka yol ve yöntemlerle hiç edilmesini kabul etmiyoruz."
"Müzakere Etmek Mücadeleden Vazgeçmek Değildir"
Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren kesimlerin yargı mekanizmalarıyla engellenmeye çalışıldığını savunan Tuncer Bakırhan, DEM Parti'nin hem diyalog hem de saha mücadelesini eş zamanlı yürüttüğünü belirtti.
Bakırhan, "Müzakere etmek mücadeleden vazgeçmek değildir. Müzakere etmek Kürt'ün, Alevinin eşit yurttaşlık haklarından, kadınların demokratik hak ve özgürlüklerinden vazgeçmek anlamına gelmez" diyerek partinin kırmızı çizgilerini net bir şekilde çizdi.
Son olarak CHP ile olan ilişkilere de değinen Bakırhan, "Çağlayan'dan başlayan 19 Aralık operasyonundan bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi ile sürekli bir dayanışma içerisinde olduk. Muhalefetin yapması gereken tek şey, CHP’yi bölmeden, parçalamadan bu süreçten birlik ve bütünlük içerisinde çıkmasını savunmaktır" dedi.